Gönderi

10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 15:06
Amerika özgürlükler ülkesi. Lanse edilen tüm o şaşalı cümleleri ardında saklı bir tarikatlar, şehler ülkesi. Kurucuları başta olmak üzere bir çok gizli ve ya yarı gizli örgütün hüküm sürdüğü bir “kardeşlik” toplumu. Dayanışmanın önemini vurgulayıp duran ‘birey’sel bir toplum. Aslında liberal bir birlikteliğin rol modeli. Bir persona aslında gerçek ‘Amerika’ sahnede oynanan maskeli oyunun arkasındaki çaresiz ses. Bir sürü devletten oluştuğu gibi bir sürü kavim, ırk, renk ve milletten oluşuyor. Bu güruhu bir arada tutan tek şey çıkar. Bu çıkara giden her yol ise mübah. Dini sömürmek mübah, inançları sömürmek mübah, kutsal adledilen ne varsa sömürmek mübah, velhasılı ‘birey’i sıkıştırıp istediğin gibi kullanmak mübah. Dünyaya gelmeyi ve şartları belirleyemeyen birey bir sürü örselenmeye, kurala tabi kılınıp öyle büyütülür. Büyütülür diyorum çünkü doğduğumuz anda aciz ve bağımlıyız. “Öteki”ne muhtacız. Ve şartları hep büyük öteki belirler. Amerika bireyselliği göklere çıkarsa da aslında bir topluluklar ülkesi. Ait olmak zorunda olduğunuz olmazsanız varolmanız pek mümkün olmayanların ülkesi. Roman sondan başa bu öykünün sıradan kahramanlarını anlatıyor. Sıradan bir kahramanın nasıl bir gösteri peygamberine dönüştüğünü anlatıyor. Çünkü çıkar iktidara sahip olmakla daha kolay. İktidar biçim ve anlam değiştirerek, imajlar üreterek, sembolleri ve sembollerin törensel bir çerçevede düzünlenişini manipüle ederek kendini mevcut kılar. Adam Branson ya da adem ilk doğan bu iktidarın farkına varan kişidir kardeşi ise hala bir görev adamı işçi ve sömürülen köle Tender Branson’dur. Biyo-iktidarın istediği kıvama getirdiği iki bireyden bir ayaklanır diğeri ise bir gösteri peygamberine dönüşür. Argüman bellidir. yaratılan imaj. Kökensel dogmatik gerçekliğin üzerine kurulmuş bir hayal perdesi. Bir büyülü fenerle aydınlatılan salonda seyreden ve oynayan aynı kişiler. “Dünya bir tiyatro sahnesidir” dedirten tüm gerçekliğin tüm çıplaklığı ile yaşandığı bir ülke:Amerika. Oysa her yer birer Amerika. Aynının tekrarını her an gördüğümüz tüm coğrafyaların rol modeli Amerika. İllüzyon yaratarak elde edilen güç ve iktidarın birey üzerindeki baskısını yeniden hissettiğimiz satırlar. Arada isyan etsek de kendimizi onların yerine koyup sebepleri sonuçları sorgulamadan kabul ettiğimiz tüm şartları yeniden hatırladığımız roman. Figüran olmaktan vazgeçen bir Adem’in çaresiz isyanı ve hala şartlara uyum sağlamanın ‘erdem’ olduğunu düşünen bir Tender’in tekrarlanan öyküsü. Ölçülü, saygılı ve emirlere uyan bir yaşam biçiminin mi yoksa isyan edip tüm sistemi yok etmenin mi erdem olacağı sorgusu. Cevap bize kalmış ya isyanı seçeceğiz ve acı çekeceğiz ya da her şeye tamam deyip sahte cennetimizde mutlu yaşayacağız.
Yeraltı Edebiyatı
Gösteri PeygamberiChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20206,8bin okunma
·
2 +1'leme
·
2.804 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emeğine sağlık Pelin’cm keyifle okudum incelemeni 🥰📚👏🏼👏🏼( çokta merak ettim okucam mutlaka ✌🏼📚🥰)
Pelin
Gönderi Sahibi
Ah çok teşekkür ederim, cansın ❤️
O "kardeşlik toplumunun" Epstein adasında yaptıkları onları çok iyi tanıtıyor. Amerikanın dünyanın en iğrenç,katil, yobaz ve insanlık dışı tarikatına sahip olduğunu da gördük...
Pelin
Gönderi Sahibi
Sormayın ya… Şimdi gündemde olmadığı için ne gelişme yaşandı bilmiyoruz. Epstein’i de öldürdüşer zaten. Kapanır bu olay.
Elinize emeğinize sağlık sağlık keyifli bir inceleme olmuş Pelin hanım🙏🏼🌟
Pelin
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 🙂