Ercan Kesal

Ercan Kesal

8.6/10
293 Kişi
·
660
Okunma
·
112
Beğeni
·
5.984
Gösterim
Adı:
Ercan Kesal
Unvan:
Türk Hekim, Sinema Oyuncusu ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, 1959
1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.
İnsan, kendinde olmasını istediği herhangi bir şeyi bir başkası için de aynı şiddetle isteyebiliyorsa "insanım" diyebiliyor.
İnsanları siz etnik ya da siyasal kimliklerle tanımlamaya, bölmeye başladığınız zaman sınıfsal düşünmekten de uzaklaşıyorsunuz.
Benim için yerin yedi kat dibindeki bir fason atölyede sigortasız çalışan bir kızın Kürt mü, Alevi mi, Türk mü olduğunun ne önemi olabilir?
Devrim gibidir bazı başlangıçlar,inanır ve vazgeçmezseniz eğer, mutlak gerçekleşir.
Gittim ve sarıldım... Ağladığımı anlamasın diye bir yandan dişlerimle dilimi ısırırken, öte yandan kollarımın arasında, çaresizce, kendine bir yol arayan kaybolmuş ömrüme bakıyordum.
“Hocam, bu sarılma denen şey ne kadar önemliymiş meğer. Keşke çok daha önce birbirimize doğru düzgün, adam gibi sarılabilseydik. Biz kıymetini bilememişiz.”
Ercan Kesal
Sayfa 178 - İletişim Yayınları
Hepimiz, birbirimize çok benzeyen bireyler haline getiriliyoruz. Tek işlevimiz var: tüketmek.
Bir defalik kullanim ozelligine sahip, acarsa cezalandirilacagi Çin mali gaz maskeleriyle, yerin yedi kat dibine gonderilen Somalı madencilerin alnina yazilmis kara bir yazidir faşizm. Dunyanin butun murekkepleriyle, ama yalnizca muktedirlerin kalemiyle yazilir. Alinyazisiyla hicbir ilgisi yoktur.
Ercan Kesal
Sayfa 337 - Ayrinti yayinlari
Merhaba kitapsever arkadaşlar…
Ercan Kesal ile ilk tanışmamız oldu Peri Gazozu. Kitap ismini babasının yaptığı ve sattığı gazozlardan almış; ama gel gelelim kitapla büyük bir alakası yok denilebilir. Ercan Kesal Radikal Gazetisi’nde yazmakta ama asıl mesleği doktor olan yazarımız sinema işinde ise büyük başarılar göstermekte… Biyografi için : https://tr.wikipedia.org/wiki/Ercan_Kesal
Kitaba gelecek olursak; eser 30 adet hikayeden oluşmakta. 198 sayfalık bu eser çerezlik bir eser değil. Dil olarak da yorucu bir eser değil. Yazar öyle dokunmuş ki yaralarımıza duygulanmamak elde değil. Derin ve içinizi burkan anılar. Anadolu’da doktor iken görev yaptığı yerleri anlatmış. Çektiği sıkıntıları çok iyi gözlemlemiş ve yaşadığı yerlerin coğrafyasını çok güzel anlatmış.Babasıyla arasında geçen diyaloglardan bahsetmiş. Otobiyografi tarzında diyebiliriz aslında ama bir tür ülkemizin biyografisi. Anadolu insanının misafirperverliği mi dersiniz, saygısı mı? Bazı yörelerimizdeki örf ve adetler, siyasetten dolayı ölenler ve asılanlar birçok konuya değinilmiş. Okurken üzülmemek elde değil. Ders çıkaracağınız anlamlı, mükemmel satırlar var. Sadece taraflı olmaması benim eleştirim diyebilirim. Siyasete de pek girmese iyiydi ama malum 80’leri yaşayan bir isim olarak buradan birçok kez söz etmiş.
Okunmalı diyorum, ders alacak bir eser. Kısa ama etkileyici. Tavsiye ederim. Kısa ve özlü bu kitaba bir göz atın derim. İyi okumalar…


Farkında mısınız, sahip olduklarınızın, başkalarının da işine yarayabileceği bir büyük sofradır yeryüzü.

