Ercan Kesal

Ercan Kesal

Yazar
8.5/10
891 Kişi
·
2.440
Okunma
·
360
Beğeni
·
11206
Gösterim
Adı:
Ercan Kesal
Unvan:
Türk Hekim, Sinema Oyuncusu ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, 1959
1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.
Sığamadık yeryüzü sofrasına. Kibir denizinde boğulmuşuz da haberimiz yok. Değirmenimiz susmuş, unumuz bitmiş, fırınlarımız da kararmış, kalplerimiz gibi...
İnsan, kendinde olmasını istediği herhangi bir şeyi bir başkası için de aynı şiddetle isteyebiliyorsa "insanım" diyebiliyor.
Ne kadar da küçükmüş meğer. Sığamadık yeryüzü sofrasına. Kibir denizinde boğulmuşuz da haberimiz yok. Değirmenimiz susmuş, unumuz bitmiş. Fırınlarımız da kararmış, kalplerimiz gibi.
Farkında mısınız, sahip olduklarınızın, başkalarının da işine yarayabileceği büyük bir sofradır yeryüzü? Çok mu zor karşılıksız ve çekinmeden, bir kibrit tanesini, bir tutam tuzu ayırıp, bir kaya yarığına saklamak? Sonuna kadar tüketip bitirmek yerine, ihtiyacımız kadarını alıp geriye kalanını bizden sonrakilere bırakabileceğimiz bir hayat... Gerçekten çok mu zor?
Ercan Kesal
Sayfa 190 - İletişim Yayıncılık
İnsanları siz etnik ya da siyasal kimliklerle tanımlamaya, bölmeye başladığınız zaman sınıfsal düşünmekten de uzaklaşıyorsunuz.
Benim için yerin yedi kat dibindeki bir fason atölyede sigortasız çalışan bir kızın Kürt mü, Alevi mi, Türk mü olduğunun ne önemi olabilir?
Hekimliğimin yirmi beş yılı yetmedi kendisini ipe vermekten başka çare bilmeyen kızkardeşlerimin yarasına merhem olmaya... Dilerim ülkemi yönetenler bir gün uyanırlar bu ölüm uykusundan. Dilerim bizden sonrası için bir parça ümit kalmıştır hâlâ...
180 syf.
·10/10
Merhabalar yazarın okuduğum ilk kitabı olan Peri gazozu okumadan önce tavsiye edenlerden çok ağladıklarını söylediler bende söylediklerini gibi okurken ağlayarak ve yutkunarak okudum kitap tam olarak şimdiki yaşamımızı anlatıyor keyifli okumalar dilerim sağlıcakla kalın
180 syf.
·3 günde·8/10
Merhaba kitapsever arkadaşlar…
Ercan Kesal ile ilk tanışmamız oldu Peri Gazozu. Kitap ismini babasının yaptığı ve sattığı gazozlardan almış; ama gel gelelim kitapla büyük bir alakası yok denilebilir. Ercan Kesal Radikal Gazetisi’nde yazmakta ama asıl mesleği doktor olan yazarımız sinema işinde ise büyük başarılar göstermekte… Biyografi için : https://tr.wikipedia.org/wiki/Ercan_Kesal
Kitaba gelecek olursak; eser 30 adet hikayeden oluşmakta. 198 sayfalık bu eser çerezlik bir eser değil. Dil olarak da yorucu bir eser değil. Yazar öyle dokunmuş ki yaralarımıza duygulanmamak elde değil. Derin ve içinizi burkan anılar. Anadolu’da doktor iken görev yaptığı yerleri anlatmış. Çektiği sıkıntıları çok iyi gözlemlemiş ve yaşadığı yerlerin coğrafyasını çok güzel anlatmış.Babasıyla arasında geçen diyaloglardan bahsetmiş. Otobiyografi tarzında diyebiliriz aslında ama bir tür ülkemizin biyografisi. Anadolu insanının misafirperverliği mi dersiniz, saygısı mı? Bazı yörelerimizdeki örf ve adetler, siyasetten dolayı ölenler ve asılanlar birçok konuya değinilmiş. Okurken üzülmemek elde değil. Ders çıkaracağınız anlamlı, mükemmel satırlar var. Sadece taraflı olmaması benim eleştirim diyebilirim. Siyasete de pek girmese iyiydi ama malum 80’leri yaşayan bir isim olarak buradan birçok kez söz etmiş.
Okunmalı diyorum, ders alacak bir eser. Kısa ama etkileyici. Tavsiye ederim. Kısa ve özlü bu kitaba bir göz atın derim. İyi okumalar…


Farkında mısınız, sahip olduklarınızın, başkalarının da işine yarayabileceği bir büyük sofradır yeryüzü.

Çok mu zor, karşılıksız ve çekinmeden, bir kibrit tanesini, bir tutam tuzu ayırıp, bir kaya yarığına saklamak.

Sonuna kadar tüketip, bitirmek yerine, ihtiyacımız kadarını alıp, geriye kalanını bizden sonrakilere bırakabileceğimiz bir hayat.. Gerçekten, çok mu zor.

190. Sayfa ( Minicik de olsa bu 3 cümle çok önemli bir bölüm )
180 syf.
·3 günde·10/10
Bir yandan ilham veren, bir yandan içimi sızlatan bir dizi hikaye. Satırlara dökülmüş onca gerçek okurken adeta kendini izletiyor. Gösteriyor, hissettiriyor. Kitap bitiyor, bir ömür gibi geçip gidiyor gözlerinizin önünde, boğazınızda ise tuhaf bir düğüm kalıyor geriye. Yazmak diyorum, ne müthiş şeymiş öyle. Hele bir de kelimelerin beden bulmuş haliyse...
180 syf.
·9 günde·7/10
Kitabın ismi o kadar sıcak gelmişti ki...Gülümseten bir kitap olduğunu düşünmüştüm.Kimi zaman gülümsetmedi diyemem ama daha çok acıttı içimi.Gözlerim dolarak okudum kimi satırları,boğazım düğümlendi...Ölümün o karanlık kucağına düşen ve geride kalanların alışmaya çalıştıkları burukluklarına tanık oldum.Kitap bir dönem taşrada çalışmış bir hekimin anılarından oluşuyor,kalemi öyle acı ki canınız yanıyor ama yazdıkları burnunuzun dibindekiler.Masum bir köy çocuğunun anıları var kimi zaman,kitaplarla tutunuyor küçücük dünyasında.Bazen de Türkiye'nin yakın tarihinin çektirdiklerini anlatmış tüm çıplaklığıyla.Siyah beyaz fotoğraflar gibi hüzünlü.
180 syf.
Ercan Kesal'ın dolu dolu yaşamından hikayeleri anlattığı kitap. merak edip okumak istemiştim, pişman olmadım. hikayelerin hepsi tanıdık, hepsi hep 3ncü sayfalarda okuduğumuz olaylar. Yaşayan ve tanık olan birinden dinlemek farklı duygulara yol açıyor. Yazarın samimi anlatımı kitaba ayrı bir hava katmış.
180 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Peri Gazozu; oyuncu, yönetmen ve yazar Ercan Kesal’ın otobiyografik özellikler taşıyan hikayelerini barındıran kitabı.

Geçmişe dönüp baktığımızda özlemle hatırladığımız, gelecekteki anılarımızı karşılaştırmak için hep referans aldığımız anılar, çocukluk anılarıdır. Yaşadığımız mutluluğu bile ‘çocuk gibi mutlu’ diye tarif etmez miyiz? Zorluklarla, yokluklarla geçse bile o anılar bizim için, daima en değerli, tatlı ekşi, unutulmayan bir melodi olarak kalır.

Peri Gazozu ismi ile pembe düşleri anlatıyormuş gibi bir çağrışım yapmıştı bana. Ama kitabın geneliyle okuyucuya sunduğu bu değil. Peri Gazozu tadı veren hikayeler sadece çocukluğunu anlattığı anılardan bazılarında var. Diğer hikayelerde, kendi kendini yetiştirmiş, zorluklarla hayatta kalmış, mesleki yükümlülükleri ile insan olmanın getirdiği acemilik arasında kalmış bir ‘doktor’un anıları var. Yaşadığı dönemde siyasi çatışmalara, aile içi trajidelere, kadının yaşadığı baskı ve sindirilmeye tanık olmuş Kesal. İçinden geldiği gibi herhangi bir zaman sıralaması yapmadan hatıralarını ve düşüncelerini yazmış. Yazdıklarını sadece okumamızı değil aynı zamanda görebilmemizi istediğini en başta belirtmiş. Bence okuyucuya kitabı izlettirmeyi çok iyi başarmış. Görsel yönü çok iyi bir kitaptı Peri Gazozu. Empati yapmayı bazen abartıp birkaç satır için ağlayabilen bir okuyucu olsam da benden daha zor duyguların etkisine giren birini bile etkileyebileceğini düşünüyorum bu kitabın. Çünkü amacı okuyucu ağlatmak ya da güldürmek değil. Anılarının ona hissettirdiklerini ve anıların üstünden zaman geçince mantıkla bakıldığında aslında bu yaşananlara değip değmeyeceğini kendi içinde değerlendirmiş.

Ben, okurken yaşanmışlıkların ağırlığını kalbimde hissettim.

https://www.instagram.com/...igshid=130sxhtcf220o
180 syf.
Her sayfası yaşanmışlıkların dolu olan bu kitabı ismine kanıp romantik bir hikayeymiş gibi düşünerek satın almayın.

Kalemiyle vermeye çalıştığı o duygular kimi zaman gözlerimin dolmasına kimi zamanda yüzümde minik tebessümlere sebep oldu.

Öyküler, onları yazacak insanlar varken değerliler. Yazarımız ise kesinlikle bu değerlilere değerini veren kişi.
194 syf.
·2 günde·8/10
Zevkle okuduğum bir Kesal kitabı daha. Bir hastanenin en büyük ortağı olan doktor Kemal'in çevrenin de gazına gelerek belediye başkan adayı olmasındaki süreci bize insanların tüm iki yüzlülüğünü göstererek anlatıyor. Gerçekte de böyle mi diye bir an için düşünmüyorsunuz. Öyle çileli bir yol ki insan kendini unutuyor, bambaşka bir insan oluyor en kötüsü de zamanla diğerlerine benziyor. Ben kahramanımızın yaşadıklarından bunu anladım. Güzel bir konuydu. Akıcı ve doğal anlatımıyla çok sevdim kitabı, tavsiye ederim.
180 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Peri gazozu yazarın hatıralarını kronolojik olarak değil de belli kategorilere ayırarak anlattığı bir kitap yani bölümlerde yazarın hem çocukluğundan, hem gençliğinden hem de çalışma hayatından örnekler okuyorsunuz. Bu anlamda ilgimi çekti okurken zorlandım mı? Hayır... Ülkemizde yaşananlara, toplumsal itelemelere çok güzel değinmiş.

Hele bir baba var ki anlatılan, imrenmedim desem yalan olur. Hasan Ali Toptaş'ın "Yalnızlıklar" isimli eserinde bir dize vardı bu ülkede her çocuk babadan yana yaralıdır minvalinde, ama Ercan Kesal bu anlamda çok şanslı bir çocukluk geçirmiş. Kalemini çok samimi, doğal ve akıcı buldum, diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.

Kitapla kalın efenim :)
180 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bir Zamanlar Anadolu'da filminin senaryosuna da katkıda bulunmuş Ercan Kesal'ın öykü kitabını çok merak ediyordum. Gerçekten de meraklandığım kadar varmış. Her sayfası yaşanmışlıklarla dolu, Anadolu insanını anlatan eşsiz bir kitaptı.

Bir Zamanlar Anadolu'da filmini izleyenler bilir. Beyaz Toros'un radyosunda Neşet Ertaş çalar ve yağmur atıştırırken araç bir bozkırda süzülüp gider.

Bu öykü kitabında, o Toros'un arka koltuğunda oturup yağmuru ve bozkırı izler gibi hissettim. Bütün hayatım o koltukta geçip gitmişti sanki.

Bu duyguların üzerine yazarın öteki kitaplarını da okumaya karar verdim. Yanılacağımı da sanmıyorum.

https://youtu.be/awiGDxTwSNQ

Yazarın biyografisi

Adı:
Ercan Kesal
Unvan:
Türk Hekim, Sinema Oyuncusu ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, 1959
1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 360 okur beğendi.
  • 2.440 okur okudu.
  • 46 okur okuyor.
  • 1.127 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları