Üvercinka (50 Yaşında Özel Baskısı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
33,5bin
Gösterim
Adı:
Üvercinka
Alt başlık:
50 Yaşında Özel Baskısı
Baskı tarihi:
Mayıs 2008
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750814389
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka 1958 Şubatında Yeditepe Yayınları’ndan çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri (“Şarkısı Beyaz”) daha beş yıl önce (8 Ocak 1953) ve üstelik bir meslek grubunun dergisinde (Mülkiye Fikir ve Sanat Dergisi) yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de bir başkası bilebilirdi. Şairine böyle ün getiren bu kitap, yayımlandığı günden beri, dünya şiir tarihinde pek az ilk kitaba nasip olan bir efsane aylasıyla çevrili durumda. Yayımlanışının 50. yılında, bir kereliğine, Üvercinka’nın özel baskısını sunuyoruz.
64 syf.
Merhaba değerli okuyucular :)

Öncelikle Üvercinka şiirinin hikayesini öğrenelim... :)

Cemal Süreya eşi Seniha Hanım hamileyken “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır. Cemal Süreya ile bu kız arasında tutkulu bir aşk başlar. Ancak Cemal Süreya’nın 58 yıllık hayatında Üvercinka şiirini yazdığı bu genç kızın adını bilen ve yüzünü gören kimse olmamıştır. Şairin hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Süreya'ya Üvercinka şiirini yazdıracaktır. Üvercinka şiiri aynı zamanda Cemal Süreya’ya da şöhreti getirecektir. Çalkantılı günlerde olan Cemal Süreya bir karar vermek zorunda kalmıştır. Eşi Seniha Hanım çocuklarını doğurmak üzeredir ve şair kararını verir.
Cemal Süreya Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
“Acıların adını, ağustos koymalılar…”
Cemal Süreya'nın soyadındaki y harfini de Üvercinka'nın anısına çıkarttığı rivayet edilmektedir.
Cemal Süreya eşi Seniha Hanım’a dönmüştür. Geride ise bu aşkın izlerini taşıyan Üvercinka şiiri kalmıştır.

Şimdi bu eseri incelmeye alayım :)

Bu kitabı çok öven okuyuculara anlam veremedim. Ben beğenmedim hatta 30 sayfada bırakacaktım neredeyse... bir kadına salt beden üzerinde yaklasılıp vücudu üzerinden bunu dizelere dökmek bana günümüz aşklarının samimiyetsizliğini hatırlatıyor. “Üvercinka”yı cinsel çağrışımlarla yüklü dizeleri içeriyor kitap. Kadını adeta cinsel obje gibi görmesine hem şaşırdım hem üzüldüm hayal kırıklığı diyorum sadece...

“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”

İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum... Aşk bu olmamalı

Spoiler içerir.

Okumasanız da olur bir şey kaybetmezsiniz :)
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bi' insanı sevmek nasıl olur?
Ya da bu, yalnız ruhların dolaştığı dünyada, bir kalp bir kalbe nasıl dokunur?
Yalnızlıktan, umutsuzluktan ve yokluktan bahsederken herkes, bir insanı sevmenin nasıl olduğunu kim anlatabilir?
Onu bunu boş verin de AŞK'ı bize en güzel kim anlatabilir haa?
Cevap oldukça basit. Sizlere, güzel okurlara, aşıklara, sevenlere, sevip karşılık bulamayanlara, yalnızlara, mutsuzlara, üzülenlere sesleniyorum!! Evet bu inceleme, Üvercinka'nın incelemesi ve bu şiirler sizlere sesleniyor!
Cevap Cemal Süreya...
Öncelikle incelemeyi okurken buyrunuz güzel bir dinleme olsun :) https://www.youtube.com/watch?v=ymMYzb2HBsg
Hadi, o zaman başlayalım :))
Benim gökteki tek yıldızım, hayatımı, sevgimi, yalnızlığımı, acılarımı paylaşan, bana yol gösteren İNSAN'dır Cemal Süreya.
Peki şiirlerimde bile etkisi gözüken bu insan neden benim için bu kadar değerli?
Cemal Süreya'dan bahsedelim hadi biraz :)
...
ÖNCELEYİN
Önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda
Sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar
Sonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların
Sonra her şey çıkıp geldi
...
Süreya yalnız bir insan. Kalabalıkların arasında... 27 yaşında henüz, genç, hayatı yeni yeni tadan birisi...
Bir düşünün! o yaşlarda Üvercinka yayınlanıyor.
Ama yalnız birisi dediğim gibi
Ve de yalnızlığının arasına giren birisi olunca da kabul ediyor.
Yalnızlıklarla dolan bir genç, güzel bir kadını hayatına, kalbine, dostluğuna kabul ediyor. Geç köşeye otur diyor...
Sonra tabi sevdiğine şiirler yazıyor her aşık ve her şair gibi...
Kollarından bacaklarından ve vücudunun güzelliğinden bahsediyor. Doyamamasından... (Güzelleme adlı şiirinde)
"Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde"
diyor. Söyleyin bana hanginiz ilk öpüşmesini unutabildi?
Zaten her zaman unutulmaz olanlar ilkler değil midir?
Peki, SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Cemal Süreya'nın öldü... Peki o ne yaptı?
KÖR OLDU...
Hayatını aydınlatan, yoluna ışık olan insanı kaybedince, kör oldu. Karanlıklarda kaldı Süreya...
Sonra AŞK oldu sevdiği kadın.
Ve o da gitti...
...
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun.Git.
Gözlerin durur mu onlarda gidiyorlar.Gitsinler.
...
Sonraları nerede bir çift göz görse ona tamamladı...(Kanto adlı şiiri)
Çünkü yalnızdı ve kör olmuştu.

Tabi Süreya da bir şair nede olsa. Her şair gibi aşkı başka kadınlarda aradı. Nazım misali...
Sonra noldu?
Bir sürü çiçek saydı başka kadınlardan
Ama ne kadar da denese diğer çiçekleri
Gül oluyordu onunki... (Türkü adlı şiiri)

Sonra birden ölmüştü.Aslında birden de değil yaşayarak ölmüştü...
...
HAMZA
Büyük bir ihtimalle ölmüştük ...
... Yaşıyanlar unutmuştu bizi
Biz öldüğümüzle kalmıştık
...

Eveti biz öldüğümüzle kalmıştık!
Peki, Üvercinka'nın içindeki şiirlerden örnekler vererek yazdım buraya kadar. Ama Cemal Süreya'yı beni kendisine aşık ettiren elbet sadece şiirleri değildi.
Neydi onlar?
Siz hiç DOSTOYEVSKİ okudunuz mu?
Süreya okudu biliyor musunuz?
Sonra da ne oldu biliyor musunuz, "O gün bugün huzurum yoktur..." dedi.
Annesini kaybetmesinin ardından dedi bunu Cemal Süreya.
İşte bu sözlerle diyor ki ben de yalnızım ben de mutsuzum. Ben de kitap okuyorum ve ben de aşklar yaşıyorum.
İşte o sözleri:
https://www.youtube.com/watch?v=AT4Fndf8Paw

Peki, başka?
Şairliği değildi tek aşık olduğum nokta! Konuşmalarıydı, ses tonuydu, oturuşu kalkışı ve her şeyiydi...
Şu konuşmayı bir dinler misiniz? Bu kadar güzel Türkçe konuşan kim var beeee!
https://www.youtube.com/watch?v=r4yCbKQbfco

İşte Cemal Süreya benim için bunlardı demek isterim ama olmaz. Neden mi?
Çünkü ne Cemal Süreya iki satıra sığar
ne de benim sevgim kağıda dökülür...
Benim Üvercinka ve Cemal Süreya için anlatacaklarım bu kadar.
Neden ve niçin kendisini sevdiğimi belirttim.
Son olarak da belirtmek isterim ki Güzellik, gören gözdedir.
Kimileri çok sever kimileri de nefret eder.
Kimileri büyük bir şair der kimileri de sapık...
Siz ne dersiniz bilemem ama ben ona ADAM derim.
Herkese keyifli okumalar dilerim :)

