·
Okunma
·
Beğeni
·
3.108
Gösterim
Adı:
Kul
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750734335
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kul
Kul
Seray Şahiner’in yeni romanı Kul, sayfalardan çıkacakmışçasına canlı bir karakterle tanıştırıyor bizi… Bu karakterle birlikte İstanbul’u bir umut haritası eşliğinde yeniden keşfediyoruz. Arnavut kaldırımlardan havalanıp cemevlerine, camilere, kiliselere varan; dilek ağaçlarına bağlanmış çaputlarla rüzgâra salınmış umutlar…
İnsan eliyle kurulmuş çelişkilerin ancak Tanrı eliyle değişebileceğine inananlar, dayanacak kimsesi olmayınca ayakta duramayanlar, dünyaya gölgesinden başka kök salamayanlar, ölülerden başka can yoldaşı bulamayanlar konuşuyor Kul’da.
Görülmeden yaşayan bir insanın gördüklerinden bir yaşam kurma özlemi
152 syf.
·Beğendi·6/10
Büyük bir merakla almıştım kitabı. Kendisinin dergide yazdığı yazılar hoşuma gidiyor. Beklentilerimi tam karşılamadı. Yüksek bir beklenti ile alıp okumayın. Beni bu duruma iten yüksek beklenti oldu. Yoksa güzel kitap tavsiye ediyorum.
152 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Aslında hiç aklımda yokken, instagramda yazarın bir paylaşımını görmem ve bu paylaşım üzerine yazılarını merak etmem sonucu aldığım kitap: Kul.
Hikaye Samatya'da geçiyor ve tek bir karakter üzerinden gidiyor. Allah'ın yalnız bir Kul'u olan Mercan'ın bitmek bilmeyen ve çaresiz -umut etmekten başka çaresi yoktur- umudunu anlatıyor.
Mercan'ın bekleyişini an be an yaşıyorsunuz kitabı okurken. Her ne kadar birçok yerini tebessümle okusanız da kitap ağır bir melankoli içeriyor. Ama bu melankoli sıkmıyor aksine daha çok içine çekiyor sizi. Özellikle bir Cemevi bölümü var ki; ya hu insan her şeye imrenir de başka insanların ölümüne dahi imrenir mi?
Çok güzel bir roman Kul, bu kitap sayesinde çok güzel bir kalemle daha tanışmış oldum. Tavsiyedir.
152 syf.
·10/10
Selam, sular seller gibi okuduğum bir harika kitap Kul, güzel bir kitap okuyacağımı zaten biliyordum ve şaşırmadım. Seray Şahiner beni hiç yanıltmıyor. Mercan'ın yalnızlığını iliğinize kadar hissediyorsunuz. Kocası tarafından terk edilmiş ve çocuğu olmayan Mercan apartmanlarda hani hiç dikkat etmediğimiz merdivenleri temizleyen o kadınlardan. Tek geçim kaynağı olan apartman temizliğiciliğinden kazandığı ile hayırsız kocasına bakan ve yaranamayıp terk edilen Mercan'ın hayattan tek isteği bir çocuktur. Kocasının gidişiyle buna sahip olamayacağını anlayan Mercan'ın öncelik isteği kocasının eve dönüşü olur. Hayatta yapayalnız kalan Mercan bu isteklerinin gerçekleşmesi için gitmediği cami, türbe, kilise kalmayınca son olarak falcı hakkını da kullanarak son kez umutlanır ve en sonunda pes eder. Yalnızlığını bir şekilde gidermek için çevresindeki kadınlar gibi spor yapmayı, meyhaneye takılmayı, kendine vakit ayırmayı denese de yalnızlığını yine televizyonla giderebilir. Yine de bodrum katı evindeki yalnızlığı evin kentsel dönüşüme girmesi ile daim olur. Ah ne vardı Mercan'ın da iyi bir kocası ve Haydar adında bir oğlu olsaydı. Keyifle okudum ben bu kitabı tavsiye ederim.
152 syf.
·5/10
Kitabı çok büyük bir heves ile aldım ve okumaya başladım. Daha önce yazılarını okumuş olduğum ve sevdiğim bir yazardı. Ancak beklentim tam bir hüsran ile sonuçlandı. Okurken sıkıldığım ve konusu bakımından beğenemediğim bir kitap oldu. Bence daha iyi bir kurgu ile gelseydi kitap daha iyi olurdu. Yazarın yazım tarzı ne kadar iyi olsada, konu çok basit ve sıradandı.
152 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Samatya’da yaşayıp temizlik işleri yapan, çocuğu olmayan ve kocası tarafından terkedilen Mercan’ın umutsuzca kocasını ve doğmamış çocuğunu bekleyişinin romanı.

Mercan’ın yaşadığı dram yazarın mizah anlayışı eklenince kara mizaha dönüşmüş ki bu çok ince bir çizgidir. Derin hüzün ve gülümseme hatta yer yer kahkaha durumu insanda gelgitler yaratıp sonuçta ne hissettiğinizi bilemezsiniz. Yazar bu çizgiyi çok iyi belirlemiş.

Keyifli okumalar dilerim.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Yeni Kitabı “Kul”, 1 Mart’ta vitrinlerde yer alan Seray Şahiner, bu kitabı için ilk imza günü ve kitap sohbetini Gaziantep’de gerçekleştirmeye karar verince, kitabı satın almak ve sohbete yetiştirmek için okumak farz olmuştu.

Bu kitabı edinene kadar, aynı hafta içinde Seray Şahiner’in “Hanımların Dikkatine” kitabını ve beraberinde Ot Dergisindeki bazı yazılarını da okudum. Kısacası içinde bulunduğum haftanın Seray Şahiner Haftası’na dönüştüğünü söylemek mümkün.

“Kul”, tek bir karakter üzerine yoğunlaşan ve bir Seray Şahiner geleneği olarak bu karakterin kadın olduğu bir kitap. Can Yayınları kitabın arka kapağında kitabı roman olarak değerlendirse de, hikâye ile roman arasındaki çizgide gidip gelen bir eser “Kul”. Bir diğer Seray Şahiner geleneği olarak hikâye Samatya’da geçiyor.

Kadınların çıkmaz sokaklarını işleyen Seray Şahiner, tek yöne kapalı olan bir çıkmaz sokağın da ötesine geçip, hiçbir çıkışı olmayan bir boşluğa düşen bir kadını hikâye etmiş. Koca bir dünyada, kendi boşluğunun içinde çırpınan, kocası tarafından terk edilmiş kadınla beraber, biz okurlar da çırpınırken buluyoruz kendimizi.

Mizahı, gözyaşının parıltısı olarak kullanan Seray Şahiner, bu eserinde de, hüzünlenirken, dudak uçlarını gülümseten dilini tüm hikâyeye yaymış. Apartman temizlikçisi Mercan’ın, medyadan topluma salınan rüzgârlara kapılıp, kendi ayakları üzerinden duran kadın olmak için, bir yanıyla komik ama esasen trajik girişimlerini izlerken, ardından medyanın bu sahte rüzgârından daha güçlü olan, inancın derin akıntılara kapılışını gözlemliyoruz. Onunla beraber cami, kilise ve cemevlerini geziyoruz.

Seray Şahiner’in “Hanımların Dikkatine” kitabında, bu ülkenin eğitimli kadınlarının çıkmaz sokaklarını ve ilişkilerini erkeklerin belirlediği kurallar içinde oynama hallerini gözlemlemiştim. “Kul” da ise, kuralı belirleyen erkeğin denklemden çekildiği anda, kadının kaderinin çok da değişmeğini fark ediyoruz. Bu noktada kadının toplumsal sorunlarını çözümlemek için erkeklerle mi hesaplaşmalı, yoksa ilk olarak kendisi ile mi sorusu zihnimde yeşerdi.

Elbette, “Kul”daki kadın karakterin, toplumsal düzendeki en dipteki kadınlardan birisi olması, erkeksiz bir düzende de kendi özgürlüğünü kuramamasına ve kocasına yeniden sahip olmaktan başka bir hayal kuramamasına neden oluyor. Ancak “Hanımların Dikkatine” kitabında da eğitimli kadınların, son sahnede, erkeklere karşı özgürleşme hayallerinin bir telefon mesajı sesi ile nasıl tarumar olduğunu görmüştüm.

Seray Şahiner, erkekler karşısında dik durabilen değil, fazla bağımlı ve ipleri kaptırmış kadın tiplerini eserlerine konu edinmeyi seviyor. Bunu bir toplumsal sorun olarak algılayıp, bu soruna parmak basmak istemesi elbette doğal ve takdir edilesi bir durum. Ama açıkçası, bu soruna ve tespite eşlik eden, çözüm üreten veya çıkış yolu öneren karakterlere de eserlerinde yer vermesini isterdim. O zaman bu eserler fazla mı öğretici, didaktik ve eklektik eserler olurdu ve yazarımız bu çekincelerle, gerçeğin hüznünün ve acısının doğasını bozmak istemedi, bilemiyorum. Ama Seray Şahiner’in kitaplarını okuduğumda, kadınlar adına çıkış yolu bulamadığım, hüzünlü ve karamsar kitaplar okuduğumu söyleyebilirim.

