Bütün Öyküleri 1 (Değirmen, Kağnı, Ses)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.325
Gösterim
Adı:
Bütün Öyküleri 1
Alt başlık:
Değirmen, Kağnı, Ses
Baskı tarihi:
Nisan 2000
Sayfa sayısı:
340
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753637969
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bütün Öyküleri 1
Bütün Öyküleri — 1
"İşte adaşım, sana seven bir Çingene'nin hikayesi. Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramızda- gene hoş şeydir. Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir." - ("Değirmen"den) -- Kimi yazarların yapıtları size göz kırpar, kendine doğru çeker hep. Sabahattin Ali işte bu yazarlardandır. YKY bu "daima genç" ustanın portresini tamamlama yolunda ilk adımı atıyor.
340 syf.
·23 günde
Sabahattin Ali gibi bir ustanın kaleminden çıkan hikayeler. Yine yalın, anlaşılır ve dokunaklı cümlelerle değerini arttırmış yazar. İnsan ve kişilik betimlemeleri, duyguların aktarımı tartışılmazdı.

Ben özellikle Değirmen, Duvar, Fikir Arkadaşı, Kağnı, Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi, Candarma Bekir, Sıcak Su isimli öykülerini çok beğendim. Hikayelerin bitiş şekli yine ustaca ve düşündürücü.

Bu kitabın 2.serisini de yakın zamanda okumayı düşünüyorum. Sabahattin Ali sevenler mutlaka okusunlar diyorum. Ayrıca ben günde 1 ya da 2 hikaye şeklinde okudum. Onu da belirteyim :)
340 syf.
·4 günde·10/10
Dedemköy kanalının suları kıpkırmızıdır: Mehmet'le kardeşinin kanları gibi. Konya Ovası'nın ufukları sapsarıdır: Zağar Mehmet'in benzi gibi...
Ecel gelir kapımızı dolaşır,
Kara haberimiz köye ulaşır,
Çifte gelin kuzu gibi meleşir.
Yuma hocam, yuma, kanımız aksın,
Dostumuz ağlasın, düşmanlar baksın...

Haksızlıkların, yoksullukların ve acıların türlüsünü yaşamış kahramanlarla çıktığınız bu yolculuk zor gelecek size. Hırpalanmış ruhları dinleyeceksiniz, kader mahkumlarıyla sohbet edeceksiniz, yeri gelecek sessiz çığlıkların ortasından geçeceksiniz. Köylü hakikaten de milletin efendisiymiş diyeceksiniz!
“Mehmet Efendi bize ordan iki çay getir.” !!!
Anadolu’da yaşamayan bilmez. Orası başka bir dünyadır. Gezmekle olmaz, bir süre orada yaşamanız gerek. İşte Sabahattin Ali sizi bir süre orada yaşatıyor. Issız tozlu sokaklarında, kuraklıktan solmuş topraklarında gezdiriyor. Köyün birinde, ‘onlar’ dan biri oluyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz hiç tanımadığınız bir şehirde gezici bir tiyatro kumpanyasıyla sahnedesiniz. Hiç yaşanmamış bir aşk hikâyesinin kaybeden ana kahramanısınız belki.
Hep mücadele içinde olmaktan yorulan yüreğinizi kimse görmeyecek, alınmayın sakın.
Hayran olunası bir anlatım. İyi ki okudum dedirten.
Sabahattin Ali'nin tüm kitaplarını okuduktan sonra devam edebilirim.
Birbirinden güzel hikayeler mevcut ama kitabı ele alışta 4-5 hikaye okuyunca büyü bozuluyor. Birer hikaye okumak kâfi. Çünkü tam o hikâyenin etkisinde kalmışken bir başka hikâyeye başlamak ve aklım bitirmiş olduğum hikâyede iken yeni bir hikâyeyi idrak etmekte zorlandım.
Bir başka zamanda tekrar okumak isterim.
340 syf.
·27 günde·8/10
Romanlarını okuduğum ve hikayelerine dalmak istediğim yazar Sabahattin Ali...

Öncelikle dili anlaşılır ve yalın diyebiliriz. Her hikayede birkaç eski kelime olması da okuyan için ilaveten kâr diye düşünüyorum.

