Puan

8.710 üzerinden
2.035 kişi
Dünyanın kendilerine can borcu olduğu kadınlara...
8/10
·112 syf.·
2022 165. kitabı
-İstanbul Sözleşmesi yaşatır, yaşatacak. . "Önceleri utanırdım. “El âleme rezil oluyoruz” diye. Asıl el âlem bana rezil oluyor...Görüp de görmeyerek. Madem beni yok sayıyorsunuz, ben de sizi yok sayıyorum..." . Bu ülkede kadın oldunuz mu siz hiç? Eteğinizin boyundan namusunuz, gülümsemenizden aranmışlığınız belirlendi mi hiç? Gece, karanlığını sokağa salınca dünya size dört bucak kaçılacak yer haline geldi mi? Gelinliğinizin üstüne bekaretinizi temsil eden kurdele bağlandı mı veya? Abileriniz, erkekleriniz daha çok sevildi de erkeklikleri için düğünler yapıldı mı? Yapıldı. Siz bu dünyada kadın olmakla barışabildiniz mi? Kadınlığı da geçin. İnsan olabildiniz mi? Özgürlüğün ipini ellerinize alıp insanca yaşayabiliyorum ben, diyebildiniz mi? Sanmam. İnsanoğlu kötüydü, bunca zaman insanlıktan nasibini alamadı hala çünkü. Bu ülkenin belki de en büyük sorunu kadını, çocuğu, hayvanı koruyamayıp bir de bu hatasını kabul etmemek oldu. Her gün telefonlarımıza yeni bir bildirim geliyor; bir kadın daha öldürüldü... Şok, şok, şok! "BİR KADIN DAHA CİNAYETE KURBAN GİTTİ, BİR KADINA DAHA TECAVÜZ EDİLDİ.." Ve bunların daha nicesi... Çok iyi bildiğinizi biliyorum. Öldürdüler, yok ettiler. Tüm hayallerini, umutlarını çaldılar bu ülkede kadınların. Yepyeni isimler eklenmeye devam etti listeye. Bergenler vardı, yanına Özgecanlar, Pınarlar, Aleynalar, Şuleler...ve daha niceleri eklendi. Bitmedi. Her yer suç mahalli oldu bu ülkede. Polisin naylon şeridiyle tüm Türkiye haritasını çevirsek yetmezdi, yetmiyor. Ben artık her anitsayac.com 'a girdiğimde yeni bir kadın ismi görmek istemiyorum listede. Ben artık sosyal medyada kadınların fotoğraflarını siyah-beyaz haliyle paylaşıp çok yazık oldu, demek istemiyorum. Faillerinin bir iki sene içeride yatıp çıkmasını, onlarla aynı havayı solumak
Edebiyat
AntabusSeray Şahiner · Can Yayınları · 20145,3bin okunma
9/10
·112 syf.··
2026 24. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 19:49
Antabus, okurken insanı rahatsız eden ama bir yandan da gerçekliği yüzünden etkileyen bir kitap. Seray Şahiner burada süslü bir hikâye anlatmıyor; aksine, özellikle kadınların hayatında normalleşmiş baskıları, yorgunluğu ve görünmez sıkışmışlıkları çok çıplak bir şekilde gösteriyor. Romanın en güçlü yanı anlatım dili bence. Oldukça doğal, sert ve filtresiz. Karakter konuşurken gerçekten yaşayan birini dinliyormuş gibi hissediyorsun. Bu doğallık kitabı daha vurucu yapıyor çünkü anlatılan şeyler kurgu gibi değil, fazlasıyla gerçek geliyor. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey, kadın karakterin hayatındaki çaresizlik hissi oldu. Ama bu çaresizlik sessiz bir kabulleniş değil; içinde öfke, yorgunluk ve bastırılmış bir isyan var. Özellikle toplumun kadınlardan sürekli “idare etmesini” bekleyen tavrı çok net hissediliyor. Antabus sadece bireysel bir hikâye değil aslında. Evlilik, aile baskısı, ekonomik sıkışmışlık ve bağımlılık gibi meseleler üzerinden daha büyük bir toplumsal tablo çiziyor. Ve bunu yaparken kimseyi romantize etmiyor. Karakterler kırık, öfkeli ve bazen yorucu insanlar. Bu da hikâyeyi gerçekçi kılıyor. Kitabı okurken bazı yerlerde bunaldığımı hissettim çünkü atmosfer oldukça ağır. Ama bence kitabın etkisi de tam burada. Rahatsız ederek düşündürüyor. Özellikle kadınların gündelik hayatta taşıdığı görünmez yükleri çok iyi yansıtıyor. Antabus, bana insanların bazen yaşamakla katlanmak arasında çok ince bir yerde durduğunu düşündürdü. Kolay okunan ama kolay unutulmayan bir kitap.
