Adı:
Sevda Sözleri
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753634560
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitamin"iydi.
Lirik, erotik, politik gür bir ırmak.
"Sevda Sözleri" bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.
Öyle bir bütünlük ki bu, sıcak, tılsımlı ve ölümsüz...
‘’Çok şükür büyük şair değilim. Ama, bir sır söyleyeyim mi kulağına: Cins şairim ben’’

Türk edebiyatının usta ve cins şairlerinden biri. Cemal Süreya Az kelimeyle çok şey anlatmayı bilen biri.

‘’Daha nen olayım isterdin.
Onursuzunum senin’’

İşte burada benim istediğim şeyi az ve öz şekilde yazmış ise benim için olay bitmiştir.

Bazı hemcinslerime Nazım Hikmet şiirlerini sevdiğimi söylediğimde ama nasıl olur o karısını aldatmış sonra onu bile aldatmış derler. Yani sorsan tek bir Nazım Hikmet şiiri bilmezler. Karısını aldatmış ise şiirini sevmemeliyiz mi!!

Şair bu istediğini yazar. Okuyup okumamak bizim inisiyatifimizdedir. Nazım Hikmet belki eşlerini aldatarak şiir yazabiliyordur. Veya Cemal Süreya Kadın bedeniyle ilhama kavuşuyordur.

Cemal Süreya erotik şiir yazıyor evet. Ancak sadece Cemal Süreya yazmış diyemeyiz. Ve de bütün şiirleri erotik değildir. Bana göre Cemal Süreya daha çok yalnızlığını anlatıyor şiirlerinde.

Bazı şiirler

İlhan Berk
Ağzın, o alev, ağzımda
Sevgilim, sevişelim

Refik Durbaş
Memelerin ağzımda
Ballı badem salkımı

Necati Cumalı
Bereketli göğüslerin
Dudakların aşkla ıslak

Karacaoğlan Karanlık Kalbimin Çırası Kızlar kitabının ilk sayfasında Karacaoğlanın erotik şiirleri diye yazmışlar. Koskoca Karacaoğlan bu yani. 144 sayfanın tamamı erotik şiirlerden oluşuyor. Sadece erkeklere özgü bir durum değil. Kadın şair bilmediğim için ekleyemedim.

Bu isimler bizim şairlerimiz. Bir çoğu erotizmi kullanır. Romanlarda da bu durum mevcut. Sanatın çoğu alanında bu durumla karşılaşırız. Özellikle heykelde ve resimde. Şiir konusunda bazıları bu durumu daha estetik bir biçimde işlerken bazıları rahatsız edici derecede kullanır. Olsa daha mı iyi olma sa daha mı iyi bilemem. Herkesin kendi tercihi. Ben kimseye Cemal Süreya'nın en beğendiğim şiiri AŞK şiiridir diyemiyorum mesela. Aşk şiirinde olmasa iyi olurdu. Ben aşk şiirini ilk okuduğumda erotik bir şey yoktu sanırım sansürlenmiş hali çıkmıştı karşıma. Kitapta gerçeğini görünce şaşırmıştım ama sevgiden kolay vazgeçilmiyor.

Cemal Süreya biraz daha açık bir tavır sergiler. Üstü kapalı şiirleri de mevcut elbette mesela ‘’Elma’’ şiiri. O elma bildiğimiz elma değildir. Şairimiz bir kelime oyunu oynamıştır.

Ben severim kendisini devamlı açar okurum. Naber diyenlere "Hayat kısa kuşlar uçuyor" derim hep. Pirinçten taş çıkınca hepsini çöpe atmıyoruz. Çok titiz olanlar atabilir. Kim olursa olsun
beğenmediğim şiirleri atlar geçerim. Şairi beğenen beğenmeyen herkese sevgiler.
İncelememin daha detaylı ve kitapla ilgili çizimler içeren hali için blog'uma bakmanızı öneririm : https://kitapciziyorum.blogspot.com.tr/...ri-cemal-sureya.html

Cemal Süreya ile tanıştığım kitap olmuştur. Tanışma ki ne tanışma hem de...