Karakterleri yöresine göre konuşturmuş yazar, bu da Toplumcu Gerçekçi anlayışta olmasından kaynaklanıyor. (Bundan şahsen pek hazzetmiyorum.)

Genelde karamsar hikayeler okuyoruz bu kitapta ancak insanın dimağında hoş bir tat bırakan hikayeler. Hayatın acımasızlığı, adaletsizlikler, imkansız aşklar, yokluk zamanlarında köylüler ne ararsanız buluyorsunuz kısacası.

Usta betimlemeler ve etkileyici olay örgüsü insanı gerçekten etkiliyor. Az kelimeyle çok şey anlatıyor. Bazı hikayeleri genişletse roman olur ve çok da güzel olur dedim okurken.
Değirmen, Viyolonsel etkilendiklerimden.
Okumanızı tavsiye ederim...
340 syf.
·17 günde·Beğendi·8/10
Çok şükür kitabı bitirdim. Daha erken de bitirebilirdim. fakat hikayeleri üst üste okuyarak harcamak istemedim. Okuduğunuzda kesinlikle kendinizi Türkiye’nin ilk yıllarında bulacaksınız. Amcalarım o dönemden bahsederken “hadi canım, o kadar da olmaz” dediğim şeylerin aynısını burada gördüm. Kitapta,gerçekleri dile getiren her daim muhalif göründüğü ve her daim dışlandığını göreceksiniz. Ki zaten Sabahattin Ali belki de bu yüzden çok seviliyor ve değer veriliyor. Kesinlikle OKUYUNUZ!!!
340 syf.
·Beğendi·8/10
İnsanın içine işleyen bir kitap..her hikaye ayrı bir dünya..100 yıl önce ya da sonra, değişmeyen bir yüz devlet adına..bu ülkenin yoksul kaderine bi daha ah çekiyorsun ve en derinden seviyorsun insanı..
Düşünüyordum: Gidersem istikbalimi kaybedecektim, fakat durursam aklımı... Yalnız kaldığım günlerde benim yegane dostum olan aklımı... Her şeyden fazla sevip beğendiğim akılcağızımı!
Sabahattin Ali
Sayfa 106 - "Bir Siyah Fanila İçin" isimli öyküsünden
“Onun beni sevdiğini, hala beni sevdiğini, deli gibi beni sevdiğini, benden başkasını asla sevemeyeceğini bilmek...”
Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegane tesellidir. Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir kökü taşırlar. Her zaman söyleyecek birçok lafları vardır.
Dünyada hiçbir aşkın ebedi, hatta uzun ömürlü olmadığı muhakkaktır. Bunun aksini düşünenler başkalarını veya kendilerini aldatmaya çalışan divanelerdir.
Dünyada en tahammül edilemeyecek şey de artık aşık olmadığımız birisiyle beraber yaşamak mecburiyetidir. Şu halde aşık olduğumuz birisiyle hayatımızı birleştirmek, en hafif tabiriyle, düşüncesizliktir.
Sabahattin Ali
Sayfa 207 - Yapı Kredi Yayınları, "Bir Skandal" isimli öyküsünden
Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde yaşayanlar ve köyde
yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz,
birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bütün Öyküleri 1
Alt başlık:
Değirmen, Kağnı, Ses
Baskı tarihi:
Nisan 2000
Sayfa sayısı:
340
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753637969
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Bütün Öyküleri 1
Bütün Öyküleri — 1
"İşte adaşım, sana seven bir Çingene'nin hikayesi. Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramızda- gene hoş şeydir. Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir." - ("Değirmen"den) -- Kimi yazarların yapıtları size göz kırpar, kendine doğru çeker hep. Sabahattin Ali işte bu yazarlardandır. YKY bu "daima genç" ustanın portresini tamamlama yolunda ilk adımı atıyor.

Kitabı okuyanlar 154 okur

  • Umut Avgın
  • Neşe
  • Elif Özkaya
  • Serra
  • Berov Beroviç
  • İsmail Cakmak
  • RaheL Abrahamoğlu
  • Yagmurdakisessizbulut
  • Ertan Karaltı
  • Alaca Cafer

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.8 (10)
9
%23.8 (10)
8
%28.6 (12)
7
%7.1 (3)
6
%4.8 (2)
5
%2.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%2.4 (1)
1
%0