Peri Gazozu

8,9/10  (84 Oy) · 
188 okunma  · 
76 beğeni  · 
1.877 gösterim
"Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topraklarda, binlerce yıl önce hüküm sürmüş, bir Hitit kralının oğullarına bıraktığı vasiyete bakın isterseniz: 'Öldüğümde beni, usulünce yıkayın, göğsünüze yaslayın ve toprağa bırakın.' Bu kadar."

Hayatın en yalın ve en efsunlu meseleleri, ölüm ve yaşam, anne-baba-çocuk arasındaki zor muhabbet, büyümek ve yaşlanmak üzerine... Vefalı bir oğulun gözüyle. Bilhassa ölümün, ölümle başetmenin olağanüstülüğü ve olağanlığı üzerine... "Alışmaya" direnen bir hekimin gözüyle. Taşranın sıcak kucağı ve serin kasveti üzerine... Orayı hem içinden hem dışından bilen bir evladının gözüyle. Türkiye'nin ipin ucundaki yakın tarihinin gölgesi... Kalbi avucunda birinin gözüyle. Ercan Kesal'dan, aynanın kenarındaki fotoğraflar misali hayat parçaları, sohbet makamında insan hikayeleri.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2013
  • Sayfa Sayısı:
    180
  • ISBN:
    9789750512018
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
insan_okur 
 02 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Merhaba kitapsever arkadaşlar…
Ercan Kesal ile ilk tanışmamız oldu Peri Gazozu. Kitap ismini babasının yaptığı ve sattığı gazozlardan almış; ama gel gelelim kitapla büyük bir alakası yok denilebilir. Ercan Kesal Radikal Gazetisi’nde yazmakta ama asıl mesleği doktor olan yazarımız sinema işinde ise büyük başarılar göstermekte… Biyografi için : https://tr.wikipedia.org/wiki/Ercan_Kesal
Kitaba gelecek olursak; eser 30 adet hikayeden oluşmakta. 198 sayfalık bu eser çerezlik bir eser değil. Dil olarak da yorucu bir eser değil. Yazar öyle dokunmuş ki yaralarımıza duygulanmamak elde değil. Derin ve içinizi burkan anılar. Anadolu’da doktor iken görev yaptığı yerleri anlatmış. Çektiği sıkıntıları çok iyi gözlemlemiş ve yaşadığı yerlerin coğrafyasını çok güzel anlatmış.Babasıyla arasında geçen diyaloglardan bahsetmiş. Otobiyografi tarzında diyebiliriz aslında ama bir tür ülkemizin biyografisi. Anadolu insanının misafirperverliği mi dersiniz, saygısı mı? Bazı yörelerimizdeki örf ve adetler, siyasetten dolayı ölenler ve asılanlar birçok konuya değinilmiş. Okurken üzülmemek elde değil. Ders çıkaracağınız anlamlı, mükemmel satırlar var. Sadece taraflı olmaması benim eleştirim diyebilirim. Siyasete de pek girmese iyiydi ama malum 80’leri yaşayan bir isim olarak buradan birçok kez söz etmiş.
Okunmalı diyorum, ders alacak bir eser. Kısa ama etkileyici. Tavsiye ederim. Kısa ve özlü bu kitaba bir göz atın derim. İyi okumalar…


Farkında mısınız, sahip olduklarınızın, başkalarının da işine yarayabileceği bir büyük sofradır yeryüzü.

Çok mu zor, karşılıksız ve çekinmeden, bir kibrit tanesini, bir tutam tuzu ayırıp, bir kaya yarığına saklamak.

Sonuna kadar tüketip, bitirmek yerine, ihtiyacımız kadarını alıp, geriye kalanını bizden sonrakilere bırakabileceğimiz bir hayat.. Gerçekten, çok mu zor.

190. Sayfa ( Minicik de olsa bu 3 cümle çok önemli bir bölüm )

glbanu 
15 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ercan Kesal'ın ilk kitabı benim için. Doktor olarak doğduğu ve görev yaptığı coğrafyada yaşananları anlatmış. Anadolu insanı var satırlarında..Bir solukta okunuyor.

ayşenur topaloğlu 
05 Ara 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Boğazı düğüm düğüm oluyor insanın.Ağlamam diyorsun ama ağlıyorsun işte...Çünkü hepimizin acıları bunlar.Bu coğrafya kan ve gözyaşıyla sulandı belki bir gün biter diye hep umut ettik.belki bir gün biter öyle değil mi ?

funda icinli 
29 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bi doktor bi kalbe işte böyle dokunurmuş...
Ajitasyona girmeden insana duygu yoğunluğu yaşatmayı başarabilmiş bir eser. Her yaştan okura tavsiye ederim.

