Adı:
Antabus
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750721687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Antabus
 Antabus
"Hani kadınlar çocukları olsun diye gezmedik doktor, türbe bırakmıyorlar ya... Akılsızlar! Bırakın olmuyorsa olmuyor, ille doğurup ne diye sabinin de hayatını karartıyorsunuz?"

Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine kitaplarının yazarı Seray Şahiner'in kaleminden yeni bir insanlık öyküsü... Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hallerini anlatıyor. Bu kısa romanın anlatıcı kahramanı, işçi sınıfına mensup genç bir kadın; Leyla. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışan Leyla, sessiz sakin, "sıradan" bir hayat kurmak ister. Fakat hayatı seçimleriyle değil, kendisine dayatılanlarla şekillenir.

İçinde bulunduğu durumdan kurtulmak için kendince yöntemler geliştirmekten vazgeçmeyen Leyla'nın anlatısını elinizden bırakamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
112 syf.
·1 günde·6/10
Sevgili Seray Şahiner,

Size bu mektubu içimden geldiği için yazıyorum. Biraz önce “Antabus” isimli romanınızı okudum, bitirdim. Çok şaşkınım. Şaşkınlığım, konu olarak son derece güzel bir eserin, erkek olmama rağmen benim bile söylemeye cesaret edemediğim küfürlü ve argo bir dil kullanılarak nasıl değersizleştirildiğine. Bir bayan olarak bu dili kullanmanızı, bazı insanlar büyük cesaret olarak yorumlasalar da, ben büyük ayıp olarak değerlendiriyorum. Ve umarım bu eserinizi çocuklarımızdan birisi merak edip okumaz. Ya da bu kitabınızın poşetlenip, üzerine “18 yaşından küçükler tarafından okunması yasaktır!” ibaresinin konulması daha hayırlı olacaktır. Küfür bir eseri güzelleştirmiyor maalesef sanatta. Öz kültürümüzde bu tarzın yeri olmadığını Peyami Safa, Reşat Nuri Güntekin, Halide Edip Adıvar ve nice değerli insanların edebi eserlerinden biliyoruz. Tabi bilmek için de okumak lazım.

Bana göre edebi eserler, insanlara bir takım mesajlar vermek için meydana getirilir. Siz de bu eserinizde çaresizliği iki farklı senaryo halinde anlatmışsınız. Günümüz Türkiye’sinin hiç gündemden düşmeyen konusunu, kadına şiddeti işlemişsiniz. Ancak dediğim gibi böyle güzel, sosyal mesaj verilebilecek bir konuyu işlerken de edebiyata ihanet etmişsiniz. Bu kitabı yayına sokan “Can Yayınları” gibi güzide bir kuruluşu da ayrıca kınıyorum. Okuma seviyesi hala çok düşük olan toplumumuza okumayı bu şekilde mi sevdirmek amaçlanmaktadır? Küçük yaşta okumayı seven bir kardeşimiz “Baba ya da anne şu kelime ne demek? diye soracak olursa, o çocuğa o veli, “Ben bilmiyorum evladım. Bunu yazara soralım istersen” derse ve size ulaşırlarsa ne cevap vereceksiniz ey Seray Şahiner!

Daha önce de belirttiğim üzere sizin gibi küfür edebiyatı yapan yazarların eserleri poşetlenmeli ve üzerine ileri derecede küfür içerdikleri belirtilmelidir. Umarım bundan sonraki edebi hayatınızda bu acizane tavsiyelerimi göz önüne alarak yeni eserler meydana getirirsiniz. Başarılar dilerim…

