Üvercinka

·
Okunma
·
Beğeni
·
29314
Gösterim
Adı:
Üvercinka
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750826757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka 1958’de çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri (“Şarkısı Beyaz”) daha beş yıl önce yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de bir başkası bilebilirdi.

Lirik, erotik, ideolojik... Sıcak, tılsımlı ve ölümsüz. ;
Türk şiirinin kavşak noktasında, tek başına ayakta duran bir kitap.
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bi' insanı sevmek nasıl olur?
Ya da bu, yalnız ruhların dolaştığı dünyada, bir kalp bir kalbe nasıl dokunur?
Yalnızlıktan, umutsuzluktan ve yokluktan bahsederken herkes, bir insanı sevmenin nasıl olduğunu kim anlatabilir?
Onu bunu boş verin de AŞK'ı bize en güzel kim anlatabilir haa?
Cevap oldukça basit. Sizlere, güzel okurlara, aşıklara, sevenlere, sevip karşılık bulamayanlara, yalnızlara, mutsuzlara, üzülenlere sesleniyorum!! Evet bu inceleme, Üvercinka'nın incelemesi ve bu şiirler sizlere sesleniyor!
Cevap Cemal Süreya...
Öncelikle incelemeyi okurken buyrunuz güzel bir dinleme olsun :) https://www.youtube.com/watch?v=ymMYzb2HBsg
Hadi, o zaman başlayalım :))
Benim gökteki tek yıldızım, hayatımı, sevgimi, yalnızlığımı, acılarımı paylaşan, bana yol gösteren İNSAN'dır Cemal Süreya.
Peki şiirlerimde bile etkisi gözüken bu insan neden benim için bu kadar değerli?
Cemal Süreya'dan bahsedelim hadi biraz :)
...
ÖNCELEYİN
Önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda
Sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar
Sonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların
Sonra her şey çıkıp geldi
...
Süreya yalnız bir insan. Kalabalıkların arasında... 27 yaşında henüz, genç, hayatı yeni yeni tadan birisi...
Bir düşünün! o yaşlarda Üvercinka yayınlanıyor.
Ama yalnız birisi dediğim gibi
Ve de yalnızlığının arasına giren birisi olunca da kabul ediyor.
Yalnızlıklarla dolan bir genç, güzel bir kadını hayatına, kalbine, dostluğuna kabul ediyor. Geç köşeye otur diyor...
Sonra tabi sevdiğine şiirler yazıyor her aşık ve her şair gibi...
Kollarından bacaklarından ve vücudunun güzelliğinden bahsediyor. Doyamamasından... (Güzelleme adlı şiirinde)
"Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde"
diyor. Söyleyin bana hanginiz ilk öpüşmesini unutabildi?
Zaten her zaman unutulmaz olanlar ilkler değil midir?
Peki, SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Cemal Süreya'nın öldü... Peki o ne yaptı?
KÖR OLDU...
Hayatını aydınlatan, yoluna ışık olan insanı kaybedince, kör oldu. Karanlıklarda kaldı Süreya...
Sonra AŞK oldu sevdiği kadın.
Ve o da gitti...
...
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun.Git.
Gözlerin durur mu onlarda gidiyorlar.Gitsinler.
...
Sonraları nerede bir çift göz görse ona tamamladı...(Kanto adlı şiiri)
Çünkü yalnızdı ve kör olmuştu.

Tabi Süreya da bir şair nede olsa. Her şair gibi aşkı başka kadınlarda aradı. Nazım misali...
Sonra noldu?
Bir sürü çiçek saydı başka kadınlardan
Ama ne kadar da denese diğer çiçekleri
Gül oluyordu onunki... (Türkü adlı şiiri)

Sonra birden ölmüştü.Aslında birden de değil yaşayarak ölmüştü...
...
HAMZA
Büyük bir ihtimalle ölmüştük ...
... Yaşıyanlar unutmuştu bizi
Biz öldüğümüzle kalmıştık
...

Eveti biz öldüğümüzle kalmıştık!
Peki, Üvercinka'nın içindeki şiirlerden örnekler vererek yazdım buraya kadar. Ama Cemal Süreya'yı beni kendisine aşık ettiren elbet sadece şiirleri değildi.
Neydi onlar?
Siz hiç DOSTOYEVSKİ okudunuz mu?
Süreya okudu biliyor musunuz?
Sonra da ne oldu biliyor musunuz, "O gün bugün huzurum yoktur..." dedi.
Annesini kaybetmesinin ardından dedi bunu Cemal Süreya.
İşte bu sözlerle diyor ki ben de yalnızım ben de mutsuzum. Ben de kitap okuyorum ve ben de aşklar yaşıyorum.
İşte o sözleri:
https://www.youtube.com/watch?v=AT4Fndf8Paw

Peki, başka?
Şairliği değildi tek aşık olduğum nokta! Konuşmalarıydı, ses tonuydu, oturuşu kalkışı ve her şeyiydi...
Şu konuşmayı bir dinler misiniz? Bu kadar güzel Türkçe konuşan kim var beeee!
https://www.youtube.com/watch?v=r4yCbKQbfco

İşte Cemal Süreya benim için bunlardı demek isterim ama olmaz. Neden mi?
Çünkü ne Cemal Süreya iki satıra sığar
ne de benim sevgim kağıda dökülür...
Benim Üvercinka ve Cemal Süreya için anlatacaklarım bu kadar.
Neden ve niçin kendisini sevdiğimi belirttim.
Son olarak da belirtmek isterim ki Güzellik, gören gözdedir.
Kimileri çok sever kimileri de nefret eder.
Kimileri büyük bir şair der kimileri de sapık...
Siz ne dersiniz bilemem ama ben ona ADAM derim.
Herkese keyifli okumalar dilerim :)

Haydi o zaman Süreya'nın da dediği gibi:
Bu ülke, bu topraklar ve bu Dünya,
Kendisine yetmeyen Güzel İnsanlar için,
"Laleli'den Dünyaya doğru giden bir tramvaya" atlayalım!
Hadi, tramvay kaçıyoooor!!
Hayatınız her zaman güzel olsun ve her zaman şiir yazabilecek aşklar yaşayınız...
64 syf.
·Puan vermedi
Benimde Cemal Süreya'dan okuduğum ilk kitap.
*
Keyifle okuyup, aynı keyfi alamadığım bir kitap.
Sanırım beklentimi çok yüksek tutmuşum.
*
64 sayfalık bir şiir kitabına 6 sayfa inceleme yazacak kadar etkilenenlerden olmadım ne yazık ki...
*
Umarım diğer şiir kitaplarını okuduktan sonra düşüncelerim değişir. Keyifli okumalar dilerim.
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İkinci Yeni akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Cemal Süreya’nın 1958’ de yayınlanan ilk şiir kitabı.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, şiirlerin bazı dizelerini çok beğenirken, bazı dizlerinden rahatsızlık duydum. Örneğin hepimiz Aşk şiirinden şu dizeleri mutlaka duymuşuzdur;
“Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu büyük”
Evet bir çoğumuz duyduk öyle değil mi? Ama çok azımız bu dizelerin şu şekilde devam ettiğini bilir;
“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”
İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum diyeceğim. Ama aşkın ne olduğunu bilmiyorum ki, aşk bu değil diyeyim. O yüzden bu konuda yorum yapmak istemiyorum.
Yalnızca şunun farkındayım, bu tarz söylemler kadınların, toplum içerisindeki duruşunu oldukça etkiliyor.
Onun dışında kitapta en çok beğendiğim şiirleri sıralayacak olursam, Güzelleme, Sizin hiç babanız öldü mü?, Balzamin şiirlerini beğendim. Ve tabi ki favori şiirim olan Üvercinka. Bayılıyorum, bayılıyorum bu şiire. O kadar seviyorum ki açıp dinlerken ki surat ifademi görmeyin :) Gözlerimi parlatıyor o anki sevincim.
Hatta size bir link bırakayım, Umut Tugay’dan dinleyin birde.

https://m.youtube.com/watch?v=P_FTx0xEu7k
60 syf.
·2/10
Cemal sureyanin ilk okuduğum kitaplardan değil iyiki de değil diyorum ya bazen zira okurken çok güzel şiirler olduğu kadar kelimelerin +18 ifadeleri beni rahatsız etti bir kadın olarak şiir adı altında bunların sunulması da incitici. yani şöyle soylıyım beden benim için geri planda biraz aşkta; tabiki olmalı ama temel amaç olmamalı ya da öncelik mesela kadının saçı bakışı boynu sadece arzulanmamalı.Erkek icin de geçerli bunu cinsiyet ayrımına göre sınırlamak istemiyorum.kadın bedeni sadece et değildir ama erkek bedenini sadece etinden ibaret sanan bayanlar tam aksine sahiptir.sahip olmak bedenen degil bedelendir.


Yanlis anlamayın Cemal sureyanin kalemini kişiliğini tartmak asla görevim değil ama bir kadına salt beden üzerinde yaklasilip vücudu üzerinden bunu dizelere dökmek bana günümüz aşklarının samimiyetsizligini hatırlatıyor.Yigidi öldür hakkını yeme içerisinde çok güzel şiirler de var ama bilirsiniz yanlısı gördüğümüz zaman odak noktamız orası olur belki de önyargılarımız oluşmaya baslar.

İmaj üretmeyi şiirinin amacı haline getiren Süreya, “Üvercinka”yı cinsel çağrışımlarla yüklü dizeleri içeriyor kitap daha çok .

Erotik şiirlerin şairi için insana, dolayısıyla topluma ait bütün duygu ve değerlerin şiirde yer alması gerekmektedir pek tabi. Fakat insanoğlunun ahlaksal tabiatı, doğayı görünen yaşamdan uzaklaştırmakta ve onu gözlerden ırak bir yere sürmektedir. Cinsellik, bu konuların başında gelir.

“Üvercinka” toplumsal baskıya bir başkaldırı gibidir ondan . Şiirde ana tema tenselliğe dayanan somut bir aşktır. Genelde şiirlere hâkim olan platonik aşk söylemine rastlanmaz. Şiir öznesi, sevdiği kadınla birliktedir ve bu birlikteliğin en mahrem anlarını okurla paylaşarak bedensel hazların ifadesiyle mahremiyeti ortadan kaldırır. Paylaşımdaki kilit sözcük, bütünü parçalarla anlatmayı sağlayan “boyun”dur mesela. Boyun, estetize edilen kadın bedeni aracılığıyla şairin cinsel çağrışımlar yüklediği çok anlamlı bir sözcüktür. Şiir öznesi, erotik bulduğu boyun bölgesini sevgilisiyle yaşadıkları mahrem anların bir simgesi haline getirir ve erotik bir imaj yaratır.

Uzun boyun imajı, Amadeo Modigliani tablolarındaki kadınları hatırlatır. Ressamın tablolarında ilk göze çarpan, çizdiği kadın boyunlarıdır. Boyunlar fazla uzun ve estetik açıdan kusursuz kabul edildiklerinden Modigliani, bu güzel boyunlarla özdeşleştirilmiştir. Süreya da ressamın çizdiği boyunların güzelliğinden etkilenmiş olacak ki kadın boynuna özel bir anlam yüklemektedir. Hatta başka bir şiirinde ressama açık bir göndermede bulunur:

“Ya bu başını alıp gidiş boynundaki Modigliani oğlu Modigliani”

Mesela şu dize yine;

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil...

Özellikle Üvercinka’daki şiirlerinin tematik omurgası bağlamında “bileşimci bir şair” şeklinde nitelenen Cemal Süreya, tensel aşkı şiirlerinin odak noktasına yerleştirip maddi hazzı anlatsa dahi şiirleri politik olaylar ile ırk meselesini de içermektedir tabiki . Nilüfer İlhan, Üvercinka’nın şaşırtıcı tarafının erotik bir görüntü içinde toplumsal konulara geçiş yapması olduğunu söyler mesela. Cinsel birliktelikte Afrika unutulmaz, toplumsal konular ihmal edilmeden, alışılmışın dışında dizelere yerleştirilir. Dolayısıyla beden, bireysel bir sığınak olmanın yanı sıra üzerinde toplumsal konuların da konuşulduğu bir düzlem haline geliyor ama yine de siz konusu olan (kadın bedeni)

Kültürel baskının cinselliği dışladığını savunan ve cinselliği edebiyatın ayrılmaz bir parçası kabul eden cemal Süreya’nın, sınırları ihlal ettiği şiirinde “Tanrı” ve “günah” kavramlarına değinilerek ilişkinin toplumsal normlarla bağdaşmadığı, dinin yasak ve emirlerine uymadığı ima edilir.

İlişkinin toplumsal ve teolojik anlamda yasak olma durumu, şiir öznesi tarafından umursanmamaktadır. O; kendi doğası, düşünceleri ve duygularından ödün vermez. Ona göre toplumsal ve dinsel değerler insanın doğasını kısıtlar ve onu belli bir alana hapseder. Oysa uzamsal ve zamansal anlamda sınırlandırılamayan/sınırlandırılmaması gereken bu şiir, insanı bütün yönleriyle anlatmalıdır ve anlatılanlara asla sansür uygulanmamalıdır.Söz gelimi bir örnekle göstermek istiyorum;

orjinal hali:

"laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil"

Bu da sansürlü hali

"laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil"

kadına hitap eden kelimeler, yüceltmeler, duygular var. kadını yakalıyor gördüğüm kadarıyla. yatakta arzulanmak, hem yeniden yürürlüğe giren bir sevişme, hem padişah gibi cesaret, kadınların olabilmek istedikleri/ olmasını istedikleri şeyler değil bence sadece ben okurken kızardım bozardım açıkçası.

Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor..

Gibi..

Cemal süreya bu şiiri karısını aldattığı kadina yazdı hatta genç biriymiş ismi guvercinden üvercinkayi andırıyor yani kısa bir süre sonra zaten ayrılmışlar.Nasıl aldattığı kısmı önemsiz geliyor belki ama ben arka detayları ve insanları hep düşünürüm okurken. ister sevişti olsun, ister sadece kaçamak bakışlar. 5 kadınla evlendi/ evli hayatı yaşadı. bu kadınlar yaptıkları röportajlarda cemal süreya'nın arasıra "kelebekleştiğini" -çapkinlik yaptığını- bile söylediler.Ama benim için bu kadar hafif değil.zor birşey yani sevdiğin insanın bunu yapması insanın kalbi dayanmaz be..

Kadin vucudu imgeleri vs meta olarak görülmemesi gereken en kıymet verdigim dir. karşılıklı sevgide erkeğin ödülüdür zannımca. ama bunu almasını bilecek dalından koparmadan koklayabilecek özelliğe sahip erkekler olmadır.hava, su ve ekmekten sonraki sırada yer almaz öyle kolaylıkla zamanı önemlidir ve anlatması da bu kadar kolay olmamalıdır.

Ben çoğu şiirde affınıza sığınarak kadın vücudunun saçının boyunun vs sığınak olmasina terapist olarak görülmesine üzüldüm.Onu diğerlerinden ayiran tek nokta bunlar değil çünkü.

Cemal süreya;

ben senin
sevgilin, eşin, baban, ağabeyin, arkadaşınım.
biri bitse biri kalır,
seni hiç bırakmayacağım!

demiş bir şair.Bir kadına bundan güzel daha ne söylenir ?

Tavsiye etmiyorum okunmasa da olur.

Iyi okumalar..
64 syf.
·Beğendi·10/10
Kaleminden parmaklarına, parmaklarından içtiği cigaraya kadar sevilesi Cemal Süreya. "Y" sini attıracak kadar soyadından, girdiği iddaa üzerine; delikanlı...
Neşet Abi' nin dediği gibi kurban olunası ve okunası kitaplarından satır satır, harf harf...

İyi okumalar!
64 syf.
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
                           Afrika hariç değil
Evet ben bir şiir kitabı bitirdim. Ve Üvercinika'dan bu dizeler favorim. Öncelikle beni şiire yönlendiren Yaren kardeşime teşekkür ederim. Şiire karşı önyargılarım tamamen bitmiş değil ama bir yerden başladım yıkmaya tabuları. İyiki Cemal Süreya ile başladım okumaya. Tam bir aşk adamı bence. O mısraların altında daha derin anlamlar var. Bence herkes aşka, sevgiye, dünyaya bir şairin gözüyle bakmalı der incelememi burda bitirim
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Üvercinka. 27 yaşında yazılmış bir kitap. İkinci Yeni öncüsü olacağını bilemezdi ama oldu. Hakkı var belli ki ! Bir solukta okuttu kendini . Cemal Süreya
64 syf.
·1 günde·10/10
Çok güzel, hatta okuduğum en güzel şiir kitabı olduğunu söyleyebilirim. Yaklaşık yarım saat içinde okuyup bitirdim ama o kadar nefis şiirler vardı ki kitapta, gidip yeni baskısını almayı düşünüyorum. Bendeki kitabın eski baskısı olmasından dolayı kütüphaneye koyasım gelmedi. Umarım en kısa zamanda alıp bir daha okurum. İçerisinde müthiş şiirlerin olduğuna emin olabilirsiniz ve siz de bu şiirleri seveceğinize göre; gidin, alın ve okuyun, derim. İyi okumalar...
64 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Normalde şiir kitaplarını okumayı çok tercih etmiyorum. Ama son zamanlarda biraz tarz değiştirmeye karar verdim. Ve tercih ettiğim ikinci kitapta cemal Süreyya oldu. Biraz dikkatle okunması ve üzerine düşünülmesi gereken şiirler olduğunu söyleyebilirim. Bu tarz bi kaç kitap daha okuduktan sonra tekrar dönüp okuyacağım belki o zaman daha farklı etkiler bırakabilir bende.
64 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Cemal Süreya’ nın şiirini ve kendini anlamak için, dönem şartlarını ve şairin hayatını gözden geçirmek ve şiirlerini bu doğrultuda değerlendirmek gerek. Şiirleri kadar sürreal bir yaşantı yaşayan Süreya şiirde “imge” yi merkeze alıp çağrışımlardan yararlanarak biçimi öne çıkaran şairlerden biri. Şiiri bir kelime sanatı olarak gören, bununla birlikte şiirde anlamsızlığı savunan görüşleri var.
Şiir ona göre anlamsız cümleler kullanılarak, duygu aktarımı yoluyla kelimelerin yeniden anlamlandırılması yoluyla yazılıyor.

