Çıplak Deniz Çıplak Ada Bir Ada Hikayesi 4

8,2/10  (38 Oy) · 
130 okunma  · 
29 beğeni  · 
1.171 gösterim
Yaşar Kemal Bir Ada Hikayesi'ni tamamladı!

Yaşar Kemal'in "Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana" romanı ile başlayan, "Karıncanın Su İçtiği" ve "Tanyeri Horozları" kitaplarıyla devam eden Bir Ada Hikayesi dörtlemesi, son kitabı "Çıplak Deniz Çıplak Ada" ile tamamlandı.

Bir Ada Hikâyesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan'a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın başkahramanıdır. Dörtleme hem bir Yaşar Kemal klasiğidir hem de diliyle, yarattığı kişilerle, yarattığı doğayla Yaşar Kemal'in romancılığında önemli bir yeniliği işaret eder. Yaşar Kemal, mitos yaratıcısıdır... Ağıtların diliyle, kendi özgün dilini (hiçbir yazara benzemez ve asla taklit edilemez) harmanlamış, çeviride bile yitmeyen anlatısını kurmuştur. Bu dörtlüyse, tarihle destanların kaynaşmasıdır. Yaşar Kemal tarihi roman yazmaz bu dörtlüde, bir tarih var eder.

"Çıplak Deniz Çıplak Ada", Yaşar Kemal'in yerlerinden edilen insanların Ege'de bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarının destansı öyküsü Bir Ada Hikâyesi'nin dördüncü ve son kitabı.
Dörtlünün bu son romanında, geçmişin yaraları kapanmaya yüz tutmuş ama izleri kalmıştır... Ağaefendi'yle Melek Hatun, Poyraz'la Zehra, Ali Hüseyin'le Nesibe muradına erecektir; Lena Ana'nın hasretle yollarını beklediği kayıp oğulları da geri dönmüştür ama balıkçıların reisi Hıristo'nun başına beklenmedik bir olay gelir.
(Tanıtım Bülteninden)

Yaşar Kemal, son kitabı 'Çıplak Deniz Çıplak Ada' yı anlatıyor...
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    272
  • ISBN:
    9789750823596
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Fırat Çağlar MANTAŞ 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Bir ada hikayesi serisinin son kitabı olan çıplak deniz çıplak ada diğer üç kitabın tadını vermese de adada yaşananlar açısından merakla okudum. Lena ananın, Melek Hatunun, Musa Kazım’ın, Poyraz Musa’nın hikayeleri güzel bir şekilde sonlandı. Ada son iki kitapta ıssızlıktan kurtuluyor. Adadaki nüfus arttıkça zaman zaman problemler de yaşanıyor. Okul, hastane, küçük dükkanlar derken ada iyice canlanıyor.
Karakterlerin hiçbiri sönük değil. Hepsinin bir hikayesi var mutlaka. Her biri adaya farklı bir güzellik katıyor.
Bir Ada Hikayesi serisinin temelinde mübadeleyle yaşanan sıkıntılar var. Savaşın yaşattığı sıkıntıların yanına bir de mübadele eklenince o dönemde yaşayan insanlar Yaşar Kemal’in de dediği gibi aklını yitirecek hale geliyor. Okurken o acıları hissetmemek elde değil.
Yaşar Kemal öylesine güzel bir ada yaratmış ki… İçinde farklı dillerin, dinlerin, mezheplerin olduğu ve bunların sorun değil de güzellik olarak görüldüğü, tüm dünyayı, tüm insanlığı olması gerektiği gibi resmettiği huzurlu bir ada… Okuyan herkesin orada yaşamak istemesi bunu yeterince açıklıyor bence.
Bitmesini istemediğim bir seriydi. Adaya, insanlara, denize ve Yaşar Kemal’in kullandığı o güzel dile ve üsluba hayran kaldım bir kez daha.
“Savaşı icat eden görmesin cennet”

melda 
15 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yaşar Kemal'in adasındaki sükunet, sakinlik okuyanın ruhuna o kadar güzel işliyor ki, Yaşar Kemal sevgiyi,birliği, sakinliği,doğa farkındalığını içine sindire sindire 4 kitapta ancak aktarıyor bizlere. İnsanda Kitabın içine girip adada yaşama arzusu uyandıran, suyunu içip havasını koklayıp o güzel ada insanlarıyla dostluk kurma isteğini kabartan bir Yaşar Kemal klasiği.. Savaştan yara almış, mübadelenin vurgununu yemiş; ama varoluşun, iyi niyetin, sevginin, paylaşmanın zenginliğini fark etmiş güzel insanların hikayesi..

Şeyma Öztürk 
13 Tem 20:09 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Bir Ada Hikâyesi serisinin son eseri olan Çıplak Deniz Çıplak Ada da biter ve seri kitaplıktaki yerini alır. :)

Eserde kahramanlarımızın ilk kitaptan itibaren ada içerisinde yavaş yavaş oturtmaya başladıkları yaşam düzenlerinin anlatımı devam eder. Son eserde çok fazla bir olay olmamakla birlikte ada içerisinde belli yapıların onarılması, dükkânların açılması, ikili ilişkilerin daha açık bir hâl alması gibi unsurlar söz konusudur.

Genel olarak söylemek gerekirse bu eserin diğer üç esere kıyasla çok hafif kaldığını belirtmek isterim. Neden derseniz, serinin başından itibaren cevap bekleyen pek çok soru, çözülmeyi bekleyen pek çok düğüm yer almakta. Eserin sonuna doğru sanki sihirli bir değnek değmişçesine her soru bir cevap buluyor. Yalnız bu durum o kadar hızlı bir şekilde gelişiyor ki mantık çerçevesine oturmakta ve hazmetmekte epey zorlandım. Son 20, 25 sayfanın sanki karışık bir metin halinde yazılmışçasına bir izlenim vermesinin sebebi de bu sanırım. Çünkü yazar bir anda bütün her şeyi sonlandırmak istercesine konudan konuya atlamış. Bu kısımları okurken zihnim bulandı.

Yaşar Kemal seriyi tamamlamak istemiş fakat çok aceleye gelmiş satırlar. Üzülerek söylüyorum ama bana kalsa serinin son kitabı keşke yazılmamış olsaydı derdim. En azından okuyucu yarım kalan konuları hayal gücüyle tamamlayabilirdi ve son kitapta yaşadığı hayal kırıklığıyla karşılaşmazdı. Benim için kimi zaman sıkıldığım, kimi zaman zevk aldığım uzun bir yolculuktu bu seriyi okumak. Son eserin daha acemi olması ilk üç esere gölge düşürmüyor benim nazarımda. Sadece var olan beklentimin boşa çıkmasına üzüldüm. Sağlık olsun, Yaşar Kemal de var olsun diyelim.

"Allah insanoğlunu savaşta da, barışta da susuzlukla, açlıkla, zulümle, savaşla terbiye etmesin."

Gün İlke Yıldırım 
15 Ağu 21:43 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Evet alelacele kapanış yapılmış, evet birçok konu havada kalmış, evet birden fazla cümlede düşüklük vardı. Ne olursa olsun, ben mutlu sonları seviyorum arkadaş. Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi sarıp sarmalamıyor hikaye ama karakterlerin muratlarına erip ermediğini öğreniyoruz en azından. Ya kitabı bitiremeden ölseydi rahmetli Yaşar Kemal? Bir de bu açıdan bakmak lazım. =) Tüm seriyi tavsiye ederim. =)

Fulya 
14 Ara 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yaşar Kemal'in okuduğum ilk eseri. Her okurun böyle güzel kıymetli bir yazarın en az bir kitabını okuması gerektiğini düşünüyorum. Konusu Lozan antlaşması sonrasında Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesi sırasında bir adaya yerleşen halkın adadaki yaşamı. Yaşar Kemal o kadar güzel bir ada tasvir ediyor, umudu, sevgiyi o kadar güzel anlatıyor ki hem yazarın diline hayran kalıyor hem de o adada o insanların arasında yaşamak istiyorsunuz. İlk 3 kitap gayet güzel akıcı bir şekilde bitti. Ancak 4. kitap açıkçası sonlara doğru sıkıcı olmaya başladı. Yazar sanki bitse de gitsek modundaydı. Ancak bu kusur kesinlikle serinin okunmasına engel değil.

Sabırlı Firuze 
03 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Savaşlardan sonra, insanların bir adada hayatlarına devam ederek birlik olmalarını anlatıyor. Tarih kitabı olmamasına rağmen sanki yazar kendisi bir tarih yazıyor. Betimleme ve akıcılık da üst noktaya ulaşıyor. Kahramanlardan biriyle özdeşleşerek romanın içinde yaşıyorsunuz. Umut hep var, hiç eksilmiyor .

Hüsamettin Çalışkan 
18 Şub 10:32 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yaşar Kemal'in dünya görüşünü yansıtan son serinin son kitabı.. Yaşar Kemal mutlaka okunmalı. Ada metaforunu o da kullanmak istemiş ve işlemiş.

harun ertürk 
 08 Tem 22:55 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 6/10 puan

kitabın dörtte üçünde olay çok yavaş akıyorken son kısımda her bir anda çözülüveriyor. bu hız kafa karıştırıcı olabilmekte. ayrıca kitap, bir önceki kitap olan "tanyeri horozları" gibi musa kazım ağaefendi üzerinde gereğinden fazla durmuş ve bu can sıkıcı bir durum oluşturmuş. her şeye rağmen yaşar kemal'in kaleminin tadı bir başka.

