Ercan Kesal haftaya grubuma geleceği için tüm eserlerini satın aldım. Okumaya koyuldum. Bol soru çıkarmalıyım. Nasipse Adayız da yine popüler kitaplarından. Peri Gazozu ndan sonra okudum. Aynı akıcılığı bulamadım. Bunu kesinlikle öncelikle söylemem lazım. Zaten biliyorsunuz bir yazarın bir kitabına aldanıp da çok kitap alma ve mağdur olma durumunu yaşayan çok olmuştur. Buna tam bir mağduriyet demek doğru olmaz ama sıkıcı idi demek fazlasıyla doğru olur. Bu arada filmini de arkasından izledim. Filmi de doğal olarak aynı ağırlıkta. Hatta oyunculuktan dolayı belki bir tık önce geçmiş bile olabilir. Kitap yazım olarak akıcı bu arada. Konu sadece sıkıcı. Neyse kısaca incelememe geçeyim:
Hikaye aslında bilindik bir hikaye. Zaten konuda da çok bir farklılık veya şaşırtıcı yan yok. Edebi kalite hariç konu sizi pek etkilemeyecek. Belediye başkanı olmak isteyen bir doktorun hikayesini anlatıyor. Bu yol zor bir yol tabii. O nedenle ana kahramanımız kiminin düğününe katılıp kendini tanıtıyor, kimine mesleğini kullanıp genel kontrolü ücretsiz veriyor, kimiyle sırf çevresi var diye onlarmış gibi yaklaşmaya çalışıyor, kimine yemek ısmarlıyor, kiminin gereksiz nazını çekiyor, siyaseten üstlerine ise türlü yalakalıklarda bulunuyor. Bilindik bir çok mevzu. Çoğu da trajikomik tabii. Zaten siyasetin bence yarısı komik, diğer yarısı trajikomik.
Doktor olduğu için hikayenin temelini aşina olduğu bir alana temellendirmiş. Aynı konuyu bildiğiniz üzere Bir Zamanlar Anadolu da filminde de yapmıştı. Orada da otopsi sahnesi çok konuşulan bir sahne olmuştu. Kendisinin de otopsilere de katılan bir doktor olduğunu da düşünürsek bu pek tabii doğal bir hadiseydi. Yine savcı ile birlikte yazdığı uzman raporları da doktorluktaki hünerlerini sergilemek için kolay bir hadiseydi yazarımız için.
Kitapta ne karakter,
#okudumbitti Bir doktor'un başkanlık için aday adayı olma macerası komik bir kitap ama biraz küfürlü kelimeler var çok edebi bir kitap değil ama okunabilir.Ayrıca filmi de varmış.
Zevkle okuduğum bir Kesal kitabı daha. Bir hastanenin en büyük ortağı olan doktor Kemal'in çevrenin de gazına gelerek belediye başkan adayı olmasındaki süreci bize insanların tüm iki yüzlülüğünü göstererek anlatıyor. Gerçekte de böyle mi diye bir an için düşünmüyorsunuz. Öyle çileli bir yol ki insan kendini unutuyor, bambaşka bir insan oluyor en kötüsü de zamanla diğerlerine benziyor. Ben kahramanımızın yaşadıklarından bunu anladım. Güzel bir konuydu. Akıcı ve doğal anlatımıyla çok sevdim kitabı, tavsiye ederim.
Yazarın hekim olduğunu kitap bitikten sonra öğrendim ama kitabı okurken tıbbi bilgilerle yaklaşımı şaşırtmıştı beni, iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu… Kitap, yazarın hem hekimlik hem de siyaset tecrübelerine dayanarak yazdığı otobiyografik bir kitap olmuş… Yarı kurmaca yarı gerçek bir kitapta yazarın sade ama derinlikli dili, okuyucuyu düşündürürken metne edebi bir yoğunluk katmış… Siyaset ve ikiyüzlülük, ahlaki sorgulama, kibir ve iktidar tutkusu, samimiyetsizlik her şey var…
Sonunu merak ettiğim kitaplardan nefret ederim
Ve bunu sonunu tahmin etmekle beraber merakta ettim ama nefret etmedim
Ah doktor bey niçin bu kadar gaza geldin be. İyi oldu ama boyunun ölçüsünü almış oldun, insan kendi olmaktan çıkarsa neye dönüşür görmüş oldun. Fazla detay vermeyeceğim okuyun, okutun
Nasipse Adayız / Ercan Kesal
.
Ercan Kesal oyuncu kimliğiyle tanınıyor daha çok... Aynı zamanda hekim ve yazar...
.
Metin Erksan ile anılarını anlattığı Kendi Işığında Yanan Adam ile Peri Gazozu kitaplarını okumuştum yazardan... Mayıs ayında da Nasipse Adayız'ı okudum, biraz da Storytel'de dinledim...
.
Kitap belediye başkan aday adayı olan doktor üzerinden ilerliyor... Aday olabilmek için verilen vaatleri, halkla iç içe olmanın yapaylığını trajikomik bir şekilde anlatıyor...
.
Çok çok sevdim diyemem ama yine de okunur tabii... Her seçim zamanı gördüğümüz, duyduğumuz olağan durumların iç yüzü var satırlarda...
Bir radyo programı sonrasında isminin belediye başkanı adaylığı için geçtiğini öğrenen Doktor Kemal,sonunda bu fikre ısınıyor ve siyasete atılmaya karar veriyor.Başında olayların tam olarak farkına varamazken,işin içine girince yavaş yavaş hırslanıyor ve artık istese de kurtulamadığı bir döngünün parçası haline geliyor.
'
'
Ercan Keşal'ın #perigazozu kitabından sonra okuduğum bu kitap yazar'ın müthiş tespitleri,zekice gözlemleri ve son derece akıcı yazım tarzı sayesinde kolayca okunan bir kitap.Aslında mizahi bir kitap,günümüz siyasetine göndermeleriyle çok güldürdü beni ama aynı zamanda düşündüren ve sarsan bir yanı da vardı kitabın.Peri gazozu gibi okurken yaşayacağınız kitaplardan.
Siyaseti hiç sevmeyen biri olarak bu kitap hakkında ön yargılıydım fakat okuduğum zaman aksine siyaset dünyası ancak bu kadar yalın ve bu kadar içten anlatılabilir diye düşündüm.çok keyifliydi
Ercan Kesal 'ın, Peri Gazozu kitabından sonra okudugum 2.kitabı "Nasipse Adayız"
Kitabın girişinde güzel bir cümle var,
Bu kitapta anlatılan tüm olaylar ve kişiler kurmacadır..Hayatımız gibi...
diyor, yazar.
Ercan Kesal kişisel web sitesinde yazdıkları ile ilgili şöyle bir açıklamada bulunuyor,
Bütün yazdıklarımın kaynağı deneyimlerimden başkası değildir.Asıl dert, bunlarla nasıl bir ilişki kurduğum? Eğilip her seferinde baktığım uçurum, içimdeki ‘derin karanlık’tan başka bir şey değil. Bu yüzden ne yaparsam yapayım, her şey belleğime yer etmiş karmakarışık bir malzemenin yeniden düzenlenip, üretilmiş bir tezahürü."Yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım ve okuduklarımdan bende kalanları ‘yeniden icat ederek’ yazıyorum..”Ercan Kesal
Hakikaten Ercan Kesal'ın yazdıklarını okurken romanlarının satır aralarında herkesin yaşadığı, ya da yakinen gözlemleyip tanık olduğu bir çok konuya eşlik ediyorsunuz.
Romanın konusu Istanbul'da Özel Hastane sahibi olan Doktor Kemal Güner'in Bulunduğu ilçede Belediye Başkanlığına Aday Adaylığını anlatıyor.
Hiķâye Doktor Kemal'in Yerel bir Radyoda sağlık programı yaparken, radyonun sahibinin yaklaşan yerel seçimlerden bahsederek bu seçimde Seni aday olarak görmek isteriz demesi ile başlıyor.
Kemal’in siyasete girişiyle birlikte içine düştüğü yoğun koşuşturmayı, pazarlıkları, imaj çalışmalarını, anket oyunlarını ve "yukarıya" ulaşma çabalarını merkeze alıyor.
Düğün salonlarındaki dayanışma gecelerinden politik stratejilere kadar Türkiye siyasetinin arka planına ayna tutan eser, küçük ve büyük ölçekteki ikbal hesaplarını sahici bir üslupla yansıtıyor, Yazarın doktorluk geçmişi ve siyasetle olan kişisel deneyimlerinden beslenen kitap, kurgu ile gerçeklik arasında ince bir çizgide ilerliyor.