AntabusSeray Şahiner · Can Yayınları · 20145,3bin okunma
Reklam
10/10
·112 syf.··
2023 66. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2023 01:46
En büyük utancımız olan anitsayac.com bırakmak istiyorum buraya!.. Her gün gazetelerde, televizyonlarda, çevremizde belki oturduğumuz apartmanda gördüğümüz, duyduğumuz ( ama inatla gözümüzü, kulağımızı kapattığımız) binlerce kadından sadece bir tanesi Leyla. Kanım donarak, ellerim titreyerek, gözümdeki yaş hiç kurumadan, boğazımdaki nefret yumrusuyla okudum Leyla'nın hikayesini.. Bir kadının ta çocukluktan başlayan acıları, iç ve dış dünyasındaki acıları. Bekarken yada evliyken bir derdiniz olduğunda sığınacak bir limanınız yoksa eğer hayata 1/0 yenik başlıyorsunuz zaten!. Evladın cinsiyeti olmaz lakin özellikle kız çocuklarınızın yanında olun nolur!. Gözünün içine bakın, anlayın yaşadıklarını. Başına bir şey geldiği zaman bilsinki arkasında ailesi var. İki kız annesiyim, o yüzden iliklerime kadar hissederek okudum kitabı. Büyük kızımın gelin almasında evin anahtarını ve yol parası yapacak kadar parayı avucuna koyup dedim ki; yuvanda her daim mutlu huzurlu ol ve sakın unutma, senin esas yuvan burası!.. Gelinlikle verdim kefenle alırım lafını silin aklınızdan nolur!. Evlattan ötesi yok... Özellikle anne ve babalara şiddetle tavsiye ediyorum, okuyun...
Edebiyat
AntabusSeray Şahiner · Can Yayınları · 20145,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2025 70. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 10:43
Biz Leyla'nın hikâyesini okumuyoruz yalnızca, onunla birlikte aynı kaderi yaşamak zorunda kalan milyonlarca kadının cenaze namazını kılıyoruz.. Bazıları kalabalıklar içinde terkedilmişliğe mahkum edilir. Ne baba , ne ana, ne de kardeş kırık yanlarını toplamaz. Toplamayı bırak döküldüğünü bile fark etmez. Mary Karr' ın çok sevdiğim bir sözü var. Diyor ki "İşlevsiz bir aile, içinde birden fazla kişinin bulunduğu herhangi bir ailedir." ... Onların işlevsiz olması, kendi menfaatleri uğruna evlatlarını gözden çıkarması bir hayatı harabeye dönüştürüyor. Beni en çok üzen şey Leyla'nın günden güne umutsuz bir vakaya evrilmesi oldu. Yaşadıklarını dışa vururken gülüyordu, hatta espri yapıyordu ama benim yüzümde mimik oynamıyordu. Belki de en acı güldürüyü oynuyordu kendi kafasında.. Antabus, okuru yalnızca bir kadının hayatına değil, toplumun görmezden geldiği yaralara da tanık ediyor. Ve son sayfa kapandığında, zihninde hâlâ yankılanan bir tek şey kalıyor: “Sessiz kalmak, en büyük şiddetlerden biri.” Tavsiyemdir.
Duygu ve Düşünce
AntabusSeray Şahiner · Can Yayınları · 20145,3bin okunma
Leyla'nın Gerçekleri
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2020 23:04
Adı Leyla. Mecnun'u olmayan Leyla. Daha doğrusu Mecnun'u bir gün ansızın askere gidip parkta tek başına bırakılan Leyla. En doğrusu konfeksiyon atölyesinde patron Hayri Bey'in tecavüz ettiği Leyla. Ailesinin para karşılığında -sözde kocası- Remzi'ye sattığı Leyla. Kocasının her içtiği gün tecavüz ettiği fakat yaşadığı tecavüzlerin tecavüzden sayılmadığı, komşuların dillerinin sustuğu, görmedikleri, duymadıkları, bilmedikleri Leyla. Çocukken kendi hayvanı olarak baktığı kuzusu Mazlum'u sofrada kavurma olarak gördüğü için bir daha et yiyemeyen Leyla. Karnında çocuğuna hamileyken dövülen, çocuğunu düşüren, kanayan Leyla. Yemek yerine yalnızca dayak yiyen Leyla. Onu sizlere daha da anlatayım mı yoksa bu kadar ülke gerçeği yeter mi? Ne dersiniz? Ülkemizde yıllardır bitip tükenmeyen "kadına şiddet" konusunu o kadar başarılı bir şekilde anlatmış ki Seray Şahiner, kitaptaki her bir söz yüzümüze ardı ardına tokat olarak iniyor. Okur, yazardan o kadar çok tokat yiyor ki kitap bittikten sonra bir süre kendine gelemiyor. Bu öyle bir kitap ki okuması bir sonraki güne bırakılamaz. Antabus öyle bir roman ki ya tek günde bitirirsiniz ya da anlatılan acıya dayanamayıp yarım bırakırsınız kitabı. Ve yazarın anlatımı öyle başarılı ki kitabı bitirmeden elinizden bırakamıyorsunuz. İncelemenin bundan sonraki kısmı yazarın üslubuna laf söyleyen zat-ı muhteremlere. Ülkemizdeki kadına olan şiddetin bu kadar gerçek anlatıldığı bir kitapta nasıl bir dil bekliyordunuz Allah aşkına. Kadın şöyle mi anlatmalıydı acaba "Kocam bana zorla sahip oldu". Ana karakter Leyla'ya roman boyunca tecavüz ediliyor, dövülüyor, sövülüyor. Leyla kendini anlatırken nasıl bir dil kullanmalıydı sizce? Arkadaş, yazar gerçekleri gayet gerçek bir dille, sokağın diliyle, zulüm gören kadının diliyle anlatmış. Edebiyat
Edebiyat
AntabusSeray Şahiner · Can Yayınları · 20145,3bin okunma
Reklam
Reklam