Hayatımda ilk kez Cemal Süreya okuduğum için kitabın başlarında epey zorlandım açıkçası. Fakat sonra kendime göre bir yöntem geliştirdim. Evet... Cemal Süreya'nın beyninin içine girmek. Kitapta geçen o büyülü ve anlamları oldukça kapalı dizeleri başka türlü anlayamayacağımı düşündüm. İkinci Yeni akımını en iyi temsil eden bu alabildiğine özgür, alabildiğine serbest, alabildiğine İkinci Yeni olan ve şiirin anayasaya aykırı olduğunu söyleyen bu adamın beyninin hücrelerine kadar girmeye karar verdim. Turgut Uyar okurken anladığım satırları Cemal Süreya okurken anlayamıyordum ve bir insana böyle dizeleri yazdıran hücrelerin orada gerçekten neler yaptığına dair çok meraklandım. Ve başlıyoruz.

Beynini alıp içine baktığımda herkes gibi Cemal Süreya'nın beyninde de 5 duyuya ait merkezler vardı.

Bunlardan 1.si olan koklama merkezinde sigaraya karşı gelişmiş olan dehşet bir sinestezi vardı. Sanki Cemal Süreya sigarayla ve sigara içerek görüyordu dünyayı. Her ne kadar kendim olarak sigarayı sevmesem de bir insan sigarayı nasıl bu kadar sevebilir dedim ve beynindeki hücrelere baktığımda hepsi gerçekten de sigara içiyordu. Keşke yalnız bunun için çizseydim seni.

2. merkezimiz olan duyma merkezinde "Ölüyorum tanrım / Bu da oldu işte. / Her ölüm erken ölümdür / Biliyorum tanrım." ve "Ama kadınlar, Tanrım, / Öyle sevdim ki onları, / Gelecek sefer Dünyaya / Kadın olarak gelirsem, / Eşcinsel olurum." gibi dizeleri Cemal Süreya'ya yazdıran ve Tanrı'yla arasındaki konuşmaları gerçekleştiren hücrelere bakmak zorundaydım. Evet, hücrelerin hepsi de namaz kılıyorlardı ve hepsinin de Tanrı inançları vardı. Onun dediği sözleri duymuşlardı ve bunlar artık Cemal Süreya'nın beyninde bir yakarış halini almıştı. Keşke yalnız bunun için çizseydim seni.

3. merkezimiz olan görme merkezinde Cemal Süreya'nın dünyayı nasıl gördüğünü anlamaya çalışırken kitabında kullandığı ve hakkında hiçbir fikir sahip olmadığım katırtırnakları, Alucra, Ceylanı bahri, tuyuğ, talvek, dulda, Dorothy Lucy, Prudhon sosyalisti, çağanoz, pavurya, Peleponez, Kişverkişan, Ağu, muhannetlik, mekkare, svidrigavlov, astrakon, siraküza, cürmümeşhut, ürüzger gibi kelimelere rastladım. Cemal Süreya'nın yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük ve çevirmenlik yaptığını bildiğim için bir insanın aslında bu kadar kelime haznesi olduğuna şaşırmıyordum. Çünkü beyninin içindeki görme merkezinde bütün hücreler gerçekten de kitap okuyordu. Keşke yalnız bunun için çizseydim seni.

4. merkezimiz olan tatma merkezinde Cemal Süreya'nın dünyayı rakılarla, biralarla yani genel olarak alkolle tattığını gördüm. Hücrelerinde ise durum değişmiyordu. O merkezdeki bütün hücreler gerçekten de ölümüne içiyorlardı. Keşke yalnız bunun için çizseydim seni.