Haydi o zaman Süreya'nın da dediği gibi:
Bu ülke, bu topraklar ve bu Dünya,
Kendisine yetmeyen Güzel İnsanlar için,
"Laleli'den Dünyaya doğru giden bir tramvaya" atlayalım!
Hadi, tramvay kaçıyoooor!!
Hayatınız her zaman güzel olsun ve her zaman şiir yazabilecek aşklar yaşayınız...
64 syf.
·Puan vermedi
Benimde Cemal Süreya'dan okuduğum ilk kitap.
*
Keyifle okuyup, aynı keyfi alamadığım bir kitap.
Sanırım beklentimi çok yüksek tutmuşum.
*
64 sayfalık bir şiir kitabına 6 sayfa inceleme yazacak kadar etkilenenlerden olmadım ne yazık ki...
*
Umarım diğer şiir kitaplarını okuduktan sonra düşüncelerim değişir. Keyifli okumalar dilerim.
64 syf.
·1 günde·4/10
-----------------

Aslında incelemeyi sadece bu dört kelimeyle bırakırdım kitabın bu kadar okunması olmasaydı eğer. Neyse yine de siz gelin bu kitapta neler varmış görelim.

Kitabın kapağından başlamak gerekirse, Yapı Kredi Yayınları'nın çok kötü bir kapak tasarımı yaptığını söyleyebilirim. Zira tüy kalem yerine Posta Gazetesi gibi kapağına çıplak bir kadın yerleştirseydi kitabın içeriği hakkında daha sağlıklı bir kapak tasarımı olurdu diye düşünüyorum.

Şiirlerin içeriğine gelince, birkaç şiir dışında bu yazdığım dört kelimeden öteye gidemiyor ne yazık ki. Kadının sadece bedeninden bahsetmek aşk değil, kendi arzularının kaleme aktarılmasıdır. Kitabı okumamış olanlar için birkaç bahsettiğim tarz alıntılar ekliyorum, ne demek istediğimi sizler anlarsınız:
-----------------

"Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların
Bunların konuşması olur öpülmesi olur"

"Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik."

"Adettir sadece ağızlarını öptürürler
Ayaküstü işlerini görmek yerine"

-----------------
Şimdi yazacağım şu şiire bakar mısınız? Şiir diyorum. Konu tam olarak nereye gidiyor?
-----------------

HÜR HAMAMLAR DENİZİ

Kadınlar hamamında
Güzin Bacağının birini suya uzattı
Erkekler hamamında
Süleyman Uzandı bu bacağı bir güzel öptü
Öpsün bakalım

Kadın kısmı n'apar Güzin onu yapacak
Bacağını azıcık yukarı çekti
Süleyman yutar mı kaçın kurrası
Bu sefer biraz aşağıdan öptü
Hadi bakalım

Az daha biraz daha derken sonunda
O güzelim bacak sudan çıkacak
Bacakla beraber bir mesele önemli
Acap şimdi Süleyman nerden öpecek
Dur bakalım
---------------------

Bu eklediğim alıntılarla ne demek istediğimi anlamışsınızdır diye düşünüyorum.

Bu kadar kötülememe rağmen neden 4 puan vermişsin diye sorabilirsiniz. Çünkü kitapta beğendiğim şiirler de oldu; özellikle "Sizin hiç babanız öldü mü" şiiri çok güzeldi. "Üvercinka" şiiri zaten bilindik bir şiir ve beğendiğim de bir şiirdir. Bunların dışında da ortalama bir iki tane daha var ve o kadar. Gerisi bahsettiğim tarz şiirler...
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İkinci Yeni akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Cemal Süreya’nın 1958’ de yayınlanan ilk şiir kitabı.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, şiirlerin bazı dizelerini çok beğenirken, bazı dizlerinden rahatsızlık duydum. Örneğin hepimiz Aşk şiirinden şu dizeleri mutlaka duymuşuzdur;
“Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu büyük”
Evet bir çoğumuz duyduk öyle değil mi? Ama çok azımız bu dizelerin şu şekilde devam ettiğini bilir;
“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”
İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum diyeceğim. Ama aşkın ne olduğunu bilmiyorum ki, aşk bu değil diyeyim. O yüzden bu konuda yorum yapmak istemiyorum.
Yalnızca şunun farkındayım, bu tarz söylemler kadınların, toplum içerisindeki duruşunu oldukça etkiliyor.
Onun dışında kitapta en çok beğendiğim şiirleri sıralayacak olursam, Güzelleme, Sizin hiç babanız öldü mü?, Balzamin şiirlerini beğendim. Ve tabi ki favori şiirim olan Üvercinka. Bayılıyorum, bayılıyorum bu şiire. O kadar seviyorum ki açıp dinlerken ki surat ifademi görmeyin :) Gözlerimi parlatıyor o anki sevincim.
Hatta size bir link bırakayım, Umut Tugay’dan dinleyin birde.

https://m.youtube.com/watch?v=P_FTx0xEu7k
64 syf.
·Beğendi·10/10
Kaleminden parmaklarına, parmaklarından içtiği cigaraya kadar sevilesi Cemal Süreya. "Y" sini attıracak kadar soyadından, girdiği iddaa üzerine; delikanlı...
Neşet Abi' nin dediği gibi kurban olunası ve okunası kitaplarından satır satır, harf harf...

İyi okumalar!
60 syf.
·2/10
Cemal sureyanin ilk okuduğum kitaplardan değil iyiki de değil diyorum ya bazen zira okurken çok güzel şiirler olduğu kadar kelimelerin +18 ifadeleri beni rahatsız etti bir kadın olarak şiir adı altında bunların sunulması da incitici. yani şöyle soylıyım beden benim için geri planda biraz aşkta; tabiki olmalı ama temel amaç olmamalı ya da öncelik mesela kadının saçı bakışı boynu sadece arzulanmamalı.Erkek icin de geçerli bunu cinsiyet ayrımına göre sınırlamak istemiyorum.kadın bedeni sadece et değildir ama erkek bedenini sadece etinden ibaret sanan bayanlar tam aksine sahiptir.sahip olmak bedenen degil bedelendir.


Yanlis anlamayın Cemal sureyanin kalemini kişiliğini tartmak asla görevim değil ama bir kadına salt beden üzerinde yaklasilip vücudu üzerinden bunu dizelere dökmek bana günümüz aşklarının samimiyetsizligini hatırlatıyor.Yigidi öldür hakkını yeme içerisinde çok güzel şiirler de var ama bilirsiniz yanlısı gördüğümüz zaman odak noktamız orası olur belki de önyargılarımız oluşmaya baslar.

İmaj üretmeyi şiirinin amacı haline getiren Süreya, “Üvercinka”yı cinsel çağrışımlarla yüklü dizeleri içeriyor kitap daha çok .

Erotik şiirlerin şairi için insana, dolayısıyla topluma ait bütün duygu ve değerlerin şiirde yer alması gerekmektedir pek tabi. Fakat insanoğlunun ahlaksal tabiatı, doğayı görünen yaşamdan uzaklaştırmakta ve onu gözlerden ırak bir yere sürmektedir. Cinsellik, bu konuların başında gelir.

“Üvercinka” toplumsal baskıya bir başkaldırı gibidir ondan . Şiirde ana tema tenselliğe dayanan somut bir aşktır. Genelde şiirlere hâkim olan platonik aşk söylemine rastlanmaz. Şiir öznesi, sevdiği kadınla birliktedir ve bu birlikteliğin en mahrem anlarını okurla paylaşarak bedensel hazların ifadesiyle mahremiyeti ortadan kaldırır. Paylaşımdaki kilit sözcük, bütünü parçalarla anlatmayı sağlayan “boyun”dur mesela. Boyun, estetize edilen kadın bedeni aracılığıyla şairin cinsel çağrışımlar yüklediği çok anlamlı bir sözcüktür. Şiir öznesi, erotik bulduğu boyun bölgesini sevgilisiyle yaşadıkları mahrem anların bir simgesi haline getirir ve erotik bir imaj yaratır.

