8,0/10  (180 Oy) · 
555 okunma  · 
146 beğeni  · 
3.475 gösterim
Piçlerin çocukları olmaz.

Piçler, aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir.

Piçlere sır verilebilir. Ölümleriyle son bulan sırdaşlıkları vardır.

Piçlerin cinsel hayatı düzensizdir.

Piçlerin bedenleri ve akılları, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. Onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır.

Piçler sadece kendi aşklarına saygı duyarlar. En yakın dostlarının kadınlarına dil ve el uzatabilirler. Bu durumda piç tabii ki suçlu, ancak piçlik meşrudur. Piçler düzensiz hayatlarında düzenli olarak içki içerler. Belli sayıdaki kadehten sonra sarhoş olup sızarlar. Sızdıkları yerin adı huzurdur.

Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır.

Piçler insan öldüremedikleri, ağır suçlar işleyemedikleri, korkak ve hain oldukları için yaşadıkları yerleri zorunlu kalmadıkça terk edemezler.

Piçin davranış ve tercihlerini sadece bir başka piç kabul edilebilir olarak değerlendirir ve "Neden?" diye sormaz. "Neden" sorusu piçliği yok eder.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2003
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789759914943
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Aysel 
 16 Ağu 2016 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

10 dakika dolmadan fikirlerimi buraya aktarayım;

Genelde yarım bırakmak huyum olmasa da hiç ilerlemeyen ya da bana ters kitapları yarıda bırakırım.
Büyük beklentiler içinde bu yazarı listeme almıştım. Çoğunun sevdiği yazar bir hikmeti vardır dedim.
Yazarın bir konuda hakkını vermeliyim güzel cümleler kurmuş, hikayeyi kendince orijinal yapmak istemiş, Piç`lerin hayatlarını, samimiyetini ortaya koymuş.
Ama hikayeye gelince;
Hiçbir okunur tarafı yok. Çünkü sığ bir hikaye. Bana ne katacağını dünden beri düşünüyorum. Düşünce tarzımı değişmeyecek, hayatta yol göstermeyecek, kapağı kapattıktan sonra "iyi ki okumuşum" cümlesi kurdurmayacak, iki gün sonra zaten anımsamayacağıma emin olduğum bir hikayesi var.

Yazarı okumak isteyenler varsa fikirlerini olumsuz etkilemek istemem. Ama bu da benim serseri serbest stilim :)))

Zaten bu aralar okuduğum hiçbir kitap tatmin etmiyor -_- Bakalım sırada Leyleklerin Uçuşu var o nasıl olacak :)

İşte böyle *-*

Adar Zargana 
22 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bu kitap yaklaşık 2 aydır dolabım da bulunuyordu, sırası gelince okurum diye düşünmüştüm . Dün elime aldım, neyse 2 saat vaktim vardı ve 2 saat okur sonrada dışarıda haftasonu tatilimi yaparim diye planlamıştım, ama öyle olmadı kitabı sanki ellerine zincirlediler. Okudukça daha çok okuma isteğim artti. Mükemmel ötesi diyebileceğimiz bir roman zaten Hakan günday'ın her romanı böyle. Yazarımız Piç diye nitelediği karakterin hayat'a soyut bakmalarindan kaynaklanıyor. Topluma karşı umursamaz tavırları. Diğer insanların yapmacık pozitif tavırlarindan piç lerin umursamaz samimi davranışları beni daha çok etkiledi. Romandaki 4 piç ide çok Sevdim :)

size iyi okumalar :)

M. 
11 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Her satır, her cümle, her paragraf ateş ediyor. Bir adam düşünün ki daima benim için en iyisi. Hakan Günday! Romanımızın kahramanlarını, vurdumduymazlıklarını, umursamazlıklarını çok sevdim. Öyle ki elimden bıraktığım anda karakterleri özlemeye başladım.
Sonunda ise bir 'hiç' oldum.

gökçe türkkan 
03 May 13:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Beni Hakan Günday ile tanıştıran kitap. Kullandığı dil, sokak kültürü ilk başta pütürlü gelse de, sonradan adapte oluyorsunuz. Tabii kitap ve yazar kavramı görecelidir. Bana hitap eden, sana zerre hitap etmez. Çok beğenerek okumuştum. Kendilerini hayatın mücadelesinden ayıklamış, uyuşturulmuş gibi uyanması mümkün olmayan bir bağlılıkla birbirlerinden ayrılmayan dört arkadaşın hikayesi. Barbaros, Cenk, Hakan ve Afgan. Onlara kısaca "piç" deniyor. Aileleri tarafından dışlanmış bu toplumdışı kişilerin hayatlarını okuduğunuzda, hep aynı duyguda kalmıyorsunuz. Metaforlar var ve insanlar, onların yaptıkları hakkında sağlam cümleler var. Kitabın içinde geçen "Afacan Dennis"adlı çizgi filmin gerçek hüzünlü hayat hikayesini okuduğumda çok şaşırmıştım! Arada böyle ilginç bilgiler vermesi Hakan Günday'ın tarzı. İtinayla tavsiye edilir..

Kaonashi 
29 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İlk izlenimim, buruk bir etkilenme. Hafif rahatsız edici bir tat ama aynı zamanda dilin güzelliği karşısında şaşkınlık. İlk defa Hakan Günday okuyorum. Geçişler arasındaki tanımlamalar anlamlı. Kitabın kurgusunu beğendim. Bir Kaybedenler Kulübü beklentisi içinde değilmişim, anladım, memnun oldum.

Bu 4 arkadaş vasıtasıyla şunu gördüm ki, bizi bu yaşam döngüsüne bağlayan ipler o kadar kuvvetli ki, içlerinden biri kopacak diye ödümüz patlıyor. Parasızlık, mekansızlık, sevgisizlik, yalnızlık, imkansızlık, inançsızlık, her şeyi garantiye alma çabası, üzerine daha fazlasını koyma ihtiyacı; tam bir reddedişe asla gidemeyeceğiz biz. Belki kitapta anlatılan bu değil, belki kitap “hiçlik”e ulaşma ve bu yolda savrulurken bunun kabul edilebilir tek yol olduğunu anlatma. En azından bu 4 piç için öyle olduğunu varsayıyorum. Çok zeki ve yetkin olmaları ve bu potansiyeli kullanmayı şiddetle reddetmeleri, yaşamlarının sabit ve sağlam bir zemin üzerinde olmaması kitabın bazı bölümlerinde bana anlaşılır gelmedi, anlayamadım çünkü.
Onun dışında, dünyaya bu kadar kapalıyken, algılarının bir o kadar açık oluşu çok etkiledi beni. Amiyane tabirle kaliteli piçler bunlar dedim. Fırsatçı, üç kâğıtçı, pislik değiller. Zeki, kendilerine göre kibar ve mütevazı insanlar. Ayrıca birbirlerini tam anlamıyla tamamlamaları çok imrendirici. Hangi yoldan gidersek gidelim, bizi tamamlayacak insanların yanımızda olmasından daha mutluluk verici ne olabilir ki?

Kitabı okurken, bu 4 arkadaşın aslında arkalarında zengin bir geçmişleri oldukları için bu denli kopuk yaşadıklarını düşünmedim değil. Bir güvenlik supabı gibi düşünün. Ama kitabın sonu bu tezimi çürüttü.

Eğrisiyle doğrusuyla benim kitaptan süzdüklerim bunlar. Tavsiye ederim.

eso.okur 
30 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Bir solukta okuduğum bir kitap. Hakan Günday'ın kitaplarında tek bir kelimeyi bile kaçırmak istemezsiniz, her sayfada farklı sürprizlerle karşılaşabiliyorsunuz. Eğer sayfa ya da kelime atlama gibi bir huyunuz varsa, hani yoktur da ola ki var, o zaman çok şey kaçırdınız diyelim :) Ama her ne kadar akıcı bir kitap olsa da üzgünüm ama Kinyas ve Kayra'nın yerini tutmadı.

Efenim, kitapta ne anlatılıyor diyorsanız 4 hayta oğlan var, bunların biri birinden beter yaşantıları var fakat kendi aralarında bir uyum var, birbirlerine sıkı bir bağla, (bu bağ da piçlik bağı oluyor) .
Bunların hayatla olan mücadelesizlikleri, galesizlikleri anlatılıyor. Bakmayın böyle basit anlattığıma, aslında olay hiç de basit kurgulanmamış. Merak mı ettiniz, Okuyun !

NigRa 
 26 Tem 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir Hakan Günday klasiği olarak bol alkol,acı,kendinden kaçış barındıran; okurken "Gerçek hayatta bu kadar uç bir yaşam sürdürülebilir mi?" yi sorgulatan,birbirinden güzel ve çeşit çeşit konulara dokunan kitabı.Yine bir "tutunamayanlar" hikayesi. Kitabın adının bildiğimiz anlamdaki "piç" ile alakası yok, buradaki 4 karakter serseri manasındaki piçler.
Yazarın tarzında en sevdiğim şey kitaplarında başka kitaplara ve şarkılara yer veriyor olması. Bu kitap neymiş ya da bu şarkı nasılmış diye yeni keşifler yapılmasına vesile olmasını seviyorum.

Üç kitabını okudum şimdiye kadar ve hepsinde sanki sonları toparlayamıyor,oldu bittiye geliyor gibi hissediyorum. Buna da bir el atsa tadından yenmez.

Merve Akpınar 
21 Nis 15:11 · Kitabı okudu · 7 günde · 10/10 puan

"İnsan kendini öğrendi."
"Sonra başını kaldırdı ve diğer insanlara baktı."
"Evet."
"İnsan paradan önce harcamayı öğrendi."
"Sonra harcayacağı bir şey kalmadı ve diğer insanlara baktı."
"Evet."
"Diğerleri ne yapıyorsa o da aynısını yapmaya başladı."
"Yani kendini harcadı."
"Evet."
"Ve insanın başına kendisinin getirdiği en büyük felaket olan..."
"Heba..."
"Dönemi başladı." - Sayfa 89

Hakan Günday bu kitapta düşünce tarzını tamamen yansıtmış. İçindeki karanlığı Hakan, Barbaros, Cenk ve Afgan ile "piç" kelimesi üzerinden sorgulayarak bol göndermeli harika bir kitap yazmış.
Bu kitapta bir de bolca şarkı ismi görüyoruz ve ben ilk boşluğumda dinlemeyi düşünüyorum bu parçaları eminim güzel çıkacaklardır.
Okuyacaksanız size tavsiyem konudan sıkılsanız dahi atlamayın çünkü her an bomba bir söz bomba bir düşünce tarzı çıkabiliyor ortaya.
Son olarak tavsiyem Hakan Günday kitaplarının lise üçüncü sınıftan itibaren okunması. Böylesi karanlık fikirler içeren kitapların çocuk yaşta okunmasını çok doğru bulmuyorum.

Melek Macit 
 04 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hakan Günday'ın Piç kelimesini yeniden tanımlayıp 4 kişi üzerinden teorisini açıkladığı bi kitaptı. Karakterlere bu kadar hayranlık duyup asla onlarınki gibi bi hayat sürmeyecek olmamız, keşke çevremde böyle insanlar olsa diyip asla bu tür insanlarla arkadaşlık yapmayacağımız ve bu kadar amaçsız insanın bizden daha iyi birikimlere sahip olmasıyla beraber ironik bi kitaptı.
Hakan karakterinde az da olsa kendini anlattığını sezdim Günday'ın çünkü karakterin kurduğu her kitap senaryosu Günday'ın kulvarına girecek konulara ve hayal gücüne sahipti.Sonundaki hamle de bu tezimi biraz doğruladı gibi. Kitabın etkileyici bi sonla bittiğini söylemeye gerek yok sanırım yazarın adı yeterli olur bu bilgi için.
Son olarak HİÇ kelimesinin boş gibi gözüken doluluğundan ve Günday'ın başka kitaplarında da kullandığı bu kelimenin uzun yıllardır bloğumun adı olduğundan bahsetmek isterim.
Hiçli günler..

Emrah Günay 
29 Mar 12:26 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hakan GÜNDAY'ın tarzını tamamen yansıttığı karanlık bir kitap, insana değişik bakış açıları veriyor. Piçlerin yaşamı hem çekici, hem de itici..

3 /

Kitaptan 109 Alıntı

Acı, insanın hayat tarlasında biçtiği buğdaylardan pişirdiği ekmektir. Dolayısıyla sabah kahvaltısı kadar kaçınılmazdır.

Piç, Hakan Günday (Sayfa 91)Piç, Hakan Günday (Sayfa 91)
Sadettin TANIK 
25 May 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

"Çok mutsuz sonların birinci şartı çok mutlu başlangıçlardır."

Piç, Hakan GündayPiç, Hakan Günday
dilek 
30 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sevdikleriyle savaşanlar nefret ettikleriyle sevişirler !!

Piç, Hakan GündayPiç, Hakan Günday
Nurcan 
01 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Tanıdıkları insanlara yeterince borçları vardı. Bir de hayata borçlanmak istemediler. Onun için aldıkları her nefesi geri verdiler.

Piç, Hakan Günday (Sayfa 17)Piç, Hakan Günday (Sayfa 17)

Tamam haklısın da biraz sert mi olmuş? :D
Maymunlar gibi davranmanın ve adını da doğallık koymanın salaklıktan başka bir şey olmadığını herkesin anlaması lazım.

Piç, Hakan Günday (Sayfa 157 - DK)Piç, Hakan Günday (Sayfa 157 - DK)
Sadettin TANIK 
26 May 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Doğallık, dürüstlükten geçer. Kendine, çevrene. Bedenin bir karbon kağıdı gibi olmalı. Özellikle de yüzün. Çünkü doğallığın tek bir anlamı vardır: düşüncelerini davranışlara dönüştürmek. Oysa bugün kimse doğal değil. Herkes sahte. Herkes yalancı...

Piç, Hakan GündayPiç, Hakan Günday
Semra Uçar 
20 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

"Günümüz siyaseti hayvanlara göre düzenlenmiştir. Hayvanlarla iletişim kurmanın iki yolu vardır: kandırmak ve korkutmak."

Piç, Hakan Günday (Sayfa 187)Piç, Hakan Günday (Sayfa 187)

Sıfırdan hayatlarını yaratmış insanların hikayeleri kadar, hayatlarından bir sıfır yaratmış olanlarınki de gösterişlidir.

Piç, Hakan GündayPiç, Hakan Günday