Beyaz Zenciler

8,0/10  (19 Oy) · 
55 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.093 gösterim
Beyaz Zenciler uyku tulumları, sırt çantaları ve bira kasalarıyla Çingene hayatı yaşayan dumancılar, beyazcılar, asitçilerdir... Beyaz Zenciler şairdir, çılgındır, düş kurmayı ve küfretmeyi severler: Onları en iyi polisler tanır!.. Beyaz Zenciler, mahkum edildiğimiz rezil, yoz televizyon dizilerine benzeyen hayatlardan; eğitim, kariyer, başarı ve benzeri cüce düşüncelerden nefret ederler... Beyaz Zenciler sevgi edebiyatı yapmazlar, severler: Bütün enerjilerini kendilerini garantiye almak için harcayanların, hiçbir zaman anlayamayacağı kadar çok severler... Beyaz Zenciler gerçekten "düzen karşıtı"dırlar, tüm ideallere ve ideolojilere karşı ihanet içindedirler. Onlar toplum dışına atılmamışlardır, orada, "imkansızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat" yaşamayı seçmişlerdir...

"Beyaz Zenciler coşku dolu, hem derin bir hüznü, hem de güçlü bir yaşama sevincini duyumsatabilen, çok renkli bir roman: Ölümün kıyısına da "Bilemediğimiz ne çok şey var şu dünyada, iş ki aydınlık geleceğe hazırlıklı bulunalım" sözlerini söyleten ruh haline de içtenlikle yaklaşıyor yazar. (...) Türkiye'deki gibi 'uslu' toplumlar, doğal olarak kıyıda yaşamanın da kıyısından geçiyorlar. Batı'da gelişen alt kültürler de buralara pek uğramadı; aslında, burada, üst kültürün kendisini de alt kültürlerin toplam çarpıklığı belirlediğinden, kıyıda doğup gelişen kültürlerden söz etmek çok zor."
- Murat Aykul, Güneş

Ambjörnsen'ın kitabı hem yeraltına giden yolu ve oradaki yaşam biçimini birinci elden anlatır ve pek bilinmeyen bir dünyanın kapısını aralar, hem de yerüstünün, temelinde karbon kağıdıyla oluşturulmuş 'serüvenini' gözler önüne serer."
- Serhat Öztürk, Nokta

"Beyaz Zenciler, en sıradan tarifle düzen karşıtı bir roman. Ancak her yerde duyulan türden değil. Beyaz zenciler, gerçek birer düzen karşıtı! Bütün ideal ve ideolojilere karşı güvensizlikten öte nefret var."
- Metin Solmaz, Cumhuriyet Kitap
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 1991
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9789755390031
  • Orijinal Adı:
    Hvite Niggere
  • Çeviri:
    Banu Gürsaler Syvertsen
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kaan Ö. 
 21 Haz 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · 8/10 puan

İncelemeye yazarın kendi sözleriyle başlamak istiyorum:

"Beni "Beyaz Zenciler" ve "Son Tilki Avı"nı yazmaya iten 70'li yıllarda yayınlanan kitaplar oldu. Bu kitaplar blöf doluydu. Uyuşturucu cehennemlerini anlatan uyduruk anı defterleri, filan. Her şeyin bombok çevreler olarak anlatıldığı bu kitaplar beni çok öfkelendiriyordu. İnsan her yerde insandır. İnsan bilmediği şeyleri yazmaya çalışmamalı. Ben bunları hem bildiğim, hem de takıntım olduğu için yazdım."

Kitabın konusu, burjuva yaşamını reddetmiş, toplum kuralları dışında yaşayan, hayali iyi bir şair olabilmek olan baş karakterimiz Erling Haefs'in yaşamı ve arayışları etrafında şekilleniyor. Alkol, marihuana, lsd, seks, küfür vs. bol bol var kitapta. Şu meşhur "Türk Aile Yapısı"na hiç uygun değil. Kitap herkese göre değil. Ama kitabın aldığı eleştirilerdeki gibi anlattığı yaşamlara özendirme amaçlı yazılmadığı açık. Yazar burjuva kültürüne yer yer ince ince, yer yer de doğrudan giydiriyor. Yaşantılar aykırı olsa da bir o kadar gerçek. Bir yanda sefalet, açlık, umutsuzluk, hayal kırıklıkları, vazgeçişler; diğer yanda kaybedecek bir şeyinin olmamasının verdiği özgürlük hissi, gerçek dostluklar, her şeye rağmen kaybedilmeyen yaşam sevinci...

Sanki kitabı okumuyorsunuz da yazar karşınızda oturmuş, size anılarını anlatıyor. Mizahi ve akıcı üslubu, sevdiğim yazar ve şairlere yapılan göndermeler eşliğinde keyifle okudum kitabı.

Bu arada yazarın, kitabın Türkçe yayın hakkını iki adet lületaşı pipo karşılığında vermiş olduğunu öğrenmek de hoş bir ayrıntı oldu.

Ben çok sevdim, öneririm.

Not: Bu kitap Norveççe'den Türkçe'ye doğrudan çevirisi yapılan ilk kitapmış. Bu yüzden kitabın çevirmeni Banu Gürsaler Syvernsten'i de anmak isterim :)

"Charly doğru söyle nasıl bir şey?"
"Ne nasıl bir şey?"
"Yazar olmak, kitabını elinde tutmak."
Kitabın siyah renkli kapağına bir an baktıktan sonra ceketinin cebine soktu ve durup düşündü.
"Pek önemli bir şey değil." deyip Rita ve benim dudaklarıma birer öpücük kondurdu.
"Düşlerimiz daha büyüktü!"

Osman Yüksel 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Nejat İşler in başucu kitabım dediği okurken bitmesini hiç istemediğim müthiş bir eser. Kitabın dili o kadar akıcı ve samimi geldi ki romanın ana karakterleri olan Charly, Rita ve Erling 'e bende katılıp Norveç in soğuk,ıssız,karanlık, kimsesiz gecelerini sahiplenerek müthiş maceralar yaşadım. Konu olarak baktığımızda bu üç arkadaşın çok güzel hayalleri var(yazar olmak, şair olmak, ressam olmak gibi) ama bu hayallerine ulaşmak için asla yaşam tarzlarından taviz vermiyorlar. Verilen mesaj şu aslında; İnsanın hayal kurması için hayallerin gerçekçi olması gerekmez, yeter ki bir hayaliniz olsun...Arkadaşlık, vefa, samimiyet, üzerine yazılmış, yeraltı edebiyatı dalına girdiği için dili yer yer argo, yer yer küfürlü olan eğlenceli gerçek bir hikaye...okuyun arkadaşlar...

Selçuk Çelebi 
11 Şub 01:02 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yeraltı edebiyatı kült eserlerinden biri. Yayınevi yeraltı edebiyatı serisindeki tüm kitapların ilk sayfasında bu edebiyat türünün tanımını yapar bildiğiniz üzere. Tanım içinde bu kitabın adı da geçer. Bunu sormuştum özellikle. Eser gerçekten çok sağlam sarsıyor ve etkisi uzun süre devam ediyor. Ben çok beğendim. Şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca Nejat İşler 'in de başucu kitabım dediği bir kitaptır bu kült roman

Mehtap Poyraz 
17 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Defalarca okunabilecek kadar saran, bittiğinde etkisi altında bırakan ve bitişine üzülünen... arkadaşlığın dili, dini ve renginin olmadığını bize anlatan, ( yazarın bir bölümünde kendi hayatından da kesitler sunan ) underground türündeki güzel kitap...

Kitaptan 11 Alıntı

Ce-mâ 
28 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sevgi
İnsanların utanıp sıkılmadan her tarafta,kafelerde,dükkanlarda,merdivenlerde seviştikleri ve sevişmenin, yumruklaşmak ya da oynayan çocukların üzerine "Napalm Bombası" atmak kadar doğal sayıldığı bir dünya...

Beyaz Zenciler, Ingvar AmbjörnsenBeyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen
Ekin 
 28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Armut, eğer ağaç eğimli bir tepede bulunuyorsa dibine düşmeyebilir!

Beyaz Zenciler, Ingvar AmbjörnsenBeyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen
Hande Karagöz 
06 Tem 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kendimden başka hiç kimseyle ilişkim yoktu, aynayı da bir dolaba tıkmıştım.

Beyaz Zenciler, Ingvar AmbjörnsenBeyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen
kübra ballı 
29 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Korkuyordum, Lorca'nın tozlu bir köy yolunda durup, faşistlerin o güzelim şair beynini bir veya beş kurşunla dağıtmalarını beklerken korktuğu gibi.

Beyaz Zenciler, Ingvar AmbjörnsenBeyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen
Osman Yüksel 
 10 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Bana günlük yiyecek parası verin" dedim. "Bunu reddedemezsiniz biliyorum. Konut yardımını geçin, konutta yaşamıyorum çünkü, tramvay parasını da boş verin, bilet almıyorum nasılsa, bildiğim ve sizin de bilip bana söylemekle yükümlü olduğunuz diğer bütün ek yadımları da unutun! Paraları da iyi saklayın ki, günün birinde karşınıza çıkıp kıçınızı yalayan bir başkasına ödeme yapasınız!"

Beyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen (Sayfa 24)Beyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen (Sayfa 24)
ilya 
23 Eki 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

‘Asla aldanma oğlum senin iyiliğini istiyoruz diyenlere asla inanma!’ Büyükbabamın sözlerini çabuk unutmuşum. Onları biliçaltından, bilinç düzeyine çıkarmak için bir faşist gerekiyormuş. Bir daha asla belleğimden çıkmadılar. Sekizinci sınıfa giderken eski başöğretmen Hansen öldü. Yerine ‘okul müdürü’ gibi anlamlı bir unvan taşıyan bir yaratık geldi. Bu adamla ilgili olarak dehşet verici dedikodular gelirdi kulağımıza. Dediklerinin boşa olmadığını kısa bir sürede öğrenecektik. Hep bizim iyiliğimizi isteyen bu adam tanıdığım ilk iktidar aşığı kişiydi.

Beyaz Zenciler, Ingvar AmbjörnsenBeyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen
ilya 
23 Eki 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

‘ Büyük dünya’ çok ‘tehlikeli’ olmaya başlayınca, ağlayıp tökezleyerek geri çekilmek.

Beyaz Zenciler, Ingvar AmbjörnsenBeyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen
ilya 
23 Eki 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Çocuk olmayı hiç sevmedim. Çevremdekilerin ancak baldırlarına kadar erişebiliyor olmayı, salonda paldır küldür yürüyen gürültücü devlere bakmak için başını kaldırmayı –yıllar sonra bunun çocuklar için uydurulmuş yalancı ve yapay bir dil olduğunu anlamış bulunduğum yapay ve yabancı bir dille- konuşmalarını dinlemek zorunda kalmayı çok aşağılayıcı bulurdum. Hele şu sonsuz kibarlıkları! Salak herifin biri gönlünden kopup da sana bir teklik verdi diye kurulmuş saat gibi teşekkür etmek zorunda kalmak. Parayı ağzıma tıkıp karnabahar kulaklarımı kıvırıp, bu ten rengi otomattan da aynı cevabı alabilirlerdi yani. Yetişkinler küçük madeni parçaları etrafa saçıp, ucuz saygı toplamayı çok iyi bilirler.

Beyaz Zenciler, Ingvar AmbjörnsenBeyaz Zenciler, Ingvar Ambjörnsen
2 /