Midem bulanıyor, yutkunamıyorum, düşünemiyorum, düşündükçe mahvoluyorum.
Ne diyeyim, merhaba mı, hoşgeldiniz mi, incelememi okumaya başladınız; lütfen devam edin mi….
Öncelikle şu an okuduğunuz incelemede küfürler olabilir. Ama emin olun az bile söyleyeceğim. Çünkü okudukça hem deliriyorsunuz hem de ağzınız ister istemez bozuluyor. Konu çok hassas zaten. Yazacaklarım kimisine ağır gelir kimisine de iyi gelir bilmiyorum. Belki hiçbiri olmaz. Ama kelimelerin özenle seçilmesi lazım bu tarz kitaplara ya da olaylara yorum yaparken.
Kitapta Leyla adlı karakterin hayatına şahit oluyoruz. Hoş, hayatını yaşayamadığını açıkça okuyorsunuz. Karakterleri tanıtalım, hepsini olmasa da, zaten karakterleri tanıttıkça olayı anlatmama gerek kalmayacak. Kısaca olayları anlatmış olacağım:
1- Ömer: İşyerinde çalışan biri, Leyla’nın sevgilisi ama sadece faydalanmak için sevgili oldular muhtemelen. Ömer Leyla’dan faydalandı evet! Leyla sesini çıkarmadı! Her neyse Ömer Leyla’yı kullandıktan sonra(ki Leyla ayıp olmasın diye sesini çıkarmamıştı) kaçalım bahanesiyle parkta bekletti. Leyla bekledi, bekledi, bekledi… Ama yok! Meğersem başına gelecekleri biliyormuş da buna rağmen Leyla’yı bırakıp askere gitmiş! Haysiyetsiz köpek. Peze*enk Ömer. İki yüzlü Ömer, daha doğrusu yüzsüz Ömer!
2- Hayri(abi?): İşyerindeki patron. Geldiği gibi Leyla’yı gözüne kestiriyor bu or*spu çocuğu Hayri. Leyla çok direniyor ama beceremiyor… Hayri p*çinin tecavüz etme bahanesi ne oluyor? Ömer’e verdin! EVET BU OLUYOR! Sonra Leyla işe gitmeme kararı alıyor. Babası dövüyor, dövüyor, dövüyor… Ha, Leyla’nın Hayri’den hamile kaldığını söylemedim. Babası bunu öğrenince şerefsize satıyor Leyla’yı. O şerefsiz kim?
3- Remzi: Leyla’yı bu p*şta sattılar lan! Tecavüz etti Leyla’yı. Dövdü, kadını mahvetti. Dışarı salmadı!