Uzun boyun imajı, Amadeo Modigliani tablolarındaki kadınları hatırlatır. Ressamın tablolarında ilk göze çarpan, çizdiği kadın boyunlarıdır. Boyunlar fazla uzun ve estetik açıdan kusursuz kabul edildiklerinden Modigliani, bu güzel boyunlarla özdeşleştirilmiştir. Süreya da ressamın çizdiği boyunların güzelliğinden etkilenmiş olacak ki kadın boynuna özel bir anlam yüklemektedir. Hatta başka bir şiirinde ressama açık bir göndermede bulunur:

“Ya bu başını alıp gidiş boynundaki Modigliani oğlu Modigliani”

Mesela şu dize yine;

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil...

Özellikle Üvercinka’daki şiirlerinin tematik omurgası bağlamında “bileşimci bir şair” şeklinde nitelenen Cemal Süreya, tensel aşkı şiirlerinin odak noktasına yerleştirip maddi hazzı anlatsa dahi şiirleri politik olaylar ile ırk meselesini de içermektedir tabiki . Nilüfer İlhan, Üvercinka’nın şaşırtıcı tarafının erotik bir görüntü içinde toplumsal konulara geçiş yapması olduğunu söyler mesela. Cinsel birliktelikte Afrika unutulmaz, toplumsal konular ihmal edilmeden, alışılmışın dışında dizelere yerleştirilir. Dolayısıyla beden, bireysel bir sığınak olmanın yanı sıra üzerinde toplumsal konuların da konuşulduğu bir düzlem haline geliyor ama yine de siz konusu olan (kadın bedeni)

Kültürel baskının cinselliği dışladığını savunan ve cinselliği edebiyatın ayrılmaz bir parçası kabul eden cemal Süreya’nın, sınırları ihlal ettiği şiirinde “Tanrı” ve “günah” kavramlarına değinilerek ilişkinin toplumsal normlarla bağdaşmadığı, dinin yasak ve emirlerine uymadığı ima edilir.

İlişkinin toplumsal ve teolojik anlamda yasak olma durumu, şiir öznesi tarafından umursanmamaktadır. O; kendi doğası, düşünceleri ve duygularından ödün vermez. Ona göre toplumsal ve dinsel değerler insanın doğasını kısıtlar ve onu belli bir alana hapseder. Oysa uzamsal ve zamansal anlamda sınırlandırılamayan/sınırlandırılmaması gereken bu şiir, insanı bütün yönleriyle anlatmalıdır ve anlatılanlara asla sansür uygulanmamalıdır.Söz gelimi bir örnekle göstermek istiyorum;

orjinal hali:

"laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil"

Bu da sansürlü hali

"laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil"

kadına hitap eden kelimeler, yüceltmeler, duygular var. kadını yakalıyor gördüğüm kadarıyla. yatakta arzulanmak, hem yeniden yürürlüğe giren bir sevişme, hem padişah gibi cesaret, kadınların olabilmek istedikleri/ olmasını istedikleri şeyler değil bence sadece ben okurken kızardım bozardım açıkçası.

Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor..

Gibi..

Cemal süreya bu şiiri karısını aldattığı kadina yazdı hatta genç biriymiş ismi guvercinden üvercinkayi andırıyor yani kısa bir süre sonra zaten ayrılmışlar.Nasıl aldattığı kısmı önemsiz geliyor belki ama ben arka detayları ve insanları hep düşünürüm okurken. ister sevişti olsun, ister sadece kaçamak bakışlar. 5 kadınla evlendi/ evli hayatı yaşadı. bu kadınlar yaptıkları röportajlarda cemal süreya'nın arasıra "kelebekleştiğini" -çapkinlik yaptığını- bile söylediler.Ama benim için bu kadar hafif değil.zor birşey yani sevdiğin insanın bunu yapması insanın kalbi dayanmaz be..

Kadin vucudu imgeleri vs meta olarak görülmemesi gereken en kıymet verdigim dir. karşılıklı sevgide erkeğin ödülüdür zannımca. ama bunu almasını bilecek dalından koparmadan koklayabilecek özelliğe sahip erkekler olmadır.hava, su ve ekmekten sonraki sırada yer almaz öyle kolaylıkla zamanı önemlidir ve anlatması da bu kadar kolay olmamalıdır.

Ben çoğu şiirde affınıza sığınarak kadın vücudunun saçının boyunun vs sığınak olmasina terapist olarak görülmesine üzüldüm.Onu diğerlerinden ayiran tek nokta bunlar değil çünkü.