5. merkezimiz olan dokunma merkezinde Cemal Süreya'nın dünyayı ve zamanı erotizmle, cinsellikle ve tensel temasla açıkladığının farkına vardım. "Seni kucağıma alıyorum / Tarifsiz uzuyor bacakların" ve "Yoksuluz gecelerimiz çok kısa / Dört nala sevişmek lazım" gibi dizelerin sahibinin dokunma merkezindeki hücreleri görmek zorundaydım. Evet, oradaki bütün hücreler de gerçekten sevişiyorlardı. Keşke yalnız bunun için çizseydim seni.

Ben, Cemal Süreya'yı bir Jazz müzisyenine benzetiyorum. Neden mi? Çünkü Jazz müzik türü de alabildiğine özgür, alabildiğine serbest ve diğer türler arasında sivrilen bir türdür. Hiçbir kuralı dinlemeden bazen hızlı, bazen yavaş, bazen acıklı, bazen sevinçli olur o da. Yani Jazz da aslında müziğin anayasasına aykırı bir türdür diyebiliriz. Keşke yalnız bunun için çizseydim seni.

İşte ben de blog'umdaki çizimle Cemal Süreya'yı bir Jazz müzisyeni edasında, saksafon olarak kullandığı enstrümanı kocaman bir sigara olarak, bu kocaman sigaranın tuşlarını da hayatında birlikte olduğu kadınlar olan Tomris, Seniha, Güngör, Zuhal vs. olarak, bu sigaradan çıkan dumanların oluşturduğu görüntülerin de Cemal Süreya'nın şiirlerinde kullandığı imgeler olan minareler, üçgenler, coğrafi terimler, Dünya, Türkiye'nin hali olarak düşünmeye çalıştım. Cemal Süreya dili ve dizeleri gerçekten özgür kullanıyordu çünkü. Ona Jazz müziğini yapma yetisini anca böyle verebileceğimi düşündüm. Ayrıca Cemal Süreya'nın, Mülkiye kantini gibi gürültülü bir ortamda yazı yazmakla kendine yazı yazarken gürültülü ortam isteği gibi bir duyguyu aşılamış olduğunu öğrendim. İşte ben de onu bu çizimle böyle gürültülü bir ortama kavuşturdum aslında. Çünkü o alabildiğine özgür, alabildiğine serbest bir adamdı. Keşke yalnız bunun için çizseydim seni.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.302 Oy)19.064 beğeni43.374 okunma3.023 alıntı182.958 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.717 Oy)13.417 beğeni34.526 okunma3.414 alıntı146.088 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.545 Oy)8.828 beğeni28.697 okunma836 alıntı139.657 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.571 Oy)9.080 beğeni25.346 okunma1.547 alıntı126.614 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.888 Oy)8.846 beğeni26.323 okunma2.658 alıntı114.780 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.700 Oy)11.447 beğeni28.504 okunma1.571 alıntı149.446 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.283 Oy)9.249 beğeni25.621 okunma1.827 alıntı118.735 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.993 Oy)5.402 beğeni17.320 okunma1.004 alıntı60.179 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.472 Oy)7.871 beğeni21.381 okunma3.999 alıntı129.381 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.454 Oy)8.030 beğeni22.776 okunma826 alıntı89.792 gösterim
1931 yılında doğdum. 1937 yılında annem öldü. 1944 yılında Dostoyevski okudum. O gün bugündür huzurum yoktur.
https://youtu.be/r4yCbKQbfco
Biyografisini 4 cümle ile anlatan büyük şair Cemal Süreya.

Cemal Süreya'ya ait bazı bilgileri ise aşağıya bırakıyorum. İyi okumalar.

Gülbeyaz Seber, beyaz tenli kadın, Cemalettin’in “kar tanesi”. Cemalettin henüz çok küçükken kaybeder annesini ve çocuk kalbi artık sessiz kalmıştır.
“Küçük kalbimdeki kuş ölmüştü.”

İlkokulda bir dergi çıkarmaya karar verdi. Ancak baskı makinelerinin azlığı, var olanların kalitesizliği buna mani oluyordu. Ama yine de yılmadı Cemalettin, sıkı dostu Altan Günalp ile birlikte elle yazılarını yazdığı, resimlerini çizdiği okul dergisini çıkardı. Derginin en sıkı takipçileri ona hayran olan okuldaki kız arkadaşlarıydı.
https://goo.gl/images/iP7C4Q

Çok iyi şairdi, kompozisyonu bundan aşağı kalır değildi ama yine de sayılarla sorunları oldu. Saatin kaç olduğunu anlamayı 5. Sınıfta öğrendi. Sonrasında eşi ona sigorta tamir etmeyi de öğretti. En kötü dersi resim olan Cemalettin, birkaç kişi hariç tüm sınıfın kompozisyon ödevini yapardı.
https://goo.gl/images/qs4qCw

Edebi kişiliğinin yanında bir de sporcu yanı vardı Cemalettin’in. Futbola bayılırdı. En sevdiği futbolcu Lefter’di. Fenerbahçe taraftarı olan Cemalettin, Metin Oktay’a da büyük saygı duyardı.
https://goo.gl/images/EH9VKs

Ortaokulda 100 metre koşusuna katıldı. Yarışmada birinci gelen Cemalettin’e kalem hediye edildi. Böylelikle ilk dolma kalemine sahip olmuştu.
https://goo.gl/images/wwKUJ7

Küçük kalbimdeki kuş ölen Cemalettin, Esma adlı bir üvey anneye mahkûm olmuştu. Kız kardeşlerine ve ona sürekli dayak atan Esma
bir keresinde onu zehirlemeye kalkıştı. Yemeğine cam kırıkları karıştırdığı da bir çok kişi tarafından biliniyordu.
https://goo.gl/images/AQdmoY

Tarifsiz bir okurdu, ilkokul 3’te Suç ve Ceza’yı defalarca okudu. Karamazov Kardeşler’i ise tam 5 kez okumuştu.
https://goo.gl/images/KWJfs3

Şair henüz çocukken bir şey keşfetmişti, tüm büyük yazarlar üç ada sahipti. O da karar verdi ve ilk adını Cemal olarak kısaltacak, yanına da Süreyya’yı ekleyecekti. Daha sonra “y”lerden biri bir iddia sonucu kaybedilse de o Cemal Süreya Seber olacaktı. Bu iddia bir telefon numarasının unutulup unutulmaması üzerineydi.
https://goo.gl/images/NR7rSM

Mülkiye kantininde yazmaya başladığı eserleri onda ilginç bir alışkanlık doğuracaktı. Artık yazı yazarken hep gürültü arayacaktı. Sırf bu yüzden evde yazı yazarken televizyon ve radyonun sesini açmaya başladı.
https://goo.gl/images/aN4AfN

Mektup yazmaya bayılırdı, hatta o kadar ki kadınların ağzından kendi kendine mektup yazar ve postalardı.
https://goo.gl/images/hDFZyC

Çok kadın sevdi, bu kadınları da herkesin sevmesini isterdi. Dostları sevdiği kadını beğenmeliydi. Bu yüzden sevdiği kadını beğenmeyen arkadaşlarına küserdi.
https://goo.gl/images/RNfbjE

Kızı Ayçe ile sağlıklı bir ilişkisi yoktu. O kadar ki kızının nikâhına katılamadı, çünkü ona haber verilmemişti.
https://goo.gl/images/hQg7Ay

Tomris büyük bir aşktı onun için. Bu aşkın öfkesi de büyüktü, bir tartışma sonrası çok sinirlendi ve birbirlerine yolladıkları tüm mektupları yırttı. Ve bu mektuplardaki aşk günümüze ulaşamadı. Tomris’le ilişkisini bitirdikten sonra onunla gittiği hiçbir mekâna adımını atmadı.
https://goo.gl/images/MCdfNz

Papirüs dergisini çıkarmaya karar verdi, paraya sıkışmıştı. Bir gün yazıhanesine gelen Edip Cansever Tomris’in getirdiği bir halıyı gördü. Antikacılıkla uğraşan Edip aslında bir değeri olmayan o halıyı antikaymışçasına satın aldı. Böylelikle Papirüs’e en zarif şekilde katkı sağlıyordu.
https://goo.gl/images/qXvSdo

Cemal Süreya’nın mutlak doğum tarihi belirsizdi. Bu yüzden kendine her seferinde farklı bir doğum günü belirlerdi. Bu doğum günlerinden biri de 10 Ağustos’tu, yani sonradan eşi olacak Güngör Demiray’la tanıştıkları tarih.
https://goo.gl/images/9eY1kt

Hayatının ilk yılları sürgünün acılarıyla geçen Cemal Süreya sonraki hayatında da sürgün gibidir. Sürekli ev değiştirmek zorunda kalan Cemal, tam 29 farklı eve taşınmıştır. Bu evlerin sonuncusu Kadıköy’de “Cemal Süreya Sokağı”nda bulunmaktadır.
https://goo.gl/images/yJ9aQh
Cemal Süreya çok yoğun çalıştığı, sık sık teftiş yaptığı bir dönemde hiç berbere gidememiş ve saçı-sakalı çok fazla uzamıştır. İş yoğunluğu azalıp berbere giden Cemal Süreya’ya berberi “Abi seferden mi geliyorsun?” der. Bu sözlere çok sinirlenen Cemal Süreya, hışımla berber koltuğundan kalkar ve bir daha hiç berbere gitmez. Saçlarını bundan sonra sadece evlendiği kadınlar kesecektir.
https://goo.gl/images/ZzkAWk

Şair içkiden ziyade tam bir sigara tutkunudur. Bir gün onu çorba içerken görenler büyük bir şaşkınlık yaşar. Çünkü Cemal bir kaşık çorba içtikten sonra sigarasından bir nefes çeker. Bir kaşık çorba bir nefes sigara, bir kaşık çorba bir nefes sigara…
https://goo.gl/images/BjEuHK

Cemalettin en çok amcasını severdi, babasından bile çok. Amcası öldüğünde cüzdanından iki kişinin fotoğrafı çıkmıştı, biri Cemalettin’e aitti. Cemalettin bu sevgiyi karşılıksız bırakmadı oğluna amcasının adı olan “Memo” ismini verdi.
https://goo.gl/images/KRXKBi

İlk eşi Seniha ile sık sık kavga ederlerdi, bu kavgaların birinde çok fazla sinirlenen Seniha Cemal Süreya’nın bir çoğu yazar arkadaşları tarafından hediye edilen imzalı kitapların çoğunu yırttı.
https://goo.gl/images/s5nj1H

Zuhal’le ayrılmışlardır, Cemal başka evlilikler-aşklar yaşamıştır. Bir gün Zuhal’le görüşen Cemal, Zuhal’in biriyle evlenmek istediğini öğrenir. Zuhal kızıp kızmadığını sorar, ama alacağı yanıt bambaşkadır. Çünkü Cemal, Zuhal’in nikâh şahidi olmayı istemektedir. Zuhal şaşkınlıkla bu teklifi kabul eder, ancak bu asla gerçekleşemeyecektir. Çünkü Zuhal’in evlenmek istediği kişi kısa süre sonra hayatını kaybeder.
https://goo.gl/images/9S00yD

Oğlu Memo çok fütursuzdu, babasıyla sürekli kavga eden Memo babasının en değerli kitaplarını çalıp sahaflara satardı. Cemal Süreya’nın son yıllarını çekilmez hale getiren Memo bir tartışmaları sırasında babasını ağır şekilde darp etti. Hastaneye kaldırılan Cemal Süreya hastalık ve üzüntü sonucu birkaç gün sonra hayata veda etti.
https://goo.gl/images/uENAzW
"Biliyorum sana giden yollar kapalı.
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni.
Ne kadar yakından ve arada uçurum
insanlar,evler ve aramızda duvarlar gibi..."
Kitabın son sayfalarındaki şiirinin birkaç dizesi bunlar.Karşılıksız tek taraflı bir aşk.Belki de en güzeli.Çünkü böyle uzaktan sevince fazla acı çekmek mümkün olmaz ya da enazından onun acı çektiğini görmek mümkün olmaz.Bir düş gibi sadece..O ki bilmez farkında değildir aslında; birinin bütün duygularına bütün hayallerine ve bütün dünyasına egemen olduğunu. Ve şiirlerinin her mısrasının ona ait olduğunu. Onun hiç haberi yokken bile onun için yaşayan, ve yalnızca ona bir kerecik uzaklardan bakıp kendini dünyanın en mutlu insanı sayan ve bu şekilde hayata tutunan birinin aslında varolduğunu bilemez. Ve karşılıksız sevilir ki; en güzeli de bu aslında.Sonuçta karşılıklı sevgi bir nevi "sevgi ticareti" yapmak değil midir?
Cemal Süreya da karşılıksız sevenlerin şairi.Sevda sözleri isimli kitabındaki birçok şiirde karşılıksız seven bir okuyucunun kendini bu mısraların içinde bulabileceğini düşünüyorum.
Keyifle okuyacağınız bir şiir kitabı...

Cemal Süreyya'nın şiirlerinin bir çoğunda kafiye yok fakat okurken rahatsız.etmiyor. Üslubu biraz farklı olsa da yüreğe dokunuyor. Şiirlerinde sigara ve alkol konusunu sık kullanıyor...

Hayatın her kesitine, insan yaşamının içinde olan tüm olaylara dizeler yazmış olan üstadın şiirlerin yalın ve anlaşılır...
Şiir okumayı hep çok sevmişimdir ancak bunu ilk kez internetten degil de kitap edinerek yaptım. Böylelikle sanki sayfalara değil de şiirlere, anlamlara, aşka kısacası hayata dokunuyordum. O yüzden ki yavaş yavaş, biteceğinden korka korka okudum. Ruhumun çiçekleri açtı her bir şiirde. Cemal Süreya okumak bambaşka! Hem çok güzel bir deneyim oldu hem de bazen çok zorladı beni. Bazı şiirlerinde bahsetmek istediği şeyin aslında ne olduğunu anlamak için çok çaba sarf ettim. Ve hala anlayabilmiş değilim. Canım şiir okumak istediğinde açıp okuyacagım bir başucu kitabı oldu benim için. Cemal Süreya'ya gelecek olursak kendisini "Çok şükür büyük şair değilim. Ama, bir sır söyleyeyim mi kulağına: Cins şairim ben!" Diye tanıtır bir şiirinde. Eğer, siz de Cemal Süreya okumak isterseniz bence tüm şiirlerini kapsayan Sevda Sözleri, bunun için en iyisi olacaktır. Son olarak "Hayat kısa, kuşlar uçuyor.."
Aşk demek Cemal Süreyya demek, Cemal Süreyya demek Aşk demek...Bu kitabın okunmasının zamanı yok, ne zaman içinizdeki kelebek çok kanat çırptı, açıp karıştırabilirsiniz...
Hayata ve sevdaya dair sözleriyle...
Eşsiz ve ölümsüz şiirlerin şaheseri
Cemal Süreya...

-Kalbimizin derinliklerinde kök salmış
duygularımızı açığa çıkaran...!

-Acının, hüznün, yaşanmışlığın ve aşkın fısıltılarını yüreğimizin en tenha kuytularına sızdıran...

-Sevdasını hüzünle, tutkuyla, ihtirasla yaşamış; nerede olursa olsun...O yalnız bir adammış.

