Seçme Öyküler

Kamyon

Sabahattin Ali
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
132
Basım Tarihi:
Temmuz 2008
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789750815003
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir Kamyon Yolculuğunda Anadolu’nun Kalbine Yolculuk
6/10
·132 syf.·
2025 5. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kamyon hikâyesini okurken kendimi gerçekten o yolculuğun içinde buldum. Tozlu bir yolda, kalabalık bir kamyonun kasasında, hiç tanımadığım ama çok tanıdık gelen insanlarla yan yana gidiyormuş gibi hissettim. Hikâyede ne büyük olaylar var ne de destansı kahramanlıklar. Sadece bir yolculuk… Ama o yolculuk sırasında karşılaştığımız insanlar, onların küçük sohbetleri, suskunlukları ve yorgun bakışları bize Anadolu’nun koca bir tablosunu sunuyor. Fakirlik, çaresizlik, umut kırıntıları ve bazen de küçük dayanışma anları… Sabahattin Ali bunları öyle yalın bir dille anlatıyor ki, sanki yanımızda oturup yolculuğun hikâyesini paylaşıyor. Bence Kamyon’u okurken asıl etkileyici olan şey, sıradan görünen hayatların aslında ne kadar derin olduğunu fark ettirmek. Bir kamyon kasasında geçen kısa bir yolculuk, insana bazen bir roman dolusu duygu yaşatabiliyor. Sabahattin Ali’nin Anadolu insanına tuttuğu samimi ve gerçekçi bir ayna. Büyük olaylar değil, küçük hayatların derin izleri var.
1000Kitap
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2023 213. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2023 19:53
KamyonKamyon Sabahattin Ali okumayı oldukça çok seviyorum, Bu eseri bir zamanlar çok aramıştım ancak bulamamıştım. StoryTel’de bulunca okumak istedim. 16 öyküden oluşuyor ve Sabahattin Ali’nin biyografisinden oluşan bir öykü kitabı öykü kitaplarını çok seviyorum hem yormuyor insanı hemde kolay okunuyor ondan dolayı çok severim bu eseri de okumaktan oldukça memnun oldum.. Tavsiye ediyorum.
Sabahattin Ali
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
8/10
·132 syf.··
2019 15. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2019 23:10
Sabahattin Ali ile sonunda tanıştım. Bu tanışmam, içerisinde birbirinden güzel 16 kısa hikayeyi barındıran bu kitabı ile oldu.
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
***Sabahattin Ali deyince akan sular durur. Bu kitabı da bir okuyuşta okunacak kitaplardan birisidir. Sürükleyicidir. Çeşitli öykülerden oluşmaktadır. Konya’dan çıkıp Beyşehir’e giden yolun başlangıcındaki dik yokuşu tırmanmaya başlayınca, herkes yanındaki ile veya çaprazlama ta öbür baştaki biriyle lafa koyuldu; birkaç kişi yalnız cıgara içip dumanını savuruyordu. Birbiri arkasında dizili tahta sıralarda oturmayıp yarım lira eksiğine en arkada yere çömelen ve kamyonun şiddetle sarsılan bu kısmında ikide birde, başlamak üzere olan uykularından fırlatılan köylüler, cıgara da içmeyerek, boş gözlerle bakışıyorlardı.
Edebiyat
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 11:35
Merhabalar yazarın bu öyküsü sosyal gerçekçi bir olay hikâyesidir. Öykünün arka planında iş ve ekmek bulamayan insanlarına bakamayan sisteme ve devlete bir eleştiri bulunur.Öykü de ekmek parası kazanmak için köyden kente gitmek isteyen köylü bir gencin kamyoncuya verecek yol parası olmadığı için kamyondan atlayarak ödeme yapmaktan kurtulmak istemesi ve yaşadığı acı son dile getirilmektedir. Öykü sade , içten başarılı bir edebi dil ile anlatılmış, olaylar hakim bir bakış açısı ile ele alınmıştır. Herkesin okuması gereken bir kitap diyebilirim.
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
5/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
"Kürk Mantolu Madonna" ile gönlümde taht kuran yazarın, bu kez 16 öyküden oluşan kamyon kitabı ile geldim. Aralarında en beğendiğim "kırlangıçlar" oldu. Ardından ses ve değirmen... Kitabın beğendiğim bir diğer yanı ise dipnotlar oldu. Meğer bilmediğim ya da bildiğim halde başka anlamda da kullanılan ne çok kelime varmış onu gördüm. Haznem genişledi. Keyifle okunabilecek türden.
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2021 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 17:02
Geçmiş döneme yapılan güzellemelerin aksine küçük insanın dramını gözler önüne sermeyi ve bunu günümüze kadar ulaştırmayı başarmış bir yazar. Her okuduğum eserinin bir sonraki sayfasını merakla bekledim. Kamyon adlı öyküsü de benim için unutulmazlar arasındaki yerini aldı. Sonsuz teşekkürler Sabahattin Ali KamyonKamyon Katı bir sosyal gerçekçi olan Sabahattin Ali Memleketçilik akımı düşüncesini ezilen memleketlilerin acılı hayatlarını dile getirmek şeklinde yorumlayan yazarlardan biridir. Onun öykü ve romanlarında devletin bozuk çarklarına eleştiri, devletin yoksul bıraktığı insanların dramları ağırlıklı olarak yer tutmaktadır. Bu nedenle sistemi idareyi ve rejimi sorguladığı kuşkularını da körüklemiş, kovuşturmalara uğramış sakıncalı yazar olarak görülmüş hapislerden de çıkmamıştı. Sabahattin Ali Kamyon adlı öyküsünde de Anadolu’da geçen olayları ve Anadolu’da yaşayan küçük insanların zorluklar ile mücadelesini ele almış, geçim sıkıntısı çeken insanların dramlarını işlemişti. Öykülerinde yoksul Anadolu halkını, cinsel açlıklar çeken insanları, düşük kadınların dramlarını, yoksul köylülerin, öğretmenlerin, düşük kadınların hayat savaşlarını bürokrasinin ezdiği zavallı insanları anlatan Sabahattin Ali Kamyon adlı öyküsünde ise Konya’dan İzmir’e ekmek parası kazanmak için giden yoksul bir köylü gencinin, kamyoncuya verecek yol parası olmadığı için kamyondan atlamaya karar vermesini anlatmaktadır.
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
9/10
·132 syf.·
2019 7. kitabı
İlk öykü “değirmen” beni çok etkiledi çok güzeldi, keşke bu kadarcık kısa olmasaydı...Sevgiye dair çok güzel ve düşsel motifler barındıran anlamlı bir öykü... “Sen sevgiline ne verebilirsin sanki?
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
7/10
·132 syf.··
2018 69. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2018 13:24
Kitabın içinde tam 16 öykü var bunların 7 tanesini Değirmen adlı hikaye kitabında 2 gün önce okuduğum için geçtim. Değirmen, Kırlangıçlar, Bir Orman Hikayesi, Kazlar, Bir Firar, Kanal, Candarma Bekir...içlerinde favorim Değirmen di tabi ki.. Bir aşk tarifi bu kadar güzel anlatılabilirdi ancak. Yazar "Şiir ve hikâyelerim arasında, yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum" demiş, benim kötü olduğunu söyleyebilecek bir edebiyat bilgim yok fakat bazı hikayeleri ağlaya ağlaya okuyup içselleştirirken bazılarında sıkıldığımı söyleyebilirim. Kağnı, Kamyon, Kafakağıdı, Gramafon Avrat, Arap Hayri, Apartman, Arabalar Beş Kuruşa, Ses, Çaydanlık ise kitapta yer alan diğer öyküler. Bunlar arasında ise favorim Arabalar Beş kuruşa oldu ki bunun sebebi öğretmen kimliğimdir, haksızlıklar ve adaletsizliklerin olduğu bir dünyada büyüyen çocuklara dayanamıyorum. Hikayelerin çoğunda zorluklarla mücadele eden insanları anlatmış yazar. Bazen ironik bazen içinde acımasızlıkların bulunduğu bozuk düzeni eleştirirken fark ettim ki aslında bunlar hala ülkemizde devam eden sorunlardan sadece birkaçı.. Yani düzenin değiştirilmesi gerekliliğini taaa o yıllarda yazmış olan yazarın incelemesini yaparken bunların değişmemiş olduğunu söylemek çok acı verici. “Hikâye yazmak hayli güç bir iştir. Güçlüğü nisbetinde nankördür. " diyor. Ne zor şartlar altında hikayeler yazdığını eşi Aliye ye yazdığı mektupları okurken tanık olmuştum. Velhasıl ben yazarın kalemiyle 25.yaşımda tanışmış oldum ve yazmış olduğu tüm eserleri okumaya karar verdim.
Edebiyat
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma
6/10
·132 syf.··
2022 92. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2022 07:46
Öyküler genel olarak zor şartlar altındaki halkı anlatıyor. Mesela Konya Ovası’nı sulamak için açılan kanalla ilgili şunu diyor “insan ellerinin açtığı kanal, bu ovaların yalnız susuzluğunu artırır.”” Öykülerde karakterler doğayla birdir, doğadan ayrılamaz, kendi doğası buna izin vermez. İncecik bir öykü kitabı alın okuyunuz.
KamyonSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20083,292 okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.