Beyaz Zenciler

Ingvar Ambjörnsen
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
352
Basım Tarihi:
1 Eylül 2021
İlk Yayın Tarihi:
1991
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
Hvite Niggere
ISBN:
9789755390031
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bazı Gerçekler Yalnızca Yeraltında Söylenir
Puan vermedi·352 syf.··
2025 198. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 22:51
Beyaz Zenciler, yalnızca toplum dışına itilmiş insanların hikâyesini anlatan bir roman değildir; asıl olarak toplumun anlam üretme iddiasını reddeden bireylerin sessiz isyanını dile getirir. Bu yönüyle eser, yeraltı edebiyatının en yalın ama en sarsıcı örneklerinden biri olarak okunmalıdır. Çünkü burada yeraltı, bir estetik tercih ya da şok etme aracı değil; zorunlu bir varoluş alanıdır.Yeraltı edebiyatı çoğu zaman öfke, şiddet, taşkınlık ve sert bir dil üzerinden tanımlanır. Oysa Beyaz Zenciler bu kalıbı kırar. Ambjørnsen’in metninde bağıran karakterler yoktur; isyan, yüksek sesle değil, yaşama isteğinin yavaş yavaş çekilmesiyle gerçekleşir. Bu romanın yeraltı tonu, agresif bir başkaldırıdan çok, derin bir yorgunluk ve anlamsızlık hissi taşır. Romanın merkezindeki karakterler başarısız değildir; daha doğrusu başarısız olmaktan korkmazlar. Onlar, modern toplumun başarı tanımını baştan reddetmiş bireylerdir. Eğitim, kariyer, statü, “iyi bir gelecek” gibi kavramlar bu karakterler için ulaşılması gereken hedefler değil; inandırıcılığını yitirmiş vaatlerdir. Bu nedenle Beyaz Zenciler, klasik anlatıların aksine bir yükseliş hikâyesi sunmaz. Aksine, bilinçli bir şekilde ilerlemeyen, hatta yer yer geri çekilen hayatları anlatır. Buradaki anti-kahraman figürü, yeraltı edebiyatının özünü taşır: Ne güçlü olmak ister, ne kazanmak, ne de “normale dönmek”. Bu reddediş, bir romantizm ya da kahramanlık iddiası taşımaz. Daha çok, modern dünyanın dayattığı roller karşısında duyulan etik bir itiraz gibidir. Romanın karakterleri, sisteme uyum sağlayamadıkları için değil; uyumun kendisini anlamsız buldukları için kenarda kalırlar. Romanın adında geçen “Beyaz Zenciler” ifadesi ise güçlü bir metafor olarak öne çıkar. Bu ifade, ne tam anlamıyla merkeze ait olabilen ne de tamamen dışarıda
1000Kitap
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2017 13. kitabı
Açık söylemek gerekirse yeraltı edebiyat kitaplarından çok hoşlanmam. Bana bu kitabı bir arkadaşım hediye etti. Beni çok iyi tanıyan ve kitaplara ne kadar düşkün olduğumu bilen biri. Suratım ister istemez ekşidi. Bana "Bu kitabı çok seveceksin" dedi. Ankara'da doğup büyüdüğüm için midir bilmiyorum ama ben kış insanıydım hep. Yazı sevmez, kışın battaniye altına girmek için can atardım. İşte kitabı okuduğum dönem Ankara'da kar durmuyordu. Ben o karda parka gidip bu kitabı okuyordum. Kendimi Norveç'te gibi hissediyordum. Ingvar öyle güzel işlemiş ki soğuğu bu kitaba, bana hissettirdiği diğer duygulardan söz bile etmeyeceğim. Her kahramanı kendi içimde ayrı ayrı yaşadım. Onlarla beraber aç kaldım, üşüdüm, uykusuzluk çektim, sarhoş oldum. Kitap bittiğinde bana hissedilecek o kadar çok duygu kalmıştı ki uzunca bir süre etkisinden çıkamadım. Sonuç mu? Arkadaşım haklı çıktı bende birkaç hafta Norveç'in sokaklarında gezmiş oldum...
Edebiyat
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
Beyaz Zenciler
Puan vermedi·368 syf.·
2025 2. kitabı
Kitap Simyacıları Kulübü ile tanıdım kitabı. Sevgili Yusuf Çorakçı önerdiğinde ilk olarak kitabın adı çok hoşuma gitti. "Beyaz Zenciler"; kitabı bilmeden, tanımadan, okumadan çok anlamlı geldi. Sonra Erling, Charly ve Rita'yı tanıdım. Hatta onlarla yaşadım, arkadaş oldum. Evet bolca parasızlık çektiler, sarhoş oldular ve ot sardılar ama edebiyata ve sanata bağlı oldular ve hayatlarının hiç bir döneminde kitapsız ve sanatsız kalmadılar. Beni en çok etkileyen Erling ve Charly'nin kitap bağımlılığı, Rita'nın resimleri ve aralarındaki yıkılmayan upuzun süren dostluk idi... Bu dostluk öyle sağlamdı ki; Charly bir seferlik kazandığı yüksek bir meblağ para ile arkadaşlarını ultralüks bir lokantaya götürmüş ve taksi ile şehir turu yaptırmış... Bu dostluk öyle sağlamdı ki; Erling'in kendi yazılarını gönderdiği ve red yediği yayınevinden, Charly'nin ilk denemede kitabının kabul edildiği mektubu Erling açtığında kendisinin kabul edilmiş gibi sevindiği bir dostluk... Evet yeraltı edebiyatı deyince bir çoğumuz kaçıyoruz biliyorum. H.Günday kadar rahatsız edici de olsa, Beyaz Zenciler gibi daha yumuşatılmış da olsa yeraltında yaşanılanlar "ne yazık ki" varlar. Görmezden gelemeyiz. Hatta bu kitaplar ile bu yaşantıları görüyoruz, çünkü fantastik değil. Zaten kitaplar da aaa çok güzel, siz de gelin bu hayata demiyorlar ki.... Sadece hayatta farkında olmamızı sağlıyorlar... Kitap Simyacıları Kulübüne ve Yusuf Çorakçı'ya bu guzel farkındalığı bize yaşattığı için bolca teşekkürler... Hoşça kalın... Kitaplarla kalın...
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
Üzülenlere
Puan vermedi
Gerçek zenciler gibi plantasyonda çalıştırılmadılarsa da, fırınlarda yakılmadılarsa da, hayvan muamelesi görmedilerse de, insanlık denen sorunlu ailenin gerçek zencilere reva gördüğü muameleden etkilenen ince ruhlu alkolikler, uyuşturucu bağımlıları, orospular, başarısız sanatkarlar, hırsızlar, hippiler, tembeller gibiler Beyaz Zenciler. Gerçek zencileri kardeşleri gibi görenler... Güvenli sosyal halkalarında normal ve steril hayatlar yaşayan büyük nüfusun aksine, dünyada yolunda gitmeyen işlerin, insanın insana zulmünün, insanın doğaya zulmünün çok daha fazla etkilediği, içleri burkulan, bununla baş edemeyen, üzülen, küsen, kaçan insanlar beyaz zenciler. "Ne yapsaydık? Tohumlarımızı saçıp zürriyetimizin peşine mi düşseydik? Durmadan tüketen kalabalığa yeni fertler mi ekleseydik? Tükenelim daha iyi." Diyor gibiler. Hayatlarına korkunun -din diyanet, devlet, cemiyet, kariyer, başarıya açlık- egemen olduğu sıradan insanların düzeni boğuyor onları. İllegal olanla içli dışlı oluşları onları beyaz zenci yapmıyor. Uyuşturucu, alkol, ölçüsüz seks bunlar sadece kırılmışlığın dekorları. İnsanların çok beyaz olduğu kuzey ülkelerinden birinde geçtiğinden olaylar, "Beyaz Zenciler" başlığına hayran kalmamak elde değil. Okuduğum bu ilk kitabıyla Ambjörnsen, çevrilen tüm kitaplarını alıp okuyacağım bir yazar oldu -teşekkürler Banu Gürsaler Syvertsen-. Otuz yaşıma beş kala okumuş olmaktan memnunum. Taze bir delikanlıyken yerine oturmayacak şeyler, anlamlandıramayacağım duygular, hepsi yerli yerinde gibi. Hüzünlü bir kitap bu. İnsanlığa karşı kırgın olanlara, hayat mizanseninde kendine dört başı mamur bir rol bulamayanlara ya da bulmak istemeyenlere, tutunmak istemeyenlere, cebi dolu, üstü başı maskesi şık değil, kafası güzel dolaşmak isteyenlere, üzgünlere yazılmış
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2017 73. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2017 01:46
Kitabın yayıncısı olan Ayrıntı Yayınlarının, yeraltı edebiyatı dizisine ait kitaplarındaki ilk sayfa tanıtımında bahsettiği Beyaz Zenciler işte bu kitap. Yeraltı edebiyatının mihenk taşlarından biri olan bu eser, dünyanın en iyi ülkelerinden biri olan Norveç'in karanlık ve soğuk yüzünü bizlere tüm çıplaklığıyla göstermektedir. Ingvar Ambjörnsen'in sadece iki adet lüle taşı pipo karşılığında kitabın telif hakkını verdiği doğrudur. Kitapta yazıyor zaten hatta okudukça böyle bir hakikatı kabul ediyorsunuz ister istemez. Sıradışı yazarımızın anlattıkları haliyle pek normal hikayeler değil. Ancak okudukça esrar içmeyi, tek gecelik ilişkileri, alkolle kafa bulmayı, argo konuşmayı normal karşılıyorsunuz. Erling adında bir yazarın çocukluk arkadaşları Charly ve Rita ile yaşadığı anılar ve ürettiği çılgınlıkların çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerinde meydana getirdiği olayları merakla ve ilgiyle okudum. Türü seviyorsanız muhakkak okumalısınız. Bazen trajik, bazen komik, bazen aksiyon dolu hikayeler aslında hepimize insanlık ve yaşamla ilgili birçok anekdot sunuyor. Tüm bu ibretlik hikayelere karşın arkadaşlığın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir eser. Gerçek anlamda bir alt kültür romanı. Düzene karşı gelenlerin hayat mücadelesi diyebiliriz. Okudukça kendinizden bir şeyler bulmanız mümkün. Kendinizi kahramanların yerine koyabilir, onların neler hissettiklerini derinden hissedebilirsiniz. Yazar tasvir anlamında oldukça başarılı. Gerek mekan, gerek kişiler, gerekse hisleri anlatmada oldukça iyi bir iş çıkarmış. Klasik edebiyattan uzaklaşıp yeni tatlar almak isteyenler için güzel bir seçenek olacaktır. Beyaz Zencileri okuduktan sonra başka yeraltı edebiyatı neler var diye merak edip araştırmanız olasıdır. Ben çok beğendim. Tek kelimeyle mükemmel bir roman olmuş.
Edebiyat
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2017 431. kitabı
Grup Yorum'un bir şarkısı vardır "Madenciden" diye. Tabii ki maden işçilerinin zorlu emeklerinin kitapla bir alakası yok ama o şarkıdaki bir cümle benim için bu kitabın özeti gibi olmuştu; "Yer altında ezilenler, yer yüzüne seslenirler!" Evet bu kitap yer altının yer üstüne seslenişidir. Ama işçi sınıfının en şerefli evlatlarının seslenişi değil bu. Küçük burjuvanın hayatın içinde savrularak edindiği yer altı pozisyonunun kalbur üstü kapitalizme seslenişi bu kitap. Ve aslında quantum fiziği sonrası post modernizmin küçük burjuvayı yenilgiye uğratan bilinemezcilik ve bu yüzden de boş vermişlik felsefesiyle savruluşunun da bir hikayesi aynı zamanda. Ama kalemi güzel bir hikaye, okunabilir ve bence okunmalı da aynı zamanda . . .
