Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
210
Basım Tarihi:
15 Kasım 2017
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2012
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789759914981
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tezgâhtar tezgâha gelir mi? Malafa
10/10
·210 syf.··
2024 114. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 13:45
Türk Edebiyatının yeraltı kahramanı Hakan GündayHakan Günday bu sefer yeryüzünde, Antalya’da görülmüş. Hem de ışıl ışıl mücevherlerin parladığı “Topaz Jewellery Center” kuyumcusunda. Demiş ki kelime ustası: “Topaz’ın penceresi yoktur. Havalandırma sistemi eşsizdir. Bina, var olmayan bir ülkenin büyükelçiliğine benzer. İçine adım atıldığında Türkiye’den çıkılır. Dışarıdan Kâbe’ye, içeriden ana rahmine benzer. Topaz, üç delikli bir kasadır.” Her bir Hakan Günday kitabı sonunda kalbimi bırakıyordum ama bu sefer hem kalbimi hem de kitabın sonu tahmin gücümü de bırakmak zorunda kaldım. Tamamen ters köşe, tamamı adeta bir bilmece. Ana karakterimiz Kozan, normalde bambaşka sektörde çalışan bir adamken karıştığı bazı usulsüz işler nedeni ile Antalya’ya sürüklenir. Hayatının işi olan tezgahtarlığı yapmaya başlar. Önemli olan nokta ise Topaz’da tezgahtar olmak büyük bir AVM’nin en yetkilisi olmak ile eşdeğer. Kozan sadece mücevher satmıyor, ağzından çıkan tüm kelimeleri de Martlara ve Ahçiklere pazarlıyor. Kendini anlatırken bir Ermeni kökenli oluyor bir gün İranlı olduğundan bahsediyor. Çünkü tezgâhtar olmak için geniş bir hayal gücünüz ve dar kişiliğiniz olması gerekiyor. Kolye denerken bir daha kuyumcuda kimse ile yalnız kalmayın derim. Müşteri meterleyen sadece Kozan değil elbette. Pek çok rakibi var. Feyza, Nasıf ve diğerleri…Hepsinden tek tek bahsetmek isterim ama değerli 1000 kitap sakinlerinin bu kitabı okuyup kendilerinin onları keşfetmesini istiyorum. Her bir karakterin kendine has ruh dünyası ve mücevheri satma tarzı var. Küçük çaplı bir Kinyas ve Kayra karakter tahlili diyebilirim Malafa için. Bu arada MalafaMalafa demek kuyumculuk dünyasında yüzük ve bileziklerin çapını ölçen alete deniliyor bunu da bilgi olarak ekliyorum. Kendine özel bir dil kullanmış yazarımız. Araştırınca bazı
Edebiyat & Roman
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Malafa okuma rehberi :)
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2019 45. kitabı
Malafa okuyabilmek için buyrun.. Abuş: Salak,aptal,aptallık Ahçik: Kız,kadın Ahparik: Erkek kardeş,arkadaş Ataka: Para Camper: Yürü, "ikile" anlamında Camperlemek: Uzaklaşmak,gitmek,uzamak Ceviz: Kötü,işe yaramaz,uyduruk Çikolata: İsviçre frangı Dacik: Türk Deşalamak: Kovmak, si.tir etmek Düztop: ?* Hanut: Parsa,Yüzde Has: Saf/ham altın Kevaşe: Fahişe Kokz: Kokain Malafa: Yüzük ölçüsü almaya yarayan alet. Mart: Erkek Meter: Seks,metres Meterlemek: seks yapmak,becermek,si.mek,kazıklamak Miralama: Bakmak,izlemek Montür: Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve. Nasıf: Bir şeyi iki eşit parçaya bölen,ekmek. Pafküf: Sigara (muhtemelen esrar)
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
İnsanın bir SATAN'a dönüşme hikayesi...
Puan vermedi·210 syf.··
2026 17. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 20:47
Üfff üfff üf bir Hakan GündayHakan Günday kitabı gene... Daha önce hiç üzmediği gibi bu kitapta da üzmedi beni :) Günday hayatı kendi zihniyle kurgulayıp ilginç ortam, karakter ve nesnelerle metoforize etmeye bayılıyor. Kitap, tatil bölgesindeki bir Centerda bir günde yaşananları anlatıyor. Ama nasıl anlatmak her cümle, her paragraf bir mizansen bir kayboluş bazen hapsediş okuyucuyu. İnsan zihni o altınların, pırlantaların içinde kayboluyor okudukça ve hatta karakterlerle beraber tezgaha geliyor:) Öyle bir zaman algımızla oynuyor ki yazar bizde o bir güne hapsolmuş hissediyoruz kendimizi. Antalya'nın o müthiş sıcağını, Centeren o canlı aydınlık kalabalık ışıltısına kendimizi kaptırıyoruz. "İnsanın içindeki şeytanın/satanın" nasıl her kılığa girebildiğini görmek o ortama rağmen insanı bir miktar buz kestirmiyor değil. Benim için kitaptaki en büyük odak "Kozan"... Ana karakterimiz baş tezgahtarımız. Onun hayata başlayayışı ve başladığı yerden fersah fersah uzak bir şekilde hayata devam edişi. Kozan'ın yaşam içindeki o değişimi; insanı artık "insan" görmüyor, sadece "cüzdan" ve "zaaf" olarak görüyor. Dili bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp bir silaha dönüştürmüş. Ağzından çıkan her kelime karşı tarafı mağlup etmek, tezgaha getirmek için birer kurşuna dönüşüyor. Ve benim açımdan Kozan'ın diplomatlıktan bir tazgahtara dönüşmesini insan fıtratı adına bir yenilgi olarak görüyorum. İyiden kötüye bir evrim... Hatta pes ediş... Pes etmek, suçu acılı bir aşk hikayesine atmak çok kolay gelmiş. Ve kendini dünyanın olumsuz girdabına bırakmış. Öz benliğini terk edip kötü evriminin getirdiği akışa kendini bırakmış. Fıtrat yenilgisine Kozan büyük bir örnek. En eğitimli, en rafine insan bile, doğru basınç ve doğru prim altında bir canavara dönüşebilir örneği! Malafa, bir Center da geçen
Edebiyat
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
TEZGÂHA HOŞGELDİNİZ!
7/10
·210 syf.··
2024 29. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 20:06
“Dünya bir tezgâhtır. Tezgâhın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.” S:211… Bu cümle kitabın içeriği ile ilgili her şeyi belki anlatıyor ama bulmaca gibi sonuna kadar okuyan bilebilir,anlayabilir. Konuşarak ve ikna kabiliyetleri ile hayatını kazanan ; pazarlamacı,tezgâhtar,aracı,ticaretle uğraşanlar için okunmaları zor gelebilir çünkü kendi pisliklerini okumak,yüzleşmek zor gelir insana. Bende esnaflık,aracılık,ticaretle uğraşan biri olarak kendime dahil çıkardığım çok şey buldum. Kitapta beni çok zorlayan jargonlar oldu. Antalya bölgesinde ki kuyumcuların,turizmcilerin jargonları. Çok karakter çok hikaye vardı orada da kayboldum. Metalledik:dolandırmak paf güf: cigara içmek gibi. Beni en çok etkileyen Baş karakterin hikayesinde Hakan GündayHakan Günday biyografisi var. Siyasal bilgiler okudu ve Antalya’da kuyumculuk yaptı. Sorum şu; Düşünün şu an iş yerinizdeki ahlaki olmayan vb. Konuları etrafınızdaki insanları kitabınızda cesurca yazabilir miydiniz? İşte ben en çok bu cesaretten ve o sektörde TUTUNAMAYAN olmasına 10 puan verdim. “Kimin tezgâhtar olduğu tezgâhın sonunda belli olur.” S:205
Hayata Dair
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Bu bir sözlük değildir
8/10
·210 syf.·
2026 9. kitabı
Malafa: Kuyumcular tarafından kullanılan, yüzük ve bileziklerin çapını ölçmek, onları düzeltmek ya da genişletmek için kullanılan alet. Bu alet, örs vazifesi gören ve demirden üretilmiş konik bir çubuktur. Tezgah: Aslında hayattır. Dünyadır. Hatta üzerinde yaşamayı becerebilirsek bir gün, evrendeki yaşanabilir başkaca gezegenlerdir. Zira insan nereye giderse gitsin, tezgah kurmak, birbirini kazıklamak, kandırmak, sırtından geçinmek dürtüsünü de beraberinde getirecektir. Sizi belki de sadece bir ölü, tezgaha getirmez. Tezgahı ölmeden evvel kurduysa o başka tabii... Yaşayanlarsa tezgah durdukça, kah dilini, kah dişiliğini, kah kıvrak zekasını, kah bedenini, zorda kalırsa kaba kuvvetini, hatta ve hatta ekmeğini yediği tezgahını dahi satmaya devam edecektir. Bu böyledir... Tezgahtar: Yazarın da söylediği gibi, insanlıkla birlikte ortaya çıkan ilk iki meslekten biri. Tezgahtar için her şey bir metadır. Yeri geldiğinde kendisi bile. Hatta elindeki metayı satmak için kendini dahi sattığı olmuştur. Olur da, normaldir, işin raconunda bu vardır. O yüzdendir ki, kendini dahi satabilen birinin, gün gelip sizi de satmasını yadırgamamalısınız. Satış için her şey mübahtır. Kılıktan kılığa girer, olmadığın kişileri, yaşamadığın hayatları yaşarsın. Bazen görüp duyduklarındır sattığın hayatlar, bazense tezgaha getirdiklerinin hayatlarından koparıp aldıkların. Onları güzelce harmanlamak, soslamak, hafif ateşte kıvama getirmek ve önündeki, sıradaki malzemene sunmak, senin maharetine kalmıştır. Sonrasında zaten unutup gideceksin. Yemeği de yedikten sonra posasını tuvalete bırakıyorsun sonuçta. Sana kalanlarsa başka bir mevzu... Turizm: Can pazarı. Paranın döndüğü her yerde canın ortaya konduğu aşikardır fakat turizmde, ölürken yüzünüzde hafif bir tebessüm, vücudunuzda, güneşin kavurduğu
Edebiyat
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
7/10
·210 syf.··
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 01:56
Hakan GündayHakan Günday 'ın MalafaMalafa, Antalya'da bir kuyumcuda çalışan Kozan adlı bir genci merkezine alır. Kozan, gündelik hayatın sıradanlığı içinde sıkışmış, duygusal olarak körelmiş ve hayata karşı mesafeli bir karakterdir. Çalıştığı ortam —pırlantaların, paranın ve yapay parıltının dünyası— aslında onun iç dünyasındaki boşlukla keskin bir tezat oluşturur. Bir gün hayatına giren bir kadınla birlikte bu durağanlık kırılır. Ancak bu karşılaşma, klasik bir kurtuluş hikâyesi olmaz. Aksine, karakterin içsel çöküşünü, arzularını ve insan ilişkilerindeki kırılganlığı daha da görünür kılar. Roman ilerledikçe gerçek ile algı, arzu ile tiksinti iç içe geçer. Malafa, Hakan Günday’ın diğer eserlerinde olduğu gibi okuru rahatsız etmeyi amaçlıyor. Karakterin zihninin en karanlık, en bastırılmış düşüncelerini filtresiz bir şekilde görüyoruz. Bu açıdan roman, sadece bir hikâye değil; aynı zamanda insan doğasının sınırlarını zorlayan bir iç monolog. Kitapta en dikkat çeken unsurlardan biri pırlanta metaforu. Dışarıdan bakıldığında kusursuz, değerli ve parlayan taşlar; aslında insan ilişkilerinin yapaylığını, duyguların metalaşmasını temsil ediyor. Karakterin çalıştığı kuyumcu, bu anlamda sadece bir mekân değil; modern hayatın sahte ışıltısının simgesi haline geliyor. Yazarın dili yine sert, doğrudan ve yer yer sarsıcı. Bu dil, bazı okurlar için yorucu ya da tekrar hissi yaratabilir. Kitabın etkileyici yanı, karakterin iç dünyasının bu kadar yakın bir anlatımla yapılması olmuş. Ancak kitabı Hakan Günday kitabı olarak düşündüğünde biraz yetersiz kalmış. Çok daha iyi kitapları var ama bu değildir ki okumayın. Sadece şunun farkında olmak lazım, Malafa, herkes için kolay okunabilir ya da “keyifli” bir roman değil. Ama rahatsız eden, düşündüren ve insanın içindeki karanlıkla yüzleştiren bir metin
Edebiyat
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Malafa
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 03:55
Hakan Günday’ in dehasına bir kez daha hayran olduğum bir eser oldu. Kitap içinde kendine has bir jargonla başladı,dedim ki ben neye düştüm böyle, anlamıyorum olayı,yarim bırakmak da adetim değildir, lakin ilerledikçe eser, taşlar bir bir oturuyor. Jargon deyince öyle bir iki sözcük diye düşünmeyin. Birkaç örnek yazayım hatta yeri geldiği için: Ahçik: Kadın /. Mart:erkek /kokz : kokain /pörç :ibne / Tram: Para / Tetas :meme.... Bunlar sık geçenlerin bir kısmı, hepsini yazsam uzun bir liste çıkardı. Okudukça bu sözcüklerin anlamı ortaya çıkıyor,demedi demeyin:)Günday’ın dili kullanma şekli ve Doğu-Batı kültürlerine dair yaptığı tespitler ise muazzam.Bir erkeğin iç sesi olup bir kadınla ilgili aklından geçenler de bam bam eserde kendine yer buluyor. Biraz da kurgudan bahsedeyim: ”İlk insan da son insan da turisttir. Tezgahtarsa şeytandır. Bu yüzden şeytan kelimesinin İngilizcesi satan diye yazılır.”... ”Bir kuyumcu dükkânının kapısından giriyorsunuz. Gösterişli, albenili bir dükkân burası. Pahalı mücevherlere ulaşıyorsunuz. Ama önce tezgâhtarlar... Yani tezgah. Önce tezgahtan geçiyorsunuz. Ya da hep tezgâhta kalıyorsunuz. Hayatta da olduğu gibi...” Eser en genel anlamıyla mücevher satışı anlatıyor lakin bu öyle basit tezgahtar,alıcı diyalogu olmuyor. Antalya'da Topaz Jewellery Center evrenin en büyük kuyumcusudur. Burası aşağı doğru dört katlı ve her biri yedi yüz metrekare olan devasa bir yerdir. Topaz'ın penceresi yoktur. havalandırma sistemi eşsizdir.Bir hayaller ve yalanlar diyaridir burası. Eğitimli tezgahtarlarin türlü dalaverelerle malı olabilecek en yüksek fiyattan turistlere satmanın nasıl gerçekleştiğine tanık oluyoruz. Eser Kozan adında bir tezgahtarin ağzıyla anlatılıyor.Ağzı laf yapan, herkesi ikna edebilecek kadar konuşan , duruma göre yeni anlatılar
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2020 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2020 09:19
~Kitaplar nefesiniz olsun~ "Merhaba, Abilerim ablalarım şu elimde görmüş olduğunuz jileti taçsız kral pele, bakenbauer, nadya komanaççi, biricit bardo, ingiltere kraliçesi elizabet, kaleci mıyer , fenerbahçeli cemil kullandı. hepsi de şöhretini bu bıçağa borçlu. on saniyede susuz sabunsuz traş." Repliği ile hafızalara kazınmış işin erbabı Şener Şen bir numaralı tezgâhtar olduğunu yıllar önce kanıtlamıştır. Bu kitaptaki Kozan karakteri ise bu Şener Şen karakterinin bilmem kaç üst versiyonudur. Turizm sektörün de çalışan bir tezgâhtar ve bu çarkta çalışanlar, neler neler döndüğü; turizmin kuyumculuk tarafın da neler döndüğünü zaman zaman turizmin diğer hizmetlerinden de bahsederek iyi bir dokunmuş turizme, onun sahte yüzlerine. Süpriz bir sonla biten, insanı anlatan ama kötüsüyle anlatan öğretici bir kitap tavsiye olunur. Bütün kitaplar güzeldir. "Bu bir tık daha güzel" İyi okumalar.
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
7/10
·210 syf.·
2019 60. kitabı
Artık iyi bir Hakan Günday okuru olduğumu düşünüyorum. Malafa, okuduğum 6. eseri sanırım. Bu nedenle eseri incelerken, kendi yazarı içinde inceleyeceğim. Zaten notu da ona göre verdim. Hemen yazayım, Günday kitapları içinde en alt seviyede olanı buydu. Diğerlerinin temposu yüksekti; aforizmalarla dolu olurlardı ve insanı gerçek olmayacak kadar tuhaf işlerin içine sokardı. Gerçi bunda da bunların hepsi var ama düşük seviyede. Malafa, isminden dolayı ilgimi çekti. Çünkü ben de hasbelkader kuyum sektörü ve tezgahtarlık işinin içinde sayılırım. kitapta bahsini ettiği pırlanta ve altınla ilgili hemen her şeyi çok iyi biliyorum. Bu roman için, benim adıma bir avantajdı ki, diğer okurlar için sıkıcı bile olabilir. Yani, oradaki has hesaplarından, Anvers şehrine, satış tekniklerinden, tezgaha kadar hemen her şeye fazlasıyla aşinayım. Günday yine şiddet ve marjinalite kokan hikayeler anlatmış. Antalya'yı merkezde tutarak turizm ve mücevherat sektörünün köküne kibrit suyu dökmüş... Buna rağmen -iyi bir roman sayılsa bile- dğer Günday kitaplarına göre düşük puanda kalmış. Biraz, Ocean filmi serisi gibiydi...
Edebiyat
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Malafa
8/10
·212 syf.··
2024 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 15:26
Hakan Günday'dan okuduğum 7. kitap olan Malafa, şimdiye kadar okuduğum kitaplarından oldukça farklıydı. Öncelikle kitapta şimdiye kadar bilmediğim pek çok argo ve yabancı kelime kullanılmıştı. Bu nedenle kitabı okurken kelimelerin anlamını öğrenmek için internetten baktım. Bir süre sonra bu yeni kelimeleri cümle içindeki kullanımlarından da anlayabiliyorsunuz( ve bir yandan da öğrenmiş oluyorsunuz), bu yüzden de kelimelerin anlamlarını araştırmanıza gerek kalmıyor artık diyebilirim. Malafa ise yüzük ve bileziklerin çapını ölçmek için kuyumcular tarafından kullanılan bir alettir. Onları düzeltmek ya da genişletmek için kullanılır. Kitap da adını bu kuyumculuk aletinden alıyor. "Antalya'da bulunan Topaz Jewellery Center evrenin en büyük kuyumcusudur. Temeli Kapalıçarşı'da, çatısı Antalya'dadır.Çatının altında dört kat yatar.Her biri yedi yüz metrekaredir.Topaz'ın penceresi yoktur.Havalandırma sistemi eşsizdir.Bina, var olmayan bir ülkenin büyükelçiliğine benzer.İçine adım atıldığında Türkiye'den çıkılır.Dışarı'dan Kâbe'ye, içeriden ana rahmine benzer.Topaz, üç delikli bir kasadır." Kitap, Topaz'da çalışan başarılı bir tezgâhtar olan Kozan'la başlıyor. Topaz'ın nasıl kurulduğundan, kurucusu Sami Çınarcıyan ve birlikte çalıştığı oğullarından, Topaz'ın her biri farklı hikayeye sahip diğer çalışanlarından da kitabın ilerleyen sayfalarında bahsediliyor. Ancak daha çok Kozan'dan bahsedildiğini söylemek yanlış olmaz. Topaz, yabancı turist getiren tur şirketleriyle anlaşma yapmakta ve böylece yetenekli tezgâhtarları sayesinde alışveriş yapmayı düşünmeyen turistlerden bile yüklü miktarda para kazanmaktadır. Asiltur da bu anlaşmalı olan tur şirketlerinden biridir. Büyük gün Asiltur'un rehberini getirdiği 27 turist'in Topaz'a gelmesiyle başlar. Artık hiçbir şey
Edebiyat
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma

Yazar Hakkında

Hakan GündayYazar · 11 kitap
Hakan Günday, Türk yazardır. 2000'li yıllardan itibaren roman, dizi ve film senaryosu, oyun türlerinde eserler vermiştir. Eserlerinde yarattığı anti kahramanlar ile toplum ahlakı, evlilik ve aile kurumlarını eleştirir. Cinsellik, şiddet, cinayet, uyuşturucu, sapkın ilişkiler gibi konuları sıklıkla ele alan yazar, Türkiye'de yeraltı edebiyatı alanında önemli isimlerden birisi olarak anılır. 29 Mayıs 1976'da Rodos'ta doğdu. İlköğrenimini Brüksel'de tamamladı. Ankara Tevfik Fikret Lisesi'ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü'nde üniversite eğitimine başladı. Ertesi yıl Üniversite Libre de Bruxelles'in Siyasal Bilimler bölümüne geçti. Öğrenimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde devam etti. İlk romanı "Kinyas ve Kayra"yı 2000 yılında o dönemde Om Yayınevi'nin editörü Nevzat Çelik'in desteği ile yayımladı. Hakan Günday, eski milletvekillerinden Faik Günday'ın torunudur. 26 Kasım 2014 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen törende 2014 yılı Türk-Fransız Edebiyat Ödülünü almıştır. 5 Kasım 2015'te, Fransızcaya Encore adıyla çevrilen "Daha" romanıyla Fransa'nın saygın edebiyat ödüllerinden Prix Medicis "En İyi Yabancı Roman Ödülü'nü almıştır. İlk oyunu olan Malafa, 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında gösterime girmiştir (2010). Romanları Kinyas ve Kayra (2000) Zargana (2002) Piç (2003) Malafa (2005) Azil (2007) Ziyan (2009) Az (2011) Daha (2013)