Üvercinka

·
Okunma
·
Beğeni
·
46,4bin
Gösterim
Adı:
Üvercinka
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750826757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka 1958’de çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri (“Şarkısı Beyaz”) daha beş yıl önce yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de bir başkası bilebilirdi.

Lirik, erotik, ideolojik... Sıcak, tılsımlı ve ölümsüz. ;
Türk şiirinin kavşak noktasında, tek başına ayakta duran bir kitap.
64 syf.
Merhaba değerli okuyucular :)

Öncelikle Üvercinka şiirinin hikayesini öğrenelim... :)

Cemal Süreya eşi Seniha Hanım hamileyken “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır. Cemal Süreya ile bu kız arasında tutkulu bir aşk başlar. Ancak Cemal Süreya’nın 58 yıllık hayatında Üvercinka şiirini yazdığı bu genç kızın adını bilen ve yüzünü gören kimse olmamıştır. Şairin hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Süreya'ya Üvercinka şiirini yazdıracaktır. Üvercinka şiiri aynı zamanda Cemal Süreya’ya da şöhreti getirecektir. Çalkantılı günlerde olan Cemal Süreya bir karar vermek zorunda kalmıştır. Eşi Seniha Hanım çocuklarını doğurmak üzeredir ve şair kararını verir.
Cemal Süreya Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
“Acıların adını, ağustos koymalılar…”
Cemal Süreya'nın soyadındaki y harfini de Üvercinka'nın anısına çıkarttığı rivayet edilmektedir.
Cemal Süreya eşi Seniha Hanım’a dönmüştür. Geride ise bu aşkın izlerini taşıyan Üvercinka şiiri kalmıştır.

Şimdi bu eseri incelmeye alayım :)

Bu kitabı çok öven okuyuculara anlam veremedim. Ben beğenmedim hatta 30 sayfada bırakacaktım neredeyse... bir kadına salt beden üzerinde yaklasılıp vücudu üzerinden bunu dizelere dökmek bana günümüz aşklarının samimiyetsizliğini hatırlatıyor. “Üvercinka”yı cinsel çağrışımlarla yüklü dizeleri içeriyor kitap. Kadını adeta cinsel obje gibi görmesine hem şaşırdım hem üzüldüm hayal kırıklığı diyorum sadece...

“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”

İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum... Aşk bu olmamalı

Spoiler içerir.

Okumasanız da olur bir şey kaybetmezsiniz :)
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bi' insanı sevmek nasıl olur?
Ya da bu, yalnız ruhların dolaştığı dünyada, bir kalp bir kalbe nasıl dokunur?
Yalnızlıktan, umutsuzluktan ve yokluktan bahsederken herkes, bir insanı sevmenin nasıl olduğunu kim anlatabilir?
Onu bunu boş verin de AŞK'ı bize en güzel kim anlatabilir haa?
Cevap oldukça basit. Sizlere, güzel okurlara, aşıklara, sevenlere, sevip karşılık bulamayanlara, yalnızlara, mutsuzlara, üzülenlere sesleniyorum!! Evet bu inceleme, Üvercinka'nın incelemesi ve bu şiirler sizlere sesleniyor!
Cevap Cemal Süreya...
Öncelikle incelemeyi okurken buyrunuz güzel bir dinleme olsun :) https://www.youtube.com/watch?v=ymMYzb2HBsg
Hadi, o zaman başlayalım :))
Benim gökteki tek yıldızım, hayatımı, sevgimi, yalnızlığımı, acılarımı paylaşan, bana yol gösteren İNSAN'dır Cemal Süreya.
Peki şiirlerimde bile etkisi gözüken bu insan neden benim için bu kadar değerli?
Cemal Süreya'dan bahsedelim hadi biraz :)
...
ÖNCELEYİN
Önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda
Sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar
Sonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların
Sonra her şey çıkıp geldi
...
Süreya yalnız bir insan. Kalabalıkların arasında... 27 yaşında henüz, genç, hayatı yeni yeni tadan birisi...
Bir düşünün! o yaşlarda Üvercinka yayınlanıyor.
Ama yalnız birisi dediğim gibi
Ve de yalnızlığının arasına giren birisi olunca da kabul ediyor.
Yalnızlıklarla dolan bir genç, güzel bir kadını hayatına, kalbine, dostluğuna kabul ediyor. Geç köşeye otur diyor...
Sonra tabi sevdiğine şiirler yazıyor her aşık ve her şair gibi...
Kollarından bacaklarından ve vücudunun güzelliğinden bahsediyor. Doyamamasından... (Güzelleme adlı şiirinde)
"Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde"
diyor. Söyleyin bana hanginiz ilk öpüşmesini unutabildi?
Zaten her zaman unutulmaz olanlar ilkler değil midir?
Peki, SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Cemal Süreya'nın öldü... Peki o ne yaptı?
KÖR OLDU...
Hayatını aydınlatan, yoluna ışık olan insanı kaybedince, kör oldu. Karanlıklarda kaldı Süreya...
Sonra AŞK oldu sevdiği kadın.
Ve o da gitti...
...
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun.Git.
Gözlerin durur mu onlarda gidiyorlar.Gitsinler.
...
Sonraları nerede bir çift göz görse ona tamamladı...(Kanto adlı şiiri)
Çünkü yalnızdı ve kör olmuştu.

