Erhan profil resmi
865 okur puanı
18 Ağu 2017 tarihinde katıldı.
  • Erhan paylaştı.
    Bu iletim, mütevelli heyeti Hercaiokumalar /Ayşe , İpek Kamuran , Erhan , Hakan S. , Li-3 'den mürekkep öykü dostlarıma ithaftır.


    Bana öyle gelir ki, bir kurmaca duygu panayırıdır. Olmalı. Hüzün olmalı. Mizah olmalı. Sevgi olmalı. Nefret. Hicran. Merak. Her şey tadında. Roman için kolaydır bu. Yerim dar diyemez. Peki ya öykü?
    Öykü zordur. Yeri dardır çünkü. Cortazar ne der? “Roman puanla kazanır, ama öykünün tek şansı nakavt etmektir.”

    “Cinayeti Gördüm” öyküsünde yazarın, aklıma bunlar geldi. Anlatıcıyla oynadığı girişi okurken tam da. Nakavt etmek? Zor bu yahu. Ama amaç bu.

    Peki mizahın öyküdeki yeri? Ya amaçtır ya da hiciv. Amaç ve hiciv, ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Öyle ama. Amaç güldürmek olunca, işin kolayı diyeceğim de, güldürmek zor diyeceksiniz. Doğru. Güldürmek ayrı bir yetenek. Ancaaak, amaç güldürmek olursa, kalem yetenekli olsa bile pop olur ürün. Bu fukara öyle düşünüyor. Pop ürünün alıcısı çoktur zira. Hoştur ama boştur. Saman alevi dediğimiz cinsten. Pop, der, biter hemen.

    “Masumiyet” filmi Altın Portakalı aldı. Ama bakın izleyicisine, azdır. Devamını çeker Demirkubuz. “Kader” Der ki, “Masumiyet” filminden çıkardım senaryoyu. Yahu bu bile acayip bir şey! Daha bir bomba geliyor. Ve yapımcı arar garibim. Para yatıracak özel ya da tüzel varlıklar. Zar zor bulur. Yapılır film. Bana göre inanılmazdır. Sahne sahne aklımda. Replikleri bile ezberledim. Yapımcı iflas eder ama.

    Kaşkaval mı Kars gravyeri mi? Ankesörlü mü, yoksa sömenli mi?

    “Recep İvedik” bir de. Elemanın parası vardır bir önceki filmden. Olsun. Yine sıraya girer yapımcılar. Bankalar yarışırlar. Para bizden olsun diye. Filmin n+1’incisi çekilecektir. Çekilir. Ne olur? n+2’cisinin parası, bir de birkaç milyon atar cebe yönetmen.

    Bir sonraki adımda, Demirkubuz “Kıskanmak” filmine karar verir. Pop çekmem diye tutturmuştur bir defa. Senaryo Nahid Sırrı Örik’in aynı adlı romanındandır. Birkaç sinema, hayır sever yapımcı hibe eder yine. Yine hüsran. Film bombadır ama seyredeni azdır. Çileli doğmuşum zaten ezelden, Hasrete alıştım, Ne gelir elden, diye yırtınır Demirkubuz ama pop hastası seyirci yine izlemez.

    Öyküde mizah, hicivle olsun dedik ya, nasıl ve ne demektir bu? Hiciv güldürür, en azından gülümsetir. Çarpıklığı gözümüze sokar. Asıl amacı eleştiridir. Mesela Çarli Çaplin. Açın izleyin Şehir Işıkları’nı, gülmezseniz para yok. Ama amacı nedir, bir düşünün. Tek değildir. Mizah, sevgi, nefret, hicran…Ve estetik. Çünkü sanattır derdi.

    Sanat her şeyimizdir. Anlıyor musunuz bunu? Her şeyimiz. Her şeyimiz arkadaşlar. Zaten elimizde ne kaldı ki? İnsanoğlu, affedersiniz, bok böceğinden daha aşağılık bir mahluk. Anlamak da zor kötüyü. Karmaşık. Maskeleri o kadar çok ki insanların ve ilk kendini kandırır aynada. Kendini kandırmış biri için diğerleri basit bir hikâyedir.

    Bugünlerimizde varsa eğer gururlanacağımız bir şeyler, EMPATİ diyorum ben buna, işte bize bunu getiren pop dışı sanattır. Pop sanatı hepten mi boşla malıyız? Elbette hayır. Hakikisini de unutmadan ama.

    Madem konumuz edebiyat, o öyle bir şey ki, önce kalemleri sonra kalpleri yumuşatır. Çünkü, empati üretir edebiyat. Bulaşıcıdır ha! Umarım tüm eş dost, herkese bulaşır.

    Empati hastalığına yakalanasınız inşallah.
  • Erhan paylaştı.
    Tekrar başlamak istiyorum sessizce
    Gözlerimi kapayıp ödevimi yapmak
    Tekrar etmek istiyorum baştan sona
    Dünyanın elimden gelen tarafını
    Göz yaşı dökmek ya da dans etmek
    Yalnız, küçük bir kız çocuğu gibi
    Tek özlediğim baharın gelişi
    Tekrar gelsin istiyorum bahar
    Dans etmeyeceğim bir daha nasılsa
    Oblivion çalsa da sabahtan akşama
    Yağmur çiselese de senin sokaklarında
    Ağlamayacağım bizim için bir daha
    Tekrar dönsün istiyorum dünya
    Tekrar uyumak istiyorum düşünmeden
    Hızlıca dalmak hayata kimseler bilmeden
    Ve kapmak balıkçıl misali elini
    Gemilerini görüyorum okyanusu unutmuş
    Bir zamanlar bizim olan suları
    İçmek istiyorum kırmızı kırmızı
    Ne varsa, ne koyarlarsa önüme
    Seçmek, dünya dönerken parmağımı bastırıp
    Sonra da orada yaşamak istiyorum
    Senin çöllerinde, evlerinde, kollarında
    Yalnız bulutlu günlerde ya da kışın değil ama
    Her zaman istiyorum yaşamayı nefesinde
    Tekrar olsun istiyorum
    Tekrar sevmek
  • Erhan paylaştı.
    Gece düşüyor yavaş yavaş ayaklarıma.
    Uyku, savaşmakta beynim hala.
    Orada mısın daha , sisin ortasında?
    Sesler, hayır bir şarkı sadece
    Birer birer tüm hücrelerimi yakan.
    Göremiyorum, heyecanlanmıyorum.
    Sesin, hayır şarkın ulaşıyor beynime
    Ortak bir coşku iniyor aşağıya kadar
    Geceyle karşılaşıyor, soğuyor
    Biraz İngiliz hava
    Biraz zehirli birlikteliğimiz
    İpekten gökyüzü, deri bir toprak
    Uçuyorum şarkının içinde hafifçe
    Uyuyorum senin içinde gizlice
    Engizisyoncular var rüyamda
    Bir de şarkın rüzgarın taşıdığı.
    Sonumuz yaklaştı galiba
    Diyor ağaçtaki kalp derinden.
    Bitti zaten, nakarat kreşendo.
    Sevmiyorum nakaratları, fısıldayarak.
    Kolay bırakmak böyle bir hayatta
    Kolay fısıldamak cevapsız
    Koşamıyorum, gece ayağımda,uykum ağır
    Romantik bir şeyler söylemek istiyorum
    Kesilmiş ağaç, gitmişsin sanki
    Göz yaşları yıldız çarpmış gibi
    Uyanmışım her basit insan gibi
    Ne yapacağımı bilmiyorum kendimle
    Her yalnız kalmış çocuk gibi
    Kış geliyor, götürüyorlar geceyle sonra
    Ben kimim diyorum, duyulmuyor.
    Tören bitiyor, şarkı bitiyor
    Sahne kararıyor.
  • Erhan paylaştı.
    272 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    "OLAN OLMUŞTUR, OLACAK OLAN DA OLMUŞTUR"

    Ahmet Amiş Efendi

    Sene 2011, bir akşam sıradan hayatımıza renk katan bir "ŞEY"le karşılaştık televizyon ekranlarına bakınca, belki de devcileyin bir ihtiyacımız vardı da, kendimizi koyacak yer arıyorduk da onu bulmuştuk. Leyla ile Mecnun dizisi..

    Az zamanda çok gönül fethetti bu sıradışı dizi, edebiyattaki türlere benzetirsek eğer "büyülü gerçekçilik" diyebiliriz. Gerçekle hayalin iç içe geçtiği, bizi imkansıza, saçmaya ve absürde inandıran dizi.

    Ben 28 yaşındaydım, çocuktum Mecnun misali. Birileri 18 yaşında birileri 8 yaşındaydı, birileri 38 birileri 48 yaşındaydı ama hepsi de çocuktu ki kendini buldu izledikçe.

    Leyla, Mecnun, İsmail Abi, İskender, Erdal Bakkal ve diğerleri.. Hepimizin kaçmak istediği gerçekleri vardı, yarım kalmış sevdaları, beklediği gemisi, aradığı dostlukları, derman bulmak istediği dertleri vardı..

    Dünya o zaman da kötüydü, bugün belki daha kötüdür bilmiyorum. Kötülük hep vardı aslında. Fakat insan bir parça neşeye muhtaçtı her zaman. Hayatta değişen fazla bir şey olmadığını, en çok kendi bakış açımızın değiştiğini er ya da geç bir gün herkes anlıyor..

    Dün ve Yarın, hani nerede bunlar ? Elde var Şimdi. Yaşıyoruz işte bir şekilde, insan biraz da İsmail abi rahatlığıyla bakmalı hayata, kim neyi çözebilmiş ki tamamen ? Bırakmasak mı kendimizi biraz kaderin ellerine ? Neeemişşş ? Ne yani var mı başka çare ?

    "Aşk imiş ne varsa alemde
    İlim bir dedikoduymuş ancak"

    demiş Fuzuli dedemiz nur içinde yatsın. O da bizim gibi biraz yarım akıllıymış belli. Kimileri bilmek için kimileri de hissetmek için var bu hayatta, herkesin misyonu farklı, karakteri farklı.

    Mecnun'da akıl aramak, Leyla'da vefa aramak falan beyhude..

    Kitapta, diziden farklı bir şekilde işlemiş hikayeyi Burak Aksak. Eleştirdiğim yerler olmakla beraber genel olarak sevdiğimi söyleyebilirim. Bazı gereksiz espriler ve yine yazmasa da olur dediğim kısımlar vardı. Fakat samimiydi, tıpkı dizideki gibi. Çocuklukla ve çocukça davranmakla, çocuk kalmakla ilgiliydi pek çok mesele, bütün karakterler için durum yaklaşık böyle.

    Etkinliği düzenleyen kendime teşekkür ederim, bu vesileyle ertelediğim bir kitabı okuma fırsatı buldum. #41656188

    Son olarak çok sevdiğim şair Sezai Karakoç'tan bir dizeyle bitirelim,

    "İnsanı çözersin, çözersin, çözersin çocuk çıkar."
865 okur puanı
18 Ağu 2017 tarihinde katıldı.

Şu anda okudukları 3 kitap

  • Benim Adım Kırmızı
  • Delikanlı
  • Ulysses

Okuduğu kitaplar 238 kitap

  • Aziz Bey Hadisesi
  • Evvelotel
  • Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
  • Sıfır Sayı
  • Aç Sınıfın Laneti
  • Düşerken
  • Parasız Yatılı
  • Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
  • Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
  • Dost Yaşamasız

Okuyacağı kitaplar 55 kitap

  • Titan'ın Sirenleri
  • Hayaller ve Sokaklar
  • Pâye
  • Yaz Düşleri Düş Kışları
  • Kuş Oltası
  • Benim Sinemalarım
  • Bir Günü Bitirme Sanatı
  • Hayatın Sessizliğinde
  • Antika Titanik
  • Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk

Kütüphanesindekiler 121 kitap

  • Titan'ın Sirenleri
  • İshak
  • Büyük Kızlar Ağlamaz
  • Örümcek Kapanı
  • Gecenin Sonuna Yolculuk
  • Kılavuz
  • Troya'da Ölüm Vardı
  • Suskunlar
  • Seksek
  • Ay Sarayı

Beğendiği kitaplar 38 kitap

  • Aziz Bey Hadisesi
  • Evvelotel
  • Muhtelif Evhamlar Kitabı
  • Durun Yanlış Anladınız
  • Sıfır Sayı
  • Parasız Yatılı
  • Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
  • Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
  • Dost Yaşamasız
  • Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri