Ateş Kırmızısı, II. Abdülhamit döneminde İstanbul'da geçen tarihî ve kurgusal bir romandır. Kitap, şöhret ve zenginlik peşinde Osmanlı'ya gelen İtalyan ressam Fausto Zonaro'nun gözünden dönemin saray entrikalarını, aşklarını ve toplumsal yapısını anlatır.
Her şeyden önce tarihle kurgunun iç içe geçtiği eserleri okumayı çok seviyorum. Kitapta da tarih ve özellikle İstanbul gibi içinde doğup büyüdüğüm şehrin tarihini okumak çok farklı duygular hissettirdi. Şehri buraya yabancı bir ressamın gözünden aktarabilmek ise gerçek bir maharet istiyordu, ki bana kalırsa yazar bu kısmı da fazlasıyla iyi yerine getirmişti. Üstelik anlatılan olaylar o kadar gerçek ve o kadar yalındı ki okurken kendimi 1800lü yılların sonlarında görür ve Fausto Zonaro ile birlikte olaylara şahit olur gibi hissettim. Aslında o dönemin tarihine ilişkin ne çok şeyi bilmediğimi, ne çok özel olay ve kişinin olduğunu nispeten kısıtlı denebilecek bir öykü akışı içinde görmüş oldum. Bu kısıtlı yani tek kişinin düşünce ve hayatını ifade eden romanda resim sanatının yeri de çok özeldi.
Kesinlikle herkese yürekten tavsiyemdir...