Tabi Süreya da bir şair nede olsa. Her şair gibi aşkı başka kadınlarda aradı. Nazım misali...
Sonra noldu?
Bir sürü çiçek saydı başka kadınlardan
Ama ne kadar da denese diğer çiçekleri
Gül oluyordu onunki... (Türkü adlı şiiri)

Sonra birden ölmüştü.Aslında birden de değil yaşayarak ölmüştü...
...
HAMZA
Büyük bir ihtimalle ölmüştük ...
... Yaşıyanlar unutmuştu bizi
Biz öldüğümüzle kalmıştık
...

Eveti biz öldüğümüzle kalmıştık!
Peki, Üvercinka'nın içindeki şiirlerden örnekler vererek yazdım buraya kadar. Ama Cemal Süreya'yı beni kendisine aşık ettiren elbet sadece şiirleri değildi.
Neydi onlar?
Siz hiç DOSTOYEVSKİ okudunuz mu?
Süreya okudu biliyor musunuz?
Sonra da ne oldu biliyor musunuz, "O gün bugün huzurum yoktur..." dedi.
Annesini kaybetmesinin ardından dedi bunu Cemal Süreya.
İşte bu sözlerle diyor ki ben de yalnızım ben de mutsuzum. Ben de kitap okuyorum ve ben de aşklar yaşıyorum.
İşte o sözleri:
https://www.youtube.com/watch?v=AT4Fndf8Paw

Peki, başka?
Şairliği değildi tek aşık olduğum nokta! Konuşmalarıydı, ses tonuydu, oturuşu kalkışı ve her şeyiydi...
Şu konuşmayı bir dinler misiniz? Bu kadar güzel Türkçe konuşan kim var beeee!
https://www.youtube.com/watch?v=r4yCbKQbfco

İşte Cemal Süreya benim için bunlardı demek isterim ama olmaz. Neden mi?
Çünkü ne Cemal Süreya iki satıra sığar
ne de benim sevgim kağıda dökülür...
Benim Üvercinka ve Cemal Süreya için anlatacaklarım bu kadar.
Neden ve niçin kendisini sevdiğimi belirttim.
Son olarak da belirtmek isterim ki Güzellik, gören gözdedir.
Kimileri çok sever kimileri de nefret eder.
Kimileri büyük bir şair der kimileri de sapık...
Siz ne dersiniz bilemem ama ben ona ADAM derim.
Herkese keyifli okumalar dilerim :)

