Gösteri Peygamberi

8,6/10  (184 Oy) · 
501 okunma  · 
160 beğeni  · 
5.550 gösterim
Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir biryılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılğınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama...
Tender Branson, Creedish mezhebinin dünyadan yalıtılmış sahte cennetinde doğup büyümüş ve dış dünyaya gönderilmiş binlerce misyonerden biri. Kilise doktrinine göre görevi, yaşadığı sürece çalışmak ve gerekli olduğunda ölmek. Kaderi beklenmedik biçimde değişip onu şöhretin doruklarına taşırken aynı zamanda medya ve popüler kültürün içyüzüyle tanıştırıyor. Yarı tanrıya dönüşme yolunda yaşadıkları yakında yüzleşeceğimiz kıyametin çarpıcı bir habercisine dönüşüyor... Branson, mezhepte kendisine zaten hiç verilmemiş olan hayatı "dış dünya"nın çirkinliğine sonuna kadar gömülerek yok etmeyi deneyecektir. Ne var ki, hayatına karışan gizemli Fertility Hollis'e göre, kendine bir kader çizmeye çalışması anlamsızdır. Olacaklar zaten bellidir ve olmak zorundadır... Ve "intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır." Chuck Palahnluk, önlenemez kaderine doğru nefes kesici bir hızla sürüklenen kahramanın gözünden tüketim toplumunun hastalıklı ve anlamsız yaşam biçimini bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Dövüş Kulübü'nün yazarından, en az ilki kadar çarpıcı bir roman, benzersiz bir yeraltı edebiyatı örneği.
Ayşe* 
 16 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

Tarihe Jonestown katliamı olarak geçen, Jim Jones isimli kendini dini lider olarak lanse edip 900 küsür kişinin intihar etmesiyle son bulan çılgınlığı bilir misiniz?

Reankarnasyona inanmıyorsanız muhtemelen tek bi tur binilecek gibi görünen bu bisiklet yolculuğu için, bir idea ,bir görüş,bir kişi, bir saplantı nedeni her ne olursa olsun, hayatınızı sonlandıracak kadar sizi manüpüle eden bişeylerin ,birilerinin ardı sıra gider misiniz?

Stalin der ki; "Bir insanın ölümü trajiktir, on insanın ölümü dramatiktir, bir milyon insanın ölümü ise sadece bir istatistiktir. "

Kitlelerin akıl tutulmasını sağlamak sadece bir fikre bakar. Doğru zaman da ,doğru kelimelerle fikri yerleştirir ve ikna ederseniz kendinize küçük bir
ordu kurmanız içten bile değil.
Örneğin; politikacıların kitleleri peşinde sürüklemeleri uyguladıkları propagandalardan kaynaklıdır. Futbol maçlarında bir takımı desteklemek, kişinin sevdiği bir sanatçıyla fotoğraf çektirebilmek için girdiği çaba, sevilen bir yazarın kitabını imzalaması için saatlerce bir kuyruğun ucunda beklemek hemen hepsi insan duygularına hükmeden bazı sebeplere dayanır. Nitekim hemen hepimiz sonuna -izm takısı gelen terimlerin bazılarını kendimize daha yakın bulur, hayatımızı bu temellere göre şekillendiririz.

Chuck bey bu kitabında ağırlıklı olarak, insan denilen hamurun doğru veya yanlış ellerde yoğurulup nasıl farklı şekillere sokulabileceğini, bunun hiçte zor olmadığını bir dizi olaylar silsilesi halinde bize sunmuş, çokta güzel olmuş. Ben kendi adıma kitapta sık sık Tanpınar'ın -Saatleri ayarlama enstitüsünde ki baş karakter Halit Ayarcı'nın ve Hasan Sabbah'ın kulaklarını çınlattım. Nihayetinde hikayeler ve olaylar farklı olsa da temelinde topluluklara hükmetme bulunan bu karakterlerin hepsi aynı çabayı sarf etmiş gibi görünüyor.