Cemal süreya;

ben senin
sevgilin, eşin, baban, ağabeyin, arkadaşınım.
biri bitse biri kalır,
seni hiç bırakmayacağım!

demiş bir şair.Bir kadına bundan güzel daha ne söylenir ?

Tavsiye etmiyorum okunmasa da olur.

Iyi okumalar..
64 syf.
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
                           Afrika hariç değil
Evet ben bir şiir kitabı bitirdim. Ve Üvercinika'dan bu dizeler favorim. Öncelikle beni şiire yönlendiren Yaren kardeşime teşekkür ederim. Şiire karşı önyargılarım tamamen bitmiş değil ama bir yerden başladım yıkmaya tabuları. İyiki Cemal Süreya ile başladım okumaya. Tam bir aşk adamı bence. O mısraların altında daha derin anlamlar var. Bence herkes aşka, sevgiye, dünyaya bir şairin gözüyle bakmalı der incelememi burda bitirim
64 syf.
·24 günde·4/10
Nerdeyse bir ayda okuduğum ilk şiir kitabı. Tavsiye üzerine uzun zamana yaydım. Bu kitap için yerinde de oldu. İnsan sürekli okusa diğer sayfaya şans veremezdi bence. Gelelim kitabımıza, içinde fevkalade dizeler olmasına rağmen bazı şiirlere bakıp kalıyorsunuz duygusu nerede, Cemal Süreya ne anlatmış diye...
Ve bazı sözler vardır hepimizin aklına kazınan görünce Cemal Süreya'nın bilindik güzel bir dizesi deriz fakat devamını okuyunca insan o dizelerden bile soğuyabiliyor. Kadının bedeniyle aşkın bir tutulması beni rahatsız etti. Gene de okumaya değer. Keyifli okumalar...
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Üvercinka. 27 yaşında yazılmış bir kitap. İkinci Yeni öncüsü olacağını bilemezdi ama oldu. Hakkı var belli ki ! Bir solukta okuttu kendini . Cemal Süreya
64 syf.
·1 günde·10/10
Çok güzel, hatta okuduğum en güzel şiir kitabı olduğunu söyleyebilirim. Yaklaşık yarım saat içinde okuyup bitirdim ama o kadar nefis şiirler vardı ki kitapta, gidip yeni baskısını almayı düşünüyorum. Bendeki kitabın eski baskısı olmasından dolayı kütüphaneye koyasım gelmedi. Umarım en kısa zamanda alıp bir daha okurum. İçerisinde müthiş şiirlerin olduğuna emin olabilirsiniz ve siz de bu şiirleri seveceğinize göre; gidin, alın ve okuyun, derim. İyi okumalar...
“Sizin hiç babanız öldümü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üvercinka
Alt başlık:
50 Yaşında Özel Baskısı
Baskı tarihi:
Mayıs 2008
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750814389
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Üvercinka
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka 1958 Şubatında Yeditepe Yayınları’ndan çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri (“Şarkısı Beyaz”) daha beş yıl önce (8 Ocak 1953) ve üstelik bir meslek grubunun dergisinde (Mülkiye Fikir ve Sanat Dergisi) yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de bir başkası bilebilirdi. Şairine böyle ün getiren bu kitap, yayımlandığı günden beri, dünya şiir tarihinde pek az ilk kitaba nasip olan bir efsane aylasıyla çevrili durumda. Yayımlanışının 50. yılında, bir kereliğine, Üvercinka’nın özel baskısını sunuyoruz.

Kitabı okuyanlar 7,4bin okur

  • Harun TUNCER
  • Merve Kol
  • Münzevi Genç
  • Ziya tapan
  • Elif Sen Budak
  • Sercan Gündoğan
  • Elmas Damla Gül
  • ROSALÍA
  • Berat
  • Destiny'

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.3 (39)
9
%2.1 (35)
8
%4 (69)
7
%2.9 (49)
6
%1.9 (32)
5
%1.8 (31)
4
%0.3 (5)
3
%0.5 (8)
2
%0.8 (13)
1
%1.1 (19)

Kitabın sıralamaları