Haydi o zaman Süreya'nın da dediği gibi:
Bu ülke, bu topraklar ve bu Dünya,
Kendisine yetmeyen Güzel İnsanlar için,
"Laleli'den Dünyaya doğru giden bir tramvaya" atlayalım!
Hadi, tramvay kaçıyoooor!!
Hayatınız her zaman güzel olsun ve her zaman şiir yazabilecek aşklar yaşayınız...
64 syf.
·Puan vermedi
Benimde Cemal Süreya'dan okuduğum ilk kitap.
*
Keyifle okuyup, aynı keyfi alamadığım bir kitap.
Sanırım beklentimi çok yüksek tutmuşum.
*
64 sayfalık bir şiir kitabına 6 sayfa inceleme yazacak kadar etkilenenlerden olmadım ne yazık ki...
*
Umarım diğer şiir kitaplarını okuduktan sonra düşüncelerim değişir. Keyifli okumalar dilerim.
64 syf.
·1 günde·10/10 puan
Cemal Süreya’nın ilk aşkıdır Seniha.
Orta ikide sınıfın en güzel kızı Seniha'ya aşık olur, derslerde onun kızıl saçlarından gözlerini alamaz.
Ve bir gün tahtaya Kızıl Mısralar diye bir şiir yazar Süreya: “Seni sevdiğim anda her şeyim kızıl oldu, Masmavi defterime kızıl satırlar doldu…”❣
Bütün okul öğrenir Süreya’nın aşkını artık.
Yaşça büyük arkadaşlarından Abdullah Macit uyarır hemen Süreya’yı : “Yahu ne yapıyorsun sana komünist derler!
” Ve şiir şöyle değişir sonra:
“Seni sevdiğim anda her şeyim yeşil oldu, Masmavi defterime yeşil satırlar doldu.”❣
Cemal Süreya bir röportajında da dediği gibi aşkı “aynı masada mektuplaşmak” olarak tanımlayacak kadar özdeşleştirmişti Seniha ile yıllarca süren mektuplaşmalarını ve aşkını.
Ve Seniha ile ilk evliliğini yapar Süreya, birlikte dostlarına mektuplar yazarlarmış hemde nasıl biliyor musunuz, bir kelime Süreya yazar,bir kelime Seniha yazarmış farklı renkte kalemlerle.Düşebiliyor musunuz güzelliklerini ve uyumlarını. Zaten Süreya Seniha'ya “gibisi olmayan yar” der, Seniha da ona “gibisi olmayan bir adam” yani yasaklarlar birbirlerine “gibi” sözcüğünü.
Burada hikayenin ilk kısmı biter ve ikinci kısmı başlar: “Üvercinka”.
Cemal Süreya eşi Seniha hamile iken kendisine “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. Fakat Süreya’nın 58 yıllık hayatında bu genç kızın ne adını bilen ne de yüzünü gören kimse olmayacaktır. Süreya’nın hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Türk Şiirinin en güzel ve gizemli şiirlerinden birini ortaya çıkaracak Süreya’ya da şöhreti getirecektir getirmesine de Süreya bir karar vermek durumundadır. Çok sevdiği eşi Seniha o çok istedikleri çocuklarını doğurmak üzeredir ve Süreya kararını verir Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
“acıların adını ,ağustos koymalılar…”
Süreyya,soyadındaki bir harfi de Üvercinka'nın anısına çıkarttığı rivayet edilir.
Ve ardından Süreyya eşi Seniha’ya dönmüştür.Geride bu aşkın izeri olan dizeler kalmıştır.❣

Kitabın adı ve Süreya'nın yazdığı şiirin adının nereden geldiğinin öyküsüdür yukarıdaki. Kitabı genel olarak çok beğendiğimi söyleyemem. Neden bu kadar abartılıyor anlayamadım.
Okumak isteyenlere
İyi okumalar (^o^)
64 syf.
·1 günde·4/10 puan
-----------------

Aslında incelemeyi sadece bu dört kelimeyle bırakırdım kitabın bu kadar okunması olmasaydı eğer. Neyse yine de siz gelin bu kitapta neler varmış görelim.

Kitabın kapağından başlamak gerekirse, Yapı Kredi Yayınları'nın çok kötü bir kapak tasarımı yaptığını söyleyebilirim. Zira tüy kalem yerine Posta Gazetesi gibi kapağına çıplak bir kadın yerleştirseydi kitabın içeriği hakkında daha sağlıklı bir kapak tasarımı olurdu diye düşünüyorum.

Şiirlerin içeriğine gelince, birkaç şiir dışında bu yazdığım dört kelimeden öteye gidemiyor ne yazık ki. Kadının sadece bedeninden bahsetmek aşk değil, kendi arzularının kaleme aktarılmasıdır. Kitabı okumamış olanlar için birkaç bahsettiğim tarz alıntılar ekliyorum, ne demek istediğimi sizler anlarsınız:
-----------------

"Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların
Bunların konuşması olur öpülmesi olur"

"Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik."

"Adettir sadece ağızlarını öptürürler
Ayaküstü işlerini görmek yerine"

-----------------
Şimdi yazacağım şu şiire bakar mısınız? Şiir diyorum. Konu tam olarak nereye gidiyor?
-----------------

HÜR HAMAMLAR DENİZİ

Kadınlar hamamında
Güzin Bacağının birini suya uzattı
Erkekler hamamında
Süleyman Uzandı bu bacağı bir güzel öptü
Öpsün bakalım

Kadın kısmı n'apar Güzin onu yapacak
Bacağını azıcık yukarı çekti
Süleyman yutar mı kaçın kurrası
Bu sefer biraz aşağıdan öptü
Hadi bakalım

Az daha biraz daha derken sonunda
O güzelim bacak sudan çıkacak
Bacakla beraber bir mesele önemli
Acap şimdi Süleyman nerden öpecek
Dur bakalım
---------------------

Bu eklediğim alıntılarla ne demek istediğimi anlamışsınızdır diye düşünüyorum.

Bu kadar kötülememe rağmen neden 4 puan vermişsin diye sorabilirsiniz. Çünkü kitapta beğendiğim şiirler de oldu; özellikle "Sizin hiç babanız öldü mü" şiiri çok güzeldi. "Üvercinka" şiiri zaten bilindik bir şiir ve beğendiğim de bir şiirdir. Bunların dışında da ortalama bir iki tane daha var ve o kadar. Gerisi bahsettiğim tarz şiirler...
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İkinci Yeni akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Cemal Süreya’nın 1958’ de yayınlanan ilk şiir kitabı.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, şiirlerin bazı dizelerini çok beğenirken, bazı dizlerinden rahatsızlık duydum. Örneğin hepimiz Aşk şiirinden şu dizeleri mutlaka duymuşuzdur;
“Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu büyük”
Evet bir çoğumuz duyduk öyle değil mi? Ama çok azımız bu dizelerin şu şekilde devam ettiğini bilir;
“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”
İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum diyeceğim. Ama aşkın ne olduğunu bilmiyorum ki, aşk bu değil diyeyim. O yüzden bu konuda yorum yapmak istemiyorum.
Yalnızca şunun farkındayım, bu tarz söylemler kadınların, toplum içerisindeki duruşunu oldukça etkiliyor.
Onun dışında kitapta en çok beğendiğim şiirleri sıralayacak olursam, Güzelleme, Sizin hiç babanız öldü mü?, Balzamin şiirlerini beğendim. Ve tabi ki favori şiirim olan Üvercinka. Bayılıyorum, bayılıyorum bu şiire. O kadar seviyorum ki açıp dinlerken ki surat ifademi görmeyin :) Gözlerimi parlatıyor o anki sevincim.
Hatta size bir link bırakayım, Umut Tugay’dan dinleyin birde.

https://m.youtube.com/watch?v=P_FTx0xEu7k
64 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kaleminden parmaklarına, parmaklarından içtiği cigaraya kadar sevilesi Cemal Süreya. "Y" sini attıracak kadar soyadından, girdiği iddaa üzerine; delikanlı...
Neşet Abi' nin dediği gibi kurban olunası ve okunası kitaplarından satır satır, harf harf...

İyi okumalar!
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Böyle kitaplar bir günde oturup bitirilmemeli bence. Sindire, sindire okunmalı, tat alarak, güzelce algılayarak. Ne yazık ki, Cemal Süreyya' nın her şiirini anlayacak kadar iyi bir okur değilim, bu yüzden bazılarını (genelde anladıklarımı) çok beğendim, bazılarını ise sadece okuduğumla kaldım. Şiir ince ruhlu insanların işi, herkese göre değil, ama bu denemenize engel olmamalı. Öyle oturup, rasgele bir sayfasını açıp okuyabilirsiniz mesela, belki anlarsınız. sevebilirsiniz bile.  Keyifli okumalar.
64 syf.
·3 günde·8/10 puan
Merhaba öncelikle..

Öncelikle Üvercinka şiirinin hikayesini öğrenelim..

Cemal Süreya eşi Seniha Hanım hamileyken “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır. Cemal Süreya ile bu kız arasında tutkulu bir aşk başlar. Ancak Cemal Süreya’nın 58 yıllık hayatında Üvercinka şiirini yazdığı bu genç kızın adını bilen ve yüzünü gören kimse olmamıştır. Şairin hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Süreya'ya Üvercinka şiirini yazdıracaktır. Üvercinka şiiri aynı zamanda Cemal Süreya’ya da şöhreti getirecektir. Çalkantılı günlerde olan Cemal Süreya bir karar vermek zorunda kalmıştır. Eşi Seniha Hanım çocuklarını doğurmak üzeredir ve şair kararını verir.
Cemal Süreya Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
“Acıların adını, ağustos koymalılar…”
Cemal Süreya'nın soyadındaki y harfini de Üvercinka'nın anısına çıkarttığı rivayet edilmektedir.
Cemal Süreya eşi Seniha Hanım’a dönmüştür. Geride ise bu aşkın izlerini taşıyan Üvercinka şiiri kalmıştır.

Şimdi bu eseri incelmeye alayım :)

Bu kitabı çok öven okuyuculara anlam veremedim. Ben beğenmedim hatta 30 sayfada bırakacaktım neredeyse... bir kadına salt beden üzerinde yaklasılıp vücudu üzerinden bunu dizelere dökmek bana günümüz aşklarının samimiyetsizliğini hatırlatıyor. “Üvercinka”yı cinsel çağrışımlarla yüklü dizeleri içeriyor kitap. Kadını adeta cinsel obje gibi görmesine hem şaşırdım hem üzüldüm hayal kırıklığı diyorum sadece...

“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”

İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum... Aşk bu olmamalı.. Aşk cinselikten ibaret değildir.. Sadece aşkı yüreğiniz de kalbiniz de ruhunuzda hatta vücudunuzda dolaşan kanda hissedin.. Gerçek aşkı bulmak dileğiyle sevgiyle kalın..
64 syf.
·1 günde
CEMAL SÜREYA’NIN “ÜVERCİNKA” ŞİİR HİKAYESİ
Cemal Süreya’nın ilk aşkıdır Seniha. Orta ikide sınıfın en güzel kızı Seniha ya aşık olur, derslerde onun kızıl saçlarından gözlerini alamaz. Ve bir gün tahtaya Kızıl Mısralar diye bir şiir yazar Süreya: “Seni sevdiğim anda her şeyim kızıl oldu, Masmavi defterime kızıl satırlar doldu…”
Bütün okul öğrenir Süreya’nın aşkını artık. Yaşça büyük arkadaşlarından Abdullah Macit uyarır hemen Süreya’yı : “Yahu ne yapıyorsun sana komünist derler!” Ve şiir şöyle değişir sonra:
“Seni sevdiğim anda her şeyim yeşil oldu, Masmavi defterime yeşil satırlar doldu.”
Cemal Süreya bir röportajında da dediği gibi aşkı “aynı masada mektuplaşmak” olarak tanımlayacak kadar özdeşleştirmişti Seniha ile yıllarca süren mektuplaşmalarını ve aşkını.
Ve Seniha ile ilk evliliğini yapar Süreya, birlikte dostlarına mektuplar yazarlarmış hemde nasıl biliyor musunuz, bir kelime Süreya yazar,bir kelime Seniha yazarmış farklı renkte kalemlerle.Düşebiliyor musunuz güzelliklerini ve uyumlarını. Zaten Süreya Seniha ya “gibisi olmayan yar” der, Seniha da ona “gibisi olmayan bir adam” yani yasaklarlar birbirlerine “gibi” sözcüğünü.

Burada hikayenin ilk kısmı biter ve ikinci kısmı başlar: “Üvercinka”.

Cemal Süreya eşi Seniha hamile iken kendisine “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. Fakat Süreya’nın 58 yıllık hayatında bu genç kızın ne adını bilen ne de yüzünü gören kimse olmayacaktır. Süreya’nın hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Türk Şiirinin en güzel ve gizemli şiirlerinden birini ortaya çıkaracak Süreya’ya da şöhreti getirecektir getirmesine de Süreya bir karar vermek durumundadır. Çok sevdiği eşi Seniha o çok istedikleri çocuklarını doğurmak üzeredir ve Süreya kararını verir Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
“acıların adını ,ağustos koymalılar…”

Süreyya,soyadındaki bir harfi de Üvercinka nın anısına çıkarttığı rivayet edilir.

Ve ardından Süreyya eşi Seniha’ya dönmüştür.Geride bu aşkın izleri olan dizeler kalmıştır. "ÜVERCİNKA"

Şiirleri hep kadınlara olan düşkünlüğünü konu ettiği için sevemedim..

Keyifli okumalar...
64 syf.
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
                           Afrika hariç değil
Evet ben bir şiir kitabı bitirdim. Ve Üvercinika'dan bu dizeler favorim. Öncelikle beni şiire yönlendiren Yaren kardeşime teşekkür ederim. Şiire karşı önyargılarım tamamen bitmiş değil ama bir yerden başladım yıkmaya tabuları. İyiki Cemal Süreya ile başladım okumaya. Tam bir aşk adamı bence. O mısraların altında daha derin anlamlar var. Bence herkes aşka, sevgiye, dünyaya bir şairin gözüyle bakmalı der incelememi burda bitirim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üvercinka
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750826757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka 1958’de çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri (“Şarkısı Beyaz”) daha beş yıl önce yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de bir başkası bilebilirdi.

Lirik, erotik, ideolojik... Sıcak, tılsımlı ve ölümsüz. ;
Türk şiirinin kavşak noktasında, tek başına ayakta duran bir kitap.

Kitabı okuyanlar 10,3bin okur

  • cnnny
  • ktpsdc
  • EddA Çelik
  • Musa AYDIN
  • Duygu
  • Selin Toprak
  • Damla Yayla
  • Sıla Taş
  • Osman Işık
  • PB

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.4
13-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%33.6
25-34 Yaş
%33
35-44 Yaş
%12.4
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.4
Erkek
%33.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.5 (566)
9
%10 (231)
8
%13.7 (318)
7
%9.1 (211)
6
%5.7 (131)
5
%3.4 (79)
4
%1.3 (31)
3
%1.1 (25)
2
%1 (22)
1
%1.6 (36)

Kitabın sıralamaları