Az – Hakan Günday
Az, insanın içindeki karanlıkla yüzleşmesini ertelemeyen, rahatsız edici ama dürüst bir roman. Hakan Günday bu kitapta okuru korumuyor; aksine, onu bilinçli olarak rahatsız eden bir dünyanın içine bırakıyor. Şiddet, kimlik, inanç, güç ve suç kavramları süslenmeden, olduğu hâliyle karşımıza çıkıyor.
Roman boyunca hissettiğim şey, “fazlalık” değil, eksiklikti. Sevgi eksik, merhamet eksik, vicdan eksik. Bu eksiklikler de karakterleri yavaş yavaş daha sert, daha kırıcı ve daha yabancı hâle getiriyor. Günday’ın dili keskin ama bilinçli; vurmak için değil, uyandırmak için sert.
Az’ı okurken yer yer yoruldum, hatta uzaklaşmak istedim. Ama bu rahatsızlık hissi romanın asıl etkisi. Çünkü Günday burada kötülüğü olağan bir şey gibi göstermiyor; onu insanın içinden çıkarıp yüzümüze tutuyor. Kitap bittiğinde bir rahatlama değil, ağır bir düşünme hâli kalıyor.
Az, sevilmek için yazılmış bir roman değil. Ama tam da bu yüzden güçlü. İnsan doğasının en karanlık taraflarına bakmayı göze alanlar için sarsıcı bir metin.