Göğe Bakma Durağı (Seçme Şiirler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
45884
Gösterim
Adı:
Göğe Bakma Durağı
Alt başlık:
Seçme Şiirler
Baskı tarihi:
Ekim 2008
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750813870
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
(Arka Kapak)
112 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Göğe Bakma Durağı kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz:
https://youtu.be/D5hFSk0ntRM

Turgut Uyar ile tanıştığım kitap olmuştur. Bu tanışmaya paralel olarak şöyle bir tezim var; mimarlıkta Rönesans Mimarisi ne ise, bundan böyle Turgut Uyar da benim için şiirin Rönesans mimarıdır. Böyle düşünmemin çeşitli nedenleri var elbette.

Turgut Uyar'ın seçme şiirlerinden oluşan Göğe Bakma Durağı kitabını okuduğumda İkinci Yeni Akımı'nın adeta bir Rönesans olduğunun farkına vardım. Çünkü, nasıl bir Ortaçağ Mimarisi o günün insanının sorunlarını açıklamaya yetmediyse -yani o zamanın şehirleri insan ihtiyaçları düşünülmeden tasarlanmışsa-, Garip Akımı da günümüz insanının sorunlarını açıklamaya yetmemiş. Çağdaş bireyin sorunlarını ele alabilmek için yeni bir imge kullanımının ve birey bazında çıkış yollarının bulunması gerektiği iddia edilmiş. Yani buradan anlıyoruz ki; Ortaçağ Mimarisi'nin ve Garip Akımı'nın o güne dek uzak durduğu çağdaş bireyin sorunları ve açmazlarına bir çözüm olarak Rönesans Mimarisi ve İkinci Yeni Akımı gibi farklı bakış açıları getirilmiş. Hatta şöyle küçük bir örnek vermek istiyorum : Şu anda evlerinizde kullandığınız pencerelerin boyutları insan ölçeğinde oldukları için Rönesans Mimarisi icadı pencerelerdir aslında. İşte tam da bu nedenle, Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı kitabında göğe baktığı pencerenin ne denli insan ölçeğinde olduğunu anladım. Bireyin sorunlarını çözmeden toplumun sorunlarını çözemeyeceğimizi anladım.

Turgut Uyar şiirinin içerik olarak bir başka belirleyeni de yükselen sol muhalefet ve gün geçtikçe etkinlik kazanan işçi hareketi ise Rönesans'ın da çıkış sebebi insanların kendi ihtiyaçlarını yaşadıkları şehirlerde karşılayabilecekleri bir ütopya hayaliyle başladı. Göğe Bakma Durağı kitabında da bu insanlaşma ihtiyaçlarının seslerini duyabiliyoruz aslında. "Kırlardan Geliyorlar" şiirindeki dükkanlara, depolara dayanabilmekten, katran kokusunun nasıl geçeceğine çözümler aramaktan dolayı ve eskiden bazı şeylerin yokluğunun farkındalığındayken artık bu şeyleri var gibi sayma umursamazlığından dolayı. "Arz-ı Hal" şiirinde ekmek derdi ve aşk derdinin artık Allah'ı bile unutturduğundan dolayı ve insanların artık hem sabun gibi dıştan temiz görünen bir maddeye hem de suya karışabildiklerinden dolayı.

Yani arkadaşlar; insanın derdi Turgut Uyar'ı gerdi demek istiyorum. Ama iyi ki de germiş. Ama iyi ki de biz yine hep göğe bakabiliyoruz. İyi ki Turgut Uyar toplumun ve insan ruhunun dertlerinin ilacı. İyi ki Turgut Uyar şiirlerine ve İkinci Yeni akımı eserlerine ekspresyonist bir gözle -yani sadece gözlerimizle değil aynı zamanda duygularımız ve ruhumuzla da- bakınca anlayabiliyoruz onları. İyi ki kanın, ateşin ve seslerin böyle cömertçe kullanıldığı, böyle sorumsuzca kullanıldığı bir dönemde sen şiirlerini bize sunmuşsun. Yattığın yerde huzurla uyu Turgut Uyar, ama biliyorum ki sen esas o yattığın yerden göğe bakıyorsun, biliyorum. Sakın gözlerini açma derim sana çünkü kanımız hala doğru dürüst akmıyor, hala bir sürü çocuk ve masum öldürülüyor. "Hazırlandın Diyelim" şiirinde, silahımızın düşünce ve eleştiri değil her zaman asfalt ve beton olduğunu hatırlatıyorsun. "Sonsuz ve Öbürü" şiirinde, baskıyı, zulmu, kıyımı, açlığı bulmayı sana bıraktıkları için ben sana teşekkür ederim esas. İyi ki varsın, iyi ki Göğe Bakma Durağı'ndasın.
112 syf.
·3 günde·Puan vermedi
NOT : Şiire başlamak istiyorsanız , yanlış istasyonda yanlış trene bakıyorsunuz. Şiir adına belli bir birikiminiz varsa lütfen okuyun. Tavsiye ederim. :)


Denemek için aldığım kitaptı fakat görüyorum ki mükemmel ötesi bir kitap olarak karşıma çıktı. Turgut Uyar'ın şiirlerini pek bilmiyordum ve şanslıyım ki okuduğum bu kitabında harika şiirler vardı. Evrensel olarak değindiği birçok konu ve düşündüren satırlar , kısacık kitabını iki günüme dolu dolu yaymama neden oldu. Tanrı ve Göğe bakma durağı şiirleri çok hoşuma gitti , çılgın - hüzünlü şiiri de beni düşündüren siiriydi. Kullandığı sözler o kadar kaliteli , o kadar nezih ki takdir edilesi bir esere şahit olmama vesile oldu. Teşekkür ederim Turgut Uyar... Yalnız bazı şiirlerini anlayamadım tekrar tekrar üzerinden geçeceğim belki şiir adına kendine güvenen okurlarımız varsa kendilerini belli etsinler , icinden çıkamadığım şiirlerini bana yorumlamalari için yardım isteyebilirim. Biraz sabır , biraz emek ve çokça zaman gerektiren bir kitaptı. Düşünenler varsa şartları sundum , geçerliyse keyifli okumalar dilerim
112 syf.
·10/10
Bu kitap ince bir kitap, hani bazı liseli gençlerin ağızlarında pelesenk olmuş "çerezlik kitap (!)" olarak bahsedilenlerden. Turgut Uyar'ın Büyük Saat isimli kitabından seçilmiş şiirlerden oluşuyor bu "çerezlik kitap (!)". Madem bu kadar ince bir kitap bu, neden okunmuyor acaba? Hadi okuyorsunuz, neden içeriğini anlamaya çalışmıyorsunuz? Hadi okumuyorsunuz, neden o zaman kitapta var mı yok mu sorgulaması yapmadan, başkasına ait söz ve dizeleri bu "çerezlik kitaba (!)" ekliyorsunuz? Hadi gençler bilmiyor, farkında değiller, siz eyyy kıdemli site sakinleri! Siz neden bu "çerezlik kitapta (!)" olmayan dize ve sözleri beğeninizle destek çıkıyorsunuz?

"Tahammül gerek, özlem iyice arsızlaştı."

(bkz: Tahammul gerek ozlem iyice arsizlasti)

Turgut Uyar'a ait olmayan bu sözü birisi 2015 senesinde bu sitede paylaşmış, sonra başka birisi, bu sözü kitap alıntısı olarak bu ince kitaba eklemiş! Sonra başka biri zikredilen yanlışlığı bir daha yapmış, bu yanlışlık günümüze kadar devam etmiş. Paylaş babam paylaş!

"Keşke bir şiir okumuş
Bir kedi sevmiş olsaydınız
Belki bu kadar kirletmezdiniz birbirinizi."

(bkz: Keske bir siir okumus bir kedi sevmis)

Bu "çerezlik kitaba (!)" alıntı olarak eklenen başka bir Turgut Uyar'a ait olmayan dize. Hiç mi bu ince kitabı okuyan yok? İstatistiklere bakarsanız "1.130 okur okudu" olarak görünüyor. Hadi alıntıyı bu kitaba ekleyen genç, bilmiyor. Siz, doğruyu göstermekle yükümlü olan kitap okurları, sizler!... Okuduklarınız size ve başkasına fayda vermiyorsa boşuna kitap okuyorsunuz. Bütün bu yanlışlıklardan hepimiz sorumluyuz. Kimse "ben etliye sütlüye karışmam, kenarda dururum, yangının büyümesine müsaade ederim" anlayışıyla kurtuluşa ereceğini zannetmesin.
https://www.google.com.tr/...&bih=749#imgrc=_

Kitabı okuyanlar bu durumdan bi-haber, okumayanlar zaten bilmiyor. İşin cabası, kitabı okumayanlar da bu olmayan sözleri gerçek zannedip, "ben bu sözlerle şairi sevdim" yazıyor. Halbuki bilmiyor ki, şairin böyle sözleri yok. O zaman sen kimi sevdin ey okuyucu..?
112 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap, ismini içinde bulunan en güzel şiirden almış. Aynı etkiyi verecek derecede başka şiir beklentisi olan hayal kırıklığına uğrar. Çünkü birkaç şiir okurun anlayabileceği, birçoğu şairin arkadaşlarının anlayabileceği, geri kalanı da sadece şairin kendisinin anlayabileceği şekilde yazılmış bence. Yine de tek bir şiir, tek bir hayalden dolayı okuduğuma pişman değilim. Keyifli okumalar.
112 syf.
·1 günde·2/10
Vasat bir şiir kitabı ve yazar isminin kendi cümlelerinden daha yüceliği…

Şiir tanımını hiç bilmeyen insanlar dahi, şiirin kişiye korku, üzüntü, mutluluk, öfke, coşku, ilham, istek, arzu, cesaret, huşu gibi duygu durumları aşılaması gerektiğini bilir. Bunların hiçbirini okuruna yansıtamayan bir şair, şair midir?

Kitabı evire çevire iki kez okumama rağmen, bana hitap edebilecek hiçbir şiire, şiiri geçtim dizeye rastlamadım. Bu kadar manasız sözcük dizilimleri benim gözümde dize, olmadı şiir kategorisinde ele alınamaz. Baştan sona bir fiyasko yaşadım ve kitabın hiç mi hiç beklentilerime karşılık vermediğini daha ilk otuz sayfada anlayıverdim.

Kitap iki sayfalık bir önsüz ile başlıyor ve hemen ardından elli adet şiiri barındırıyor içerisinde, en son sayfalarda ise yazarın özgeçmişi bulunmaktadır. Çerezlik kitaptır, istenildiği vakit iki saat içerisinde okuyup, bitirilebilir.

Sözün özü; elimde yazara ait üç tane daha okunmamış kitap vardır. Şimdi ki düşüncem Turgut Uyar kesinlikle bana hitap etmeyen birisidir. Bana göre okunulası bir kitap değildir. İçeriği şiir olduğundan dolayı okumanızı isterim. Belki sizin kaleminizdir Turgut Uyar.

Sevgi ile kalın…
112 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
En sevdiğim şiiri (Hızla gelişecek kalbimiz, Acıyor, göğe bakma durağı) oldu.
Gerisi hep şiirin içerisinde kendimi bulduğum bir kaç cümle..
Okuduğumda anlamak için çok yoğunlaştım ama ona rağmen anlattığı şeyi betimleyemedm kafamda.. Yine de kitabı ara sıra elime alıp sayfalarını karıştırdığım da güzel hisler uyandıracak altı çizili cümlelerim var...
112 syf.
·Beğendi·10/10
Şiir okumayı çok seviyorum fakat Turgut Uyar'ın okuduğum ilk şiir kitabıydı. Kesinlikle de son olmayacağına eminim. Şiirlerinin çok farklı olduğunu farkettim. Bazen anlattığını daha iyi anlayabilmek için üzerinde düşünmek gerekebiliyor. Aşk, öyle bir işleniyor ki cümlelerin altına. Ben bu şaire hayran kaldım. En sevdiğim şiir şuydu bile diyemiyorum açıkçası. Hepsi birbirinden güzel ve farklı. Altını çizdiğim bir sürü cümle var. Şiir okumayı sevenler bu kitaba gerçekten bayılacaklar, şiir okumaya heves edenler içinde iyi bir başlangıç bence.




"şaştım, senin hançerin bu kadar mıydı
varmadı yüreğime

için suçlu bir deniz gibi
dokunma yüreğime"
112 syf.
·7 günde·8/10
Turgut Uyar'ın "at kestaneleri, geyikli gece, ilkyaz vb..." imgeleriyle renklendirdiği şiirlerinden oluşan yer yer oldukça realist yer yer alabildiğine romantik şiir kitabı.
Başucuma koyup geceleri birkaç şiir şeklinde okuduğum kitap. Kaldı ki şiir kitaplarını roman okur gibi değil de, gece yatmadan önce birkaç şiir seklinde okuduğumda daha çok feyz alıyorum. Ertesi gün için, daha ümitle uyuyorum böylece. Sevginin, saygının, hayatın tüm sillesine rağmen hala iyiliğin ve iyi insanların olduğuna inanmamı kolaylaştırıyor yatmadan önce okuduğum şiirler ve kesinlikle kendimi bana daha çok "insan" hissettiriyor. Duyguları olan, yeri geldiğinde kahkahayı basan, yeri geldiğinde gözyaşını tutmayıp hüngür hüngür ağlayan, hayvanlara ve doğaya saygılı, kendisiyle beraber her şeyi seven ve kendisiyle de mümkün mertebe barışık insan... Böylece daha çok insan oluyorum.

Bu şiir kitabında da tüm bu duyguları yaşadım. Hayatın devrikliklerini düşündüm, sorguladım ve evet hayatın devriklikleri, şiirin ve cümlelerin devrikliğinden daha incitici ve zor...
Şiir gibi yüreğiniz olsun.

Okursanız, keyifle olsun.
112 syf.
·1 günde·3/10
İkinci yeni akımının özelliklerinden biri: Günlük konuşma dili dışlanarak kurulu dilin yapısı bilinçli olarak bozulmuştur.

Okudum, okumaya çalıştım. Kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için bitirdim. Ne okudum ne anladım bilmiyorum. Mesela biraz ingilizce biliyorsunuz ve İngilizce bir kitap okuyorsunuz, o kitaptan ne anlayabilirseniz ben de bu kitaptan o kadar anlayabildim.

Akımlara ilgisi olan veya ben anlarım yiiiaa diyenler okuyabilirler ben oflaya puflaya bitirdim, iyi okumalar :)
97 syf.
·1 günde
Mecaz şair lisanıdır derim hep. Turgut Uyar bu eserinde sanki yazdığı her kelimenin her cümlenin ardında saklanıyor açığa çıksın istemiyor ruhundan taşan duyguları.

Gizemli bir şehrin sokaklarını adımlar gibi, bazen mor çatılı evlerde bazen hiç bilinmeyenli denklemlerde ve alabildiğince "kan" kokusunda iklimlerde buluyorsunuz kendinizi...

Sonra bir tebessüm gibi düşüyor "Aşk" mısralara. Ah edemeyen özgür kelimelerin ve mavinin tonları arasında biraz da incinmiş bir aşıkla yürüyorsunuz meçhul bir zamanda.

Acı sağnak yağmurun pencerelere çarptığı gibi çarpıyor yüreğinize okudukça şiirleri. Sonra aniden durup "göğe bakalım" diyorsunuz hasret kalmış gibi uzaklardan. Kelimeler ve cümleler bambaşka bir tat bırakıyor dimağında insanın. Zamanın boyutu artıyor şairin akşamüstü yalnızlıklarında..

Neler geçmiyor ki aklımdan. Demli bir çay içimi huzuru içinde, yaz kapıda usul usul gelirken "haziran" serinliğinde ve karanlıklar içinde yakamoz ışıltısına dönüşürken uzaklarda kalmış evlerin ışıkları "Göğe Bakma Durağı" sessizce okunmuş olmanın utangaçlığını yaşıyor...

Sonsuzluğa adım atmak gibi...
112 syf.
·4 günde·10/10
"bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı
geldim gittim geldim bir şey bulamadım
üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı
...
biz duralım biz sürekliyiz duralım
durukluğa, tüberküloza ve uranyuma karşı"

diyor üstat turgut uyar ne de güzel söylüyor değil mi? kitabı elime alıp, okuduğumda ayrı bir his yarattı bende sanki arka fonda bir melodi varmış gibi okuyarak ve keyif almaya başladım okuduğum ilk şiir kitabı, bir solukta elbette okumak istemedim, o satır aralarında kaybolmak istedim belkide dizelerde bazen kendimin sevmediğim yanlarımı gördüm ve anılarımızın, duygularımızın canlandıracak ve hatırlatacak bir eser kendimle defalarca kez karşılaştım dizlerde duygularımın kitaba gelmiş halini gördüm hissettim... :)) bu arzuyu her seferinde yeniden yudumlayarak başladığınızda hissedeceğiniz bir şiir kitabı iyi okumalar dilerim
#okudumbitti.
GÖĞE BAKMA DURAĞI

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
Çok seviyorsun o çiçeği ama bir süre sonra ölüyor. Hatta sen çok su verdin diye ölüyor bazen. Bazı şeyler tam olarak böyle.
ey canım, güzel yüzlüm
suyunda denizleri bulduğum
bilmediğim yerlerimdeki sancı
bana bir şey söyle güleyim
bir şey daha söyle
inandır

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göğe Bakma Durağı
Alt başlık:
Seçme Şiirler
Baskı tarihi:
Ekim 2008
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750813870
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 11.566 okur

  • Pelin
  • Berkan
  • Betül hayırlı
  • Eylül Miray Mimarlar
  • Ben Mero
  • Sümeyye Aslan
  • Münevver Alemdar
  • Gökay Yıldızoğlu
  • SEYİTHAN ATAŞ
  • Tunahan demirden

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.2
14-17 Yaş
%12
18-24 Yaş
%31.5
25-34 Yaş
%33.1
35-44 Yaş
%10.7
45-54 Yaş
%2.2
55-64 Yaş
%0.3
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.7
Erkek
%27.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.4 (726)
9
%18.9 (423)
8
%21.5 (482)
7
%13.3 (299)
6
%5.9 (133)
5
%3.7 (83)
4
%1.7 (38)
3
%1 (22)
2
%0.8 (17)
1
%0.8 (18)

Kitabın sıralamaları