Pınar

Unutma Dersleri
Puan vermedi·368 syf.·
2026 14. kitabı
Unutma dersleri... Feribe... Nermin Yıldırım ve okuduğum diğer 2 kitap; Ev, Unutma beni apartmanı... Hepsi yüreğimin içine, aklımın bir köşesine unutulmamak üzere yerleşti... Nermin Yıldırım okumak öyle farklı bir yerde ki benim için. Çünkü hayatı alıyor, farklı bir yere taşıyor, hiç kimsenin kabul edemeyeceği şeyleri önümüze seriyor, hayatta her şey olabilir diyor ve sonra o muhteşem hislerle kitabın son kapağını kapattırıyor. Kitapta yine çok az sayıda kişilik (kahraman demek istemedim) var. Böyle uzun bir romanı sadece 3-5 kişi ile ve bu kadar akıcı yazmak muhteşem ötesi... Feribe'ciğim geçmişte büyük travmaları olan, yine hayata ve insanlara karşı sert duruşu olan, insanlardan uzak, yalnız bir kişilik.. Yanlış? bir ilişki, yasak bir ilişki yaşamış... Aşk acısı çek (-tiğini sanıyor) iyor. Vicdan muhasebesi yapıyor Geçmişi ile hesaplaşıyoruz. Hayat ile kavga ediyor. Kendine savaş açıyor. Ve unutmak için Mazi İmha Merkezine başvuruyor. Unutmak-hatırlamak... Bol bol bunu tartıyoruz, hayatı sorguluyoruz, doğru ve yanlış nedir, kime göre doğru, neye göre yanlış... Okurken yine kendi yaşadıklarımız ile hesaplaşıyoruz Ya şükür??? Bol bol canım Polyanna'yı anıyoruz.... Her kitabı, her satırı okunası Nermin Yıldırım... Sen çok yaşa ve bol bol yaz emi... Seni, kitaplarını ve kahramanlarını seviyorum.
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.·
2025 29. kitabı
Sığacak yerin yok.. Bu öykülerdeki başroldeki insanlar bir yere sığamıyor... Ne evine, ne köyüne, ne şehrine, ne yurduna, ne de HAYATA... Kitaptaki öyküler öyle öyküler ki; bizden... gerçek... içinizi acıtan ve yaralı... Öyle öyküler ki; kendi yaralarını saramayan ve psikiyatristten yardım isteyen... Öyle öyküler ki; asla yargılayamadığımız, çünkü toplumsal olarak yaraladığımız kadınlar.... Öyle öyküler ki; her bir öyküde kendimize benzeyen kişiler; anneler, babalar ve arkadaşlar bulduğumuz; ama herkese dürüstçe anlatamadığımız... Okurken içimden bir şeyler kopuyor ve olamaz diyorum... Bu kadar şey hiç bir yere sığmaz.. Hiç bir yürek kaldırmaz... Tüm öyküler etkileyiciydi.. Ama en son öykü... Beni benden aldı... Psikiyatrist bir doktorun başka bir isim ile yayınladığı ve öyküleri özüne sadık kalarak, ufak tefek değişiklikler yapıp, isimleri değiştirerek yayınladığı gerçek hayattan kesitler sunduğu, çok güzel bir öykü kitabi.. Arkadaşımın ilk kitabı. Çok edebi bir dil beklemeyiniz ama içtenlik, samimiyet ve gerçeklik dolu... Güzel okumalar diliyorum... Hüzünle ama gerçeklikle...
Sığacak Bir YerSafira · DORLİON YAYINEVİ · 202156 okunma
Puan vermedi·353 syf.·
2025 20. kitabı
Canım Mina Urgan; Hocam, öğretmenim, arkadaşım, ablam (Kitap o kadar içten ki, anılar o kadar samimi paylaşılmış ki; onu nerede gördüğüm, nasıl hitap etmem gerektiği ile ilgili kavram kargaşası yaşadım resmen :)) ) Öyle 'İyi', öyle samimi, öyle içten, öyle anaç, öyle öğretmen, öyle dürüst, öyle sosyalist bir insan ki.. Kelimelere dökemiyorum düşündüklerimi. İyi ki yolum kesişmiş, iyi ki geç de olsa okuyabildim Mina Urgan anılarını... Kitap klasik bir anı kitabı değil.. Çünkü yazarken düşündürüyor, öğretiyor, eğlendiriyor, geçmişimizi anlatıyor, Atatürk dahil, Kemalizm dahil; tüm açık yürekliliğiyle yazıyor da yazıyor... Benim yaşlarımdaki kitap kurdu arkadaşlarımın çoğunun okuduğunu tahmin edebiliyorum. Ama hâlâ okumayan yaş almış arkadaşlarımın ve daha yaşamının başlarında olan bütün genç kitapsever arkadaşlarımın okumasını isterim Mina Urgan anılarını... Ben çok sevdim kitabı.. En sevdiğim kitaplar arasına girdi bile... Keşke gerçek hayatta da tanımış olsaydım ve keşke çok daha önce okusaydım diye hayıflanmak dışında muhteşem duygular ile bitirdim kitabı... Ellerine, emeklerine sağlık Mina Urgan.. İyi ki doğmuşsun, iyi ki yaşamışsın, iyi ki yazmışsın...