-Cemal Süreya yalnızca bir aşk şairi değil, o gerçekten bir ‘Sevda adamı’.
Öyle ki, sevdiğini soluğundan öpebilen...
Okudukça okuyorum şiirlerini, çünkü hiç bitmeyen bir şiir onunki.

Terk eden sevgilisine
bakın nasıl sesleniyor:

“Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.

Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık

Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.

Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü

Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti

Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz

Sanki hiç olmamıştı”


“Okumanız dileğiyle..”
Şiir kitapları furyası devam ediyor. Bugünkü kitabımız Cemal Süreya'nın Sevda Sözleri isimli şiir kitabı. Son dönemde Cahit Zarifoğlu, Turgut Uyar ve Cemal Süreya'nın şiirlerini aynı anda okudum. Bunların içinde genel manada en sevdiğim şair Cemal Süreya oldu. Hep derim şiir ruha dokunabiliyorsa güzeldir diye. Bu kitapta diğer şairlere oranla daha çok mısra ruhuma dokundu ve gerçekten okumaktan zevk aldığım bir kitap oldu. Cemal Süreya'nın şiirlerinde dikkatimi çeken bir husus oldu ki belirtmeden geçmek istemiyorum. Bazı şiirler sizi gerçekten güldürecek cinsten. Aşağıdaki alıntılardaki şiiri okuyunca demek istediğimi anlayacaksınız. Kitabın son sayfalarındaki Biliyorum Sana Giden şiiri benim için son nokta olmuştur. Bu şiiri ara ara okurdum ancak şairine pek dikkat etmezdim açıkçası. İşte bu şiir Cemal Süreya'nın en güzel şiiri bana göre. Bu şiir başta olmak üzere bu şairi okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.

Diğer kitap incelemelerim için http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Cemal Süreya şiirinin temel taşlarını oluşturan akım Erotizm dir kuşkusuz.Her dizenin altında erotizmin izlerini bulabiliriz.Bence İyi şair, bir sözcüğe bin anlam yükleyebilen şairdir.Cemal Süreya buna en güzel örnek şiirin bütünlüğünü bozmadan, yeni ve sihirli sözcükler üretmiş.Kendi deyimiyle, dilde yangın çıkardı.buna en iyi örnek "gözleri göz değil gözistan” (Benim en sevdiğim sözü)..
Ve kelimelerle,sözcüklerle epey uğraşmış
Elma şiirinin son dizesinde “adımın bir harfini atıyorum” diyerek Süreyya'dan bir “y” atıp Süreya olarak yazması en ilginç örnek.
Yazar yaklaşık 8 adet şiir kitabını birleştirip "Sevda Sözleri" başlığı adı altında toplamış.Buna ilk şiir kitabı olan üvercinka da dahil.Genel kapsamlı epey derin bir şiir kitabı olmuş.okumalara doyamadım..Kitabı 1. Baskıdan okumak isterdim Emin'im bu baskılarda eksik şiirler var.Daha çok şey yazabilirim bu kitapla ilgili ama bana kalsın:)
Cemal Süreya, -Erzincanlıların deyimiyle can can Erzincan :)- Erzincanlı şairimiz.Ülkemizin bir çok yerinde bulunmuş ve bunu da şiirlerine yansıtmış Erzurum,Konya,İstanbul,Erzincan...Yasaklara ve şiirde alışılagelmişin dışında kullandığı müstehcen sözleriyle dikkati çekmiş.Şiirleri bana göre gayet güzel -istisnalar ihtimal dahilinde :)-.
Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın?
Cemal Süreya bir şiirinde "Çok şükür büyük şair değilim ama bir sır söyleyeyim mi kulağına: Cins şairim ben (321)" diyor. Evet, öyle cins bir şair ki altını çizdiğim satırları zaman zaman açıp tekrar tekrar okuyacağım. Hep sosyal medya da gördüğüm söz ve şiirlerinden tanıdığım daha doğrusu geneli sahte olduğu için tanıyamadığım Cemal Süreya'yı Sevda Sözleri kitabı ile tanışmış oldum. Bana hitap etmeyen, hoşlanmadığım daha doğrusu anlamlar yükleyemediğim şiirleri olsa da genel olarak sevdim.

Bütün şiirlerinin toplandığı bu 329 sayfalı eser de Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan, Sıcak Nal, Güz Bitigi ve Kalanlar bölümlerinden oluşuyor. En sevdiğim bölüm kitabın en sonu olan Kalanlar kısmı diyebilirim. Bu bölümün hazırlanması için arşivini açan Feyza Perinçek'in önemi büyükmüş. Beni Öp Sonra Doğur Beni bölümünde Elif Sorgun için diye yazıyordu. Araştırdığımda asıl adının Zuhal Tekkanat olduğu öğrendim. Neden farklı bir isim tercih edilmiş derseniz de internette hikâyesi var, bulup okuyabilirsiniz.

Ortadoğu IV, 8.10 Vapuru, Bir Çiçek, Şiir(daha bir dokunaklı diye başlayan), Biliyorum Sana Giden, Park, Di gel, Aşk, Kanto, Sizin Hiç Babanız Öldü mü?, Yazmam Daha Aşk şiiri bana oldukça çok şeyi anımsattıkları için diğer şiirlerine göre daha çok sevdim. Sizin Hiç Babanız Öldü mü şiirini ilk kez Yedi Güzel Adam dizisinde duymuştum. O zamanlar çok etkilemişti beni. Şimdi okuduğumda da aynı şekilde etkilendim.

Şiirlerinde o kadar çok isim geçiyor ki hatta bazı isimlere özel şiirleri var. Mübeccel İzmirli, İlhan Berk, Behçet Necatigil, Edip Cansever, Turgut Uyar ve daha birçok isime özel şiirler...

Şiirlerinde günleri, ayları, mevsimleri çokça kullanmış. Görev gereği ülkenin farklı yerlerini dolaştığı için olsa gerek şiirlerinde birçok şehri görebiliriz. Ankara, Konya, İzmir, Sivas, Erzurum, Mardin ve sayamadığım nicesi...
Din ile bağlantılı isimleri de görebiliriz. Hz Muhammet, İsa, Musa, Hz Hüseyin ve Hasan, Ali...
Bazen de batıya kayıyor isimler; Dante ve Beatrica gibi...
Devlet adamlarını da şiirlerine almadan geçmemiş; Yavuz Sultan Selim, Ayyaş Selim, Mastor Murad, Abdülmecid, Adolf Hitler, Mussoloni, Al Copene gibi…

Başta Aşk, sevgi olmak üzere siyasi, inanç, savaş, ölüm gibi birçok konuya değinmiş, her temayı işlemiş şiirlerinde.
"...En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin."
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
...
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
...
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
Cemal Süreya
Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sevda Sözleri
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753634560
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitamin"iydi.
Lirik, erotik, politik gür bir ırmak.
"Sevda Sözleri" bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.
Öyle bir bütünlük ki bu, sıcak, tılsımlı ve ölümsüz...

Kitabı okuyanlar 4.241 okur

  • Semih Coşkun
  • İrem Karaca
  • Cihan Altan
  • meryem
  • Leyla Kara
  • Elisa
  • Nur
  • Mos
  • Nehan Küçükaytaç
  • Yusuf Gul

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.8
14-17 Yaş
%8.7
18-24 Yaş
%26.4
25-34 Yaş
%31.2
35-44 Yaş
%16.2
45-54 Yaş
%4.6
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.3
Erkek
%32.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.3 (546)
9
%23.7 (279)
8
%15.6 (184)
7
%8.7 (102)
6
%2.7 (32)
5
%1.3 (15)
4
%0.7 (8)
3
%0.4 (5)
2
%0.3 (4)
1
%0.3 (4)

Kitabın sıralamaları