Thomas Pynchon

49 Numaralı Parçanın Nidası yazarı
Yazar
7.5/10
72 Kişi
365
Okunma
37
Beğeni
7,5bin
Görüntülenme

Hakkında

Yapıtlarında kara mizahla düş dünyasını birleştirerek modern toplumlardaki insanın yabancılaşmasını betimlemiştir. 1958’de Cornell Üniversitesi İngilizce bölümünü bitirdi. 1963’te ilk romanı V. ile Faulkner Vakfı Ödülü’nü kazandı. Romanda orta yaşlı bir İngilizin, Avrupa tarihinin önemli dönemlerinde çeşitli kılıklarda ortaya çıkan, doğaüstü niteliklere sahip, serüven tutkunu “V.” adındaki kadını arayışı anlatılır. Pynchon, sanayi toplumlarını eleştirdiği sonraki romanı The Crying of Lot 49'da (1966) geleceğin düşsel kapalı toplumlarını betimler. William Dean Howells Madalyası'nı kazanan Gravity’s Rainbow (Yerçekiminin Gökkuşağı) (1973) adlı yapıtı 20. yüzyıl edebiyatının önemli yapıtlarından biridir. II. Dünya Savaşı sonrası Almanya’sında “Bölge” denilen bir yerde geçen romanda yerçekimi engelini aşacak gizli bir “V-2” roketini arayan çok sayıdaki garip karakterden biri olan Amerikalı bir askerin serüvenleri çerçevesinde, çağdaş dünyada insanın önündeki ikilemler ele alınır. Sonraki romanları Vineland 1990’da, Mason and Dixon (Mason ve Dixon) ise 1997’de yayımlanmıştır. Ulusal Kitap Ödülü’nü kazanan Pynchon’un az sayıdaki öyküsü arasında, teknik dili ve bilimsel mecazları ilk kez geniş ölçüde kullandığı Entropy (Entropi) (1960) ile küçük kasaba insanındaki bağnazlığı ve ırkçı eğilimleri işlediği The Secret Integration (Gizli Bütünleşme) (1964) sayılabilir. Bu son öykü Slow Learner (Yavaş Öğrenen) (1984) adlı kitabı içinde yer alır. Hiç fotoğraf çektirmeyen, basın mensuplarından ısrarla kaçan Pynchon’un kişiliği, bugün Amerikan medyasında bir efsane halini almıştır.
Ünvan:
Amerikalı Romancı Öykü Yazarı
Doğum:
New York, 8 Mayıs 1937

Okurlar

37 okur beğendi.
365 okur okudu.
9 okur okuyor.
446 okur okuyacak.
29 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 56.9
Erkek% 43.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
O
Rujlu ve kimseden sakınmadığı bir gülümseme vardı yüzünde, bir fahişeninkine pek benzemiyordu, ama aşktan sararıp solmuş bir peri gülümsemesiyle de uzaktan yakından alakası yoktu.
Sayfa 22
hepimiz feleğin dişleri arasında parçalanıp yutulmaya mahkûm sandviçler değil miyiz sonuçta
Sayfa 29
Reklam
Reklam