Giriş Yap
Pelin
@pelin_
Hiç
Şimdi size beni yitirmenizi, kendinizi bulmanızı buyuruyorum; hepiniz beni yadsıdığınız gün, ancak o gün geri döneceğim sizlere… (önsözünden)
Ecce Homo, Friedrich NietzscheSayfa 5 - İşbankası Kültür. 6. Basım Haziran 2015 Çev: Can Alkor
Reklam
Putları ( ki benim için “ülküler” demektir) devirmek -zanaatim asıl bu benim. İnsanlar ülküsel bir dünya uydurdukları ölçüde gerçeğin değerini, anlamını, doğruluğunu harcadılar. “Gerçek dünya” ile “Görünüşte dünya” , -açıkçası: Uydurma dünya ile gerçek… Ülkü denen yalan şimdiye dek gerçeğe bir ilenmeydi; bu yolla insanlık en derin iç güdülerine dek aldatıldı, yalana boğuldu; yükselişinin, geleceğinin, gelecek üstüne yüce hakkının güvenceleri saydığı ters değerlere taptı giderek. (Önsözünden)
Ecce Homo, Friedrich NietzscheSayfa 2 - İşbankası Kültür. 6. Basım Haziran 2015 Çev: Can Alkor
bir kitabı okumaya başladı · 1s

Okur takip önerileri

Hakan
@agmerkezi010Pelin ile benzer
Pınar Arslan
@pinarslan_Pelin ile benzer
Tulay
@orpheusnoirPelin ile benzer
Daha fazla göster
bir kitap okudu · 2s
192 syf.
·
5 günde
·
Puan vermedi
Pelin tekrar paylaştı.
Sevgili 1K neden?
Geniş zamanla kurulan kesinlikle ifade etmemesine rağmen kesinlik varmış gibi algılanan sloganvari cümleleri neden çok severiz? Bir süredir dikkatimi çeken bir durum var özellikle kitap temelli platformlar ve sosyal medya sitelerinde gerek bir kitap alıntısı, gerek bir durum ya da motivasyon bazen de olumsuz bir durumu ifade eden birçok cümle kesinlik hissi vermemesine rağmen kesinmiş gibi kullanılıp insanlar arasında yayılıyor. Bu duruma sebep olan yine kesinlik belirtmiş gibi hissedilen lâkin esasında öyle olmayan geniş zaman zıpırı:) Bu durum anlamak için hadiseyi çok fazla uzatmadan ufak bir dil bilgisi turuna çıkalım spor ayakkabıya gerek yok rahat bir terlik de olur. Bildiğiniz üzere geniş zaman her zamanı içine alan bir zaman olarak adlandırılır bu zaman her zamanı, geçmişle şimdiki zamanı ve gelecek zamanı kapsayan geniş bir ifade birimini bize sunar. Geniş zaman ekleri ve ifade ettiği cümleler bir daimilik bir devamlılık ifade ettiği aşikardır hatta gelecek zamanı karşılarken de bir kesinlikle uyandırırlar bununla beraber geniş zaman eklerinin karşıladıkları bir durumda kesinlikle ifade etmemeleridir daha sade ifade etmek gerekirse geçmiş zaman eklerinde bu kesinlikle yoktur hareket geniş ve uzun bir zaman dilimine yayıldığı için kesin ve net değildir bu hep olan veya olacak olan hareketi değil aynı zamanda olabilen veya olabilecek bir hareket ve durumu ifade eder =D Hee geçmiş zaman kullanımında kesinlikle ifade eden bazı durumlar vardır lakin konuyu uzatmamak adına buradan nihayetlendirmek faydalı olacaktır. Başka bir açı ile bakacak olursak sosyal, kültürel ve içtimayı hayatımıza tesir eden bu tarz cümleler ve söylemler acaba doğal bir alışkanlıktan, ses, tını, fonetik cümle kalıbından ya da şifai yoldan kullanımla zihinlerimize yer edip bize bunları benimsememizi sağlıyor olabilir mi? Bazı örneklerle bunu detaylandırabiliriz örneğin atasözleri , geçmiş gelecek ve şimdi de olabilecek şeyleri belirtirler ( Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar. Ağaç yaş iken eğilir evet bunlar büyük oranda gerçekleşecek şeylerdir yalnız tam ve kesin bir durum , ifade ve sonuç belirtmemektedir.) Bununla birlikte mesela alışkanlıklar: (Her gün spor yapar duş alırım. Gerçeklik ve kanıtı mümkün olan ifadeler. (Bir sıfırdan büyüktür. Güneş doğudan doğar . ) Burada verdiğim örnekler kesinlikle konusu dışında tutulup zihnimize oradan dilimize yer etmiş olan bu söylemlerin sebeplerine ve neden kullanıyoruz sorusuna aranan basit yanıtları örneklemek için kullanılmıştır hemen çemkirmeyin konunun dağıldı yoook. Başka bir açıdan bakacak olursak konuşma yazı diline oranla kolay olan söylemi seçer ve hazır olanı alma eğiliminde olduğu için bu şekilde duyma kabullenme ve ifade etme hatta çıkarım yapmada bize tesir ediyor olması pekala mümkündür. Bu mümküniyetler çerçevesinde ilk aklıma gelecekleri sıralayacak olursam: Konunun başında da bahsettiğim gibi kitap alıntıları, şahsi çıkarımlar, kesin ve kabul gören söylemler sıklıkla karşımıza çıkmaktadır bu konu bizi başka soruların cevabını aramaya da itiyor acaba sosyolojik temelli bir durum mu? Konuşma dili örneğinde bahsettiğim gibi hazır bulunuşluk ve kolaya kaçmaya eylemimi ya da araştırıp detaylandırmaktan çok inanmayı seçme davranış paternimiz mi ? söz, bilgi ya da çıkarım belki de verilen mesaj tek olabilir ancak anlam tek değildir.  Devam edecek olursam bir gerçeğe işaret eden sadece edebi bir söylem veyahut romantik bir ifade de verilmek istense bile bunlar temel psikolojik ihtiyaçların tatmini, insanların kendinde bir şeyler bulması, o anki ruh halinin etkisi, cümleyi kuran kaynağın ya da yazarın sevilmesi gibi ve hatta konuşma dilinin yakın ve samimi bir dil şeklinde kullanılması, çoğumuzun hoşuna gitmese de etkisi altında olduğumuzun farkına varmasak da emir kipi ve yönlendirme etkisinin de bunda büyük rol olduğunu düşünüyorum. Bazılarınızın tahmin edeceği üzere bu bizi sosyolojik temelli reklam, medya, satış ve etkileme pazarının sahnesine sürmektedir gerçekten de öyle değil mi? reklamlar gibi bellekte yer eden hayatımıza mal olmuş reklam etkisini kaybedip sosyal hayatımızda bir atasözü değiş şeklinde kullanılan birçok örneği rastlamak mümkün değil mi a dostlaaar. Örneğin: Eğitim şart ! ya da Bir kilim yeter sevgilim . OMO kirlenmek güzeldir gibi. Son olarak çok fazla uzatmadan tembellikten de bahsetmek istiyorum. Özellikle yaşanılan coğrafyada düşünme, sorgulama, araştırma ,hatta dil kullanımı bile bulunan coğrafyanın sosyoekonomik ve eğitim düzeyine göre değişmektedir bu bizi başka bir konuya itse de bir cümleyle sınırlandırmak uygun olacaktır. Genel olarak toplumumuzda her şeyin tamamının önümüze gelmesi ve buna duyduğumuz arzu, tutku ve azim, istek eksikliği, yapsan ne olacak sanki. kaygısı bana mı düştü? tarzında çıkarımlar toplumsal ve edebi olarak geriye gidip değerlendirecek olursak şifahi ve dinleyici bir millet olmamızdan mütevellit bunları kabul etmemizi daha kolay gibi hissettiriyor toparlayıp esas meseleyi anlattığımı düşünerek edebiyatta nitelikten çok okuyucuya ulaşma, satış, pazarlama, ünlü olma, toplum dinamiklerini bilip çözüp ona göre hareket etme ya da en iyi şekilde bakacak olursak hazır bulunma kopyala yapıştır eyleminin aktif olduğu ve hayatımızın birçok alanında kendine yer bulmuş olan bu durumun pek iyimser ve olumlu olduğunu düşünmüyorum şayet yazının sonuna kadar gelebildiyseniz sitede ufak bir gezinti yaptığınızda ya da rastgele reklam panolarına baktığımızda bunların sık olmaktan öte neredeyse ezici bir çoğunluğa sahip olduğu fikir ve cümleler olduğunu göreceksiniz. Birkaç örnekle bitireyim. - Katillerin en kötüsü yaşam sevincimizi öldürendir. ( nereden biliyoruz bütün katilleri gördük mü ya da yaşam sevincimizi öldürmekle katilliğin arasında gerçekten reel olarak bir bağ var mı?) Bir başka örnek daha -Kötülük daima en kolay yapılan şeydir. yahut -Edep aşktan önce gelir. Bu tarz felsefi, psikolojik, sosyolojik hatta tarihi olay ve olgulara işaret eden cümle ve söylemlere sıkça rastlamak mümkündür. Beni rahatsız eden ve sizinle paylaşmak istediğim ise bunun ciddi bir dezenformasyon, insanlarda konu ne olursa olsun düşünmeden hemen kabul edip bu şekilde tüketerek yaşamaya yönelme, kesinlikle ve bahsedildiği şekilde oluyor oluyormuş gibi hissettirmesine rağmen aslında olmama durumunun bize hayatımıza geleceğimize hatta ve hatta psikoloji ve dilimize yapmış olduğu tahribattır. Yapmayın dedeler nineler bu tuzağa yanılsamaya düşmeyin 3 - 5 beğeni az alın inanın ileride istenmeyentüy kardeşinize dua edeceksiniz. Haydi hayırlı tıraşlar size bu ufak linkle veda edeyim :) youtu.be/Btw_vWUJqtM Not: elbette bu yazı da kesin değil ve istisnalar elbette hariç :D
istenmeyen tüy
·
2 yorumun tümünü gör
Reklam
2
118
1.173 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42