Derya Sezgin

Derya Sezgin
@karbeyaz_kitap
28 senelik çalışma hayatında hiç okuyamamış emekli olduktan sonra fırsat bulduğu her an okuyan bir kitap kurduyum:)))
9/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 07:59
"İnsan ailesini seçemez ama hikayesini anlatmayı seçebilir.” Norveç’te büyük ses getiren ve çok satan “Miras” romanında baba tarafından cinsel tacize uğrayan, kitabın ana karakteri Berglot’un yaşadığı travma üzerinden bir aile portresinin arka planı tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriliyor. Dört kardeş, iki kulübe ve bir sır. Babaları daha hayattayken kardeşler arasında başlayan bir miras meselesi nedeniyle ikiye bölünmüş bir aile ve babanın ölüm haberi ile başlayan bir hikaye. Her ne kadar roman bir miras meselesi gibi başlasa da okudukça anlıyoruz ki anne ve babası ile görüşmeyen, kardeşleriyle de arasında mesafeli bir ilişkisi olan Bergljot’un çocukluğundan gelen travmanın, saramadığı yarasının hikayesidir Miras. Bergljot’a kalan tek miras yıllardır çektiği acı ve ne yazık ki kimseye duyuramadığı sesi… Berglot, ailesi tarafından varlığıyla yok sayılan biri. Çocukları ve torunları olan elli yaşındaki Berglot, küçük yaşlarda ensest suçla hayatı karartılan bir kadın. Yedi yaşına kadar bu duruma maruz kalmış, ve yaşadığı bu durumu o zamanlar kimseyle paylaşmıyor, annesi hariç. İlk defa otuzlu yaşlarında bu yaşadığı travmayı ailesiyle paylaşıyor ama ona inanan, yanında duran kimse olmuyor. Bu itiraf ve haykırış sonucunda tabii ki hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Ailesinden kopuyor ve onlarla zorunlu olmadıkça kendi isteğiyle herhangi bir iletişime geçmiyor.  Roman boyunca karakterin çocukluğunda çakılı kalmasına şahit oluyoruz. Anne'ye o kadar kızdım ki anlatamam nasıl yok saymış, nasıl bununla yaşamış benim aklım almıyor Muhteşem bir okuma oldu, gönülden tavsiyemdir... 
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:06
Tijan Sila Saraybosna Radyosu, 1992 yılında patlak veren Bosna Savaşı’nı on yaşındaki bir çocuğun(yazarın) gözünden anlatan sarsıcı ve otobiyografik bir romandır. Savaşın çocukluk, aile ve insan ruhu üzerindeki yıkıcı etkisini naif ancak çarpıcı bir dille aktarır. Savaşın ilk günlerinde ailesiyle birlikte Saraybosna'da mahsur kalan anlatıcı Tijan'ın büyüme hikâyesidir. On yaşındaki bir çocuk için oyun oynamak bir kenara bırakılır; hayatta kalmak, yiyecek bulmak ve harabelerde dolaşmak tek gerçekliğe dönüşür. Melankolik ve zaman zaman trajikomik bir ton hâkimdir. Ölümün, korkunun ve belirsizliğin nasıl kanıksanıp sıradanlaştığı, bir çocuğun objektifinden melankoliyle harmanlanarak anlatılır. Kitap, savaşın geniş tarihsel analizini yapmaktan ziyade, savaşın doğrudan içimize nasıl işlediğini odağına alır ve savaşın kederini ve seslerin kesilip durduğu bir ortamda hayatta kalma mücadelesini gözler önüne sermektedir. Gönülden tavsiyemdir...
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025745 okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 07:40
Kalemini merak ettiğim Ayfer Tunç ile tavsiye üzerine üçlemesiyle tanışmaya karar verdim.  Üçlemenin ilk kitabı olan "Kapak Kızı" nı çok sevdim ve devam kitaplarını merak ediyorum. Alıntılar için ayrı bir paylaşım yapacağım. Kapak Kızı, bir dergiye çıplak poz veren "Ayın Kızı Şebnem" isimli gizemli bir kadının, hayatlarına farklı şekillerde dokunduğu üç kişinin gözünden anlatıldığı, modern zaman yozlaşmasını ve kimlik arayışını inceleyen psikolojik  tabanlı bir romandır. Eser, bireylerin kendi iç çatışmalarını ve toplumdaki ahlak, marka tutkusu, lüks yaşam özentisi ve yabancılaşma gibi kavramları sorgular. Olaylar Ankara-İstanbul seferini yapan bir trenin yemekli vagonunda başlar. Birbirini tanımayan üç yolcu, bir erkek dergisinin kapağındaki "Şebnem" isimli kapak kızının fotoğraflarını görür ve onun hakkında konuşmaya başlar. Roman, bu üç yabancının iç dünyalarından geriye dönüşlerle Şebnem'in hayatını irdeler.. Ayfer Tunç
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
Serinin üçüncü kitabı sanırım en sevdiğim oldu. Kitap, hayatında yepyeni bir sayfa açmak için Noel'den nefret etmesine rağmen şirin bir kasabadaki yılbaşı ağacı çiftliğini satın alan Kira ile kafa dinlemek için aynı kasabaya gelen Bennett'in romantik hikayesini konu alıyor. Kira;hayatı boyunca ikizinin ve ailesinin gölgesinde, biraz sorumsuz bir hayat yaşamıştır. İkizinin evlenip yurt dışına taşınmasıyla büyük bir boşluğa düşer. Kendi ayakları üzerinde durabilmek için ani bir kararla güven fonundaki parayı kullanır ve Dream Harbor adlı o şirin kasabadaki o yılbaşı ağacı çiftliğini satın alır. Bennett; hayatındaki her şeyi düzeltme takıntısından ve günlük koşturmacadan uzaklaşmak için Dream Harbor'a tatile gelir. Şiddetli bir kar fırtınası Bennett'i Kira'nın çiftliğinde mahsur bırakır. Bu yakınlaşma sayesinde Kira'nın katı kalbi peri ışıkları altında yavaş yavaş erir ve aceleye getirilmeyen, birbirine güvenmeye dayalı sıcak bir aşk başlar. Tam kışın battaniye altında sıcak sahlebimle okunacak bir kitaptı. Yetişkin okurlar içindir. Türü sevenlere tavsiyedir. #y:517568
Yılbaşı Ağacı ÇiftliğiLaurie Gilmore · Juno Kitap · 2025435 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Çok merak ettiğim yazar Eric-Emmanuel Schmitt ile tanışma kitabım sevgili Pınar'ın Epia Reng tavsiyesi ile Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu oldu. İyi ki okudum ve kesinlikle yazardan okumaya devam edeceğim. İncecik kitabın neredeyse her sayfasını çizdim. Eric-Emmanuel Schmitt; Fransız romancı, oyun yazarı ve sinema yönetmeni. 1960 yılında Lyon'da doğdu. 1980-85 yılları arasında Ecole Normale Superieure'de felsefe eğitimi aldı. Eserlerinde, Tanrı, dinler, şiddet ve kutsal arasındaki bağ, yitirilen kimlik, davranışların gizemi gibi konulara yer veren Schmitt'in kitapları 45 dile çevrildi, tiyatro oyunları 50'den fazla ülkede sahnelendi. Kitaptan bahsedecek olursam; Çin’deki katı 'tek çocuk' yasasına rağmen hayal gücüyle bu otoriteye başkaldıran bilge bir tuvalet görevlisinin hikâyesidir. Roman, anneliği, hayal gücünün özgürleştirici gücünü ve gerçeğin algılanış biçimini sorgular. Çin'in Yunhai kasabasındaki bir otelde çalışan yaşlı ve bilge Bayan Ming, tesadüfen oraya giden Fransız bir iş insanıyla arkadaş olur. Ona büyük bir gururla birbirinden farklı karaktere sahip on çocuğunun hikâyesini anlatır. Çin'de yasal olarak tek çocuk sınırı varken, Bayan Ming'in on çocuk sahibi olması dikkat çekicidir. Ancak zamanla olayların gizemi çözülür. Hikâyenin ilerleyen kısımlarında Bayan Ming’in aslında sadece tek bir çocuğu olduğu ortaya çıkar. Çocuklarına yazdığı mektuplar başkaları tarafından yazılmış hayal ürünüdür. Yaşadığı derin yalnızlığa ve Çin'in kısıtlayıcı gerçekliğine karşı bir savunma mekanizması olarak zihninde kusursuz bir dünya kurmuş, asla sahip olamadığı on çocuğuna ayrı ayrı karakterler ve gelecekler bahşetmiştir. Kitabın sonunda yazar, gerçek ile hayal arasındaki ince çizgiyi sorgularken, zihnin sınırlarının insanı nasıl özgürleştirebileceğini vurgular. Bayan
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma