Tıkanma

8,3/10  (55 Oy) · 
182 okunma  · 
50 beğeni  · 
1.979 gösterim
"Eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Kendinizi kurtarın. Televizyonda mutlaka daha iyi bir şeyler vardır. Burada anlattığım şeyler önce sizi kızdıracak. Sonra her şey daha da kötü olacak," uyarısı ile başlayan bir roman elinizdeki. Bütün dünyada büyük ilgi gören Dövüş Kulübü"nün yazarından, annelerle oğulları arasındaki sevgi ve didişmeye, seksin bağımlılık yaratma gücüne, yaşlanmanın dehşetine ve Amerikan rüyasının arka sokaklarına dair bir kitap Tıkanma. Tıp Falüktesi'nden atılan Victor Mancini para kazanmak için şöyle bir yol tutturmuştur: Lokantalarda boğazına takılan yiyecekle boğulma numarası yapmakta, kurtaran kişinin kendisinden sorumlu olmasını sağlamaktadır. Böylece, kurtaran kahramanlaşmakta, sıkıcı hayatının bir anlamı, arkadaşlarına gurur duyarak anlatacağı bir hikayesi olmakta, hayatını kurtardığı kişiden sonra da kendini sorumlu hissederek, ona sık sık yardım etmektedir. Bi tür "sürekli kahramanlık" hali. Kendisini annesinin çocuğu gibi değil de rehinesi gibi hissederek büyüyen, anne ve babaların "kitlelerin yeni afyonu olduğunu" düşünen, Tanrı'nın olmadığı bir dünyada, kutsal ve tecavüz edilmez olan annelerin yeni tanrı olduğunu iddia eden Mancini, bütün bunları devrimci eğilimler aşıyan annesinin tedavi masraflarını karşılamak için yapmaktadır. Boğulma numaralarından fırsat buldukça iflah olmaz bir seks bağımlısı olarak ilacını arar: Mastürbasyon yapmadığı her gün için eve bir kaya getiren arkadaşıyla birlikte, hayatın sillesini yiyerek dağılmış insanlarla birlikte olur. Palahniuk, Gösteri Toplumu'nun en veciz yazarlarından biridir. Çarpıcı, gerçekdışı, tutarsız ve anlamsız. Aynı zamanda müthiş bir hayalgücü ve yergi kapasitesi eşliğinde ev, araba, televizyon ve kazanmaya indirgenmiş hayatların içyüzüne bakar; bilinçaltlarındaki genelevleri ziyaret eder.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2003
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9789755393797
  • Orijinal Adı:
    Choke
  • Çeviri:
    Funda Uncu İrklı
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
17 Nis 23:11 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Allah'ım sen bizi tıkama. Bu nasıl bir tıkanmadır arkadaşlar? Bu nasıl bir yeraltı edebiyatıdır? Bir kitap ismiyle bu kadar mı uyumlu olabilir? İnsanlar böyle tıkanmayı nereden öğrendi?

Kitabın ana karakteri, para ihtiyacını restoranlarda yemekleri bile bile boğazına tıkayarak tıkanmış numarası yapan, bu sayede kendini her zaman ezik bir biçimde gösteren ve aynı zamanda da onu kurtaran insanları sürekli ters orantılı bir şekilde kahramanlaştıran birisi. Bir özet olarak bunları söylüyorum fakat olaylar bunla sınırlı olsaydı keşke.

Öncelikle Palahniuk'u Dövüş Kulübü'nden tanıyorum fakat ilk kez bir kitabını okuyorum. Aynı bir Trainspotting ya da bir Requiem for a Dream gibi popülizm eleştirileri, endorfin kurbanlığı, erotizm saplantısallığı, televizyon dizilerinin, Amerikan rüyası ve kültürünün insanlara bir şeyin bağımlılığını pompalaması var. Hatta yaptığı net tavsiyelerle ve yazım üslubuyla Trainspotting'in kardeşi gibi bir kitap olmuş bu.

Kitap, bu kitabı okumak yerine televizyonda izleyecek daha iyi şeyler olduğunu söyleyerek açılış yapıyor bize. Bunu neden özellikle üzerine bastıra bastıra söylediğini düşünüp durdum. Yeraltı edebiyatının insanların dinlemekten, görmekten ve yaşamaktan kaçındığı şeylerden ibaret olduğunun farkına vardım. Televizyonda gösterilmeyen şeyleri yeraltı edebiyatında bulabildiğimizin farkına vardım. Şöyle bir denklem kurabiliriz aslında : Gerçekler acıysa, yeraltı edebiyatı da gerçeklerse yeraltı edebiyatının acı olduğunun farkına vardım.

Ana karakter olan Victor Mancini adının anlamının tam tersine kendini yüceltme isteğinde zerre kadar olmayan bir kişi. Victor galip demektir fakat adam zerre kadar galip olmak istemiyor ki hayata karşı! İnadına daha çok kaybetmek istiyor, kaybettiğinde ise kazandığı daha çok ruhsal tıkanıklık oluyor. Ezilmeyi ve insanları kahramanlaştırmayı, bu sayede de onları kendine bağlı hale getirmeyi seviyor. Aynı zamanda o ve annesi tam bir manyak. Tam tamına zararlı alışkanlıklar bağımlısılar. Bu tekil bağımlılıklara paralel olarak adam insanları da kendine bağımlı hale getiriyor, insanlar Victor'un hayatını kurtarmayla ortamlarda hava atıyor ve çocuğa bağımlı hale gelmiş oluyorlar. Yani tam bir bağımlılık tıkanması var meydanda. Kendine de her zaman "İsa ne yapmazdı?" sorusunu sormayı hayat felsefesi olarak edinmiş ve o ne yapmazsa eleman da tam olarak onları yapıyor. Öyle ki Victor da zaten bağımlıların yolun sonunda neyi beklediklerini bildiğini söylüyor. Biz herhangi bir şeye bağımlı olmasak bile yolun sonunda bizi ne beklediğinin farkında mıyız? Gerçekten her şeyin birtakım sürprizden mi ibaret olduğunu düşünüyoruz?

Bu olayları kendi hayatlarımızla bağdaştırabiliriz. Farkında olmadan biz de tıkanıyoruz günden güne. Etrafımızdakiler kendini yüceltmeye devam edip aradıklarını bulamazken belki de farkında olmadan diplerdeki güzellikleri kaçırıyoruz. Bunu somut olgularla düşünmeyelim. Ruhumuzun derinliklerinde kim bilir ne cevherler saklıyoruz. Acaba biz de tıkanık mıyız ruhumuza, nefsimize, benliğimize ve çevremize karşı? Hiç sorduk mu bunu kendimize? Kitap bize kendimizi tanıma uğruna ezik, fakir, mazlum kalabileceğimizi öğretiyor. Sonuçların belki de kendimizi yüceltmelerimizde değil de ezik kalmakta ve toplumun bilmek, görmek, duymak istemediği özelliklerimizde olabileceğini kanıtlıyor.

Kitapla ilgili değil de yazarla ilgili bir eleştirim var. Kitabı okurken Chuck Palahniuk'la ilgili küçük bir araştırma yaptım ve adamın bildiğiniz online mağazası var arkadaşlar. Yani bir insan net bir şekilde kapitalizm, Amerikan rüyası ve Amerikan kültürü eleştirisi yapıp da nasıl şöyle bir https://chuckpalahniuk.threadless.com siteye sahip olabiliyor, insan gerçekten hayret ediyor.

Samet Ö. 
19 May 20:16 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Sürpriz kaçıran(spoiler) var gibi ama kimin umrunda!
Yine bu site, yine güzel bir insan sayesinde okumaya karar verdiğim başka bir kitap.
Uzun bir aradan sonra tekrar Palahniuk'a ve yeraltına, ait olduğumuz yere, dönünce tıkandığımın farkına vardım. Tıkanma doğru kelime değil ama ilk akla geleni!
Buna tükenme de diyebiliriz bir nevi, her yeni gün ulaşmaya çalıştığımız ama bir yere kadar ilerleyip tıkandığımız ihtiyaçlarımıza bir yergidir bu, her cinsten taşlarla kurduğumuz hayatımızın başımızda patlamasıdır. Ayrıca kitapta sıklıkla yapılan erotizm örnekleri, diline alışkın olan beni bile tıkadı.

Günün birinde kitaptaki küçük pislik gibi bizim de hedefimiz hayatımızın İsa'sı olmak; sevgiye ihtiyaç duymayacak kadar çok sevilmek, yahu çelişkinin vahimliğine bakar mısınız! Kitabı okurken bu ve bunun gibi birçok yerde zihinsel olarak tıkandım; ne yapıyoruz dedim, ne yapmaya çalışıyoruz? Kendimizi neyin peşinde tüketiyoruz? Değiyor mu peki? Palahniuk'u bu yüzden seviyordum sanırım, birinin zihninden geçen en başta basit gibi görünen düşüncelerin -aslında kendi düşüncelerinizi- gerçekte hayat tecrübesi ışığıyla yoğrulduğunu görüyordunuz, kişisel gelişim adı altında pohpohlanan dilin bomboş olduğu zırvaları okuyacağınıza yeraltı okumalıydınız bu yüzden.

Biraz hebele hübeleden sonra kitabın görünen kısmına da ayak basmak gerekir tabi; tıp fakültesinden atılan sonra kafasının tahta eksik olan kısmını çalıştırıp kendince bir çözüm bulan bir delinin ve en önemlisi çevresindekilerin hikayesini okuyoruz. Bir tıp öğrencisi olarak aklımdan geçen umarım beni anlatmadığıdır.
Kitabın başında diyor bırakın bu kitabı, mutlaka yapılacak daha zevkli bir şeyler vardır, gidin tv izleyin. Tabi evrensel lisanda okumaya devam edin demektir bu ama ben tam tersini yaptım, gittim uzun zamandır bakmadığım vizontele kutusuna bir göz gezdirdim. Kitaptaki goril ve adam hem gerçek hem de bir metafor aslında. Rastladığım saçma sapan stil programında olan da adamla gorilin ilişkisi gibiydi; jüri (gorile benzeyen kadın hatırınıza gelmiş olmalı) kestane yerine laf ile görüyordu işini, karşısındaki kadın da saf, mutlu, aptal yerine konmaktan memnun bir şekilde rol kesiyordu. İşte Palahniuk bunun gibi zamanlarda gerçek ve trajikomik bir olayı anlatıyor, kendinizi gülümserken buluyorsunuz.
Bazen de ilaç ve kimyasal madde terimlerine giriyor, bu konuda bilginiz varsa çok daha güzel gelecektir(dövüş kulübü'ndeki sabun formülünü hatırlarsınız vardır hani şu insan yağıyla yapılan O_o)
Kitabı okurken en az kendisi kadar deli olan en yakın arkadaşının taş biriktirmesini gogolun biriktirdiği ölü canlarla bağdaştırdım; ikisi de bunu daha fazla güç için yapıyordu, ikisinin yaptığı da saçma, dışarıdan bakılınca daha da saçma olan şeylerdi sonuçta.

Her dakika bize aksettirilmeye çalışılan amerikan rüyasını dövüş kulübünde olduğu gibi burada da eleştirmiş Palahniuk ; daha iyi, daha hızlı, daha güzel, daha yakışıklı ve sonuç olarak daha mükemmel olmamız gerekir bu rüyaya göre. Ama adı üstünde bu bir rüyadır yalnızca, daha büyük evlerimizin olması bizi mutlu eden, özgürleştiren şeyler değildir. En az şeye ihtiyaç duymaktır asıl olan. Anca ondan sonra gerçekten sizi mutlu eden ayrıntıları görmeye başlarsınız.
Amerikan rüyasında olduğunun aksine gerçek hayatta daha fazla kazanmanın en zor yolu çalışmaktır.

Sonuç olarak ben çok beğendim ve beynimde büyük bir çekmece açtım bile bu kitaptakiler için. Okurken durup düşünmek gerektiren yerler fazlasıyla tatmin etti. Keyifli bir okumaydı sanırım. Daha çok şey söylenir tabi, sizlere iyi okumalar :)

Dilanur 
 10 May 15:19 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tıkanma yazarın okuduğum ilk kitabı .  ( ayrıca bakınız : dövüş klübü ) O yüzden başka bir kitabiyla kıyaslama yapamam ama yazarın kendine münhasır anlatım tarzına bayıldığımı söylemeliyim. Bölüm bölüm ilerleyen hızlı akan bir kitap. Eminim kitabın konusunu, yeraltı edebiyatını vs. sevmeseniz dahi yazarın tarzı sizi de etkileyecektir. ( Ayrıca bakınız : yeraltı edebiyatına dair ayrıntılı bilgi   #16950358  )

Victor Mancini isimli karakterin etrafında dönüyor olaylar. Victor ve annesi aslında pek de sağlıklı bireyler sayılmazlar. O yüzden bazı düşünceleri saçma sapan gelebilir. Ama özellikle Victor' un çocukluk anılarında aktarılan bir çok konudaki eleştirisel yaklaşımlar harika.
Okurken hem eğlenmek, hem enteresan bilgiler öğrenmek, hemde yeraltı edebiyatının büyülü dünyasıyla iç içe olup ne kadar degisik bir kitap diye düşünmek istiyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum. Son olarak kitabı tek bir cümleyle özetlemek istiyorum. Kitap, muhteşem olmayabilir ama ilk akla geleni. :)) ( Kitapta çok sık geçen kalıplardan biri bu ne şimdi demeyin :D ) Iyi okumalar :)

İbrahim Korhan 
07 Tem 2016 · 8/10 puan

Palahniuk'un okuduğum ilk kitabı. Kitabı okumanın akabinde 2008 yılı yapımı filmini de izledim. Özellikle sistemi bu kadar şiddetli ve alaycı bir şekilde eleştirel tarzı beni kendine hayran bıraktı. Kitap, yeraltı edebiyatı diye adlandırılan türden bir üslupla yazılmış olmakla, dinsel sorgulayışlara da sıkça yer vermektedir. Yazar ülkemizde 'şüpheli yazarlar' listesine dahil edilmiş ve bunun üzerine kendisi ile yapılan röportajdan bir kesit şöyledir ;

“geçenlerde türkiye tarafından philip roth ve marquis de sade’la birlikte ‘şüpheli yazarlar’ listesine dâhil edildiniz. biliyor muydunuz?” sorusuna ise “bilmiyordum, ama teşekkür ederim. ilk tepkim... pekâla, lanet olsun. yakın bir zamanda türkiye’ye gitmeyeceğim,” cevabini verdi.

yazar, cehenneme gerçekten inanıp inanmadığı sorusunu ise, “birşeylere inanıyorum. ama kendi yarattıklarını sonsuz bir cezaya mahkum edecek kadar kin tutan bir şeye değil. kimse bu kadar uzun süre kin tutamaz, tanrı bile. Ama belki türkler tutabilir,” diyerek yanıtladı.

http://www.sabitfikir.com/...lamaz-belki-turkler/

Tuba Hız 
 19 Eki 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yeraltı edebiyatına ve Chuck Palahniuk sevgisi edinmeye bu kitapla başladım...

"Sevilebilmek için hayatını riske atmak gerektiğini düşündü. Kurtulabilmek için ölümün kıyısına kadar gelmek gerekiyordu."

Yorumun devamı; https://kelimelersahneler.blogspot.com.tr/...niuk-tkanma.html?m=0

Mehmet Sinan Çankırı 
27 Mar 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

Palahniuk'tan yine orijinal bir hikaye... Bu adamı ve anlatım tarzını seviyorum. Yeraltı edebiyatını seviyorum.

Tıkanma okurken oldukça zorlandığım bir kitap , Bu durum kitaptan kaynaklanan bir durum değil. Benim içsel tetiklenmelerimin olumsuz etkilenişinden kaynaklanıyor. Tıkanma kitabını okurken gerçek anlamda Okuma isteğimde TIKANMA yaşadım; benim bu durumuma rağmen kitap oldukça sürükleyici ve içeriği güzel bir kitap. Kahramanımızın hem çocukluk dönemi ve hem bu günün anlatıldığı , çocukluğunda yaşadıklarının bu günün nasıl etkilediğini gösteren Amerikan sisteminin ve toplumsal yapısının oluşturduğu sakat ilişkilere dair ince ipuçları veren okunası bir kitap. Yazar sistemi eleştirirken İnsan olgusunun Anotomik yapısının getirileri ve üstünü süslediği psikolojik etkilerini iyi analiz etmiş. Bu anlamda güzel çıkarımları olmuş. Her bölüm kendi içinde farklı sorgulama noktası içeren bölümler şeklinde kitabı , bazı bölümler sıkıcı olsa da genel itibariyle her bölüm kendi içinde üzerine düşünülmeye değer. Özelikle benim çok beğendiğim 20. bölüm. İnsan ruhunun gizli kalmış, bedenden ziyade beyinsel tatminin önemine ilişkin oldukça hoş bir bölüm idi.

Şeref Köşnek 
08 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Arkasında sakın okuma, okursan pişman olursun gibi sözler yazılı. Dedim adamdaki öz güvene bak.
Son 20 - 30 sayfa gülmekten karnım ağrılar girdi. Kitabı açıyorum kahkaha atıp kapatıyorum öyle.
Benim diyeceğim şu ki; filmini izlediyseniz kitabını yine de okuyun.

Evrim Sezer Şirin 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Değişik üslubuyla gene kendini hikayenin içine çekiyor. Anlatım tarzı ve yorumları farklı bir yazar. Ben çok keyif alarak
okudum. ayrıca bu kitabın filminin çekildiğini de belirtmeliyim.. ( Choke - 2008 )

ÖZKAN ÖZDEMİR 
03 Nis 12:24 · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Yeraltı edebiyatı okumak isteyenlere için önerilebilecek bir kitap . Ayrıca Dövüş Kulübü kitabının yazarı . Yeraltı sevenleri için. TIKANMA arka kapak kitabı okumanıza yardimci olacak.

Kitaptan 68 Alıntı

Oğuz Aktürk 
17 Nis 12:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Efsane yahu!
Greve gidiyorum.
Bundan sonra kadınlar kendi kapılarını kendileri açsınlar.
Kendi yemeklerinin parasını kendileri ödesinler.
Kimsenin ağır kanepesini taşımayacağım artık; bitti.
Sıkışmış kavanoz kapaklarını açma faslı da bitti.
Ve bir daha asla hiçbir klozet kapağını kaldırmayacağım.
Lanet olsun, bundan sonra bütün klozet kapaklarına işeyeceğim.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 205 - Ayrıntı Yayınları)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 205 - Ayrıntı Yayınları)
Oğuz Aktürk 
13 Nis 19:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Endorfinin yan etkileri.
Birbirimizden nefret ettiğimizden daha çok nefret edeceğimiz biri daha olacak. O da kendimiz.
Sadece bu birkaç dakika zarfında insan olabiliyorum.
Sadece bu dakikalarda kendimi yalnız hissetmiyorum.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 26 - Ayrıntı Yayınları)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 26 - Ayrıntı Yayınları)
Oğuz Aktürk 
15 Nis 16:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Çünkü otobüs biletleri pahalıydı.
İnsanın elde ettiği kadını asla düşünmemesi komiktir aslında. Unutamadığın kişi, daima senden uzakta olandır.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 77 - Ayrıntı Yayınları)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 77 - Ayrıntı Yayınları)
Samet Ö. 
15 May 00:23 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Annelik dünyada kalan mükemmel ve büyülü mucizelerin sonuncusu değil midir?

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Ayrıntı-ekitap)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Ayrıntı-ekitap)
İbrahim Korhan 
02 Haz 2016 · İnceledi · 8/10 puan

Her şeye karşı savaştım ;
ama zamanla hiçbir şeyin yanında olmadığımı da anladım

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 114 - ayrıntı)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 114 - ayrıntı)
İbrahim Korhan 
14 Eyl 2014 · İnceledi · 8/10 puan

Sahip olacağım her şey bir gün kaybedeceğim şeylerden sadece biri.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 206)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 206)
Oğuz Aktürk 
15 Nis 11:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Biraz daha makyaj.
Hepimiz burada kısıldık kaldık. Hepimiz aynı zaman kapsülünün içinde hapsolduk, tıpkı aynı insanların otuz sezon boyunca kalacakları aynı ıssız adaya düştükleri ve asla yaşlanmadıkları ya da kaçmadıkları televizyon dizileri gibi. Bu insanlar hiç yaşlanmazlar; ama her bölüm biraz daha fazla makyaj yaparlar.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 38 - Ayrıntı Yayınları)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 38 - Ayrıntı Yayınları)
Dilanur 
09 May 22:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Belki de mucizeler yetenek gibidir, önce küçük şeylerle başlaman gerekir" diyorum.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 238)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 238)
Oğuz Aktürk 
15 Nis 11:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Gibi yapmak.
Lanet olsun; kendimi çok iyi tanıyormuşum gibi yapmayı bile bıraktım.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 27 - Ayrıntı Yayınları)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Sayfa 27 - Ayrıntı Yayınları)
Samet Ö. 
 13 May 11:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ulaşmaya çalıştıklarımız
Eğer bir gün yakalanıp yeterince teşhir ve ifşa edilirseniz, bir daha asla saklanamazdınız. Sosyal hayatınızla özel hayatınız arasında bir fark kalmazdı.
Yeterince kazanıp başarılı olursanız, başka hiçbir şey kazanmak veya yapmak istemezdiniz.
Yeterince yiyip uyursanız, daha fazlasına ihtiyacınız olmazdı.
Yeteri kadar insan sizi severse, artık sevgiye ihtiyacınız olmazdı.

Tıkanma, Chuck Palahniuk (Ayrıntı-ebook)Tıkanma, Chuck Palahniuk (Ayrıntı-ebook)