Kemal kuşçu 
03 Eyl 22:57 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hayatın en içinden, aslında bir doktor olan yazarın yaşamının çeşitli dönemleriyle alakalı kesitleri inceleyip direkt olarak vermiş okuyucuya.İnsanımızın trajik, komik,kimi zaman içler acısı halleri anlatılmış.Çeşitli dönemlerden geçmiş ülkemiz ve insanımız.Bazen düşünüyorum da bu coğrafyanın kaderi olsa gerek yaşadıklarımız.zaman geçiyor, bir çok şey değişiyor ama yaşadıklarımız kaderimizmiş gibi üç aşağı beş yukarı benzer derecede yadırganıp üzülecek gülünecek şeyler.kitap akıcı.okunmaya değer.

Dilizar Daglioglu 
15 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

İç burkan, yürek ısıtan; kısa ama derin, bir çok yaşanılmış öykülerden oluşan bir kitap. Elinize aldığınız zaman bırakamıyorsunuz. En azından ben bırakamadım :)

hatice 
15 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

bir doktor olarak her bozkırda her yeni mezun aynı duyguları yaşarmış meğer ben yazamadım ercan ustam çok güzel dile getirmiş

şule uzundere 
05 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Peri Gazozu sinemacı olarak tanıdığımız Ercan Kesal’ın çocukluk, gençlik ve doktorluk anılarından oluşuyor. Bu anılar o kadar güzel harmanlanmış ki sanki birbirlerini tamamlamak için yaşanmışlar.

Kitapta genellikle kötü olaylar anlatılıyor. Bazıları insanı o kadar sarsıyor ki bir süre kitabı bırakıp oturuyorsunuz. Özellikle babasının parası olmadığı için ilacını alamadığı, bu yüzden ölen çocuğu unutabileceğimi sanmıyorum. Kitapta sizi de çok etkileyecek birçok hikaye bulacağınıza eminim. Lütfen okuyun bu kitabı.

Burcu Bergen 
24 May 13:49 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kalbinize dokunur bu kitap. Öyle bizden, öyle güncel, öyle gerçek acılarla dolu ki bilirsiniz tüm yazılanları... Bir çocuğun bozkırda doğup da bu kadar başarılı bir insan olması okumamanın bir bahanesi olmadığının kanıtı gibi. Gurur kaynağı..

DESTİNA ÖYKÜ 
 17 Mar 21:44 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ercan KESAL – Peri Gazozu

Bu kitap bende çok derin izler bıraktı. Bir nefeste olan türden bir kitap tutacaksınız elinizde. Ercan Abi öyle bir konuşuyor ki sizinle kitlenip, kalıyorsunuz o insan yaşamları önünde..

Aslında yazmak istediğim bir kitap var. İşte Ercan KESAL tam bu formatta yazmış kitabı. Bir doktorun Anadolu insanını müthiş analizi. Darbe öncesi ve sonrası yaşanan Türkiye’yi çoğu yerinde yutkunarak, nefes alamayarak okuyacaksınız. Mutlaka hepimize dokunan yerleri var cümlelerinin. Hıçkırıklara boğulup, yüzümü yıkamak zorunda kaldığım yerler oldu ki hala da etkisi devam etmekte. O kadar çok soru sorarken buldum ki kendimi, bazen kahrettim içinde olduğumuz düzene.

Listemde yerini aldı Ercan KESAL. “Diğer kitaplarını da kesinlikle temin etmeliyim,” dedirtti. Yazacak çok şey var aslında ama sadece bir kaç vurucu alıntı ile sizleri meraka sürükleyip, kitabı okumanızı çok arzu ediyorum.

“Hocam, bu sarılma denen şey ne kadar önemliymiş meğer. Keşke çok daha önce birbirimize doğru düzgün, adam gibi sarılabilseydik. Biz kıymetini bilememişiz.”
“...bugünlerde, ağzınıza götürdüğünüz her lokma boğazınızdan bir türlü geçmiyor ve yutkunuyorsanız sürekli ve oğullarını birer birer toprağa veren annelerin ülkesinde, kendi oğlunuzu koklamaktan hicap duymaya başlamışsanız eğer, birbirinizin hayatlarını da fark etmeye başlamışsınız demektir. Bu da iyi bir şeydir. Şimdilik...”
"Öyledir. Bazı fotoğraflar her seferinde içinizi yakar."
“Bir baba, on sekiz yıl önce öldürülen ve kaybedilen oğlunun, kafatası ve kemikleri, yanmış halde bir kuyunun dibinde bulundu diye sevinç gözyaşları döküyor! Bundan sonraki tüm sevinçlerim bu ülkeye haram olsun...”
"İçimde, hiç çizgisi olmamış avuçlarıyla bir çocuğun sızısı, dünyanın ortasındayım artık.."
"Uyku ile uyanıklık arası bir yerdeyim. Kapı açılıyor önce, gölge gibi, babam geliyor. Üzerime eğilip saçlarımı okşuyor ve sonra yanıma uzanıp, kollarıyla kucaklıyor. Babamın göğsüne başımı gömüp yatıyorum. Babamla dünyanın en güzel akşamında, dünyanın en güzel evinde, dünyanın en güzel uykusunu uyuyorum. Bir daha öyle bir uyku olmadı hayatımda.
Şimdi babam yok ve ben yetimim.."
"12 Eylül'ün Türkiye'si ise, oğullarının tabutunu arayan babaların ülkesi olarak hatırlanacaktır."
"Neyse. Benim aklımda hala arkadaşım. Belli ki o da yan hücrelerin birinde. "Ne yapıyor? İyi mi? İşkence yapmışlar mıdır? Morali nasıl?" Onları düşünüyorum. Beşinci gündü galiba. O gün yemeğin yanında pelte gibi bir tel kadayıf verdiler. Tel kadayıf. İnanılmaz bir şey. Bizim arkadaşın en sevdiği tatlı. Biliyorum, hastasıdır tel kadayıfın. Benim için o an bitti sanki siyasi şube, 12 Eylül, faşizm vs. Değil mi ki arkadaşım şu anda tel kadayıf yiyor, gerisi boş. Her şey güzel artık..
Birbirimizin hayatlarının içindeyiz. Bundan hiç haberdar olmasak da.."

Herkese keyifli okumalar kitap sever güzel insanlar..

4 /

Kitaptan 101 Alıntı

a leaf 
29 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İnsan, kendinde olmasını istediği herhangi bir şeyi bir başkası için de aynı şiddetle isteyebiliyorsa "insanım" diyebiliyor.

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 72)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 72)
Yasemin 
09 May 00:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gittim ve sarıldım... Ağladığımı anlamasın diye bir yandan dişlerimle dilimi ısırırken, öte yandan kollarımın arasında, çaresizce, kendine bir yol arayan kaybolmuş ömrüme bakıyordum.

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 178)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 178)
DESTİNA ÖYKÜ 
 18 Mar 01:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Öyledir. Bazı fotoğraflar her seferinde içinizi yakar."

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 62 - İletişim Yayınları)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 62 - İletişim Yayınları)
insan_okur 
02 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

“Hocam, bu sarılma denen şey ne kadar önemliymiş meğer. Keşke çok daha önce birbirimize doğru düzgün, adam gibi sarılabilseydik. Biz kıymetini bilememişiz.”

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 178 - İletişim Yayınları)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 178 - İletişim Yayınları)
insan_okur 
31 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Birbirimizin hayatlarının içindeyiz. İstesek de istemesek de.

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 70 - İletişim Yayınları)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 70 - İletişim Yayınları)
Yasemin 
28 Nis 06:56 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Birbirimizin hayatlarının içindeyiz ve insan olmak galiba "diğerkâm" olmaktan geçiyor.

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 72)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 72)
Yasemin 
28 Nis 05:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kalplerimizdeki mührü fekketmenin zamanı çoktan geçmedi mi sizce?

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 58)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 58)
insan_okur 
02 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Bazı şeyler insana geri dönülmez yollar çizer. Bir sarsıntı, bir kırılma olur hayatınızda ve sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 163 - İletişim Yayınları)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 163 - İletişim Yayınları)
insan_okur 
31 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

İster kurtçu, isterse Ecevitçi, benim için fark etmez. Biz ekmeğin peşindeyiz.

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 29 - İletişim Yayınları)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 29 - İletişim Yayınları)
Yasemin 
28 Nis 06:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Derdini anlatmak için açlıkla terbiye olup ölüme yatmak günleri bitti zannetmiştim. Yanılmışım.

Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 68)Peri Gazozu, Ercan Kesal (Sayfa 68)