“Yol arıyorum, ama zaman zaman yolumu yitirmeli de değil miyim?” Diyen şair hayatı boyunca bu arayışı şiirlerine en güzel şekilde yansıtmış. Süreya’yı anlamak için bilinmezin içinde , devamlı arayışta olan bir adamın , kelimelerine yüklediği “kendi” anlam dünyasına girmek zorundasınız.

##(Daha fazlası için ; bkz: Şapkam Dolu Çiçekle-Folklor şiire düşman./Cemal Süreya.-Dergipark Cemal Süreya’nın yazılarında edebiyat) ##


Üvercinka şairin 1950 li yıllarda yayımlanan ilk şiir kitabı olması nedeniyle önemli bir yer tutuyor , o yıllarda epey bir ses getirmiş olacak ki şaire Yeditepe Şiir Armağınını kazandırmış.

***Üvercinka hakkında çok anlatılan bir hikayeye göre***; Cemal Süreya ve eşi , arkadaşları Hasan Basri ile mektuplaşırlar ( Sonradan edebi açıdan değer taşıyacak mektuplar olacak ). Önceleri mutlu ve pozitif şekilde yazılar yazan Süreya bir dönem sonra mutsuz ve içe dönük yazmaya başlar. Hasan Basri sonradan Süreya’yı ziyarete gittiğinde işyerinde sarışın bir kızı gösterir Süreya ona. Yalnız bu kızın Üvercinka olduğu sonradan ortaya çıkacaktır.
64 syf.
·
"Sizin hiç babanız öldü mü
Benim bir kere öldü kör oldum."

"Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler."

"Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük"


Bu harika satırlar meğer Cemal Süreya'nın kaleminden çıkmış...Şiir okumayı pek sevmeyen birisi olarak ezbere bildiğim nadir dizelerdir bunlar... Keyifli okumalar dilerim...
#OkumakNeGüzelŞey
“Sizin hiç babanız öldümü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üvercinka
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750826757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka 1958’de çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri (“Şarkısı Beyaz”) daha beş yıl önce yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de bir başkası bilebilirdi.

Lirik, erotik, ideolojik... Sıcak, tılsımlı ve ölümsüz. ;
Türk şiirinin kavşak noktasında, tek başına ayakta duran bir kitap.

Kitabı okuyanlar 6.313 okur

  • Dilara KUMOVA
  • ᗩɎキɆ₭ł₦
  • Alev Kalem
  • Ezgi
  • Baran
  • Remzi KIZILKAYA
  • Cumali Özden Akpınar
  • Melike beyret
  • Gökçe Ş.
  • Zeynep İftirak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.4
14-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%33.6
25-34 Yaş
%33
35-44 Yaş
%12.4
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.4
Erkek
%33.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.9 (436)
9
%12.1 (177)
8
%15.4 (224)
7
%10.2 (149)
6
%6.3 (92)
5
%3.5 (51)
4
%1.3 (19)
3
%1.5 (22)
2
%0.9 (13)
1
%1.6 (23)

Kitabın sıralamaları