Kitap
Malafa

Malafa

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
812 Kişi
2.778
Okunma
698
Beğeni
10,6bin
Gösterim
212 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 saat
Basım
Türkçe · Türkiye · Doğan Kitap · Ocak 2012 · Karton kapak · 9789759914981
Bir kuyumcu dükkânının kapısından giriyorsunuz. Gösterişli, albenili bir dükkân burası. Pahalı mücevherlere ulaşıyorsunuz. Ama önce tezgâhtarlar... Yani tezgah. Önce tezgahtan geçiyorsunuz. Ya da hep tezgâhta kalıyorsunuz. Hayatta da olduğu gibi... Bir kuyumcu dükkânına kocaman bir dünyayı sığdırıyor Hakan Günday.. Kozan, ana karakaterimiz tezgâhtardır. Eline ne geçerse satabilecek kadar başarılı… Ağzı laf yapan, herkesi ikna edebilecek kadar laf yapan bir tezgâhtar. Onun kullandığı dili kullanıyor Günday da. O jargonla konuşuyor. Satmak dışında dünyada olup biten hiçbir şeyi umursamayan Kozan da bugünün insanını yeniden tanımlıyor. Yüzeysellik ve satmak… Her şeyden ve hepsinden önemlisi satmak, yani başarı. Kocaman bir yalanın hüküm sürdüğü bu büyük kuyumcu, ona göre, büyük bir kuyu. Bir hayaller ve yalanlar diyarı burası. Hakan Günday Malafa’da eğlenceli bir düzen eleştirisine imza atıyor.
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺22,74
8.0
10 üzerinden
812 Puan · 132 İnceleme
Zekam yetmedi
Günday'ın "Piç" romanini okumuştum. Hem dili hem de konusu değışikti. Kitabin giriş bölümünde "Kinyas ve Kayra" dan yapilan alintiyı çok beğendim. Kitabin bu minvalde devam edeceğini umuyordum ki; .....?? Hakan Günday deyince, biraz absürdlük ve farklilik bekliyordum.Ama kitap beklediğimden bir tık daha ilgıncti.Anlamini bilmediğim ve hangi dile ait olduğunu anlayamadigim birbirinden ilginç kelimeler arasında boğuldum. Malafa, meterleme, koks, macik, patas,tram,zurnik, pafküf..sadece birkaçı kelimelerden. Belki anlamlarini bilen vardır okuyucularda.Ben bilmiyorum ve daha önce de hiç duymadım Anlamlarini bilmediğiniz kelimelerden oluşan bir kitap doğal olarak akıcı olmayacakti.Kitap akmadi da.Okumaya devam etseydim çok uzun bir sure zamanimi alacakti. Hiç sevmedigim ve istemedigim halde yarida biraktim. Yaźar böyle bir lisan kullandığina göre bir bildiği vardır diyorum. Benim zekam kitabi anlamaya yetmedi. Anlayalar, anlamayanlara anlatsin lütfen. Iyi okumalar kitap dostlari.
Malafa
8.0/10
· 2.778 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
Tuco Herrera
Malafa'yı inceledi.
210 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
TSK lı Anılar Köşesinde Bu Hafta : Helikopter Deynekçisi Sahtekar Bekir Ve Ben
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku .. Bir işsiz incelemeden daha hepinize Selamın Hello ÇokoPrens ve Prensesler... Bu aralar zaman yetersizliğinden ötürü yorumlara pek vakit ayıramıyorum zaten takip edenler de bileceklerdir öyle her kitaba da yorum yazmıyorum... Bu kitap için aslında pekte inceleme yazma taraftarı değildim yalnız romanda işlenen karakterin bir benzeri daha doğrusu muadili diyebileceğim bir adamla 15 ay askerlik yapınca bunu da sizlerle hem paylaşayım hem de kitaba dair gözlemlerimi aktarayım dedim.. Şimdiden uyarayım bu bir "İŞSİZ" Tuco "Gezi Gözlem Kolu" (80 ler kuşağı iyi bilir) incelemesidir.. Yani hem hatırat ,hem gezi, hem de kitaba dair az da olsa bir yorum barındırmaktadır..Uzun muzun diyecekler hiç başlamayın...Başlayanlar da bundan kelli yakınmasın.. Beni delirtmeyin =)) Bahse konu şahısla karşılaşmamızdan aylar evvel sündüre sündüre, uzata uzata son derece gerilmiş bir sapan lastiğine döndürdüğüm eğitim öğretim hayatım, hafiften hafiften errorlar vermekteydi..E eğitim öğretim dönemi bir sapan olunca, denklemin diğer ucunda kalan ben de bir çakıl taşı olduğum için , bu denli sünmüş , dolu ve patlamaya hazır 88lik bir tiger obusüne dönüşmüş olan lastiğin ucundan bir an evvel kurtulmak zorundaydım.. Kurtulmak zorundaydım çünkü bu denli gerilmiş bir lastikle destinasyonu belirleme şansınız yok ve yüksek hızlara ulaşacaganız için mesafeyi kestirmeniz , söz konusu mesafeden geri dönüşünüz ve inişte alacağınız yara bereye dair tahmin oranları da havada kalıyor.. Neyse baktık olacak gibi değil bozdurduk tecili , gittik askerlik şubesine .. Sizin alacaklı olduğunuz durumların aksine , Tsk alacaklıysa size hiç sıkıntı yaşatmıyorlar .. Tek bacağım yok desem bana eti susamlı çubuk krakeri protez diye cakıp gönderecekler..öyle hummalı bir koşuşturma.. Sabancının montaj düzeneğiyle kurduğu Toyota fabrikalarında işlenen arabalar misali işlene işlene eklene eklene geçtim gişelerden.. Kiminden imza kiminden fiş gak guk derken gişeye git bileti al diyiverdiler .. Tabi bu arada acemilik Manisa ' ya çıktığı için dünya umrumda değil ..Ege bölgesi yaa !! Tatil hissiyatı çöreklendi kalplere (?!?!?!!!).Huşu ile yanaştığım gişeden, dilenciye verseler onu dahi utandıracak miktarda bozuk paradan oluşan yol paramı ,inekten süt sağar gibi elime akıttılar.Son 3 günümü "ALEM ROKET ATIYOR DÜNYA'DAN MARSA BİZ DE HALAY ÇEKELİM EDİRNE' DEN KARS' A" diyerekten geçirip otobüsün önünde İstiklal marşları okunurken ayıldım..Ne işim var lan benim burda demek istiyorum ama ilhan irem yankılanıyor beynimde ekolu ekolu "Olanlar Olmuş muş muş muş" diye..Gectim oturdum yerime..Ankara'dan çıkmadan yanıma kara kuru sonrasında Kütahyalı olduğunu öğreneceğim ege şivesiyle konuşan über cicoz bir adam oturdu.. Baksanız çocuk dersiniz ama herifçioğlu 36 yaşında.. benim saçlar 3 numara..bağırıyorum askerim diye..Muhabbet muhabbeti açtı.Bizimki evliymiş..2 çocuğu varmış."Üçüncü çocuk ben dönünce 1 yaşında olur." falan deyince atladım sordum: "Hayırdır nerden dönüyorsun?" diye..öyle yaa böyle yolculuk mu olur?!?! Meğer bu yaşına kadar askerden kaçmış.. Karısı ile kaynanası olacak mega bombastik ikili , doğacak çocuğun sağlık problemleri nedeniyle Ankara'ya gelince "hayırlara vesile olsun"(?!?!?!?!) diyerek bunu ihbar edip yakalatmışlar..Bakmış kaçış yok gelmiş askere..Aynı acemi birliğine gidiyoruz .. Mesleği TEZGAHTARLIK!! İsmi Bekir..sigortasız çalışmış bu yaşına kadar yakalanmamak için..sağıma soluma bakıyorum bolu - gerede show haber kameramanı nerede diyerek =) olabilecek bir kombinasyon değil.. sanki Anthony Hopkins' in geceleri New York' ta ayrı bir kimlikle Kahraman Maraşlı dondurma ustası olarak çalıştığını öğrendim.. Bir de şivesi çok komik alışık değiliz...gayet ciddi birşey söylüyor, içten patlamalı motorlara döndüm zor tutuyorum kendimi gülmemek için..Bir otobüs yolculuğunda başlayan arkadaşlığımız acemi birliği ve sonrasında usta birliğinde de aynı bölüğe düşmemizle devam etti..bu süre içerisinde kendisinin pek çok ilginç olayına denk geldim .. Neydi bunlar? Acemi birliğinde soğuktan hastalanan askerlere manisalı bir arkadaşı vasıtasıyla kışlaya getirtip karaborsadan sattığı günü geçmiş öksürük şurupları..Usta askerlere sus payı verip köyden hiç dışarı çıkmamış erlere plastik tespihleri erzurum oltu taşı diye satması ..Boya badana için evine gittiği komutanın eşinin uzun zamandır çocuğunun olmadığını her nasıl olduysa öğrenip kadıncağıza doğurganlığı arttırıyor diye astronomik fiyatlara garip gurup isimli taşlar satması ,(merak edenler için : kadın doğurdu hem de ikiz .. şaka gibi!!! ) fırsatları gole cevirip içinde bir adet orgenaral taşıyan helikopteri indirmek için sarı siyah tulumlar giyip HELİKOPTER DEYNEKÇİLİĞİ YAPMASI ve en sonunda büyük finali yapıp kantini dolandırması ve kışladan elini kolunu sallaya sallaya çıkıp gitmesi =))) Bir tabir vardır anadoluda .. anasını boyayıp babasına satar diye ..Bekir bunların bir üst versiyonuydu...babasını boyayıp çocuk esirgeme kurumuna satmak isteseydi de bunu başarırdı eminim.. burda gezi gözlem kolu incelememe es verip kitaba dönmek istiyorum müsadeniz olursa sayın ceviz-kabukları.. Okumak isterseniz , okuyacağınız bu kitap Antalya da yaşamakta olan ve en az Bekir kıvamında azılı ve insanlıktan çıkmış bir tezgahtarın çevirdiği dolapları anlatıyor..Kitapta yer alan şahıslar arasındaki jargon , yöreye ait son derece kaşarlanmış bir argo tabirler deryası.. Küçük bir inceleme yapıp, internetten bahse konu fiil ve isimler için size yardımcı olacak listeyi edinip okuyun..okumazsanız SEYYAL TANER taytı gibi esneyiverirsiniz benden demesi..Totale bakacak olursak , okuduğum ikinci Hakan Günday kitabı .. bundan öncesinde Daha' yı alıp okumuştum.. Malafa , Daha kadar efsanevi bir kitap değil ama yine insan ilişkilerini olgularla çok güzel birleştirmiş bir zeka söz konusu .. Okurken zerre sıkılmadım .. Hepinize gözüm kapalı tavsiyemdir .. Buraya kadar üşenmeden okuyanlar için bonus : Sahtekar rollerinin medarı iftaharı Ali Şen' i de anmadan olmaz .. az incir ağacı dikmedi sevenlerin , kalbi saf olanların gönlüne =)) youtube.com/watch?v=IfW3VrwNgmw
Malafa
8.0/10
· 2.778 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
243
212 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Malafa'yı okuyarak yazarın külliyatını bitirmiş oldum. Yeni romanı heyecanla bekliyorum gelelim kitabın konusuna, Antalya'ya acenteler ile tatil yapmaya gelen turistleri bir nevi kazıklama macerası diyebilirim. Zamanında yapılan Türkiye'yi kötü gösteren bu olaylar hala yaşanmıyor değil, bir turist görmeyi verin yeter. Kitapta Ermenice kelime çoktu, başlarda biraz anlamadım ara ara Google dan çeviri kullanarak okumaya devam ettim başları biraz sıksa da ilerleyen sayfalarda kitaba adapte oldum ve beğendim. Bizde bir laf vardır "Ava giden, avlanır." tam da bir tabir gibi bizim Antalya'nın satıcıları turist kazıklamaya çalışırken sonunda kendileri kazıklandı. Genel olarak kitabi çok çok beğendim diyemem ilerde bir kez daha okurum da diyemem ama yine de okumak keyifliydi.
Malafa
8.0/10
· 2.778 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
Çağlayan ASLAN
Malafa'yı inceledi.
212 syf.
·
6 günde
Tezgaha gelmeyin! :)
Şimdi Firavun mezarından kalkıp da "Allah belayı sevdiği kuluna verirmiş" dese ne yapacağız? Hayır, cidden soruyorum, napıcaz ? Dünya bir tezgâhtır. Tezgâhın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır. Öncelikle Malafa nedir? Bknz: hizliresim.com/TMok3W Genellikle kuyumcularda bulunan yüzük ölçüsü almaya yarayan bir ölçü aleti. Çok iyi biliyorum ama ismen çıkaramadım dediğimiz kişi yada materyaller gibi tıpkı. Kitabı okumadan önce ana haber bültenlerinde sık sık rastladığımız, özellikle taksi şöförlerinin, ki sadece onların adı çıkmıştır, turistleri kazıklama yöntemlerini ve alışkanlıklarını sık sık duyardım. Kitabı okuduktan sonra aslında yerli yada yabancı turistlerin dünya üzerinde nerede olursa olsun ve her iş kolu tarafından sömürülüp kazıklanmanın hikayesi bir alışveriş merkezinin tezgahtarlarının ve turistlerin (müşteriler) gözüyle global bir sistem eleştirisinin anlatıldığı ve tezgahtar zümresine ait olan jargonlarla dolu güzel bir kitaptı. Dünya turizminde neler döndüğünü güzel bir kurguyla anladıktan sonra düşündüm ki, en büyük tezgahtar kitapta "Kozan" karakteri, gerçek hayatta da uzay turizmini başlatmaya çalışıp milletin anasını meterlemeye çalışacak olan "Elon MUSK" dır. Meterlemek, yumoş, tram, camper, patpat, parküf, mart, ahçik ve diğer nice argo jargonlara kitabı okumaya başladıktan sonra emin olun dile hakim olacaksınız. Başta biraz salaklaştırıyor bu kelimeler hatta ben basım hatası falan sanmıştım, yanlış yazılmış diye hata aramaya kalkmıştım :) siz sanmayın ve cümle içinde ustaca kullanılan kelimeleri bulmaca çözer gibi çözüp adapte olun. Şuan hiçbir tezgahtar beni meterleyemez. Dillerine ve marifetlerine aşırı hakim sanıyorum kendimi. Sadece sanıyorum ama belli de olmaz. Maalesef okuduğum sonuncu Hakan GÜNDAY kitabıydı ve bütün eserlerini bitirdiğim ilk yazar olarak tadı damağımda ve dimağımda kalacak. Ta ki kendisi yeniden bir roman yazana kadar. Şimdi kendisine sorup desek ki, en sevdiğiniz romanınız hangisi? "Hepsi evladım gibi, ayırt edemem" der büyük ihtimalle. Bütün kitaplarını bitiren birine sorsanız aynı soruya okur da aynı cevabı verir büyük ihtimalle. Yalnız bana göre sadece Malafa kitabında varoluşu, hayatı, ölümü ve derin bunalımları sorgulamamış bunun yerine çok değişik bir konuyla kendine has üslubuyla çok güzel bir sistem eleştirisi yapmış. Eleştirinin teması turizm sektörü ve satış. Çok düşündürücü ve aklımı uzun süre meşgul edecek bir kelime oyunu da yapmış kitabında. "Tezgahtar satan kişidir, 'satan' kelimesi ingilizcede 'şeytan' anlamına gelir." Binbir oyun ve hile ile. Maddi ve manevi satışlar hakkında yeni doğan bebek kadar abuş (saf) olduğumu anladım ve korktum. Her şeyden! Tatilden, gezmekten, insanlardan, kuyumculardan, tezgahtarlardan, hayattan! Her şeyden. Bir hırka geçirip sırtıma, bir asa alıp elime mağarama çekilmek mümkün olsaydı keşke. Ve dünya gerçekten de öyle bir tezgah ki, tezgah kuran, kurdum diyen ve bununla övünen sonunda tezgaha gelebiliyor. Maddi anlamda ticarettir, alınır satılır dürüstçe ama manevi anlamda kimseyi satmayın ve satılmayın dileklerimle. İyi okumalar :) Hakan GÜNDAY okuma kronolojisi; 1- Kinyas ve Kayra 2- Az 3- Daha 4- Azil 5- Ziyan 6- Piç 7- Zargana 8- Malafa
Malafa
8.0/10
· 2.778 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
97