Malafa

8,0/10  (96 Oy) · 
244 okunma  · 
76 beğeni  · 
1.680 gösterim
Bir kuyumcu dükkânının kapısından giriyorsunuz. Gösterişli, albenili bir dükkân burası. Pahalı mücevherlere ulaşıyorsunuz. Ama önce tezgâhtarlar... Yani tezgah. Önce tezgahtan geçiyorsunuz. Ya da hep tezgâhta kalıyorsunuz. Hayatta da olduğu gibi... Bir kuyumcu dükkânına kocaman bir dünyayı sığdırıyor Hakan Günday.. Kozan, ana karakaterimiz tezgâhtardır. Eline ne geçerse satabilecek kadar başarılı… Ağzı laf yapan, herkesi ikna edebilecek kadar laf yapan bir tezgâhtar. Onun kullandığı dili kullanıyor Günday da. O jargonla konuşuyor. Satmak dışında dünyada olup biten hiçbir şeyi umursamayan Kozan da bugünün insanını yeniden tanımlıyor. Yüzeysellik ve satmak… Her şeyden ve hepsinden önemlisi satmak, yani başarı. Kocaman bir yalanın hüküm sürdüğü bu büyük kuyumcu, ona göre, büyük bir kuyu. Bir hayaller ve yalanlar diyarı burası. Hakan Günday Malafa’da eğlenceli bir düzen eleştirisine imza atıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    210
  • ISBN:
    9789759914981
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Muharrem Armağan 
19 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Hakan Günday'ın okuduğum ikinci kitabı. Öncelikle kitaptaki dil çok hoşuma gitti sanırım ermeni argosu diye geçiyor başta zor gibi geliyor ama okudukça kendiliğinizden alışıyosunuz. Kitap her ne kadar roman olarak Antalya'da bir kuyumcuda geçiyor olsada aslında yazarın anlatmak istediği kapitalist sistemde insanların alışverişi çılgınlığı ve bunu bir zorunluluk olarak görmeye başlamaları bu yüzden yazara göre 2 tip insan vardır tezgahtarlar ve turistler yani kandıranlar ve kandırılanlar. Kitabı okuması eğlenceli olmayabilir ama gerçeklik payı çok yüksek bu da Hakan Günday farkı sanırım bu yüzden diğer Hakan Günday kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

M. 
24 Oca 09:25 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Aklının korunması için Tanrı'ya ilk yalvaran insanın dileği yerine getirildi. O günden bu yana insanın aklı, Tanrı tarafından korundu. Belki bir kasada, belki de cennette. Çünkü aklın, insan bedeninden kaçabileceği beş delik ve akıl yoksunu bedende delilik vardı. Akıl, insandan korundu.

Gül Alp 
 30 Ara 2015 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yeraltı edebiyatının en harika yazarlarından biri Hakan Günday..
Malafa'da, alışverişlerde kapitalist düzende, düzen elemanlarının aslında nasıl kolayca insan beynini ele geçirebileceğinden bahsetmiş. Fazla derine girmediği için diğer kitaplarına göre daha az etkiledi psikolojimi :)

cosmos 
20 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Edebiyattan hoşlananların Hakan Günday'a karşı oldukça acımasız eleştiriler var. Çok piyasa ve amatör olduğunu, basit yazdığını düşünüyorlar. Ancak ben bu kadar kötü olduğunu düşünmüyorum. Dostoyevski okuduktan sonra sizi tatmin etmeyebilir ancak okuması bana keyif veriyor.

Bu kitabı da keyifli diyebileceğim bir kitaptı. Okumakla birşey kaybetmezsiniz. Çok şeyde kazanmazsınız. Ancak ağır kitaplardan sonra güzel bir mola olabilir.

Osman Yüksel 
05 Oca 23:10 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ve sonunda Hakan Günday'ın son kitabını da bitirmenin mutluluğu ve hüznü var içimde...Yeni kitap yayınlayana kadar Hakan Günday'dan uzak kalacağım ve bu durum beni oldukça üzdü. Sanırsam Ziyan, Daha ve Az' ı birer kez daha okuyacağım. Kitaba gelecek olursak yazarın diğer kitaplarına oranla daha yumuşak bir tarzda yazdığını gördüm. Konu Antalya da bir AVM de tezgah ve tezgahtarlar hakkında...Evet gayet basit bir konu ama Hakan Günday'ın kalemi olunca kitap sonunda sizi omzunuzdan tutup sıkıca bir sarsıp akabinde iki de tokat yapıştırıyor. Bu kitabı okuduktan sonra artık siz eski siz olarak kalmayacaksınız ve bütün tezgah ve tezgahtarlardan nefret edeceksiniz. Turizm, tezgah ve tezgahtarlar hakkında birbiri ardına sıralanan tespitleri belki de hayatınız boyunca unutmayacaksınız. Tüm arkadaşlar okuyun bu kitabı ama özellikle turizm sektöründe çalışan arkadaşlar hemen şimdi bu kitabı bir şekilde edinin ve okumaya başlayın...

Yüksel Çetin 
19 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Kitabın kendine özgü bir dili var, kitabı okumaya başladığınızda tezgahtarların kendi aralarında geçen konuşmalarını anlamakta güçlük çekiyorsunuz. Okumaya devam ettiğinizde kitap kendi dilini size kabul ettiriyor. Diğer kitapları kadar beğenmesem de zevkle okuduğumu söyleyebilirim. Turizm hakkında akıllarda güzel notlar bırakıyor.

buse soysal 
01 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 5/10 puan

bu sefer biraz aramız açıldı Gündaycığımla.Neden , derseniz bu kitabını pek beğenmedim de ondan.Hem o önceden okuduğum 2 kitapta ki (Az ve Daha ) tarzını bulamadım ama kitabı okumak için resmen yanınızda Ermenice bir sözlük bulundurmanız gerekiyordu.Tamam karakterlerin özelliği gereği onların Ermenice konuşmasını anlarımda kendi kullandığı dış uslüpta neden Ermenice kelimeler var ?! Konusu itibariyle de bana hiç hitap etmeyen bir kitap oldu normalde diğerleri gibi beni sarsa ince bir kitap olduğundan 2-3 günde bitirebileceğim kitabı 1 haftada zar zor bitirebildim maalesef.

Bu arada konusuna küçükcükte olsa bir değinecek olursak, Antalya'da Topaz Center diye bi mücevher dükkanları olan Ermeni bir şirketin turistleri nasıl kazıkladığını anlatıyor.

Perizat şolt 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Ne güzel yorumumumu yazıyordum şarj bitti silindi pöfff.Az,Kinyas ve Kayra kadar olmasada yine içinde bir Hakan Günday'lik var güzel tavsiye ederim. Kimse kendini akıllı sanmasin gün gelir öyle biri çıkar ki senin aklını alır çok üzülürüsün YAPMA!

Aristokrat İşçi 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde

Bir filmden alıntı yapmak istiyorum. "Sürekli karanlığa bakarsan, aydınlıktan korkarsın."
Hakan Günday'ı okumak insanın ve insanlığın karanlık yönünü öyle açık anlatıyor ki kitap bittiğinde önce rahatlıyor sonra acı gerçekle yüzleşiyorum. Maalesef yazanlar bu dünya da yaşananlar...

Erkan Çetin 
01 Şub 20:14 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Başlangıçta kitapta çok sık geçen bazı terimlere yabancı olmam dolayısıyla acaba diye düşündüm Ama arkasından Hakan Günday kalitesi kendini gösterdi ve çok zevk aldım!

2 /

Kitaptan 69 Alıntı

Hayal gerçeğe katlanmak için gereklidir. Temel gıda, giyinme ve barınma gibi bedene yönelik harcamalar eti, hayaller ruhu doyurur.

Malafa, Hakan GündayMalafa, Hakan Günday
Rana Kaya 
25 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Türkiye’de rakıyı içerken, kadehi önce sofraya vurur sonra diğer kadehlerle tokuştururuz.’
Elinde kadehiyle sabırsızlık içinde açıklamanın bitmesini bekleyen Gerard sordu.
‘Neden?’
‘İki nedeni vardır. Öncelikle sağlıklarına içtiğimiz ancak sofrada olmayan ve sevdiğimiz kişileri anmak için. İkinci nedense, rakının insanı konuşturmasından kaynaklanır. Kadeh sofraya vurulursa gizlilik yemini edilmiş demektir. O sofrada konuşulacak her konu o sofrada kalacak demektir. Rakı insanı soyar. Sarhoş, sofradan çıplak kalkandır. Ama sofranın adı rakı sofrasıdır. Yani çıplaklar kampı. Şerefinize!

Malafa, Hakan GündayMalafa, Hakan Günday
Rana Kaya 
25 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dünya bir tezgahtır. Tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.

Malafa, Hakan GündayMalafa, Hakan Günday
AYŞEGÜL ÇALIŞKAN 
26 Nis 01:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Çünkü hiç bir makine insan kadar mükemmel değil.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 46)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 46)
M. 
23 Oca 10:13 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

İnsan her şeyi düşünebilir. Düşünce, zemini sonsuzluk olan bir oyundaki piyondur. İstediği yere gider. Sonsuza kadar, yeryüzünün sırtında zıplayan tenis topları gibi, bir kafatasından diğerine çarpar.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 107)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 107)
Osman Yüksel 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Antalya'nın en iyi tezgahtarı olacağından emindi çünkü gerçek hayatı ancak bir ölü kadar umursuyordu ve her turistin anadiline babalık yapacak kadar kelime biliyordu.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 33)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 33)
M. 
24 Oca 11:08 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

... insanı sonsuz acıdan kurtaran ölüm, doğumdan üstündür.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 123)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 123)
Osman Yüksel 
02 Oca 16:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Her şeyi gömmüştü. O kadar derine gömmüştü ki, yeryüzünün diğer tarafından çıkmış olan anıları uzayda kaybolmuştu.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 84)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 84)
M. 
24 Oca 09:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

İnsanın topraktan geldiğinin kanıtı, her yıllık izninde ateş ve suya koşmasıdır.

Malafa, Hakan Günday (Sayfa 198)Malafa, Hakan Günday (Sayfa 198)