Kuyucaklı Yusuf

8,5/10  (2.794 Oy) · 
9.508 okunma  · 
3.055 beğeni  · 
32.129 gösterim
"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu."

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hiyakesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    222
  • ISBN:
    9789750800016
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Onur Erol 
 21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öykücü olarak bilinen Sabahattin Ali'nin ilk yazdığı romandır. Ve bence en güzel romanıdır. En azından benim için öyledir. Kürk Mantolu Madonna'nın isminden dolayı fazla ilgi gördüğünü düşünüyorum. Evet o da mükemmel denecek kadar güzel bir roman ama, Kuyucaklı Yusuf gibi değil açıkçası. Kuyucaklı, heyecanı sürekli üst seviyede olan bir roman. Gerilimin çoğu zaman zirve yaptığı bir roman Kuyucaklı Yusuf. İç hesaplaşmaların doruğa tırmandığı bir roman. Kitap yaptığı giriş cümlesiyle bizi nasıl bir romanın beklediğini haber veriyor; "1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın'ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyü'nü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler."

Bir roman ancak bu kadar güzel ancak bu kadar korku dolu başlayabilir. Büyük bir merakla sayfaları çevirdiğinizde Kuyucaklı Yusuf'la tanışıyorsunuz. Ve o tanışma sizi ta alıp Edremit'in Zeytinli köyüne kadar götürüyor. Özellikle Sabahattin Ali'nin betimlemelerine o kadar hayran kaldım ki, gözümde canlandırarak bir sinema filmi izler gibi okudum kitabı. O kadar gerçekçi o kadar derinden vuran bir kitap Kuyucaklı Yusuf.

"Yolun iki tarafındaki zeytinlikler taş kesilmiş gibi hareketsizdi. Hayvan ince ayaklarıyla çakıllarda kıvılcımlar saçıyor ve hızlı hızlı soluyordu."

Özellikle bu ve buna benzer betimlemelerle dolu kitap beni benden almıştır.

Ayrı bir konu Sabahattin Ali'nin öldürülmesi gerçekten Türk Edebiyatı için derin bir kayıptır. Belki de nice baş yapıtlar kazandıracaktı nice büyük romanlar yazacaktı. 42 yaşında hayata gözlerini yuman yazarı rahmetle anıyoruz. Bize bu romanları yazdığı için kendisine teşekkür ediyoruz. Daha çok kıymetini bilmeliyiz. Onu daha çok okumalıyız.

Bu arada İçimizdeki Şeytan isimli kitabındaki hayal kırıklığımı bu romanıyla ciddi şekilde telafi ettiğimi de belirtmek isterim. Belki tekrardan o romanı elime alıp tamamlayabilirim. İyi bir zamanda okumamış olabilirim. Umarım sorun bendedir. :)

Benden bu kadar.. Sürç-ü lisan ettiysek affola. Son olarak benim yazılarımı okuyanlar bilirler. Ben kolay kolay bir kitabı övmem. Benim için çok güzel bir buluşmaydı. Kuyucaklı Yusuf'u mutlaka okuyun dememe gerek yok sanırım. Keyifli Okumalar :)

Ana var evlat doğurur oymağı devlet eder.
Ana var it doğurur devlete dert eder.
Ana var evladın başına dert olur.
Ufak bir ekleme yapmak istedim bu güzel söze. Bir ana kötü hayata düşmek isterse evladı da arkasından atlar.

Romanımıza gelirsek hem akıcılığı hem betimlemeleri hem de kurgusuyla dönemimize kadar kalıcılığını kaybetmeyen efsane bir eser. Yusuf erken yaşta kaybetmeyi öğrenmiş bir çocuk ve bağlanmamayı hayat felsefesi haline getirmeye başlıyor. Tabi ki gönül bu romanımızda da ferman merman dinlememiş.

Diğer değineceğim konu da kadınların her daim ucuz olan hayatı. Borç karşılığı alınıp verilmesi günümüzde de pek modasını kaybetmemiş ve hala erkeklerin evde bir kadın bulunsun hesabı ve kadınlarında zengin bir kısmet olarak gördüğüyle evlenmesi olayından vazgeçilmemiş.

Kuyucaklı Yusuf benzeri kitaplar

Ö. S. A. 
12 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu nasıl bir kitaptı... Ne muhteşem yazarsın sen Sabahattin Ali! Yeni bitirdim ve hâlâ da etkisindeyim açıkçası. Her sayfasında başka bir duygu, başka bir olay, başka tatlar aldım resmen. Betimlemeleri olsun, kendine has sözleri olsun, Sabahattin bey elimden tuttu ve beni diyar diyar gezdirdi. Kitabı bitirdikten sonra "teşekkürler Sabahattin abi!" diye bağırdım evde, komşulardan da bunun için özür diliyorum.
Kitap için 10 puan verdim ama olsaydı 100 puan da verirdim, o kadar ki güzeldi. Okuduğum ilk Sabahattin Ali romanıydı ve muhtemelen diğer kitaplarını da okuyacağım. Bu kitap için yeterli yorum düzeyine sahip olmadığımı düşünüyorum, kelimelere sığdıramıyorum duygularımı. Başı nasıldı, gelişme nasıl oldu, kitap nasıl bitti hâlâ aklım almıyor.
Son bir söz olarak şunu söyleyeyim; okuduğum en romantik, duygusal, nazik kişiydi ana karakterimiz Yusuf. Tam bir beyefendi...
Kesinlikle diyorum, kesinlikle okumalısınız bu kitabı!
Herkese keyifli, kitaplı günler diliyorum...
(Not: kitap bittikten sonra anlık bir heyecan ile yazılmıştır, alıntılarım devam edecektir.)

Hacı Seydaoğlu 
23 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hikayesi çok muazzam olmasa da karakterler üzerinden yapılan tahliller çok sağlam olan bir Sabahattin Ali kitabı. Bu anlamda daha çok İçimizdeki Şeytan'a benziyor.
Doğa tasvirlerinin çokça yapılması, olayların daha çok kırsalda geçmesi ve tabi baş karakterimiz Kuyucaklı Yusuf'un bazı özelliklerinden dolayı da biraz İnce Memed tadı aldım. Fakat karakterlerin çok gerçekçi olması kitabı özgün kılıyor.
Kaymakam üzerinden devlet, yolsuzluk, bürokrasi ile ilgili yapılan eleştirilerin, değerlendirmelerin günümüz Türkiye'sinde hala çok güncel olması insanı üzüyor. Neyse siyasete girmeyelim, kitaba dönelim en iyisi. :) Kitabın dili başlarda çok ağır. Osmanlıca kelime çok fazla. İlginç bir şekilde sonradan düzeliyor. İlk 80-90 sayfadan sonra dili gayet anlaşılabilir oluyor. Hikayesi de yer yer sıksa da akıcı sayılabilir. Özetle kaliteli, okunması gereken ve okurken zorlanılmayan kitaplardan biri diyebilirim.

Şükran Güngör 
09 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 10 günde · 8/10 puan

Sabahattin Ali'nin kaleminden güzel bir kitap okuduğumu düşünüyorum. Kitabın dili gayet sade ve anlaşılır. Anlattığı dönemi kafanızda canlandırmaya çalışmak da güzeldi bana kalırsa. Konunun geçtiği yöre Ayvalık, Edremit; Akçay gibi yerleri - ki anne tarafından Ayvalıklı olduğumu da ekleyerek yani bölgeyi tanıyan biri olarak- de o dönemlerde hayal etmek bana ayrı bir haz verdi. Yalnız kitaba ismini veren kahramanımız! Yusuf beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Hep bir şey yapacak o gri renginden kurtulup bizlere kendini tanıtacak diye bekledim. Olmadı. Yusuf hep bi arka planda kaldı. Muazzez'in daha fazla ön planda olduğunu düşünüyorum. Hatta kitabın sonunda dahi ben Yusuf'u anlayamadım. Yusuf'ta hep bir mesafe hep bir perde var okuyucu ile arasında. Bunların yanında kitabın değinmiş olduğu belli zümrelerin iktidarı konusunun da güzel işlendiğini düşünüyorum. Tabi kitabı çok beğendiğimi de ekleyerek sözlerimi tamamlıyorum.

Yumurtalıktaki Limon 
 02 Oca 15:23 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · Puan vermedi

-spoiler- içerir

Yusuf Kuyucak'da doğmuş fakir bir ailenin çocuğudur. Bir gün eşkiyaların köylerini basıp herkesi öldürmesi ile annesiz ve babasız kalışı ve köye gelen Kaymakamın Yusuf'u evlat edinişi ile başlar roman.
Zaten daha ilk bölümde (annesi ile babasının cesetleri başında beklerken) olgun duruşu ile yüreğime taht kurmuştu Yusuf. Hatta o bölümü okuyup bir an duraksayıp olayı kavramaya çalıştım. O yaşta bir çocuğun annesi ve babasının cesetleri başında onlara bir şey olmasın diye ağlamadan, sabırla cesaretle bekleyişine (üstelik kendi parmağı da kopmuşken) hayret etmiştim resmen.
Ben böyle etkileyici kitaplar da ister istemez kendimi empati yaparken buluyorum o yüzden uzun süre kitapların etkisinden çıkamıyorum sanırım (:
Genel itibari ile konudan bahsedecek olursam; bu Kaymakam beyin çirkef mi çirkef içi nefretle dolu sürekli dolap çevirme peşinde olan ahlaksız bir karısı var ki ismi Şahende Hanım. (Kitabı okurken zaman zaman kendisine küfür ettiğim de doğrudur)
Bir de kızları var Muazzez. Yusuf küçük yaşta evlat edinildiği için Muazzezin'de büyüdüğü zaman yanında olmuş hatta onu Yusuf büyütmüş diyebiliriz. Muazzez de hiç kimsenin sözünü dinlemez biri olmasına rağmen Yusuf'un sözünden kesinlikle çıkmayan minnoş bir kızmış. Ve sonuç olarak tabiki bu minnoş  kız büyüdü güzelleşti tahmin ettiğiniz üzere Yusuf'a karşı bir şeyler hissetti ve Yusuf'da Muazzez'in hislerine karşılık verdi ((:
Gönül isterdi ki bundan sonrası çiçekler böcekler toz pembe hayaller ile devam etsin ama malesef hiç öyle olmadı.
Kaymakam vefat ettikten sonra Yusuf'un işi gereği sürekli köy dışına gitmesi ve günlerce gelmemesinden dolayı Şahende bu süreçte tabiki uslu durmamış sinsi planlarını çoktan hazırlamış, Muazzez de yalnızlığını başkaları ile gidermeye çalışmış ve nihayet annesinin çirkin oyunlarına da alet olmuştur.
Bir gün Yusuf'un gittiği yerden erken dönüşü ve eve geldiği zaman hiç beklemediği bir manzara ile karşılaşması o sinir ile kendini kaybedip rast gele ateş açması ile her şey alt üst olur ve roman "hii şimdi ne olacak yaaa" diyeceğiniz şekilde devam eder...

E diyeceksiniz ki her şeyi anlattın biz daha ne okuyalım. Hayır efendim asıl olay bundan sonra başlıyor. Selpaklarınız hazırsa iyi okumalar diliyorum  ((:

İlgen Aktürk 
16 Haz 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sabahattin Ali'den okuduğum ikinci kitap Kuyucaklı Yusuf. İlki İçimizdeki Şeytandı ve bu yüzden ister istemez bir karşılaştırma yaptığımda Kuyucaklı Yusuf'un dilini daha hafif buldum. Ve olaylar daha akıcı ilerliyordu, hiç sıkmadı bu yönüyle beni. Kitabı okumadan önce sonunun kötü biteceğini bildiğimden kitap boyunca sonuna yönelik felaket senaryoları kurdum. Yanılmadım da değildi tahminlerimde.
Kitabın benim için en güzel yanı Yusuf'un içimizden bir karakter olması ve şu an yaşadığım ne olmak, ne yapmak istediğim ile ilgili olan kararsızlığımın aynı şekilde Yusuf tarafından da yaşanıyor olmasıydı ve bu konudaki düşüncelerini kendime benzettim.
Konu olarak ise; Yusuf'un küçükken anne ve babasını korkunç bir cinayete kurban vermesini ve ona acıyan o dönemin kaymakamının Yusuf'u evlatlık olarak almasını anlatıyor. Çok sağlam, mert bir karakteri olan Yusuf'un tek zaafı kaymakamın kızı Muazzez' e karşı duyduğu aşk. O trajik sona doğru yaklaşırken çok duygusal lirik bir aşkın hikayesini okuyorsunuz. Kuyucaklı Yusuf beni çok etkiledi diyemem belki ama yine de çok güzeldi. Okunmaya değer bir Sabahattin Ali eseri...

Aylak Madam (Buğlem Esra Y.) 
29 Nis 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kıymeti geç anlaşılmış yazarların başında gelir Sabahattin Ali. Özellikle son birkaç yıldır herkesin elinde ve dilinde olan bu yazar, Kürk Mantolu Madonna ile popülerliğini en üst düzeye çıkarmış durumda. Ben de bu popülerliğine övgülere aldanıp başladım Sabahattin Ali kitaplarına. Kürk Mantolu Madonna ya diyecek lafım yok ama bu kitap benim için hayal kırıklığı olacak kadar sıradandı. Hatta çakma bir İnce Memed havası sezsemde onunla kıyaslanamayacak kadar sıradan.


Kitapta tasvirler oldukça başarılı, özellikle Anadolu yu anlatma şekli, tasvileri. Öyle ki ben Anadolu'nun içinde yaşamayan bir insanın gördüklerini bu kadar iyi tasvir edemeyeceğini düşünüyorum. Onun dışında klasik bir Türk sineması filmi izler gibi hissettim kendimi. Dili ve konusu akıcı bir kitap ama abartıldığı kadar mükemmel bir kitap asla değil.


Kitabın adın da anlaşılacağı gibi kahramanımızın adı Yusuf. Küçük yaşında ailesini kaybetmiş olan Yusuf , kaymakamın evlatlığı olarak hayatına devam eder. Sonrasında yaşadığı aşk ve yıkımlar kitabın seyrini değiştirir ve sonunda sizi bir hüsran bekler...


Benim aklımda yer edinmiş, en iyiler listeme ekleyeceğim bir kitap değil. Sırf Sabahattin Ali den dolayı 7 puan verdim, hakkettiği puan aslında daha az bence. Ama okunabilir ve akıcı...

Ayçagül Akar 
17 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kuyucaklı Yusuf: Kendini, hayatı boyunca evlatlığı olduğu kaymakam babası ve Muazzez’den başka kimseye yakın hissedememiş bir yetimin hikayesi… Sabahattin Ali kişiliğinin hüzünlü yanını, kalabalıklar içinde hissettiği yalnızlığını, anlaşılamama duygusunu Yusuf karakteri ile sunmuş bize. Paranın güç ve çirkeflik getirdiğini yermiş hikayesinde. Can alıcı betimlemeleri, duru ve akıcı anlatımı ile sürükleyici ve okunması gereken bir roman.

Yusuf karakteri bazı yönleri ile “İnce Memed”i hatırlattı bana. Mizacına ters olsa da zulmeden, hak yiyen ağaları öldüren İnce Memed başını alır, dağlara çıkar, imi timi belli olmaz, daha sonra okuyucu ile tekrar buluşur. Kuyucaklı Yusuf’un da devamı olmalı beklentisi oluştu bende.

Merve 
15 Nis 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İkisinin içinde de hem uzun zaman sonra tekrar görüşmenin verdiği vir memnuniyet, hem de belki de bir daha görüşmeyeceklerini sezmekten doğan bir hüzün vardı. Hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yakınlaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.

Kitaptan 461 Alıntı

İlgen Aktürk 
15 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Beni anlatıyor adeta!
"Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek..."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 154 - YKY Yayınları 2002 Basım)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 154 - YKY Yayınları 2002 Basım)
kitapları seven 
30 Haz 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

''O gelmez artık!'' dedi.
''Nereden biliyorsun?'' dedim.
''Gidişinden belliydi!'' dedi.

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
Hüseyin Erol 
22 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığını; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları)

"Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi!
Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var..."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 61)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 61)
senanur 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi; fakat yokluğu müthişti...

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
Sümeyye Ev 
19 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felâketin içinde kaybetmenin mânâsı yoktur. İnsan birazcık da kalender olmalıdır!"

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali

... Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor...

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 211)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 211)
47 /

Kitapla ilgili 6 Haber

Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne?
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne? Kürk Mantolu Madonna (1943) nicedir okurun kabulünde! Bu benim için şaşırtıcı gelmese de; ilkin orada İçimizdeki Şeytan’ı (1940), ardından da Kuyucaklı Yusuf’u (1937) görmek istiyordum. Nitekim İçimizdeki Şeytan şimdilerde okurun ilgi odağı oldu, sanırım Sabahattin Ali’nin “kült” romanı da bunu izleyecek.
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne?
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne? Kürk Mantolu Madonna (1943) nicedir okurun kabulünde! Bu benim için şaşırtıcı gelmese de; ilkin orada İçimizdeki Şeytan’ı (1940), ardından da Kuyucaklı Yusuf’u (1937) görmek istiyordum. Nitekim İçimizdeki Şeytan şimdilerde okurun ilgi odağı oldu, sanırım Sabahattin Ali’nin “kült” romanı da bunu izleyecek.
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.