İnsanın sevdiğine sahip olma tutkusu aşkın kendisinden ağır basmaya başladığı an, bu aşk değildir artık.
Aşk yaşamdan güçlü olamaz, özgürlükten yoksun olarak da varlığını sürdüremez.
Bir zamanlar krallara sultanlara ve çarlara saygı duyuyor, monarsiye karşı olanlardan nefret ediyorduk. Bugün cumhuriyetçiyiz ve cumhurbaşkanlarına alkış tutuyoruz. Yarın yeniden monarşist olabiliriz.
Durmadan renk değiştiririz. İnsanlık tarihi, insanoğlunun birbiri ardından taraf değiştirmesinin örnekleriyle dolu. Bütün büyük devrimler, azınlıkların devrimleridir. Hepsi de azınlığın eylemiyle mümkün olabilmiş ve gerçekleștirilmiștir. Çoğunluk, ancak olay gerçekleştikten sonra bu çok köklü tarihi değişikliklere uymuş ve onları desteklemiştir.
Yıllar yılı birlikte yürüyüp şarkı söyledikten, yıllar yılı birbirlerinin sırtını sıvazladıktan, "tasada ve kıvançta ortak" olduktan sonra, bütün bunların ardından sorulacak bir soru, hatta kuşku olarak yorumlanacak bir ima bile hepimize yöneltilmiş bir uyarı, bugünümüzü, dünümüzü ve yarınımızı tehlikeye sokan bir tehdit olarak algılanır... Bu tehdit, hainin kișiliğinde somutlaşır.