Nermin Yıldırım'ın ilk kitabı; 'Unutma beni apartmanı'
İlginç olarak şu anda yazarın ilk ve son kitabını okumuş bulunmaktayım. Son kitabı 'Ev' ile de ilgili bir yazım var (naçizane)
Unutma beni apartmanı kitabını çok beğendim. Hayır Süreyya, kişiliği, hayata bakışı, yaşamı değil; (ki aslında bunlar da konuşmaya, tartışmaya müsait şeyler) kitabı çok beğendim.
Öyle bir kitap ki; Süreyya'nın yaşadıkları ve bunun kişiliğine, davranışlarına yansıması; ruhsal değişimi öyle güzel veriliyor ki okuyucuya..
Her bir bölümde Süreyya'nın içsel hesaplaşması, çevresiyle mesafesi, hayata insanlara küskünlüğü, arkadaşsızlığı, insan sevmemesi ve tüm bunların kendince nedenleri ilmek ilmek dokunarak anlatılıyor...
Yetmiyor bir yandan da onu terk eden annesiyle olan telefon konuşmaları ve annesinin kendi kendiyle hesaplaşmasına da tanık oluyorsunuz.
Yetmiyor yaşadığı yıllardaki olayları hatırlatıyor Nermin Yıldırım, siyasi ve sosyal olayları, darbeleri, dünyadaki önemli olayları, depremleri anlatıyor tek tek ülkece yaşadığımız..(sanki Maraş-Hatay depremini önceden hissediyormuşçasına)
Yetmiyor dünyanın ve ülkemizin önemli edebiyatçılarını, sinema oyuncularını ve ses sanatçılarına da yer veriyor kitabında.. Bilmediğim, farkında olmadığım öyle çok şey öğreniyorum ki; ünlülerin yaşamları ve ölümleri ile ilgili birçok ince detaylar..
Yetiyor mu hayır yetmiyor, roman içerisinde yazdığı kitapları ve o karakterleri de bize anlatıyor ve onlarla bile bağ kurmamıza neden oluyor.
Yetiyor mu yetmiyor psikolojik tahliller de beraber geliyor.. Yaşam, var olma, ölüm, aşk, aile kavramı, sevme, sevmeme, terk etme, terk edilme; her konu didik didik ediliyor..
Arada sıkıldığım da oldu. Of ya hep iç ses mi okuyacam ben dediğim, biraz hareketlilik istediğim...
Ama o iç ses beni kitabın içine çektiğinde ise