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Puan vermedi·424 syf.·
2025 14. kitabı
Nermin Yıldırım'ın ilk kitabı; 'Unutma beni apartmanı' İlginç olarak şu anda yazarın ilk ve son kitabını okumuş bulunmaktayım. Son kitabı 'Ev' ile de ilgili bir yazım var (naçizane) Unutma beni apartmanı kitabını çok beğendim. Hayır Süreyya, kişiliği, hayata bakışı, yaşamı değil; (ki aslında bunlar da konuşmaya, tartışmaya müsait şeyler) kitabı çok beğendim. Öyle bir kitap ki; Süreyya'nın yaşadıkları ve bunun kişiliğine, davranışlarına yansıması; ruhsal değişimi öyle güzel veriliyor ki okuyucuya.. Her bir bölümde Süreyya'nın içsel hesaplaşması, çevresiyle mesafesi, hayata insanlara küskünlüğü, arkadaşsızlığı, insan sevmemesi ve tüm bunların kendince nedenleri ilmek ilmek dokunarak anlatılıyor... Yetmiyor bir yandan da onu terk eden annesiyle olan telefon konuşmaları ve annesinin kendi kendiyle hesaplaşmasına da tanık oluyorsunuz. Yetmiyor yaşadığı yıllardaki olayları hatırlatıyor Nermin Yıldırım, siyasi ve sosyal olayları, darbeleri, dünyadaki önemli olayları, depremleri anlatıyor tek tek ülkece yaşadığımız..(sanki Maraş-Hatay depremini önceden hissediyormuşçasına) Yetmiyor dünyanın ve ülkemizin önemli edebiyatçılarını, sinema oyuncularını ve ses sanatçılarına da yer veriyor kitabında.. Bilmediğim, farkında olmadığım öyle çok şey öğreniyorum ki; ünlülerin yaşamları ve ölümleri ile ilgili birçok ince detaylar.. Yetiyor mu hayır yetmiyor, roman içerisinde yazdığı kitapları ve o karakterleri de bize anlatıyor ve onlarla bile bağ kurmamıza neden oluyor. Yetiyor mu yetmiyor psikolojik tahliller de beraber geliyor.. Yaşam, var olma, ölüm, aşk, aile kavramı, sevme, sevmeme, terk etme, terk edilme; her konu didik didik ediliyor.. Arada sıkıldığım da oldu. Of ya hep iç ses mi okuyacam ben dediğim, biraz hareketlilik istediğim... Ama o iç ses beni kitabın içine çektiğinde ise
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20176,1bin okunma
Beyaz Zenciler
Puan vermedi·368 syf.·
2025 2. kitabı
Kitap Simyacıları Kulübü ile tanıdım kitabı. Sevgili Yusuf Çorakçı önerdiğinde ilk olarak kitabın adı çok hoşuma gitti. "Beyaz Zenciler"; kitabı bilmeden, tanımadan, okumadan çok anlamlı geldi. Sonra Erling, Charly ve Rita'yı tanıdım. Hatta onlarla yaşadım, arkadaş oldum. Evet bolca parasızlık çektiler, sarhoş oldular ve ot sardılar ama edebiyata ve sanata bağlı oldular ve hayatlarının hiç bir döneminde kitapsız ve sanatsız kalmadılar. Beni en çok etkileyen Erling ve Charly'nin kitap bağımlılığı, Rita'nın resimleri ve aralarındaki yıkılmayan upuzun süren dostluk idi... Bu dostluk öyle sağlamdı ki; Charly bir seferlik kazandığı yüksek bir meblağ para ile arkadaşlarını ultralüks bir lokantaya götürmüş ve taksi ile şehir turu yaptırmış... Bu dostluk öyle sağlamdı ki; Erling'in kendi yazılarını gönderdiği ve red yediği yayınevinden, Charly'nin ilk denemede kitabının kabul edildiği mektubu Erling açtığında kendisinin kabul edilmiş gibi sevindiği bir dostluk... Evet yeraltı edebiyatı deyince bir çoğumuz kaçıyoruz biliyorum. H.Günday kadar rahatsız edici de olsa, Beyaz Zenciler gibi daha yumuşatılmış da olsa yeraltında yaşanılanlar "ne yazık ki" varlar. Görmezden gelemeyiz. Hatta bu kitaplar ile bu yaşantıları görüyoruz, çünkü fantastik değil. Zaten kitaplar da aaa çok güzel, siz de gelin bu hayata demiyorlar ki.... Sadece hayatta farkında olmamızı sağlıyorlar... Kitap Simyacıları Kulübüne ve Yusuf Çorakçı'ya bu guzel farkındalığı bize yaşattığı için bolca teşekkürler... Hoşça kalın... Kitaplarla kalın...
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,209 okunma
Reklam