Doktor Kemal'in eşi Figen ile
Ayrılıp,
Dipsiz bir kuyudur siyaset... Karanlığa gömülmemeniz için güçlü durmanız, her kesime saygı göstermeniz, hitabet ile yalan söyleme kabiliyetinizin iyi olması gerekir. Aşkta ve savaşta olduğu gibi, siyasette de her yol mübahtır. İçinde yaşadığımız dönemde, hem ülkemizde hem dünyada siyaset giderek mide bulandırıcı bir hal aldı. İşte tüm bu anlattıklarımı, Ercan Kesal'ın "Nasipse Adayız" kitabında net bir biçimde görüyoruz. Kendisini öncelikle etkili yazar kişiliğinden ve daha sonra "Çukur" adlı muazzam dizideki rolüyle tanıyoruz. Kitap aynı zamanda bir filme uyarlandı ve yazar Ercan Kesal'ı filmde baş kahraman, yönetmen, senarist olarak görebilirsiniz. Okuduğum bu kitabı, Doktor Kemal'in bu serüvenini daha geniş bir zaman diliminde anlatırken; film ise tek bir güne odaklanıyor, farkları orada... Karakterimiz Doktor Kemal Güner üzerinden siyasetin tüm çirkin yüzünü, çıkar ilişkilerini, algı sorununu ve hele de asansör sahnesinde Güner'in parti büyüklerinin dışında kalışını mükemmel bir şekilde anlatarak bize geçiriyor Ercan Kesal... Bu da kitabın başarısını arttıran bir etken bana göre...
2000’li yılların başında CHP’den Beyoğlu Belediye Başkanlığına aday olması için adı geçen Kesal’ın kişisel deneyiminden yola çıkıyoruz kitapta... Kurduğu özel hastanede doktor olarak çalışan Kemal Güner, bir yandan da siyasetle çok içli dışlıdır. İstanbulun ilçesi olan Beyoğlu'nun belediye başkanı olmayı hedeflemiştir. Bu amaçla çalışmalarına hız kesmeden başlar. Aşı kampanyasıyla çocuklarla ilgilenir. Muhitin insanları için hastanesinde ücretsiz check-up programı ayarlar. Oy alabilmek ve güç. kazanabilmek için her türlü çıkar ilişkisine girer. Gerek el öpme, gerekse diş yaptırma sözüyle tüm bunlara katlanır. Güner'in tek hedefi, düzenlediği gecede parti genel başkanının Doktor
Filmi 2 kez izlemiştim. Ercan Kesal 'ın hekim ve yazar olduğunu bilmiyordum, kitabı görünce bir solukta okumak istedim. Beğendiğim, iyi hissettiren bir okuma deneyimi oldu benim için. Özel hastane işletmeciliği yapan bir hekimin ilçe belediye başkanlığı aday adaylığı süreci anlatılıyor kitapta. Kitabın kapağında " Bu kitapta anlatılan tüm olaylar ve kişiler kurmacadır ..." ifadesi var ama biliyoruz ki kirli siyasetimiz kitabın içeriğinden pek farklı değil...
Meşhur asansör sahnesinin ardından yazılan cümleleri paylaşmak istiyorum birkez daha :)
İçinde, Bir Numara ve diğer talihli yolcularıyla, mutlu bir halet-i ruhiyeyle, kendi özgür sularında coşkuyla yükseldi üst katlara. Ey, kutlu makine, yolun açık olsun. Çıktığın bu yolculuk, sana binmeye çalışıp da binemeyen memleket evlatlarının dertlerine derman olsun. Hasretle yolunu gözleyen her aday adayının kalbinde bıraktığın ince sızı, çok sonra yazılacak olan mazlumların tarihinde, ışıltılı bir manzume olarak kalacak. Ey, talihli yolcu. İçinde olduğun kabinin kıymetini bil. Önüne arkana sağına soluna sahip çık. Her şeye burnunu sokma. Önden yürüme, geride de kalma. Yüksek sesle konuşma. Sessiz de kalma. Her şeyi düşünme. Sakın düşünce sizlik de yapma. syf 139
1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.