Kendi adıma Chuck Palahniuk'la çok verimli iki hafta geçirdim. Etkinlik fikrini ortaya atan arkadaşlarıma burdan teşekkürü borç bilirim :) Hepinize şimdiden keyifli okumalar.

Erhan 
 09 Oca 21:47 · Kitabı okudu · 14 günde · 9/10 puan

Biraz spolier içeren bir inceleme olacak, şimdiden özür dilerim. Ama emin olun okuma zevkini azaltacak bir şey yok.

Plastik çiçekler, plastik evler, plastik insanlar. Gösteri Peygamberi namı diğer Survivor, (İtiraf edeyim, yarışmayla ilgisi var mı diye çıkış tarihlerine baktım) okuduğum ikinci kitabı Chuck Palahnuik'in. Tıkanma gibi her şey var bu kitapta da. Yani incelemeye; peygamber yaratma el kitabı ile de başlayabilirdim, kaybolmaya yüz tutmuş ekstrem tarikatlarla da, geleceği bilmenin dayanılmaz sıkıcılığıyla da. Kitapdan ev ekonomisi ders notları da çıkabiliyor, en güzel tuvalet yazıları da.

Doksanların sonları, ikibinlerin başlarında internet, günümüze göre daha serbestti (belki de daha güzel). Herkes her şey paylaşabiliyordu. O dönemde ismini "Survivor's Handbook" olarak hatırladığım bir kitap vardı daktilo fontu ile yazılmış. (CIA ile alakalı bir isim de olabilir, gelmiyor aklıma.) İçinde Macgyver tarzı şeylerden, bomba yapımına kadar bayağı şey vardı. Dövüş Kulübü filmi dahil, Chuck Palahnuik'in her eserinde bu kitap geliyor aklıma. Sürekli bir bilgi bombardımanı var bu kitapta da. İlk önce ev işleri ile ilgili pratik bilgilerden geliyor karşımıza, psikiyatrik bozukluklara gidiyoruz bir ara, Amerikadaki aykırı tarikatlar, pornografi, ilaçlar, steroidler, her şey var. En fazla da sistem eleştirisi var. Tıkanmadaki seks, ilişkiler, bağımlılık, Dövüş Kulübündeki tüketim kültürü ve kapitlizm eleştirileri, Gösteri Peygamberinde yerini din ve gösteri dünyasına bırakıyor. Bu kadar çok bilgiyi sıkmadan özümsemek mümkün mü? Evet, yazar Chuck Palahniuk olunca bırakamıyorsunuz okumayı hiç.

Her şey bir uçakta başlıyor, pardon bitiyor. Bölümler ve sayfalar sondan başa doğru gidiyor bu kitapta. Memento filmi gibi değil ama. Uçak düşmeden önce, kahramanımız Tender Branson'ın hayat hikayesini dinliyoruz baştan sona. Creedish mezhebinde büyütülüp mezhebe para kazandırmak üzere dış dünyaya gönderilmiş bir bağımlının öyküsü bu. Neye bağımlı? Temizliğe bağımlı, ev işlerine bağımlı, psikolojik hastalıklara bağımlı, intihar eden insanlarla konuşmaya bağımlı, her türlü ilaç/steroide bağımlı, şöhrete bağımlı. Seks hariç herşeye bağımlı oluyor kitabın sonuna kadar adam. Adım adım peygamberliğe ulaşmasını görüyoruz Tender'in. Diğer karakterler de ondan geri kalmıyor; her zaman her şeyi bilen Fertility Hollis (Murat Menteş isimleri gibi evet), tarikatı sembolize eden Adam, herkesi İsa yapabilecek bir menejer, olabilecek en yetenekli intihar danışmanı. Tender'in bir türlü göremediğimiz patronları bile etkiliyor insanı okurken.

Bir de şöyle bir özelliği var Chuck Palahnuik romanlarının. (İki kitapta nasıl böyle ahkam kesebiliyorum, ben de bilmiyorum) Adam film çeker gibi yazıyor kitaplarını ve sinema teknikleri kullanıyor yazımda görmeye alışmadığımız. Mesela seyir halindeyken trafikte trafik levhaları diyaloga dahil oluyor. Ya da Tender'ın kafasından geçenleri tuvaletteki yazılar cevaplıyor.

