Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

İngilicceci

İngilicceci
@pisfenerli
Sıkı Okur
Don Kişot’a aşık Sait Faik Abasıyanık hayranı Dünya Vatandaşı Kültürel Turizm Sever Geri ve İleri Dönüşümcü
Sabitlenmiş gönderi
Zulüm bizdense, ben bizden değilim.
Reklam
İngilicceci tekrar paylaştı.
Arthur: Yani zihnimin içini görebileceğini mi söylüyorsun sen? Marvin: Evet, bu kadar küçük bir şeyle yaşayabildiğini görmek beni şaşırtıyor.
Sayfa 283
Yabancı Dil Öğrenmek ve Konuşmak Üzerine Yorumlarım-2
Hangi yabancı dili öğrenirsek öğrenelim, başlangıç olarak yapmamız gereken kelime öğrenmektir/ezberlemektir. Ezberlemek, hakkıyla yapıldığında öğrenmenin üst seviyelerindendir. Birçok kişi bunu kabul etmese de böyledir çünkü o dil anadilimiz değil ve çevremizdeki insanlardan duyarak kelime öğrenme olasılığımız yok. Kelime ezberlerken kullandığımız yöntem okullarda veya kurslarda öğretilenin tam tersi şeklinde olmalıdır. Örneğin, okullarda halen şu şekilde öğretiliyor: Apple:elma Orange:portakal Bu yazım ve öğrenme şekli size kelimenin anadilinizdeki halini öğretir. Çünkü beyin her zaman son okuduğunu/gördüğünü hatırlamaya daha yatkındır. Yani yukarıda yazdığım gibi çalışıyorsanız büyük ihtimalle siz elma ve portakalın Türkçesini ezberliyorsunuz. Ancak bunların Türkçesini zaten biliyorsunuz. Maalesef bu yöntemle, İngilizce bir diyalog kurmaya çalışırken hiçbir kelime aklınıza hızlı bir şekilde gelmez. Düşünmek zorunda kalırsınız. Peki nasıl yapacağız? Tam tersi şeklinde yazıp ezberlemeliyiz. Elma:apple Portakal:orange gibi. Alışkın olmadığınız için başlarda sizi zorlayacak ancak zamanla alışacaksınız ve ezberlediklerinizi unutmadığınızı fark edeceksiniz. Çalıştığım tüm okullarda uygulandı, sonuç pozitif. Öğrencilerim sene başında öğrettiğim kelimeleri bile unutmadılar.

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Bu bir gelişmiş bilgisayar olan Derin Düşünce’nin yorumu. Vay arkadaş…
Birbirinizle yeterince şiddetli tartışmalara giriştiğiniz ve popüler basın önünde birbirinize çamur atıp uyanık aracılar edindiğiniz sürece, hayat boyu beleşçi kalabilirsiniz.
Sayfa 143
Teknolojinin gücü VS insan gücü:
Demek istediğim, bu makine ertesi sabah size Tanrı’nın kahrolası telefon numarasını verecekse, bizim gece yarılarına kadar oturup Tanrı’nın var olup olmadığını tartışmamız neye yarar?
Sayfa 143
Reklam
Mantıklı mı şimdi bu?
Zaphod: Ne aradığımı bilmiyorum. Ford: Ne? Neden? Zaphod: Çünkü… Çünkü… Ne aradığımı bilirsem onu arayamam.
Sayfa 124
Oturup Mabel Matiz ve Melike Şahin ile sohbet etsem her şeyi düzeltecekmişim gibi geliyor.
Maalesef herkes göremez…
İşin içinde periler olduğuna inanmadan da bir bahçenin güzel olduğunu göremez miydi insan…
Sayfa 108
5,3bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.