Eserlerde bu dokuyu bozan şey ise Şahiner’in mizahi dili. En acı durumun içinden bile insanı gülümseten bir nokta yakalayabiliyor. Elbette okur olarak, o mizahi dokunuşa bizim güldüğümüzü ama o mizahın karakterin hüzünlü durumunu değiştirmediğini fark edip, tekrar hikâyenin karamsarlığının içine gömülüyoruz.

Şahiner’in eserlerinde, yaşanan mekânların gündemi olan kentsel dönüşüm gelişmeleri, mekânın geleneksel dokusunun yıkılıp, yeni bir sosyal doku oluşması da ciddi bir fon oluşturuyor. Bunun, toplumun gelir seviyesi adına, en dezavantajlı gruplarının üzerinde yarattığı baskı da, özellikle “Kul” kitabında açıkca hissediliyor.

“Kul”un Seray Şahiner’in yazarlığı adına önemli bir aşama olduğunu düşündüm. Hikâyeden romana giden yolda önemli bir gelişme bence. Ustalık eserlerine yaklaşan bir yol güzergâhı üzerindeki bir eser.
152 syf.
·9/10
Antabus ile gönüllere taht kuran Seray Şahiner'in ikinci romanı Kul'da yine bir koca mağduru kadın yer alıyor. Bu profili mükemmel şekilde yansıtıyor bizlere. Ön sözünde gerçek hayattan fırlamış karakteri olarak yansıyan Mercan karakteri, aynen betimlendiği gibi tamamen gerçek bir karakter izlenimi veriyor. Dualara, dine bağlı kalarak işlerinin rast gitmesini isteyen Mercan'ın hayatını bir solukta okuyacaksınız. Şiddetle tavsiyedir.
154 syf.
·2 günde·7/10
Anadolu usulü "Godot'u Beklerken" hikayesi.
Bir bekleyişin trajik hikayesi. büyük kalabalıklarda "ben de varım ama siz görmüyorsunuz" hikayesi. Şayet bir gün bu romanı okursunuz "ya buradaki karakter bizim şeye benzemiyor mu? " diyeceğeniz ve zaman zaman çarşıda, pazarda, mahallede, apartman merdivenlerinde gidip gelirken burun ucuyla gördüğünüz o sizin şey dediğiniz kişiyle empati kurmaktan kaçamayacağınız türden bir roman. Bence okunması gereken - özellikle de erkeklerin- bir roman.
152 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Antabus'un Leyla'sı Kul'un Mercan'ı...Seray Şahiner, yine göz önünde olmasına karşın görünmeyen, yok sayılan kadınların dünyasına girmiş.Merdiven temizliği yaparak hayatını kazanan Mercan'ın özlemleri, yaşam savaşı, her şeye rağmen ayakta kalma mücadelesi (ki başarıyor ayakta kalmayı) alıp götürüyor okuyucuyu.Kapak görselindeki gibi bir bodrum katta yaşıyor Mercan, kendi oturduğu apartmanın merdivenlerini silmiyor ama...Kendi gibi bir kadının işini elinden almamak adına. Mercan'ın tek arkadaşı televizyon.Hep söylerim, Seray Şahiner'in gözünden kadınların dünyasına bakmayı seviyorum.Seray Şahiner'in anlattığı yaşamlar hep karanlık olsa da satır aralarına sığdırdığı güçlü bir mizah var.Biçimsel olarak da farklı buldum kitabı, başlangıçta tekrara düşmüş cümleler var gibi görünse de ben Mercan'ın dünyasına girebilmemiz için bilinçli yapıldığını düşünüyorum.Mercan kimsesi olmadığı için, içinden konuşan, tekrarlara düşen bir kadın zaten.Kitabın sonlarında dil,kurgu tamamen değişiyor.Seray Şahiner, Antabus'ta da bunu yapmıştı.İki farklı sonla bırakmıştı okuyucusunu.Burada da farklı bir anlatım dili kullanıyor, Mercan'ı iş başında görüyoruz.Her katı Mercan'la siliyoruz, temizliyoruz.Ne acı ki Mercan da kentsel dönüşümünden payını alıyor, işini kaybetme, oturduğu evi kaybetme tehlikesi ile yüz yüze kalıyor.Mercan'ın kişisel tarihi, kentsel dönüşüm ile kesişiyor.Yine severek okuduğum bir Seray Şahiner kitabı oldu Kul.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Seray Șahiner'in Kul adlı kitabı kurgusu ile dikkat çekiyor. Umutsuzluk anında bir ışığın insanı kurtaracağını yaşatıyor. Mercan'ın çocuğu olmaz üstüne kocası onu terk etmiştir. Mercan kocasının yolunu dört gözle bekler. Beklerken kendisinin kıymetli olduğunu kendine bakması gerektiğini düşünür. Fakat bu düşüncesinden kolayca vaz geçer.
Aradığı şeyi manevi yolu izleyerek bulacağını düşünür ve türbelere, kiliselere gider. Ancak umduğunu bulamayınca falcılara başvurur.
Bu kitabı özellikle kendi hayatından şikayetçi olanların okuması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biz kendi hayatımızı şikayet ederken bazılarının bizim yerimizde olmak için ne fedakarlıklar etmeye hazır olduğunu unutuyoruz.
Keyifli okumalar. Kitapla kalın. Edebiyatla kalın.
152 syf.
·4/10
Seray Şahiner'in okuduğum ilk kitabı 'Antabus'du ve çok sevmiştim. Bu nedenle bu kitabını görünce düşünmeden aldım. Bir başka kitabını şimdi görsem sanırım yine alırım ama 'Kul' isimli bu kitabı çok sevemediğimi gizlemeyecegim. Bu kitabında da yine yorgun bir kadın var. Kocası giden ve onun dönmesini bekleyen, bunun için didinen bir kadın. Kitabın son sayfalarını üzülerek okudum. Aslında genel olarak konu iyiydi de sanırım yazarın bilinçli olarak yaptığı cümle tekrarları beni çok yordu kitaptan soğuttu. Okumayın demem ama bir 'Antabus' değil asla benim gözümde.
152 syf.
Yazarın kalemini,bu kitabı ile tanımış oldum.
Beğendiğimi söyleyebilirim.
Yalnız hikayesi beni çok etkilemedi.
Evet yazar, Mercan kadın karakterinin derin yalnızlığını ve onun mecburiyetten doğan TV ile olan kuvvetli bağını güzel anlatmış, lakin kendini çok tekrar etmiş.
Bir noktadan sonra sıkmaya başlıyor okuyanı.
Zaman ayırıp bu yalnızlık hikayesini okuyorsunuz ama aradığınız bir şey var hikayede... Onu sanki ne yazar bulup yazmış , ne de siz metinlerin içinden bulup çıkarabilmişsiniz.
Sonuç, çok büyük beklentilere girmeden okunabilecek bir kitap.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kul
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750734335
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kul
Kul
Seray Şahiner’in yeni romanı Kul, sayfalardan çıkacakmışçasına canlı bir karakterle tanıştırıyor bizi… Bu karakterle birlikte İstanbul’u bir umut haritası eşliğinde yeniden keşfediyoruz. Arnavut kaldırımlardan havalanıp cemevlerine, camilere, kiliselere varan; dilek ağaçlarına bağlanmış çaputlarla rüzgâra salınmış umutlar…
İnsan eliyle kurulmuş çelişkilerin ancak Tanrı eliyle değişebileceğine inananlar, dayanacak kimsesi olmayınca ayakta duramayanlar, dünyaya gölgesinden başka kök salamayanlar, ölülerden başka can yoldaşı bulamayanlar konuşuyor Kul’da.
Görülmeden yaşayan bir insanın gördüklerinden bir yaşam kurma özlemi

Kitabı okuyanlar 440 okur

  • Ayşenur Tepe
  • Melek Kaçak
  • Bahar Puke
  • Beyza
  • Dilara
  • Kaktüslüokur
  • Sema
  • Merii
  • İrem Tülü
  • Mihrab Kurt

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%9.1
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%36.4
35-44 Yaş
%22.7
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.5
Erkek
%23.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.5 (21)
9
%15.4 (28)
8
%19.2 (35)
7
%17 (31)
6
%12.1 (22)
5
%6 (11)
4
%2.7 (5)
3
%2.7 (5)
2
%1.1 (2)
1
%2.7 (5)