Edebiyat
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2020 36. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 07:01
Kitabın adını ve arka kapaktaki açıklamayı sanırım yanlış yorumladım ben. Kitaptan beklentilerim başkaydı açıkçası. Ben toplum tarafından "haksız" yere dışlanmış, önyargılar dolayısıyla hayatında türlü zorluklar çekmiş bir grup gençten bahsediyordur diye tahmin etmiştim. Ama öyle olmadı. Yeşilay'ın varlığına tepki olarak doğmuş gençler esas kahramanlarımız. Bu hale nasıl geldikleri, en dibi nasıl gördükleri, hayata bakış açıları anlatılıyor. Ama ben daha doyurucu olmasını beklerdim. Sadece en illegal yaşam tarzı nasıl olur sorusuna cevap var sanırım kitapta. Yasaklara karşı başkaldırı, hatta düzene duyulan nefret duygularının sebepleri ve onlara göre düzenin değişmesi için neler yapılabileceği gibi konulardan bahsetmemiş. Kahramanlarımızın sürekli kitap okuyor oluşu ve yazar, şair olma hayallerinin oluşu güzel bir detay ama yine kitaptaki bir ifadeyle onlar ayyaş yazarlar değil de yazarlık hayalleri kuran ayyaşlar. Sıkıcı bir kitap değildi, ama birisine "Bu kitabı okumalısın!" dedirtmez bana doğrusu.
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2016 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2016 22:42
Nejat İşler in başucu kitabım dediği okurken bitmesini hiç istemediğim müthiş bir eser. Kitabın dili o kadar akıcı ve samimi geldi ki romanın ana karakterleri olan Charly, Rita ve Erling 'e bende katılıp Norveç in soğuk,ıssız,karanlık, kimsesiz gecelerini sahiplenerek müthiş maceralar yaşadım. Konu olarak baktığımızda bu üç arkadaşın çok güzel hayalleri var(yazar olmak, şair olmak, ressam olmak gibi) ama bu hayallerine ulaşmak için asla yaşam tarzlarından taviz vermiyorlar. Verilen mesaj şu aslında; İnsanın hayal kurması için hayallerin gerçekçi olması gerekmez, yeter ki bir hayaliniz olsun...Arkadaşlık, vefa, samimiyet, üzerine yazılmış, yeraltı edebiyatı dalına girdiği için dili yer yer argo, yer yer küfürlü olan eğlenceli gerçek bir hikaye...okuyun arkadaşlar...
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
7/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2018 126. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2018 11:13
Yeraltı edebiyatı.. Henüz bu iki kelimelik tamlamayı okurken dahi gerilen bir kesimin olduğunu biliyorum. Belki de onlar haklılar. Biz fazla kayıtsızız yada daha doğrusu hiçbir şeye kayıtsız kalamadığımızdan öyle görünme çabamız daha fazla. Bu edebiyatı sevememiş olmayı dilerdim, onları anlayamamak. Kaygılarını ve varoluşsal sancılarını. Fakat anlıyorum. Ve her şeyi anlamak bir intihar sebebidir. Kitapın detaylarına gelecek olursak.. Hayatta bilmediğimiz ne çok şey var diyerek başlıyor her şey. Erling ve arkadaşlarının yaşam mücadelesi giderek yaşamama mücadelesine dönüyor. İçinde bol miktarda uyuşturucu barındıran bu kitap sizi önce bir sarsıyor sonra bir daha ve sonra bir daha.. Yer yer sıkılsanız bile kitabın sadece başı için dahi okunur, okunmalı. Çünkü onlar Beyaz Zenciler. En çok ötelenen ve yine en çok sorgulananlar.. Onlar hayatla kavgası olan insanlar. Bizim gibi olmamak için çırpınanlar.. İçerik detayı veremeyeceğim fakat orta şekerli bir yeraltı edebiyatı olduğu söylenebilir Hakan Günday ve Chuck Palahniuk’tan sonra..
Edebiyat
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma
Yeraltı
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
Yeraltı edebiyatının çok iyi bir örneğini okudum. Norveç te yaşayan 3 arkadaşın büyüme hikayesi denebilir. Ama toplumun dışına itilmiş, uyuşturucu, alkol ve seks üçgeninde geçen, müthiş bir yoksunluk içinde bir yaşam. İdealleri uğruna toplumun kurallarını kabul etmeyen ve kitabın yazarı kadar şanslı olamayanların, arka sokak hikayeleri. Bergen deki 46 nolu evin sefilliğini unutamam, okurken yaşadım adeta. Dili çok akıcı ve başarılı bence. Meraklısına…
Edebiyat
Beyaz ZencilerIngvar Ambjörnsen · Ayrıntı Yayınları · 20211,211 okunma

Yazar Hakkında

Ingvar AmbjörnsenYazar · 18 kitap
Ingvar Even Ambjørnsen-Haefs, Norveçli bir roman yazarıydı. Türkiye'de özellikle Beyaz Zenciler ve Pelle ile Prof serileriyle tanınır. Aynı zamanda Utsikt til paradiset (1993), Fugledansen (1995), Brødre i blodet (1996), ve Elsk meg i morgen (1999) kitaplarının yazarıdır. Brødre i blodet ("Kan Kardeşleri") Elling adında başarılı bir filme dönüştürüldü. Film 2001 yılında Oskar ödüllerinde "En İyi Yabancı Film" dalında Oskar adayı oldu. Tønsberg'de doğan ve Larvik'de yetişen yazarın ilk romanı yarı-otobiyografik "23-salen" (23. Sıra) Norveç'in psikolojik olarak sorunlu bireylerle başetme yöntemlerini eleştiriyordu. Romanlarının çoğunda "öteki" kavramı ve "dışta kalanlar"ın sözcülüğünü yapan yazarın bütün dünyada ilgi uyandıran ilk romanı "Hvite Niggere" (Beyaz Zenciler) oldu. Söz konusu roman "genel toplum"un dışında kalan genç bir adamın hayatını takip eder. Yazar aynı zamanda Pelle ile Prof adlı gençlik romanları dizisiyle de tanınır. Bu diziyi Franklin W. Dixon'ın The Hardy Boys kitaplarını okuduktan sonra yazmaya başladığını söylemiştir. Pelle ile Prof özellikle neo-nazilik, çevre kirliliği, uyuşturucu kullanımı gibi konulara eğilir. Zaman zaman gençler için oldukça sert bir üslup kullanıldığını düşünenler tarafından eleştirilmiştir. Serinin bazı kitapları Norveç ve İsveç ortak yapımı filmlere dönüştürülmüştür. 2005 yılında 'Drapene i Barkvik ("Barkvik Cinayetleri") adlı kitabını yayınlayan yazar, Fillip Moberg adında genç Norveçli bir çocuğun küçük bir Norveç kasabasında bir cinayeti çözmeye çalışmasını konu alır. Ambjørnsen'in kitapları birçok ulusal ve uluslararası ödül almıştır. Yazar 1985 yılından beri Hamburg'da Alman eşi ve çevirmeni Gabriele Haefs'le yaşamış, 40 yıldan uzun süre Almanya'da yaşadıktan sonra Norveç'e geri dönmüş ve 19 Temmuz 2025'te vefat etmiştir.