Azam 
 10 Ağu 12:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yaşar Kemal'in "bir ada hikayesi " adlı serini olusturan dört kitabi da arka arkaya okudum ve tüm seri icin tek bir yorum paylaşacağım.
Poyraz Musa, Vasili en cok bu iki karakteri sevdim. Biri savaşlardan sonra bu adaya sığınmıştı. Biri bu adayı bir tek Canakkale Savaşı sırasında savaşa gitmek için terk etmişti. Mübadele de saklanip tek basina kalmisti bu ada da. Ne güzel kardes olmuşlardı tüm yaşadıklarından sonra. Bir de Lena Ana var tüm adanın anası olan pişirdiği tereyağlı bulgur pilavının ve naneli yoğurt corbasının kokusunu duyduğum. Okurken sizde duyacaksınız o kadar gerçekçiydi Ustanın betimlemeleri. Serinin her kitabinda ada ya yeni karakterler ekleniyordu ve her gelen kendi hikayesini anlatıp yaralarını çekinmeden gösteriyordu ve birbirlerine derman oluyorlardı.gelen. Adaya hep iyiler mi geldi diye düşündümde yaptıkları yanlış olsada niyetleri hep iyiydi. O karakterlerle de konusarak yanlışını gösterip konuştular. Serinin son kitabini diger kitaplara gore daha az sevdim. Çünkü belli karakterlerin etrafinda döndü diye. Ama yine de guzeldi. Nişancı Veli seriyi bitirince ne adamdı dedigim. Hançerli Efe, kaçakçı Hasan, guzeller guzeli Zehra, Nesibe , Uzo , Süleyman, Kerim- Peri daha bir sürü karakter gelip yerleşti. Süleyman, Kerim ile Peri ne için geldiler ne oldular. Hani vardır ya bir laf insan olduğu değil olmak istediği kişi olur diye işte bu karakterler tamda bu sözün karşılığı idi bence.
Savaştan sonra Anadolunun içinde bulunduğu zor durumu en iyi anladan kitaplardandı bu seri. Savaşta insanlığını kaybetmeyen bir avuç insanin hayata tutunma çapasıydı anlatılan. Irkı ne olursa olsun insanın kendini var ettigi yerdi vatan. Ve kimsenin hakkı olmamalıydı onları vatanlarından yollamak. Lena ana nasıl karınca adası benim vatanım dediyse Agaefendi de öyle yürekten diyordu Girit benim vatanım.
Keyifle okuyun :)

Kelebek;)) 
23 Tem 18:29 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Yeni bir yaşam kurma çabaları,ölüm korkusu,umut....
Anadolunun her kısmından birer parça, menekşe kokusu, limon kokusu, denizin tüm güzelliği,Anadolu insanının iyiliği, dağlar, Anka kuşunun ölümsüzlüğü ve Yaşar Kemal in yarattığı o güzelim kahramanlar.
Siz ne yapardınız, nasıl kahramanlar kurardınız boş bir adaya düşseydiniz orada kalmak zorunda kalsaydınız?:))

2 /

Kitaptan 18 Alıntı

Sadettin TANIK 
 27 Şub 13:46 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"İnsana ne olursa olsun, başına na gelirse gelsin, umudunu kesmemeli. Yalnız kalmış, umudunu yitirmiş insan yarı ölü bir insandır. Bana kalırsa insan yaratım gücünü hiçbir yerde yitirmemelidir."

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 53 - YKY  4. Baskı - 2015)Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 53 - YKY 4. Baskı - 2015)
Humphrey Bogart 
09 Ağu 20:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Türkiye'nin her dağında bir Zeus vardır. Hangi dağa çıksan bir Zeus çıkar karşına.

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 162 - Yapı Kredi Yayınları)Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 162 - Yapı Kredi Yayınları)
Şeyma Öztürk 
12 Tem 23:38 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

"Ben ayla konuşan kızlar kadınlar gördüm. Sıkışmış insanlar her şeyle konuşurlar. Yeter ki insan çaresiz kalmasın. Yağan yağmurla düşen karla, esen yelle konuşur."

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 143 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 143 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))
Şeyma Öztürk 
12 Tem 22:48 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

"Allah insanoğlunu savaşta da, barışta da susuzlukla, açlıkla, zulümle, savaşla terbiye etmesin."

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 90 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 90 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))
Şeyma Öztürk 
13 Tem 19:32 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

"Bazı erkekler ölürler de aşklarını kimseye söyleyemezler."

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 188 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 188 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))
Şeyma Öztürk 
12 Tem 19:42 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

"Yerin dibine batsın bu sürgünlük yerin dibine batsın bu savaşlar."

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))
Kelebek;)) 
21 Tem 02:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Ya bu sürgünlük sonuna kadar sürdürülürse bu insan soyunun en büyük, en korkunç savaşı, en bağışlanmaz, işkencesi zulmü olmaz mı?

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 141)Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 141)
Şeyma Öztürk 
12 Tem 23:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

"Ağaçla konuşulur mu Melek Hatun?
Konuşulur kızım, konuşulur. Bu gurbet elde tek başına kalınca. O, kuşlarla, çiçeklerle, boncuklu arılarla konuşur."

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 130 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 130 - Yapı Kredi Yayınları (5.baskı))
Kelebek;)) 
19 Tem 22:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yalnız kalmış, umudunu yitirmiş insan yarı ölü bir insandır.

Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 53)Çıplak Deniz Çıplak Ada, Yaşar Kemal (Sayfa 53)
2 /