Ve en başta bahsettiğim şey. Plastik, sahte bir peygamber yaratılıyor insanlar için, ama her zaman, her şey sahte zaten bu peygamberden bağımsız olarak. Belki de o yüzden insanlar hiç yadsımıyor kendilerine sunulan bu ürünü. Hemen takip ediyorlar, ne diyorsa yapıyorlar, alıyorlar. Ve belki de sahte olmayan tek insan, küçük plastik bir maskot yüzünden ölüyor. Aslında her şey düşünmeye sevk ediyor insanı kitapta. "Ya, bir şeyler yanlış galiba" diyen herkesin okuması gereken bir kitap.

Çok abarttım belki, ama en az Tıkanma kadar güzel bir kitap bu da. Sırada Görünmez Canavarlar var. İlk dört kitabından sonra da satirik korku hikayelerine dönmüş zaten wikipediadan öğrendiğim kadarıyla. Babasının öldürülmesi ve katilini teşhis edip adamın idam edilmesine sebebiyet vermesi değiştirmiş bayağı adamı. Sonra bakacağım diğerlerine ben de. Neyse okuyun, okutun efendim. Değer çünkü.

Gösteri Peygamberi benzeri kitaplar

fazi 
 05 Oca 20:31 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Palahniuk etkinliğine katılamadım ancak arkadaşlarım okurken öylece bakmak olmaz diyerek seçtim ben de kitabımı :)

Orjinal adını (Survivor) mı daha çok sevdim yoksa Türkçe'ye çevirisini mi? Sanırım Türkçe çevirisini daha çok sevdim. Kitabı çok iyi yansıttığını düşünüyorum bu ismin ben.
Yazarın "Dövüş Kulübü" gibi bir şahesere imza attığını bilmek beklentileri tabi ki yükseltiyor. Ancak her kitabın yeri ayrı, her bir hikaye farklı dünyalarla tanıştıracak bizleri.

Kitabın bana göre en büyük artısı hem olayları ve karakterleri hem de olayların geçtiği yerleri hayalimde çok net canlandırabilmemdi. Öyle ki film olsa bu kadar aklımda kalırdı. (Diziye uyarlandığı haberini okudum ama ne kadar doğru bilemiyorum.)

Çok kısa konuya değineyim...
Ana karakterimiz Tender, kan lekesinin nasıl kolay çıktığını bilen, mermi izleri kapatmakta usta olan, yemekler hakkında engin bilgiye sahip ve Creedish mezhebinin son üyesidir. Mezhebin gerektirdiği gibi yaşarken bir anda medyanın ilgi odağı olur karakterimiz. Tender Branson tamam da ben Fertility Hollis konuştukça cümlelerin altını çizme ihtiyacı hissettim. (Bir Marla Singer olamaz tabi ama yine de akıllarda kalacak bir karakterdi.)
Herkesin sıradanlaştığı; izlenen programların, söylenen sözlerin, dinlenen seslerin sıradanlaştığı bir hayatın içinden dokunuyor ruhumuza yazar. Din, yalnızlık, ün, medya ve popüler kültürün hayatımızı nasıl etkilediğini okuyoruz.

Kitabı okurken birçok soru belirdi zihnimde..
Dini dayatmalar mı popüler kültürün dayatmaları mı daha çok yakar canımızı?
İnsanlar yaşamak istedikleri hayatı yaşıyor mu yoksa bu yaşadıklarımız da birer zorunluluktan mı ibaret?
Sisteme başkaldıran mı kazanır yoksa yönlendirilen mi?
Bir makinenin parçası olup, sistem doğru çalışmaya devam etsin diye dönüp durmak mı lazım makinede çark misali?

Bunlar ve daha fazlası beynimi kurcalardı okurken.
Başta da söylediğim gibi bağımsız bir değerlendirme yapmak istedim ben. Dövüş Kulübü ile kıyaslamadan, yalnızca Gösteri Peygamberi'ni okumayı seçtim ve okuduğum kitabı çok beğendim. Yeraltı edebiyatına da iyiden iyiye alışmaya başladım. Devamı gelecek :)

Melek 
17 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yeraltı edebiyatına dair okuduğum ilk kitap oldu. Güçlü kurgusuna ve sürükleyici anlatımına rağmen yer yer sıkıcı ve bana göre gereksiz birkaç bölüm vardı. Fakat içerdiği bazı cümleler "vay be!" dedirtip uzun uzun düşündürdü de.

Dine, medyaya, modern toplum düzenine eleştirisini çok zekice ve sivri dille yapar. Kitabın sondan başlaması en ilgi çekici yanı oldu benim için. Biraz zorla da olsa okurken keyif aldım diyebilirim.

Alto (Yeraltından) 
 10 Oca 19:53 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

YİNE YERALTI, YİNE SİVRİ DİLLİ BİR ELEŞTİRİ ve YİNE CHUCK AĞABEYİMİZ.''

Bir incelemeden daha hepinize merhabalar saygıdeğer okurlar. Dövüş Kulübü'nü beğendiğim üzere, Chuck Palahniuk'un başka bir efsaneleşmiş bu eserini elimden geldiğinde inceleyeceğim. İncelemem biraz spoiler içerebilir haberiniz olsun.

Azıcık spoiler içeren bölüm.

Creedish mezhebine mensup, düşük rütbeli bir misyoner Tender Branson'ın uçakla intiharından önceki hayatını kara kutu kaydına anlatmasıyla kitap başlıyor. Creedish mezhebine göre hayatı boyunca çalışmak ve gerektiğinde de ölmek gibi bir amaçları var. Tabi ki Tender Branson medyanın ve popüler kültürün iğrenç yüzüyle karşılaşıyor. Tabi o sırada fikirlerini değiştirebilecek Fertility Hollis adlı kadınla gizemli bir şekilde tanışıyor. Tender Branson bu dış dünyanın tüm pisliğine içine gömülerek yok olmayı deniyor ancak Fertility Hollis ''İntihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır.'' sözüyle fikir hayatını değiştiriyor. Yazgısına hızlı doğru yol alan Tender Branson sonunda bir kaosla eser bitiyor.

Spoiler bulunmayan bölüm.

Dövüş Kulübü'nde olabildiğince haz almıştım. Bu eserden de en az o eserdeki kadar haz aldım diyebilirim. Bu eserde de bir çok betimlemelere rastladım. Sade ve okunaklı bir dili var. Kitapta özgün olarak sayfalar sondan başlıyor. Kurgu mükemmel ancak ilk sayfalarda anlam karmaşası yaşayabilirsiniz. Kitaptaki tempo bir rock müziği gibi, yavaş yavaş giderken bir anda sürat artıyor. Başlıktan da anlayacağınız üzere bir yeraltı yazarı olan Chuck abimiz yine umudumu kırmıyor ve topluma 5'e 10 kalas ile açık, kapalı her anlamda geçiriyor. Ancak şöyle bir olay var; eserde anlatım o kadar yoğun ki (bence çok iyi) okurken aralıklar vermeniz gerekiyor.(arada bir yumuşak bir ost dinleyebilirsiniz) Hee bu arada kitap cinsel öğeler içeriyor sonra uyarmadı demeyin. Yeraltı edebiyatı bu her şey çıkabilir. Okumayı düşünenleri yavaş yavaş sindire sindire okumasını tavsiye ederim.

Bir incelemenin daha sonuna gelmiş bulunmaktayız saygıdeğer okur arkadaşlar. Buraya kadar eğer okuyabildiyseniz çok teşekkür ederim. Bir rock, biri de soft bir OST olmak üzere iki tane de müzik paylaşıyorum.

Bon Jovi: https://youtu.be/KrZHPOeOxQQ
Interstellar OST: https://youtu.be/UDVtMYqUAyw

Gizem 
07 Nis 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Seneler önce dayımın önerdiği bir kitaptı. Yorumların aksine, kitabın sıkıcı tek bir tarafını göremedim. Bir mezhebin son üyesinin peygamberleştirilmesini, ilginin ne çeşit bir uyuşturucu olduğunu, medyanın ne denli tehlikeli olabildiğinden bahsedilmiş kitapta. Tuhaf biçimde çok fazla işinize yarayacak gündelik bilgi verilmiş, çoğunu not aldım. Olay örgüsünü beğendim ama yayın evinden kaynaklı çok fazla imla hatası vardı. Ayrıca en sevdiğim olay da kitap sayfalarının sondan başa oluşuydu. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Apateist 
 11 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İlk basımı 1999 yılında çıkan Gösteri Peygamberi, Tender Branson adında, Creedish Mezhebi'nin hayatta kalan son müridinin hikayesini anlatıyor. Tarikatın her bir üyesi, belli bir çağa geldiğinde dış dünyaya gönderilip insanların kişisel hizmetlerine verilmektedir.

Kahramanımız Branson oldukça monoton bir hayata sahiptir. Ev sahibi ve sahibesinin gündelik işlerini yapar, hatta onlara "tavuk etinin suyunu nasıl emecekleri"ne kadar bir nevi zarafet kursu da bunlara dahildir.

Ta ki bir gün tüm tarikat üyelerinin intihar edip (ya da...) en son kalanın kendisi olduğu tv'lerce ilan edilene kadar...

***

Fight Club filmini izledikten sonra bu filmin meğer bir kitaptan uyarlandığını, yazarının da Palahniuk olduğunu okumuştum. Bu kitabın ruhunu biraz Fight Club'a benzetebilirim.

Yeraltı edebiyatı özü itibarıyla modern hayata yönelik taşlamalar içeren bir edebiyattır.

Medya, sade bir adamı milyonların ikonu haline nasıl getirebilir?
Popüler kültür beyinlerimizi nasıl yıkıyor?
Televizyon bizi hakikaten aptallaştırıyor mu?

Su gibi akıp giden bir kitap.
Okumanızı tavsiye ederim.

Beytullah Ömer DUMLU 
29 Eki 2015 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap başlarda sıkıcı geldi çünkü olaylar arasında bağlantıyı tam çözememiştim.Ayrıca baş karakterin temizlikçi olup sürekli ev işlerinden bahsetmesi okurken yordu.Olaylar daha çok kitabın ortalarıyla sonlarına doğru gelişmeye başladı.Kitabı okuduktan sonraki duygularımı aktarayım.Olay pekte alışık olmadığım farklı bir konu.Bu yönden artısı baya var.Yazar eleştiri yaparken eleştirinin de hakkını vermiş.Yazarların eleştiri yaparken eleştiriyi vermektense ima etmesini isterim.Bu yazar da bunu gördüm.Kısacası güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim.

Jan Demir 
01 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Chuck Palahniuk'in günümüz dünyasına sert, sivri bir taşlamasidir. Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet ve üretim açlığı, insanın alnına yazılı kocaman bir leke... Bu distopya, bu günümüz dünyası... Evrensel bir yara... Hikaye din üzerine kurulu olduğu için en sert eleştiri bu yönde... Ve televizyon, porno sektörü... Bunların çürümüşlüğü yüzümüze çarpıyor.

Her şey bir diğerinin türevi! Çok yakında bir birimize benzeyecegiz, aynı şeyleri düşüneceğiz. Mükemmel bir uyum içinde olacağız... Senkronize, birleşmiş, esit... Böcekler; karıncalar gibi...

En az Fight Club, Tıkanma kadar başarılı... Okumayi düşünen arkadaşlar vakit kaybetmemeli... İyi okumalar.

Erdem KANDEMİR 
01 Şub 10:20 · Kitabı okudu · 7 günde · 6/10 puan

Nakaratlaşmış bir yaşamın içselleştirilemeyen boşluğunda savrulan bir bireyin tesadüfler doğrultusunda ki sürüklenişi işlenmiş kitapta. Tender Branson, kilise topluluğu içinde onun için kurgulanmış yaşamı olduğu gibi kabul ediyor, ona öğretildiği ve onun için biçilen yaşamı dış dünyada da devam ettiriyor ve bireyi yalnızlaştırılan ve tek tipleştirilen tüketim toplumunun yönlendirilmesi altında popüler kültürün kurbanı oluyor. Tender Branson bir bakıma yalnızlaşan ve metaryalist gereksinimlerinin kölesi olmuş modern dünyadaki bireyin tutsaklığını ve yok oluşunu temsil ediyor. Yine kardeşi Adam Branson, daha farklı bir sosyal kesiti temsil ediyor. Kardeşi Tender’ dan farklı olarak popüler kültürden uzak kilise düşüncesinin baskısı altında yine kardeşi Tender ile aynı kaderi paylaşıyor. Yazar günümüz dünyasında popüler kültürün çarklarında var olan bireyi temsil eden Tender Branson’ un orta çağ karanlığının baskısı altında yaşayan kardeşi Adam Branson ile karşılaştırıldığında, iki karakterinde bireysel dramının ve sonunun benzerlikler taşıdığını, tüketim toplumunda esir alınmış bireyin orta çağ düşüncesinde köleleştirilmiş ve hiçleştirilmiş bir bireyden farkı kalmadığını gözler önüne seriyor.

4 /

Kitaptan 184 Alıntı

Evrim Sezer Şirin 
25 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

..Bir ömür boyu sahip olduğum altı yüz kırk birinci balık. Tanrının yarattığı başka bir canlıya bakmayı ve sevmeyi öğrenmem için ailem yıllar önce ilk balığımı almıştı. Sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey, insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu. O özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.

Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 262)Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 262)
Samet Ö. 
12 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Belki de...
"Adem'le Havva yasak elmayı cennet bahçesindeki sonsuz mutluluk çok sıkıcı olmaya başladığı için yemiş olabilirler mi?"

Gösteri Peygamberi, Chuck PalahniukGösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk
Hesna S. 
 15 Ara 2017 · Kitabı okudu

Calm down. Everyone, breathe deep. Life is good.
Be just and kind. Be the love.

As if.

Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 106 - Survivor, Anchor Books, 2000)Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 106 - Survivor, Anchor Books, 2000)

Dana pirzolasını galeta ununa bulamanın zorluğu yetmezmiş gibi, bir de bu insanlar benden hayatlarını düzeltmemi istiyorlar..!!!

Gösteri Peygamberi, Chuck PalahniukGösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk
pluto 
13 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İzleyicin yoksa, bir hiçsin.
Çünkü intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark, basında çıkacak haberlerin miktarıdır.
Ormanda bir ağaç devrilirse ve o anda orada bunu fark edecek kimse yoksa, ağaç orada kalıp çürümez mi?
Ve eğer İsa uyku hapları yutup, bir banyonun zemininde tek başına ölseydi, cennete gider miydi?

Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 144 - Ayrıntı Yayınları/18. Baskı)Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 144 - Ayrıntı Yayınları/18. Baskı)
kübra ballı 
29 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adem'le Havva yasak elmayı cennet bahçesindeki sonsuz mutluluk çok sıkıcı olmaya başladığı için yemiş olabilir mi?

Gösteri Peygamberi, Chuck PalahniukGösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk
pluto 
10 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Belki ben de hiçbir şey hissetmemek gibi faydalı bir beceri geliştirmişimdir.
[...]
Belki de şoktayımdır.
Ama umarım değilimdir.
Bir daha hiçbir şey hissetmemek için dua ediyorum.
Çünkü eğer bu yeti kaybolursa, bütün olanlar çok canımı yakacak. Hem de hayatımın sonuna kadar ıstırap verecek bana.

Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 27 - Ayrıntı Yayınları/ 18. Basım)Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 27 - Ayrıntı Yayınları/ 18. Basım)