Çok mu zor, karşılıksız ve çekinmeden, bir kibrit tanesini, bir tutam tuzu ayırıp, bir kaya yarığına saklamak.

Sonuna kadar tüketip, bitirmek yerine, ihtiyacımız kadarını alıp, geriye kalanını bizden sonrakilere bırakabileceğimiz bir hayat.. Gerçekten, çok mu zor.

190. Sayfa ( Minicik de olsa bu 3 cümle çok önemli bir bölüm )
Zevkle okuduğum bir Kesal kitabı daha. Bir hastanenin en büyük ortağı olan doktor Kemal'in çevrenin de gazına gelerek belediye başkan adayı olmasındaki süreci bize insanların tüm iki yüzlülüğünü göstererek anlatıyor. Gerçekte de böyle mi diye bir an için düşünmüyorsunuz. Öyle çileli bir yol ki insan kendini unutuyor, bambaşka bir insan oluyor en kötüsü de zamanla diğerlerine benziyor. Ben kahramanımızın yaşadıklarından bunu anladım. Güzel bir konuydu. Akıcı ve doğal anlatımıyla çok sevdim kitabı, tavsiye ederim.
Kitabın ismi o kadar sıcak gelmişti ki...Gülümseten bir kitap olduğunu düşünmüştüm.Kimi zaman gülümsetmedi diyemem ama daha çok acıttı içimi.Gözlerim dolarak okudum kimi satırları,boğazım düğümlendi...Ölümün o karanlık kucağına düşen ve geride kalanların alışmaya çalıştıkları burukluklarına tanık oldum.Kitap bir dönem taşrada çalışmış bir hekimin anılarından oluşuyor,kalemi öyle acı ki canınız yanıyor ama yazdıkları burnunuzun dibindekiler.Masum bir köy çocuğunun anıları var kimi zaman,kitaplarla tutunuyor küçücük dünyasında.Bazen de Türkiye'nin yakın tarihinin çektirdiklerini anlatmış tüm çıplaklığıyla.Siyah beyaz fotoğraflar gibi hüzünlü.
Bir Zamanlar Anadolu'da filminin senaryosuna da katkıda bulunmuş Ercan Kesal'ın öykü kitabını çok merak ediyordum. Gerçekten de meraklandığım kadar varmış. Her sayfası yaşanmışlıklarla dolu, Anadolu insanını anlatan eşsiz bir kitaptı.

Bir Zamanlar Anadolu'da filmini izleyenler bilir. Beyaz Toros'un radyosunda Neşet Ertaş çalar ve yağmur atıştırırken araç bir bozkırda süzülüp gider.

Bu öykü kitabında, o Toros'un arka koltuğunda oturup yağmuru ve bozkırı izler gibi hissettim. Bütün hayatım o koltukta geçip gitmişti sanki.

Bu duyguların üzerine yazarın öteki kitaplarını da okumaya karar verdim. Yanılacağımı da sanmıyorum.

https://youtu.be/awiGDxTwSNQ
Ercan Kesal'ın ilk kitabı benim için. Doktor olarak doğduğu ve görev yaptığı coğrafyada yaşananları anlatmış. Anadolu insanı var satırlarında..Bir solukta okunuyor.
Bi doktor bi kalbe işte böyle dokunurmuş...
Ajitasyona girmeden insana duygu yoğunluğu yaşatmayı başarabilmiş bir eser. Her yaştan okura tavsiye ederim.
Kitabın ismi her ne kadar sevimli gelse de ülke gerçekleri ile can yakan bir kitap. peri gazozuna çok az yer verilmiş kitapla çok da bir bağı yok denebilir. Daha çok Ercan kesal ın avanosta başlayıp İstanbul'a İzmir'e uzanan öğrencilik hayatı ve doktorluk meceraları anlatılmakta. Bir zamanlar Anadolu'da filminin senaryosuna ilham olmuş bir kitap ayrıca. Kitapta en beğendiğim yer ise : bazen bardak ağzına kadar dolar ama taşmaz. Taşması için yalnızca bir damlaya ihtiyaç vardır. ...
Benim hayatımızda bir damla kimdir ve ya nedir diye düşündürttü.
Uzun zamandir merak ettiğim, okumayi istedigim bir kitaptı. Oyuncu, senarist , doktor olan Ercan Bey'in anılarını anlattıgı kitapta kendimden çok şeyler buldum. 80 li yilların siyasal yaşamını hatırlarken, ilk görev yerimdeki korkularım da aklımdan geçti. Ben beğenerek okudum, tavsiye ederim.
Bir radyo programı sonrasında isminin belediye başkanı adaylığı için geçtiğini öğrenen Doktor Kemal,sonunda bu fikre ısınıyor ve siyasete atılmaya karar veriyor.Başında olayların tam olarak farkına varamazken,işin içine girince yavaş yavaş hırslanıyor ve artık istese de kurtulamadığı bir döngünün parçası haline geliyor.
'
'
Ercan Keşal'ın #perigazozu kitabından sonra okuduğum bu kitap yazar'ın müthiş tespitleri,zekice gözlemleri ve son derece akıcı yazım tarzı sayesinde kolayca okunan bir kitap.Aslında mizahi bir kitap,günümüz siyasetine göndermeleriyle çok güldürdü beni ama aynı zamanda düşündüren ve sarsan bir yanı da vardı kitabın.Peri gazozu gibi okurken yaşayacağınız kitaplardan.
Siyaseti hiç sevmeyen biri olarak bu kitap hakkında ön yargılıydım fakat okuduğum zaman aksine siyaset dünyası ancak bu kadar yalın ve bu kadar içten anlatılabilir diye düşündüm.çok keyifliydi
Evvel Zaman, senaristinin gözünden bir filmin öyküsünü anlatıyor. İsmi süreç içerisinde değişen ve seyircinin karşısına “Bir Zamanlar Anadolu’da” olarak çıkan Nuri Bilge Ceylan’ın yönetmenliğini yaptığı ve hemen hemen hepimizin bildiği film, bundan tam 34 yıl önce Türkiye’nin bir ilinin bir ilçesinde gerçekleşen cinayet hikayesini ekrana getiriyordu.

Ercan Kesal, hikayenin konuşulmaya başladığı ilk günden itibaren “gerçeğin ve iyiliğin işine yarayacağı inancıyla” kaleme aldığı güncesini, konuşmayı çok seven fakat yazma konusunda tembel olan coğrafyanın bir çocuğu olarak tamamlıyor ve satırlarını değil yüreğini bizlere açıyor.

Kendi adıma kitaptan sadece “Bir Zamanlar Andadolu’da”nın film güncesini okumadım. Olayları yaşayan ve yazan adamın zihninden geçenleri, yüreğine dokunanları okudum. Birçok işi aynı anda başaran bir adamın hikayesinden kendime önemli notlar devşirdim.

Ve en önemlisi günlük yazmanın önemini ve gerekliliğini hatırladım. Unutmanın bu kadar hızlı ve keskin olduğu günümüzde geçmişe dönüp bakmanın yolunu gösterdi Ercan Kesal. Ve önemli bir ayrıntı: “Günlük, üzerine uyunmadan yazılmalı.”

Günlük yazmak, unutmadan o anki heyecan ve düşünceyle yazmak, sonrasında kendini yeniden ve yeniden kontrol etmenin, işleri doğru planlamanın ve takip etmenin anahtarı gibi. Bir filmden olay nerelere kadar geldi?

Evvel Zaman, bir filmden hareketle sizi gündelik hayatınızda düşünmediğiniz noktalara taşıyacaktır emin olun. Kelimeleri ve satır aralarını okuduğunuzda bu gerçekliği çok daha yakından göreceksiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ercan Kesal
Unvan:
Türk Hekim, Sinema Oyuncusu ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, 1959
1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 112 okur beğendi.
  • 660 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 422 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları