Canım Aliye, Ruhum Filiz

8,8/10  (327 Oy) · 
853 okunma  · 
298 beğeni  · 
6.186 gösterim
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. 

"Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bunları beraber okuyacağız, neşeli ve kederli olacağız, ne olursa olsun, bütün bunlar hep beraber, hep ikimizin iştirakiyle olacak ve başka hiç kimse karışmayacak." 

Tarihsiz bir mektuptan...
"Sen nasılsın? Keyfin yolunda mı? Sevgilim, Filiz'im nasıl? Onun bir fotoğrafçıda, hiç olmazsa vesikalık bir resmini çıkartıp gönder. Kendinin de bir resmini yolla. İkinizi de fevkalade göreceğim geldi."
-24. VIII. 1944 tarihli mektuptan-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789750826672
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Y. 
 09 Mar 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Yazacaklarım yalnızca, ‘Canım Aliye, Ruhum Filiz’ kitabına dair olmayacak. Bu okuduğum onuncu Ali kitabı oldu. Ben Ali’yi okumaya geç başladım. Sebeplerini yazacağım. Kuyucaklı Yusuf ilk okuduğum kitabıydı ve 25 yaşımdaydım. Ondan sonra yine yıllar boyunca Ali okumadım. 2010’lu yıllarla birlikte tekrar okumaya başladım. İyi de yapmışım.

Peki neden Ali’ye karşı mesafeliydim? Bunun temel sebebi maalesef dünya görüşümdü. Çünkü ben daha lise yıllarımda iken Atsız’ın ‘Hesap Böyle Verilir/İçimizdeki Düşman/En Sinsi Tehlike’ kitabını okumuştum. Orada ‘İçimizdeki Düşman’ broşürü Sabahattin Ali’yi yerden yere vuran bir metindi. Sonrasında yine bazı siyasal İslamcı kitaplarda ‘Vatanı Terk Eden’ bir hain olarak anlatılan Ali’yi okudum. Ve böylece maalesef onu –ve daha nicelerini- yıllarca hiç okumadım.
Yeri gelmişken Atsız’ın da neredeyse bütün eserlerini okudum ve bazı fikirlerine katılmasam da Atsız’ı sever; saygı değer bulurum. Kaderin cilvesi; bugün yaşarlarken birbirlerinden nefret eden bu iki büyük kalemin kitapları benim kütüphanemde yan yana duruyorlar.

Ali’nin şairliği ve hatta romancılığından da iyi olan tarafı bence hikayeciliğidir. Bunu da söylemem lazım.

Kitaba gelirsek; Ali’nin feci sonunu bilen bir okur olarak bu kadar ailevi, bu kadar sıradan mektuplar bile bana hep hüzünlü geldi. Ben de bir eş, bir babayım. İster istemez empati kurdum. Fikirlerine katılıp katılmamak kişiye göre değişir ama Ali’nin gül bahçesi içinde bir hayatı olmadığını, maddi sıkıntılarla, mahkemelerle, hapislerle uğraştığını fakat bir yandan da takdir edilecek bir sevda ve sadakatle eşine tutkun bir eş; kızına meftun bir baba olduğunu görebiliyoruz.

Öyle bir devirmiş ki, Atsız’ı, Ali’yi, Nazım’ı, Said Nursi’yi, Necip Fazıl’ı… Farklı cenahlardan pek çok kişiyi mapus damlarına atabiliyormuş.

Şiddete bulaşmadan, kimseye zarar vermeden okuyan, yazan, düşünen, gazetecilik yapan herkese selam olsun. Maalesef bu ülkede makus talihi ve mahvedilen hayatı ile yeni Sabahattin Ali’ler var edilmeye devam ediliyor…

fazi 
03 Haz 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sevengül Sönmez'in Filiz Ali katkısı ile hazırladığı, Sabahattin Ali'nin yazdığı mektuplardan oluşan bir arşiv okudum..
Yazdıklarını okurken hem hüzünlendim hem de mektuplarındaki samimiyete hayran kaldım. Eşine ve kızına, ne şartlarda olursa olsun hiçbir şekilde umutsuzluk aşılamayıp onları hep daha iyisini düşünmeye teşvik etmiş Sabahattin Ali.
Aliye ile resmi başlayan yazışmalar, tarihler ilerledikçe aşk mektuplarına daha sonra da hasret ifadelerine dönüşmüş, kötü vaziyetlerde dahi ailesini ihmal etmemiş, her fırsatta onları düşündüğünü en güzel cümleleriyle eşine ve kızına yazmış Sabahattin Ali..
Mektuplarda en dikkat ettiğim şey, Sabahattin Ali'nin hitap şekilleri oldu. Aliye ve Filiz'e öyle içten sevgi sözcükleri kullanmış ki tebessüm etmemek elde değildi. Tanışmalarını, evliliklerini, kızlarının doğmasını, Sabahattin Ali'nin cezaevinde geçirdiği ayları, Markopaşa dergisinin aşamalarını, yazarın para sıkıntılarını, gelecekten umduğu güzel günlere inancını ve tarih ilerledikçe peşini bırakmayan özlemi okuyoruz mektuplarda.
(Bence ülkede hiçbir şey değişmemiş dünden bugüne. Mektuplar da bunu kanıtlar nitelikte. Sadece görüşleri nedeniyle ceza alan birçok yazarın da Sabahattin Ali gibi hissettiğine eminim..)
Okuyup bitirince, yazarın yaşadığı son anı düşündüm, ölünce çantasından çıkan Balzac romanını, kırık gözlüğünü, Aliye'nin fotoğrafını, mektuplarını düşündüm.. Ve onu öldüren Ali Ertekin'in birkaç hafta sonra aftan yararlanıp salıverilmesini düşündüm..
Bir kez daha sevdim Sabahattin Ali'yi..

Enes Sezer İslamoğlu 
 17 Kas 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitap içerik olarak Sabahattin Ali'nin eşi ile kızına yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Eşi ile nişanlılık dönemlerinden başlayan mektupları bulabilirsiniz. Daha sonra tabi ki yazarın ve ailesinin yaşadığı hayata dair bilgiler edinebileceğiniz fikir sahibi olabileceğiniz mektuplar yer alıyor. Çektikleri zorluklar, sıkıntılar hayatlarına ortak oluyorsunuz kısa bir süre...

Ah nasılda sevmiş karısını, nasıl da saygısını kaybetmeden sevgisini göstermiş. Şimdiki nesile ibretlik diye okutulacak mektuplardır aslında...

Tuğçe 
29 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Başta güzel bir aşkla, mutlulukla, umutla başlayan mektuplar git gide yerini hasrete, geçim sıkıntısına bırakmış. Hapishanede gecen günler, ayrı kalınan zamanlar hep bir umut var. Bir yandan da ailesini zor durumda bırakmak istemeyen sevgisini kaybetmeyen bir Sabahattin Ali var karşımızda. Keşke kızının ve eşinin yazdıklarını da okuyabilseydik. Yan sayfalarda her mektubun aslının bulunması ise ayrı bir güzellik. Kitabın bitiminde kapağındaki resme odaklandım, ölümünü düşündüm. Gözlerim doldu. Kısacası çok sevdim, ara ara tekrar okuyup sevgiye, hüzne doyulacak bir kitap.

Şerife Karakaya 
 04 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sabahattin Ali'nin eşi Aliye ve kızı Filiz'e yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap.Okurken sevgisine ve hislerine hayran kaldım.Daha önce romanlarını okumuş olsam da yazarın karakterini bu eserinde daha iyi anladım.Bu sebepten ötürü Canım Aliye,Ruhum Filiz'in yeri bende bambaşkadır.

hülya parlak 
02 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mektup okumayı her daim seviyorum.İnsanın sevdiği insanla,eşiyle mektuplaşmasından daha ziyade bir şey olamaz. İçten sevgiler,iç ısıtan kelimeler mektuplarda ne güzel duruyor , sevdanın hoşluğu,hassaslığı ne güzel diye düşündürüyor.

Ömer Gezen 
10 Ara 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ve yine Sabahattin Ali, hayatıma yön veren bi isim olduğunu söylesem herhalde abartmış olmam. En sevdigim yazar olması da bellidir zaten bu anlattiklarimdan. Bütün kitaplarini severek okuyorum. Beni içine soktuğu buhranlı dünyanın etkisinden gunlerce çıkamıyorum. Çok etkileyici yazıyor. Tarihimizde bu kadar güzel bir insanın olması gerçekten gurur verici. Kitaba gelirsek de,Sabahattin Ali''nin eşine ve kızına yazdığı mektuplardan oluşuyor. Romanlarından farkli olarak özel.hayatını öğreniyoruz.
Bence bu çok önemli. Bu kadar güzel.bir insanın eşine ve kızına olan duygularını öğrenmek gerçekten önemli benim için.
Kitap kesinlikle cok güzel. Zaten okumaya başlar başlamaz birkac saat içinde bitirdim.
Okunması gereken bi kitaptır bana göre.
Son söz olarak da şunu söylemek isterim ki
Sabahattin Ali alışveriş için alınacaklar diye liste bile yazsa okurum. Çünkü ne yazarsa yazsın içinde elbet bi muhtesemlik barındırıyor

Hasan KILIÇ 
18 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sebahattin Ali.... Canı Aliye... Ruhu Filiz... Sadece aşk mektupları değil aslında kitapta olanlar... Bir dönemin tarihi... Zor memurluk ve hapis yılları... Bir yandan da geçim derdi... Sebahattin Ali'nin en büyük şamsı olarak nitelendirdiği büyük aşkı Aliye ile nişanlanma, evlilik ve sonrasındaki safahaı anlatan ve dönemdeki olayları da genel hatlarıyla gözler önüne seren, bazı yerlerinde bizzar Sebahattin Ali'nin kendi yazısını görebileceğiniz hoş bir eser...

Bünyamin Müftüoğlu 
 02 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kitap Sabahattin Ali'nin eşine ve kızına yazdığı mektuplardan oluşuyor. Nasıl bir baba ve koca olduğunu, nasıl sıkıntılar çektiğini anlamak ve tanımak açısından çok kıymetli bir eser olduğu kanaatindeyim.

Hatice polat 
13 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Okurken büyük zevk aldığım okumaya doyamadığım aşkla yazılmış bir kitap.. Dikkatimi çeken bir hususta evlenmeden önce yazılan mektuplar daha romantik cümleler, daha bir aşkla yazılmış mektuplar evlendikten sonra yerini maddi yazılar, geçim sıkıntısı gibi konular daha ön planda yazılmış bu dikkat ettiğim hususta aklıma takılan birkaç soru oluşturdu. Ya evlilik aşkı öldürüyor ya da geçim sıkıntıları aşkın sevginin önüne geçiyor ama bir türlü net cevaplar bulamadığım sorular...

Kitaptan 173 Alıntı

ayşenur uzun 
16 Eki 2014 · Kitabı okudu · 9/10 puan

“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmâl edeceksin.”

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin AliCanım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali
BİROL COŞKUN 
21 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Mehtaplı gecelerde yalnız başıma gezmek kadar hoşuma giden şey yoktur. Yalnız bilmem dikkat ettin mi, mehtap insana daima bir arkadaş aratır.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 29)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 29)
insan_okur 
16 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Kitap okumak üzerine muhteşem cümleler...
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)
insan_okur 
16 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Dünyada rahat yaşamak için aptal olmak lazım.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 21 - Yapı Kredi Yayınları)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 21 - Yapı Kredi Yayınları)
Burcu 
 14 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Etrafin seni sıktıgı zaman kitap oku... Ben simdiye kadar her seyden cok kitaplarimi severdim... insan muhitin bayagi, manasiz, soguk tesirlerinden kurtulmak istedigi zaman yalniz okumak fayda verir. Bana en felaketli gunlerimde kitaplarim arkadas olmustu.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - yky)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - yky)
Derya Deniz 
23 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

" Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. "

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin AliCanım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali
Hatice Biçer 
03 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Gözlerimi kapadığım zaman senin hayalini görüyorum" diyorsun. Ah Aliye, ben gözlerim açıkken bile hep seni görüyorum.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 35)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 35)
18 /