Adı:
Parfümün Dansı
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755391014
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Jitterbug Perfume
Çeviri:
Belkıs Çorakçı Dişbudak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde “oyuncul” romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel/tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi.Batı’dan Doğu’ya, oradan da Yeni Dünya’ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya’da ise sadece “başarı” ve hırs vardır.

Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan’dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvarçekmeleri; yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans, müzik ve aşklailgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes’a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Bay Koku, Bay Aydedeye Havlayan, Bay Şaşırtıp Kaçan, Bay Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa En İyisini Bilir...dir.
Pan’ın en yakın arkadaşları ise, “insanın kalbiyle yaşamasını” savunan kendi kendinin kralı Alobar ve Kama-Sutra’yı bütün incelikleriyle bilen koku bilgesi Kudra’dır.Bugün Pan’ın, Alobar’ın ve Kudra’nın izleyicileri günahlarından pişman olmayan günahkârlar, inançsızlar, şehvetli kadınlar, müzisyenler, âşıklar, asiler, şairler ve delilerdir.
Bu kitapta hayatlarını bir “deney” olarak yaşayanlar anlatılmaz.Onların okumalarına da gerek yoktur!..
"Seni Nevada​ çölü sıcağında kalmış buruşuk bezelye."

Bunun gibi bir cümleydi, aklımdan çıkmıyor. Sanırım başlarında yazıyordu. Yaklaşık çeyrek asırda bitirdiğim için pek hatırlamıyorum, umarım bu kitapta okumuşumdur ama öyle değilse bile bu cümle aklımda hep bu kitaptan diye kalacak :D

Okumak için zaman bulamadığımdan mütevellit uzun sürdü kitabı bitirmem.

Kitap ilk yazıldığında "Pancarın Dansı" olan adı sonradan Parfümün Dansı olmuş.
Uzun zamandır bu tarz kitap okumamıştım, güzel oldu benim için​. Popüler olduğundan dolayı okunan ve kapitalist sistemle sadece kâr amaçlı çok satanlar diye gösterilen, içinde insana katkıda bulunacak pek bir şey olmayan kitapları hiç haz etmem, canın cehenneme kapitalist düşünce!

Bu kitap her ne kadar öyle gözükse de pek değil. Beklentimi çok yüksek tutmadım ama özellikle arayıp bulmuştum bu kitabı. Biraz felsefi biraz mistik - gizemli olduğunu duyunca merakım kabardı haliyle. Ama bir hayal kırıklığı falan yaşamadım. :)

Tom Robbins'in gerek yazım tarzını gerek kurgusunu çok beğendim. Aralara sıkıştırdığı espriler eğlenceli ve kurduğu cümlelerin çoğu tam Amerikan sokak ağzı :) kitapta biri birine hakaret edecek bir cümle kuruyorsa kendine has tarzıyla ve değişik bir şekilde​ yapıyor bunu :D gerçekten​ garip benzetmeler bulunuyor.

Kitabın içinde farklı farklı hikayeler var.
-Spoiler olarak görür müsünüz bilmem ama okuma şevkinizi kırmaz sanıyorum yazdıklarım.-
Bu hikayeler tek bir noktada kesişiyor. Önceden tahmin etmiştim ama ne şekilde olacağını kestirememiştim tam olarak. O yüzden ilk baş sıkılsanızda sabırla okuyunca netleşmeye başlıyor.


-1. Kalite Yasemin esansı peşinde olan Priscilla.
- Ölümsüzlüğü hedefleyen Alobar ve Kudra.
- Alobar'ın eşleri.
- V'lu, Ricki, Wiggs, Claude, Huxley Anne
- ve tabiki Pan
Aklıma gelenlen karakterlerden.
Bir de balina maskesi takan ve balina balık değil diye takılan bir adam var. :)

Ana konu anlaşılacağı üzere koku. Ve ölüm.. Kokunun anıları canlandırmadaki önemli rolünü biliyorsunuzdur zaten.
Biraz felsefe bir tutam bilgi bolca şehvet içermektedir​.
Gereksiz yere cinsellik üzerine kurulmuş bolca cümleler var. Bu cümlelerin konularla bütünlüğü bir yere kadar kabul ama sadece aman aman çok satsın millette okusun diye yazılıyorsa işte o zaman olmaz. Sadece satış amaçlı kitapları kirletmesinler..


Alobarla Einstein'ın arkadaş olmasına oldukça şaşırdım, Einstein ne alaka ya oldum bi. Şaşırtıcı :) ama ölümsüzlük yolundaki bir adamın her çağdan arkadaşı olabileceğini düşünürsek normaldir de :)

Hikayelerde zıtlıklar görülmektedir. Örneğin Alobar ölüme meydan okurken başka bir bölümde ölümü kabullenen biri çıkıyor. Felsefi açıdan hayatı sorgulatıyor.

Herkese hitap edecek türden olmasa da okuyabilirsiniz bence :)

Not:Kitabın renginin anlamının kitabın içinden çıkacağı aklıma bile gelmezdi.

Çivit mavi..
:)


Sanırım ben de artık incelememi "kusursuz tako" diyerekten bitirsem iyi olacak. :)
:D
Kulağa saçma gelebilir ama kitabı okuduktan sonra öyle olmuyor.:)

Keyifli okumalar​ dilerim..
Fantastik kitaplara karşı ön yargılı olmuşumdur hep. Fakat Parfumün Dansı bu tabumu yıktı. Çok zekle okudum. Romanın dili, konusu, kahramanlar harikaydı. Koku, ölümsüzlük ve mutluluk kitap bunlar etrafında şekillenmiş. Ayrıca çok ihmal ettiğimiz bir gerçeği hatirlamamizi sağlıyor. İnsan doğa ile uyumlu bir yaşam sürer çevresindekileri dönüştürmez ve doğayı kabullenirse yaşamak çok daha güzel olacaktır. Doğa bize mutluluk verecektir. Çünkü biz onun bir parçasıyız. Karşı cinsle yakalanan mutluluk da çok güzel işlenmiş. Pan, tensel zevkleri, Alobar, Kudra kokuyu, mutluluğu çok başarılı anlattı. Felsefe, mitoloji, tarih kitabın sayfalarında ince ince işlenmiş. Keyifli okumalar ...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.348 Oy)19.113 beğeni43.538 okunma3.020 alıntı183.543 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.579 Oy)8.859 beğeni28.807 okunma850 alıntı140.123 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.921 Oy)8.879 beğeni26.413 okunma2.686 alıntı115.193 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.751 Oy)13.461 beğeni34.648 okunma3.418 alıntı146.556 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.316 Oy)9.281 beğeni25.729 okunma1.840 alıntı119.212 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.042 Oy)6.392 beğeni16.884 okunma2.764 alıntı86.340 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.595 Oy)9.102 beğeni25.428 okunma1.570 alıntı127.184 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.482 Oy)8.071 beğeni22.874 okunma847 alıntı90.153 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.496 Oy)7.903 beğeni21.447 okunma4.030 alıntı129.881 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.723 Oy)11.474 beğeni28.574 okunma1.576 alıntı149.770 gösterim
Evet çok özel ve güzel bir kitap daha. Çok etkileyici bir kitap en başta bunu demek istiyorum. Uzun süredir aklımda ama eser çokluğundan beklemedeydi. Çoğu listede görebiliriz bu eseri beğenilenler arasında.

Gelelim kitaba. Çok farklı bir eser okudum. Kurgusu muazzam derecede güzel, dil akıcı. Yazarı çok ama çok beğendim. Okuduğum kitaplar arasında Martin Eden hariç ilk on sıralamasında şu an Parfümün Dansı. Yazarın betimlemeleri çok güzel. Göz önünde canlandırıyor romanı.

İçerik kısmını kısa cümlelerle geçeceğim. Felfefe, mitoloji ve psikoloji grifti çok harika. İç içe harika kurgularla akıyor kitap. Farklı şehirlerde ve farklı bölümlerden oluşmakta. Ana tema koku ve buruna dayalı; daha doğrusu parfüm diyelim biz ona. Gelecek ve geçmiş arasında kurulan bir sentez olarak sürüyor roman. Arzuları sorguluyor, inanç değerlerimizi sorguluyor. Din ve felsefe konuları çok güzel harmanlanmış ve romanın çoğu bölümü bununla ilgili. Yine aynı şekilde tarihten de alıntılar çok güzel. Hem yakın geçmişteki hem de uzak geçmişteki kişileştirmeleri çok iyi yapmış yazar. Gerçekten çok güzel bir kurgu. Örn: Albert Einstein…
Koku duygusu ile erotizm çok üst seviyede seyrediyor. Erotizmle ilgili olarak Kamasutra konuları da romanın içinedeydi. Sağlıklı seks hayatı da romanın içinde yer almakta.

Son bölümlerinde hep akıl veriyor ve doğruyu gösteriyor. Mantık ve aklı sorgulaması çok güzeldi. Konusu koku olan bu romanın asıl teması ise uzun yaşamın, sağlıklı ve mutlu yaşamın nasıl olabileceği. Kişisel gelişim romanı mı, tarih mi, felsefe mi ? Gerçekten çok özel bir eser. Herkese tavsiye ederim.
Hayata pozitif bakmak ve olumsulukları düşünmemek için mükemmel bir eser.

Kesinlikle favori kitaplarımın arasında diyebilirim.Kurgusuyla olayların akışıyla çok etkiliyeci.Tom Robbıns zekasına ,hayal gücüne ve yaratıcılığına hayran kalmamak mümkün değil.Felsefe ve mitolojiden hoşlananların okumasını tavsiye ederim.
Sitede, arkadaş çevremde, kitapçılarda, internette; her yerde duyduğum bir kitaptı Parfümün Dansı. Okumadan önce her zaman yaptığım gibi yorumlara baktım, herkes tarafından beğenilen bir kitap olduğunu gördüm. Sitedeki incelemelerde de herkesin beğendiğine tanık oldum.
Ben farklı arayışlar içinde okuduğum için midir bilmem, aradığımı bulamadım. Evet konu özgündü, karakterler sıradışı idi, yazıldığı zamanın ötesinde bir kitaptı, zekice bir kurguydu.. Bunlara katılıyorum, herkes gibi düşünüyorum bu konuda. Ancak abartıldığı kadar iyi bulmadığımı da söylemek istiyorum.
Kitabı bölümlere ayırarak incelemek istiyorum ben. İlk bölüm benim gerçekten beğendiğim, karakterleri iyice tanıdığım kısımdı. Kral Alobar'ın başına gelenleri büyük zevkle okudum. Ölümsüzlük arayışını, ölüm hakkındaki düşüncelerini haklı buldum. (Her karakterden bahsetmeyeceğim sadece bölümlerde öne çıkanlar yeterli olacaktır bana kalırsa.)
İkinci ve sonraki bölümlerde de karşımıza çıkan Pan vardı bir de. Hepimizin bildiği Pan evet; hani Yunan mitolojisindeki şehvet simgesi Tanrı Pan. Ve altı keçi, üstü insan olduğundan onunla birlikte gelen 'kokusu.' Hikaye boyunca Alobar ile yolu kesişti, Fransa ve Amerika'ya Alobar'ın peşi sıra gitti Pan. (Amerika'ya da birçok serzenişte bulunmuştu bu kısımlarda yazar) Ve böylece kokusuna dayanamadıkları Pan'a, bu kokuyu bastırmak için parfüm yapmaya karar verdi ikili. (Kitabın ismini de verdiği yıllar boyu dans ederek sahibini beklemeye başlayan parfüm)
Yine bu bölümde Alobar ile yolu kesişen Kudra. Alobar'ın sevgilisi, kokulara tutkun Kudra... Herkesin formülünü aradığı kokusuyla, ölümsüzlüğün peşinden giden Alobar'a eşlik ediyor cesurca.
Hepsinden önemlisi kitabın bence esas kahramanı 'pancar.' Öyle ki ilk önce Pancarın Dansı olarak basılmış kitap. (1985, Kelebek Yayınları) Öyle kalsa daha doğru olurmuş aslında. Zira pancar her an ana karakter konumunda her yerde ve her zamandaydı.
Bu kadar anlattın, beğenmediğin neydi diye soracaklara kısaca anlatayım diyorum.
Öncelikle bazı kısımlar oldukça sıkıcıydı, konu uzasın diye yazılmıştı adeta. Aynı cümleler birçok sayfada karşıma çıktı, tekrarlardan hoşlanmayan ben doğal olarak bu anlarda sinir hastası oldum. Bir günde okunacak, ilgi çekici bir kitaptı evet ama bir kitabı her yönüyle beğenmediysem ve birilerine anlatmak için can atmıyorsam bir şeyler eksik gelmiştir bana mutlaka. Beğenenler neden beğendi diye sorgulamıyorum, tabi ki herkesin aradığı başkadır kitaplarda. Demek ki ben aradığımı bulamamışım diyorum...
1k uygulamasının bana ve hayatıma kattığı çok güzel, şimdiye kadar okumadigim fantastik tarzda bir kitap okumuş olmaktan çok mutluyum. Bu uygulamayı bu yüzden o kadar çok seviyorum ki:))

Kitap mükemmel bir kurgu, 4 farklı ortamda geçiyor fakat bunlardan birisi var ki yüzyıllarca zaman farklılığı var diğer 3 ortamdan. Kitabı ilk 100 sayfada zor okudum diyebilirim, karakterleri hayal gücünde oluşturmak ve olayların geçtiği ortamları beynim sekillendirmekte biraz zorlandı.

3 ana karakter; alobar, kudra ve kutsal dinlerden önceki çok tanrılı dinlerdeki tanrılardan biri olan eğlence ve şehvet tanrısı Pan... Alobar bulunduğu ülkede bir kral ve bu ülke geleneklerine göre kralın saçında ya da sakalında bir tek beyaz kıl oluştuğunda kral zehirli bir yumurta yedirilerek ölmesi bir tören ve şenlik olarak kutlanıyor. Alobar bu geleneği kabul etmek yerine eşlerinden wren in yardımıyla çok profesyonelce mezarından çıkarılıyor ve o günden sonra Alobar ölümü yendiğini düşünerek ölümsüzlüğü arıyor. Farklı farklı coğrafyalarda , farklı insanların çeşitli gelenekleriyle karşılaşıyor. Kudra da onun gibi kendi ülkesindeki bir gelenekten kaçıyor, yolları Alobarla kesişiyor ve bu yolculukta onlara keçi kokusu ve toynak sesleriyle Pan eşlik ediyor.

Bu fantastik hikaye daha sonra mükemmel bir kurguyla seattle, new orleans gibi günümüz şehirlerine kadar ulaşıyor.

Kitap genel itibariyle mükemmel bir dil ve zaman zaman mizahi, seksi ifadeler içeriyor ama yerinde ve ayarında. Ölüm üzerinde öyle güzel tespitler var ki... ölüm yaşının insanın kendi elinde olabileceğine okuru ikna ediyor ve ben pancar yiyerek sonsuza kadar yasayabilecegime inanıyorum:))))

Şiddetle tavsiye ediyorum, okurken keyif alacağınız bir kitap. azim ölümsüzlük , kararlılık ve yüzyıllar boyunca bıkmadan tek kişiyle nasıl yaşanabileceğinin anlatıldığı enfes bir kitap. Keyifli okumalar diliyorum ;)
Çok uzun zamandır okumak için bekliyordum ve şimdi iyi ki okudum diyorum. Çok eğlendim, çok sevdim karakterleri.. Hem düşündürdü, hem gülümsetti beni. Arkadaşlarımın yorumlarındaki kadar güzel. Ölümsüzlük ve koku bu kadar güzel mi anlatılır. Alobar ile zaman geldi ölümsüzlüğü istedim, Kudra ile ölümü , Pan gibi çılgın olmayı.... Okumayan arkadaşlara tavsiye ederim :) Sevgiyle kalın...
Son zamanlarda okuduğum en mistik, değişik, harikulade kitap.. Bana kalırsa büyük bir deha ürünü. Bildiğimiz nice sıradan kitabın arasından bir anda sıyrılacak nitelikte. Oldukça pozitif, enerji dolu, ilginç ve sıra dışı bir romandı. Uzun ve sağlıklı yaşamanın sırlarını açıklamış Yazar; hava, su, toprak ve ateş - her bir maddeyi ayrı ayrı ele almış, onunla bir show sergilemiş âdeta. Daha önce hiç bu kadar tezatlar içeren bir roman okumadım. Bir taraftan fantastik, bir taraftan gerçekçi… Bir taraftan alaycı, bir taraftan oldukça ciddi… Bir taraftan müthiş etkileyici üslup, bir taraftan garip, sürüklemeyen ama merak ettiren konu… Bir taraftan aşkın tarifi, bir taraftan dozunda erotizm… Sonra düşündüm: hayatın kendisi de öyle zaten, tezatlarla dolu. Başlangıçta biraz karışık gelebilir, ama sabredip devamını getirirseniz hepsi değişik bir şekilde bağlanıyor. “ Ben bir ülkenin kralı olmuştum. Ama şimdi kendimin kralıyım” diyor Alobar, ölümsüzlüğü arayan adam.
Parfümün Dansı'da Pazartesi bitti ama ben daha yeni yorum yazabiliyorum. Şu sıra okumaya zor zaman buldum. :)

Parfümün Dansı'nı genel olarak beğendim, güçlü bir karakter tablosu var ve hikaye örgüsü de oldukça iyi hazırlanmış, işin içine yazarın hayat-ölüm gibi konular üzerine düşünceleri de girince kitap okuması çok zevkli bir edebiyat şölenine dönüşüyor. İlk yarıda bunu çok güçlü hissetsem de sona doğru o kadar zevk almadığımı da belirteyim ve en sondaki öte dünya ile ilgili bölümü de hiç sevmedim, bir de yazar cinsel ilişkilere sanki gereğinden fazla yer ayırmış gibiydi. Yazarın kendine özgü tarzını sevdim, kitaptaki bağlantılar oldukça hoşuma gitti, üzerine çalışılmış bir kitap olduğunu oldukça iyi gösteriyor. Okuduğunuza pişman olmayacağınız, güçlü bir kitap.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/.../parfumun-dansi.html
insan mutsuzken dikkati hep kendine döner.  kendini çok ciddiye alır. mutlular, yani kendilerini gerçekten sevenlerse, pek düşünmezler kendilerini. mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar. çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. mutsuzluk, kendine düşkünlüğün varacağı son noktadır
Okuduğum en iyi kitaplardan biri. Beni alıp başka yerlere götürdü her sayfa da. Tabiki Alobarla Kudranın aşkına aşık oldum. Ve ölümsüzlüğün peşinden onlarla anbean koştum. Velhasıl sevdim ben bu kitabı. Bir gün olur da çiçek beynimiz daha da gelişirse daha da güzel kokarız belki diye umut ediyorum :)
Parfüm dansı kalıplara sığmayan bir kitap,müzik notaları gibi değişken ve şiirsel.Yaşamın ve ölümün dansını kokulara bulayarak zevkle anlatıyor.Ölümün önüne çekebileceğimiz bir engel var mıdır?Ölüm korkusuyla mı? yoksa hayatın o doyulmaz tadıyla mı yaşıyoruz?Bir sürü sorunun cevabını bu kitapta bulabilirsiniz.Kitabımız eski çağlardan başlayıp günümüze kadar süren kokuların ve ölümün serüvenini anlatmış.Karakterler karşılaşamayacağınız kadar tuhaf ve çekici,mitolojik ve tarihsel bilgilerle harmanlanmış misler gibi bir kitap.Ölümsüzlüğü aramaya koyulan bir grup insanın,inançları,korkuları,beklentileri ve duygularıyla yaşamın her zerresinde bulunmayı arzulamalarını konu alıyor.Kitabın ismi bile cezbediyor insanı.Parfümün nasıl yapıldığını,içeriğinde neler olduğunu,kokuların insanlar üzerinde bıraktığı etkilerden tutun bir çok konuya değinilmiş.Beni en çok etkileyen ise betimlemeler;aklınıza hiç gelmeyecek benzetmeler,dolayı anlatımlar…

“ Gözlerinde, açık veren bir yumuşaklık vardı. İlk müsait rüzgârla uçmaya hazır bir hal vardı. Oysa Luc’un bakışları sabitti. Dikkatsizlik edip kendisine değen her şeye diken batırır gibiydi”
“ Sesi o kadar katılaştı ki çatlayıverdi”
“ Yüksek voltajlı bir maviydi gözünün rengi”… vs.
Bana fantastik dünyayı sevdiren ilk kitap!
Tanrılarla ve parfümle başlayan, ölümsüzlük ile devam eden bir hikâye. Ne kadar çok imkansızlık var ise yazar o kadar eğlendiriyor sizi. Kitabı sevdim, yazarın o minik dokunuşlarına bayıldım. Tavsiye ederim :)
"Şimdi anlaşıldı!" dedi Claude. "biliyor musun , kadınların açtığı yarayı tedavi etmemin yolu yok gibidir.
Yoo, ben ölümden korkmuyorum. Hiçbir zaman korkmadım. Ölüm bize bir şey yapmaz; çünkü ölüm ölüdür. Ölü olan şeyden bir zarar gelmez. Mesele korku değil.
Tom Robbins
Sayfa 359 - Ayrıntı Yayınları
Gün gelecek toprak da mahvolma tehlikesiyle yüz yüze gelecek. Ormanlar, dereler, hatta gökyüzünün kendisi...
Tom Robbins
Sayfa 195 - Ayrıntı Yayınları
Ölümün nesi vardı korkulacak? Ölüm bu dünyanın verdiği bir onur, öteki dünyanın sunduğu​ bir mirastı. Ondan kaçınmak, her iki dünyaya da ihanet etmek, her ikisini de kandırmak olurdu.
Tom Robbins
Sayfa 31 - Ayrıntı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Parfümün Dansı
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755391014
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Jitterbug Perfume
Çeviri:
Belkıs Çorakçı Dişbudak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde “oyuncul” romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel/tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi.Batı’dan Doğu’ya, oradan da Yeni Dünya’ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya’da ise sadece “başarı” ve hırs vardır.

Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan’dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvarçekmeleri; yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans, müzik ve aşklailgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes’a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Bay Koku, Bay Aydedeye Havlayan, Bay Şaşırtıp Kaçan, Bay Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa En İyisini Bilir...dir.
Pan’ın en yakın arkadaşları ise, “insanın kalbiyle yaşamasını” savunan kendi kendinin kralı Alobar ve Kama-Sutra’yı bütün incelikleriyle bilen koku bilgesi Kudra’dır.Bugün Pan’ın, Alobar’ın ve Kudra’nın izleyicileri günahlarından pişman olmayan günahkârlar, inançsızlar, şehvetli kadınlar, müzisyenler, âşıklar, asiler, şairler ve delilerdir.
Bu kitapta hayatlarını bir “deney” olarak yaşayanlar anlatılmaz.Onların okumalarına da gerek yoktur!..

Kitabı okuyanlar 886 okur

  • Ece Naz Celik
  • Nominedellarosa
  • Fuat Kaynak
  • Sırma
  • Çağla Can
  • Nejla Korkmaz
  • Saturnine
  • Bilge Ceylan
  • Fatih Özhalepli
  • KELEBEK AGRISI

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%1.3
18-24 Yaş
%16.9
25-34 Yaş
%28.2
35-44 Yaş
%36.9
45-54 Yaş
%8.2
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.3
Erkek
%26.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.8 (100)
9
%29.2 (98)
8
%22 (74)
7
%10.4 (35)
6
%6.3 (21)
5
%1.2 (4)
4
%0.3 (1)
3
%0.6 (2)
2
%0.3 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları