1000Kitap Logosu
Seray Şahiner

Seray Şahiner

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.3
1.817 Kişi
4.460
Okunma
274
Beğeni
9,2bin
Gösterim
Unvan
Türk Öykü Yazarı
Doğum
Bursa, Türkiye, 1984
Yaşamı
1984 yılında Bursa'da doğdu, İstanbul'da büyüdü. İlköğrenimini Oruçgazi İlköğretim Okulu'nda, ortaöğrenimini Pertevniyal Anadolu Lisesi'nde tamamladı. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. 2011'de Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü'nden, Sinema Anabilim Dalı'nda yüksek lisans derecesi aldı. 'Aylık Paldır Kültür Dergisi Hayvan'da ve Birgün Gazetesi'nde çalıştı. Uzun süre gitar ve resim dersi aldı, izcilik ve dağcılık yaptı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006 yılında Varlık Dergisi'nin düzenlediği Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'nde, "Gelin Başı" isimli öykü dosyası "Dikkate Değer" bulundu. 2007 yılında "Gelin Başı" isimli kitabı Can Yayınları'nca yayımlandı. Sırrı Süreyya Önder 'e senaryo asistanlığı yaptı. 2008'de İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen 'Yedi Tepeli Aşk' oyununda, "Gelin Başı" kitabında yer alan üç öyküsü sahnelendi. 2010-2011 sezonunda "Gelin Başı"ndaki öykülerden uyarlanan "İadesiz Taahhütsüz" adlı oyun, Tiyatro Boyalıkuş tarafından sahnelendi. 2011'de ikinci öykü kitabı 'Hanımların Dikkatine' Can Yayınları'nca yayımlandı.
160 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
Kocasından yıllarca şiddet gören, üçüncü sayfa haberlerine konu olmamak için bir gece evinden kaçan, parası ve kalacak yeri olmadığından hastane odalarında refakatçilik yaparak kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan fazlasıyla tanıdık bir karakter Ülker Abla. "Ağlayanın bir gülenin bin derdi var" diyor Ülker Abla. Ölümü göze almak yerine "Yaşamayı" göze alan bir kadın Ülker Abla. Kimsesizlerin kimsesi olarak hayatta tutunmaya, bir kap sıcak yemek için her türlü pisliği temizlemeye, insanların nazını çekmeye mecbur kalan bir kadın Ülker Abla. Çocukken baba şiddetine, oradan kaçıp koca şiddetine maruz kalan tabiri caizse yağmurdan kaçarken doluya tutulan, hayatta kalmak için kimliğinden bile vaz geçen bir kadın Ülker Abla. Seray Şahiner Ülker Abla karakteri ve onun yaşadıkları ile ülkemizin en büyük sorunlarından olan kadına şiddet, kadın cinayetleri, kadının toplumdaki yeri, bu ülkede kadın olmanın zorluklarına mizahı kalkan ederek yaklaşıyor. Aslına bakarsanız bir kadının çaresizliği etrafında şekillenen hikayede ona daha pek çok çaresiz kadın eşlik ediyor. Öyle ki kimi zaman kendi derdini unutup başkalarının derdine derman olmaya çabalarken buluyor kendini Ülker Abla. Hani derler ya beterin beteri var diye. İşte öyle bir şey. Kitapta yazarın kullandığı mizahi dil ve bolca argo sözcük konu her ne kadar sıkıntılı olsa da okurken sizi çoğu zaman gülümsetiyor. Hatta bazen kendinizi kahkaha atarken bulmanız da oldukça olası. Ülker Abla'nın Froyd ve Lakan'la imtihanı, Pollyanna'nın hikayesini kendince yorumlaması ise benim en sevdiğim bölümler oldu. (Froyd ve Lakan yazımları Ülker Ablanın ağzından onu da belirteyim) Ben çok severek okudum. Seray Şahiner kadın sorunları ve kadın olmanın zorluklarına her zaman duyarlı biryazar. "Hani diyorlar ya, rüyamda bunun bir rüya olduğunu biliyordum diye... Kâbustayım ama bunun hayatım olduğunu biliyorum." Kâbus gibi hayatlar yaşayan tüm kadınların sesi Ülker Abla. Kadınlardan çok erkeklerin okuması gereken bir kitap bence. Seray Şahiner çok güzel bir romanla geri döndü. Umarım Ülker Abla'nın okuyucusu çok olur. Keyifle okunsun....
Ülker Abla
8.6/10
· 394 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
55
112 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
Haberlerde intihar eden veya öldürülen bir kadın gördüğüm zaman aklıma hep sonbaharda dökülen yapraklar gelir. Çünkü o yapraklarda ağır bir yaşanmışlık, yıpranma, sonuna kadar mücadele etme; fakat buna rağmen çevresel faktörlere daha fazla dayanamayıp kendini sonsuzluğa bırakma hali vardır… Antabus’u okuyana kadar ne Antabus’un ne olduğunu ne de Seray Şahiner isminde bir yazar olduğunu bilmiyordum. Öncelikle beni hem yazarla hem de bu eseriyle tanıştıran Başak Tanrıverdi’ye (psk.okuyor) teşekkür ederim. Antabus’ta hepimizin yakından tanıdığı bir karakter var. Bu karakterin en önemli özelliği ise “kadın” olması. Tıpkı ailemizde, yakın çevremizde, komşularımızda gördüğümüz kadınlar gibi bir kadın. Ve doğduğu andan itibaren bir kadının karşılaşabileceği tüm zorluklarla karşılaşan bir kadın. Söz hakkı olmayan, düşünceleri önemsenmeyen, taciz edilen, tecavüz edilen, satılan, dövülen, hakaret edilen, kandırılan, yaşama hevesi elinden alınan bir kadın… Çok beğendim Antabus’u. Seray Şahiner, itinayla, atlamadan tüm detaylara değinmiş eserinde. Bu kitabı her kim okursa okusun coğrafyamızda kadın olmanın ne kadar zor olduğunu ta en derininden hissedecektir, bunu garanti ediyorum. Tavsiyedir, okuyunuz.
 Antabus
8.8/10
· 2.266 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
39
160 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Seray Şahiner'in Antabus kitabını okuyanlar nevi şahsına münhasır Ülker Abla ile daha önceden tanışmıştı. Hatta çoğu kişi, Ülker Abla'nın Antabus'un kahramanı Leyla'nın önüne geçtiğini düşünmüştü. Bir söyleşisinde Seray Şahiner  Ülker Abla'yı şöyle tanımlamıstı. "Kitaptaki Leyla'nın yol göstericisi.İlahi Komedya'da kahramana Araf'ı gezdiren Vergilius gibi.Araf, çünkü ikisi de ölüm ve yaşam arasında kalmış kadınlar.Ülker çareyi firarda bulmuş ve hayatla mizahı kalkan ederek başa çıkmaya çalışıyor." Seray Şahiner bu kez Ülker Abla'yı almış, hikâyesini genişletmiş, müthiş, unutulmayacak bir karakter yaratmış. Baba dayağından kaçıp, koca dayağı ile karşılaşan Ülker, tek dayanağı oğlu da askere gidince, kocasının zulmünden kaçıp, her dayak sonrası kendini koridorlarında bulduğu hastanede, kendine yoktan var ettiği bir sığınak yaratır. Ülker Abla başlangıçta,karnını, gittiği dügün salonlarında ve kan vererek elde ettiği meyve ve krakerlerle doyurur.Sonrasında refakatçilik yapmaya başlar.Refakatçi yemekleri ve hastanede örüp sattığı örgü işleri ile yaşamını sürdürür. En büyük korkusu kocası tarafından bulunmak olan Ülker Abla, sonunda nüfus cüzdanın da kurtulur. Hastanede insanlar çeşit çeşit.Ülker Abla da her tür insanla karşılaşır.Ateist üniversiteli kadınla karşılaşması, tüm inançlarını yerle bir eder.Dahası "Froyd ve Lakan" ile tanışır.Froyd'u baş düşmanı olarak beller Ülker Abla. Seray Şahiner unutulmaz bir kahraman kazandırmış edebiyatımıza bu kesin. Tavsiye ederim.
Ülker Abla
8.6/10
· 394 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
31