Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·176 syf.··
2021 17. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 00:16
Kürk mantolu madonnaya kapılıp okumayın hayal kırıklığı olur sizin için kitap ne çok kötü ne çok iyi zaten gençlik dönemi eseri olduğundan yazar dipnot düşmüş. İçinde 16 farklı öykü barından bir kitap. Her bir hikâyesinin konusu farklı olsa da ortak olan konuların iyi işlenmiş olmaları Sabahattin Ali, kimi öyküsünde bir dilencinin sevdiği için ne kadar ileri gidebileceğinden bahsederken, bir öyküsünde de devletin ileri gelenlerinin hiçbir taşa elinin altını sokmaması ve halka tepeden nasıl baktığını gözler önümüze sermiştir.
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 20. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 16:19
Üç bölüm ve toplamda 16 hikayeden oluşan Sabahattin Ali’nin Değirmen kitabı , her hikayede farklı bir mesaj veriyor biz okurlara.Okuması gayet zevkli ve buram buram Anadolu kokan bir kitaptır. Kitap akıcılığı ve sade bir dili ile dikkat çekmektedir. Sabahattin Ali’nin bu eseri benim fikrimce, diğer kitaplarına oranla biraz daha düşük seviyede kalmıştır ama yinede gayet iyi bir öykü kitabıdır. Şimdiden iyi okumalar:)
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 1. kitabı
13 tane farklı öyküden oluşan kitapda beni en etkileyen kırlangıçların hikayesiydi.. Bir çift kırlangıç en fazla ne kadar etkili konuşabilir ki? Okuyup görmek lazım..
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 15:42
bir geçinin hikayesinde aşk gurur aşkına kavuşamaya okuyan iyi yemek yemesi okumayan ise ac kalması gibi.bir köylünün ağaçları korumak küstürmemek orman demek hava demek ağaç demek kuş cıvıltısı demek onlar için o orman yaşam biçimi demek ....
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 18:36
Ah Atmaca... Sevmek için kusursuzu aramamak gerekmiş demek, sevmek kusuruyla da sevince kıymetliymiş. Sabahattin Ali yine birkaç sayfa ve satırda asırlarca sevgi adına konuşulup gençlere ışık tutacak bir eser sunmuş bize. Kitap hakkında söylemek istediğim çok şey var aslında ama ne desem noksan kalır. Bu yüzden tarifine biraz yakın bir tasvirle özetleyeyim. Mükemmeldi. Anlatımı, konusu, kurgusu...
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
Değirmen'e olan tutkum
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Lise yıllarımda bir edebiyat öğretmenim Değirmen kitabındaki Değirmen hikayesini okumuştu,hikaye bittiğinde göz yaşlarıma hakim olamayıp kendimden bir yer bulmuştum,kendimde kusur bildiğim bir şey bu hikayede anlatılıyordu,aşk,sevgi veya çok sevmek, bunlara dair hiçbir şey yaşamamış birisi olarak hikayede aşk uğruna yapılan bir eyleme çok fazla bir şekilde tutkulu kalmıştım,bir insanın bir insanı kendinden bir parçadan vazgeçecek şekilde sevmesi benim günlerce bunu düşünmeme sebep olmuştu,şimdilerde nerede aşk konusu açılsa tutar herkese bu kitabı önerir özellikle Değirmen hikayesini okuyun derim.Aşka,sevgiye,bir insanı sevmeye olan bakış açımı değiştiren çok güzel bir kitap,keşke insanlar birbirlerine,"seni seviyorum,sana aşığım" gibi sadece hayatta sevgisinden emin olduğumuz insanlara kurulabilecek bu cümleleri sevgisiz kalplere sunmasalar,çünkü sevgi basit bir şey değil... İnsanı yaşamaya bağlayan bu hisler,insanı yaşatırda öldürürde... Bir solukta okuyabileceğimiz bir kitap olmuş,şimdilerde Sabahattin Ali canlansa bu hikayesini nasıl duygularla kaleme aldığını öğrenmeyi çok isterim,birbirinizi kusurlarınızla sevin,ve sizin kusurlarınıza aşık olan insanları hayatınıza alın. Bu denli bakış açımı değiştiren kitabı alıp mutlaka okumanızı isterim hatta ve hatta sevgisinden şüphe ettiğiniz insanlara hediye edinde sevginin ne olduğunu bir kez daha öğrensinler :)) Keyifli okumalar diler,yine bir kitabı şiddetle öneririm!!!
Aşk
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
7/10
·176 syf.··
2021 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 09:37
Neden bilmiyorum ama Sabahattin Alinin diğer kitaplarına göre sönük hissettiğimi söyleyebilirim.Her zaman hayattan dersler çıkarılabilecek bir yazarın kitabı olduğunu söylemeliyim
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
Bir Skandal
9/10
·172 syf.·
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Her kitabında kendisine olan saygımın , içimdeki değeri artan bir yazar Sabahaddin Alim . Her kitabı çok anlamlı çok hicivli çok duygusal . Sabahtin Alimin öyle keskin ve bazı cümleleri var ki okuduğumda bu adam beni nasıl tanıyor diye düşünmeden edemiyorum. Değirmen kitabındaki ‘bi skandal’ adlı öyküsü o kadar etkiyeciydi ki. O kadar güzel değinmişti ki bazı noktalara . İnsanları betimlemesine, anlatışana , hepimizin kafasından geçen binbir tane düşünceyi böyle mükemmel üstü ifade edişine hayran kalıyorum ki bunları sadece birey değil toplum içinde yapıyor. Değirmen de böyle bir kitap . Herkese güzel okumalar dilerim şimdiden .
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
6/10
·176 syf.··
2021 27. kitabı
Sabahattin Ali'nin beğenmediğim tek kitabı bu sanırsam içinde birçok öykü var illaki birini severim demiştim hiçbiri beni çekmedi içine açıkcası vasat buldum.
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 2. kitabı
Kitap üç kısımdan oluşuyor ve her kısımda farklı öyküler bir araya getirilmiş. Tüm öyküler ayrı güzeldi ama ben Değirmen, Kırlangıçlar, Bir Cinayetin Sebebi öykülerini daha çok sevdim. Keyifli okumalar
DeğirmenSabahattin Ali · Dokuz Yayınları · 202055,7bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.