Saygılarımla…
112 syf.
·Beğendi·10/10
Hayır hayır Leyla canlanmayacak! 112 sayfa boyunca kitap karakteri Leyla'nın birden vücut bulup karşınıza dikileceğini sanıyorsunuz, korkmayın ama haksız da sayılmazsınız Seray Şahiner öyle canlı bir kadın karakter yaratmış ki, bu kadına hepimiz bir yerden aşinayız her ailede vardır Leyla'dan her televizyonda bir tane çıkar.. Ya da hepimizin içinde biraz da bu Leyla'dan var. Kitabı okurken çok öfkeleneceksiniz bazen kadere bazen de Leyla'nın kaderinin bu olmasını sağlayan kişilere.Trajikomik düşündürücü öfkelendirici içimizden bir kitap.
112 syf.
·7/10
Yazarın gücü, yerel ağızları ve alt sınıf yaşamları (sınıfsal ve ekonomik yönden) roman atmosferinde tüm canlılığıyla yaşatarak okura geçirebilmesinden geliyor. Bu anlamda, Antabus’un Leyla’sı, son zamanlarda okuduğum en çarpıcı roman karakteri oldu.

Ayrıca, kadının edebiyatta olduğu gibi hayatta da özne olma mücadelesi verdiği çağdaş dünyada, tüm toplumsal siyasal baskıları kırıp artığımız bir geleceğe inançla, güzel bir 8 Mart diliyorum tüm kadın arkadaşlara.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Oturup iki üç saatte bitirebileceğiniz; okurken kimi zaman gülüp kimi zaman üzüleceğiniz, kadının ve kadın olmanın zorluklarının anlatıldığı bir kitap. Sevgili Leyla; yaptığın şeyden ve aldıgın ithamdan dolayı kendini suçlu hissetme, iyiki yaptın...
Kitabın, çağımızın büyük bi sorunu olan kadına şiddeti işlemesi ve bunu yazanın da bir kadın olması kitabı okurken sizi değişik hislere sokuyor. İronili bir dille anlatmış bunu bir kadın yazar, böyle farkındalık yaratmak istemiş. Ne kadar bazı yerlerde fazla sokak ağızlı yazdığından dolayı okurken rahatsız olsam da trajikomik bir şekilde anlatıp güldürdüğü için severek okudum. Leyla'nın babası dahil hayatında erkekler yüzünden yüzünün hiç gülmemesini ve koca şiddetini anlatan bu kitabı okuyun derim. Bizim trajikomik bir şekilde okuduğumuz bu kitap bazılarının hatta çoğu kadının hayatı aslında. Keşke tüm Leylalar kendini kurtarsa keşke hepsi değer görse, belki bir gün... İnanarak okudum, inanarak okuyun, iyi okumalar :)
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
“Ben, Leyla Taşçı. Bir kamyonetin arkasında tanıştım İstanbul’la. Derme çatma bir evde yaşadım, küçük yaşta çalışmaya başladım. Evlat oldum, kardeş oldum, eş oldum, anne oldum. Kendimden başka her şey oldum. Ben, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde denk geldiğiniz binlerce kadından biriyim... ‘Hayatımı yazsam roman olur’ derler ya, öyle... Valla...” Tatbikat sahnesi de oyuna girisi bu şekilde kitabını alınca bir yudumda bitiyor İnsana bir tokat gibi görmezden geldiğimiz bazı gerçekleri gösteriyor Leyla Taşçı. Bu ülkede yaşayan bir kadın o. Erkeklerden ve şiddetten çekmediği kalmayanlardan biri. Seray Şahiner onun ağzından yazmış Antabus'u; trajikomik diyebileceğimiz bir anlatım ve olaylar silsilesi ile. Hep derim bu ülkede kadın sorunu değil erkek sorunu vardır. Zihniyet ve davranış sorunu. Devasa bir sorun. Eğitme sorunu da aynı zamanda. Şaka değil bazı eğitimli kadınlar bile hâlâ erkek gücüne(!) adeta taparken, eğitimli erkekler neler neler yaparken... Ah ah! Eğitim ve ağır ceza kanunları şart!
112 syf.
·4 günde·10/10
"Ben Osman kızı Leyla, Remzi'nin karısı Leyla oldum. Bana sorsalar sadece 'Leyla' olmak isterdim. 'Leyla'yla Mecnun' bile değil, düz Leyla..."
Leyla'nın hikayesi, bir kamyonun arkasında İstanbul'a gelirken başladı. Daha en başından umduğunu bulamadı, televizyonda gördüğü gibi değildi, İstanbul. Hayat Leyla'ya hiç iyi davranmadı aksine hep en kötüsünü yaşattı. Bir konfeksiyonda işe başladı ama kadının meta gibi görüldüğü bir toplumda, yine en kötüsüyle sınandı Leyla. Leyla'nın namusu bir ev oldu, bir dükkan için evlendirildi Remzi'yle. Aslında iyi adamdı, Remzi, tabi içmediği zamanlar, ama Leyla içmediğini hiç görmedi ki... Ailesinin sahip çıkmadığı Leyla'ya, kocası da sahip çıkmadı, bu Leyla nasıl yuva kursun ki, bir de çocuk yapsın. Leyla çok direndi çocuk yapmamak için ama yediği dayaklar bile düşürmediği çocuğu. Ayşesi oldu, canı ,yoldaşı oldu. Küçükken sorun yoktu ama büyüyünce ne yapacaktı, nasıl koruyacaktı kızını Leyla.
Leyla'nın sesi sokakları aştı da bir kapısını çalan olmadı, sanki kördüler, sağırdılar da göremediler, görmek istemediler. Zamanla Leyla'nın sesi kısıldı ama ne daya azaldı ne de şiddeti.
Aslında binlerce Leyla'dan bir tanesiydi o. Belki komşumuz, belki akrabamız, belki de kendimizdik. Sesimizi hiç çıkmadı, çıkmayacak gibi de. Bizim toplumumuzda 'aile arasına' girilmezdi, neme lazım sonra onlar düzelir, kötü biz olurduk. Böyle diye diye, görmemezlikten gele gele nice Leyla'lar kaybettik, kaybediyoruz ve kaybedeceğiz.
Kime olursa olsun, psikolojik veya fiziksel şiddete maruz kalanlara elimizi uzatalım. Son yıllarda bizim toplumumuzda kadına şiddet, kadın- çocuk istismarı gün geçtikçe artıyor, aslında tepki vermememiz bile bunu yapanlara yardım sayılıyor.
LÜTFEN! artık tepki gösterelim, sessiz kalmayalım.
Kitapta için daha çok şey yazılır da, alın okuyun derim.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Seray Şahiner’in ismini daha önce duymamış ve hiçbir kitabını okumamıştım. Maalesef günümüz yazarlarını pek takip edemiyorum. Özellikle kadın yazarlar konusunda sınıfta kaldığımı itiraf ediyorum. Antabus’u Kitap Ağacı Adana grubumla beraber okumak için seçmiştik. Kitap ince olunca ve hakkında hep övgü dolu yorumlar okuyunca hemen okumak istedim. Başladığım gibi bitirdim zaten.

Antabus’la birlikte bir kitapta konudan çok üslubun önemli olduğunu bir kez daha anladım. Kitabın konusu her gün 3.sayfalarda karşımıza çıkan, belki çevremizde şahit olduğumuz, her gün sabah programlarında izlediğimiz kadına şiddet. Önce babası, evlenince kocası tarafından ezilen, gün yüzü görmemiş kadınlardan sadece biri Leyla. Biz kitapta Leyla’nın hikâyesini okurken çokça üzülüyor bazen gülümsüyoruz. Yazar kitabı öyle bir yazmış ki 107 sayfada her duyguyu yaşıyorsunuz. Hatta kitapta iki son var. Seç beğen al birini demiş yazar, hangisini istersen kafanda kitabın sonu o olsun.

Sonuç olarak ben Seray Şahiner’le tanıştığıma çok memnun oldum. Bir kadın yazarımızın kaleminin bu kadar güçlü olması beni mutlu etti ve gururlandırdı. Yazarı takibime aldım, başka kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. Size de Antabus’u okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Antabus ne diye merak ediyorsanız söyleyeyim, ben de kitaptan öğrendim, içki alışkanlığını bitirmeye yarayan bir ilaçmış.

Ayrıntılı yorumum için: https://suleuzundere.blogspot.com.tr/...sahiner-antabus.html
112 syf.
·1 günde·10/10
Tecavüze uğrayıp daha sonrasında kendinden yaşça büyük alkolik bir adamla evlendirilip kocasından şiddet gören Leyla'nın hikayesi. Anlatılanlar çevremizde sıkça rastladığımız, haberlerde gördüğümüz kadar gerçekçi. Leyla'nın kitap boyunca mutlu olduğu bir gün bile yok. Ya babasından ya abilerinden ya da kocasından neredeyse her gün şiddet görüyor. Anlatılan olaylar sürükleyici. Yazar aslında içler acısı bir hikayeyi Leyla'nın ağzından komik bir üslupla anlatmış ve bu da kitabı daha da sürükleyici kılıyor. Okumanızı tavsiye ederim.
112 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ikinci kitabı, ilki Reklamı Atla kitabı ile farklı bir tarz ama dili yine sert,kadına şiddetin iliklerimize kadar hissedildiği, kadın ve anne olmanın zorluklarının anlatıldığı bir çırpıda okunan bir kitap. Atalarımızın da dediği gibi kötü bir damat kaybedilmiş bir kız çocuğudur. Toplumsal bir yara ve durmadan kanayan bir yara kadına şiddet. ANTABUS alkol biraktirmaya yarayan ilaç. Kadına şiddete sessiz kalmayanlardan oluşan bir toplum olma umuduyla...
112 syf.
Kitabın özeti bana göre şu cümlelerde gizli: “seyirciler hep olur. Önceleri utanırdım. El aleme rezil oluyoruz diye. Asıl el alem bana rezil oluyor. Görüp de görmeyerek. Madem beni yok sayıyorsunuz ben de sizi yok sayıyorum.”
112 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitabı okudum mu içtim mi bilmiyorum ? Kitapçıda yaz sıcağında akıcı bir kitap olsun dedim. Bu kitabı elime tutuşturdu. Neyse kitap neyi anlatıyor derseniz ; bir kadın hikayesi. Her gün ortak izledigimiz haberlerdeki bilindik kadın öyküsü. Çok sıradan oldu dimi durun kitapta yazan cümleyi aktarayım buraya ; " Sayfayi çevirmeyin. Üçüncü sayfa haberleri üç - beş satırdan ibaret olsa da hikayeleri ; 'kırk katır mı kırk satır mı ?'dır.
Evet hepimizin bildigi, ülkemizin en büyük sorunu kadına şiddet.
Yazar çok güzel trajikomik bir dille gerçekleri harmanlamış.
Muhtemelen yazarın diger kitaplarını da okuyacagım. Yeni yazarlara olan önyargım kırıldı. Tabi Can Yayınlarına güvenim sonsuz :)
Şimdiden keyifli okumalar.
112 syf.
·2 günde·9/10
Antabus'u okuduğumda ne yazacağıma karar verememiştim. Beni çok derinden etkilemişti. Böyle bizzat hayatın içinden kitaplar okurken çok fazla etkileniyorum. Herkes bir Leyla tanıyordur hayatta, mutlaka 3. Sayfa haberlerinde denk gelmişizdir ve herkes gibi yanından geçip gitmişizdir. Çünkü hayat böyleydi, her şeye rağmen bizim başıma gelmediği sürece hayat devam ediyor diyorduk ve bunun sonucunda bir yerlerde başka hayatlar bitiyordu.
Ben kitabı okurken yalnız kaldım. Bir kadın olarak aciz kaldım. Ülkemiz Leyla gibi şiddet gören kadınlarla dolu. Çünkü biz hep erkekleri koruduk. Her şey ellerinin kiri oldu. Ve bu erkekleri biz kadınlar yetiştirdik. Bunlar bizim eserimiz aslında.
Çok şey söylenebilir kitap üzerine fakat bu kadınların yaşadıkları şiddeti azaltmaz. O yüzden daha çok kitap okuyup, her canlıya saygıyla yaklaşan nesiller yetiştirelim. Bu bizim elimizde...
Evet, bende de konuşma reflüsü var. Yıllardır laflarımı o kadar çok yuttum ki, yalnız kaldı mıydı böyle içimden çıkıyor laflar. Amaan, elaleme konuşup da ne… Dil kesiiik baş selamet. Kocanla iki laf etmeye kalksan ya azar yersin ya da..
Depresyon zengin hastalığı kızım! Bize gelmez. Biz kanser oluruz, verem oluruz, ülser oluruz..."
Sınıfta okumayı ilk söken Ayşe oldu. Ayşe yakasında kırmızı kurdeleyle gezdikçe diğer veliler çatır çatır çatlıyor (...) Diğerlerinin çocukları Ali'ye topu tutturana kadar Ayşe'nin Ali'si Avrupa liglerinde top koşturmaya, Işıl'ları ılık süt içene kadar Ayşe'nin Işıl'ı o sütten mayaladığı yoğurtla cacık yapmaya başlamıştı bile.
Seray Şahiner
Sayfa 65 - Can Yayınları
Beni okutmadılar. Ben televizyon mezunuyum. Televizyon olmasa hiçbir evlilik bir seneden fazla sürmez.
Siz hiç gazetede, " Kocası karısına tecavüz etti" diye haber okudunuz mu? Evliyken olan tecavüzü kimse tecavüzden saymaz.
"Vurma anneme," dedi. "Vurma," dedi! Ben başladım mı ağlamaya? Mutluluktan. Hayatımda ilk kez biri beni savundu.
“Hoş geldin,” dedi. ÖMER... Ömer benim İstanbul’da gördüğüm ilk güzel manzaraydı. Başka da görmedim zaten...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Antabus
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750721687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Antabus
 Antabus
"Hani kadınlar çocukları olsun diye gezmedik doktor, türbe bırakmıyorlar ya... Akılsızlar! Bırakın olmuyorsa olmuyor, ille doğurup ne diye sabinin de hayatını karartıyorsunuz?"

Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine kitaplarının yazarı Seray Şahiner'in kaleminden yeni bir insanlık öyküsü... Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hallerini anlatıyor. Bu kısa romanın anlatıcı kahramanı, işçi sınıfına mensup genç bir kadın; Leyla. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışan Leyla, sessiz sakin, "sıradan" bir hayat kurmak ister. Fakat hayatı seçimleriyle değil, kendisine dayatılanlarla şekillenir.

İçinde bulunduğu durumdan kurtulmak için kendince yöntemler geliştirmekten vazgeçmeyen Leyla'nın anlatısını elinizden bırakamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 714 okur

  • Selin Eren
  • Hülya Çevikgezen
  • özge
  • Aslı Esin Ören
  • Ceren Çıtak
  • Kitaplar arasında yolculuk
  • Betül
  • Bahadır Özbütün
  • Esma bayhan
  • Neslilili

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.1
14-17 Yaş
%11.1
18-24 Yaş
%25.6
25-34 Yaş
%29.1
35-44 Yaş
%19.7
45-54 Yaş
%8.5
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.6
Erkek
%13.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.8 (147)
9
%22.7 (80)
8
%19.9 (70)
7
%8.2 (29)
6
%3.1 (11)
5
%2 (7)
4
%0.9 (3)
3
%0.6 (2)
2
%0.6 (2)
1
%0.3 (1)

Kitabın sıralamaları