Yürümek (Bütün Eserleri 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.399
Gösterim
Adı:
Yürümek
Alt başlık:
Bütün Eserleri 2
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501005
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Yürümek, Sevgi Soysal’ın yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. Elâ ve Memet’in hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında Sevgi Soysal, toplumca çizilen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınıf değerlerini bireyin gözünden sorgular. Bir Ege adasında bireyselliğin dar çemberinden çıkıp, insanca duyarlılıklarına sahip çıkan Elâ, 12 Mart’ın ayak seslerinin duyulduğu Ankara sokaklarına yürüyüp gidecek Sevgi Soysal’ın iç sesi olarak da okunabilir...
Müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan Yürümek, 1970 TRT Roman Başarı Ödülü’nü kazanmıştır.
Geriye bakmadan,kimseye aldırış etmeden,hayatın bütün zorluklarına ve engellerine direnerek, kararlı ve emin adımlarla ileriye yürümek, yeniden başlamak için yürümek, sevgiyle yürümek...

Yürümek, yürümek,yürümek...

"Yürümek, dönüp bakmamak arkaya. Arkada ne var? Yan yana asılı duran resimlerin korkutucu düşlerle yüklü can sıkıcı renklerinden başka. Susmak, tanımak, sevmek.."(s.152)

Sevgi Soysal'ın 1970 yılında yazmış olduğu Yürümek, Türk edebiyatı için o döneme kadar benzeri olmayan özgün bir kitap niteliğinde.Cinsel kimlik karmaşası ve cinsellik kavramını gözü pek bir şekilde işlemesi ,cinsiyet ve sınıf ayrımı,geleneksel toplum düzeni eleştirisi, ataerkil bir toplumdan farklı olarak kadını bir birey olarak merkeze koyması..

Sevgi Soysal Yürümek kitabı ile, 1970 “TRT Roman Ödülleri Yarışması”nda Fakir Bayburt, Tarık Buğra, Abbas Sayar ve Oğuz Atay ile birlikte "Başarı Ödülü”nü kazanıyor. Ödülle başlayan kitabın macerası ne yazık ki bir "müstehcenlik"(Ne alakaysa!) şikayetinden dolayı kötü bir dönem geçiriyor olay yargıya intikal ediyor. Sevgi Soysal belirli bir dönem tutuklu kalıyor ve kitap toplatılarak yasaklanıyor yaklaşık 4 yıl süren bu dönem sonucunda 1974 yılında TBMM tarafından oluşturulan komite kitabı inceliyor ve bilirkişi raporu ile dava düşüyor.
Kitabın İletişim yayınları baskısında ilk sayfalarında dava ve bilirkişi raporunu görmek de mümkün.

Hayata bakış açıları aynı olan,toplumun değer sistemlerini yargılayan, geleneksel düzene karşı olan, neredeyse birbirlerine ruh ikizi kadar benziyor diyebileceğimiz Ela ve Mehmet karakterleri üzerine kurgulanmış yürümek.

Ela ve Mehmet Cumhuriyet Ankarası'nın farklı yerlerinde yaşayan iki insan.

İçe kapanık, iletişim kuramayan, bilincinin farkına varamayan
Mehmet,
çocukluktan itibaren hep yasaklarla karşılaşmış ve hep
toplumsal değerlerle çatışmış Ela.

Çocukluk dönemlerinde ki sorunları geleneksel toplum tarafından bastırılmış,cinsel gelişimleri ayıp ile örtbas edilerek sorunları çözümlenmemiş mutsuz iki insan.

"Aynaya, göğüslerinin nice büyüdüğünü anlamak için bakarken yakalanmak, doktorculuk oynarken yakalanmak, bütün çocuklar için aynı önemde suçlardır sanıyordu. Bütün çocukların aynı suçlardan korktuklarını,
bütün çocukların aynı büyüklerden, aynı şeyleri önemseyen
büyüklerden korktuklarını."(s.37)

Tanıştıktan sonra mutluluğu birlikte arayan, sevginin peşinden koşan iki insan..

"..mutluluğu her şeyden soyutlamak, bir an için de olsa yalnızca mutlu olmak, niçin mümkün olmasın?(s.135)
"...mutluluk düşü kurmak mümkün mü?
"İnanmak, bir şeyler yapmak, birlikte daha iyisini, daha güzelini yapmak, bunun için sevmek; çünkü bunlar sevgisiz olmaz."

Çocukluklarından başlayıp,yetişkinliğe ve tanışmalarına kadar olan süreci,onların hayatlarını doğrusal bir zaman çizgisinde farklı farklı kareler üzerinden okuyoruz.
Yazar-Anlatıcı tekniğinin kullanıldığı, bilinç akışı ve iç monolog tekniklerine, geriye(flashback) dönüşlere de yer verilen kitapta ayrıca karakterler arasındaki geçişte şiirsel bir anlatım ile doğa olayına yer veriliyor. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde "bahar" ön plana çıkarken, yetişkinlik dönemlerinde ise "hayvan "üzerinden doğa olayı aktarılıyor.
Yazarın Ankara'yı betimlemesi ile de okuduğum 3 gün süre boyunca kendimi Ankara'nın sokaklarında yürürken hissettiğimi söyleyebilirim.

Kitap, konusal olarak bir aşk romanı gibi görünse de ben kesinlikle öyle olduğunu düşünmüyorum.
Mehmet ve Ela'nın çocukluk dönemlerinde yaşadığı cinsel karmaşa, toplum tarafından cinsel duygularının teşhir edilmesi, sınıfsal farklılıklar, kadın sorunun toplumun en önemli önceliğinin olması kadını bir birey olarak merkeze alması, geleneksel düzene olan eleştiri, alt metinlerde vermiş olduğu mesaj ve daha birçok olgudan dolayı,kitabın topluma ve düzene yönelik eleştiriye öncülük ettiğini ,bireyin ve toplumun sosyo-kültürel değişimini çözümler nitelikte bir zihniyet romanı olduğunu düşünüyorum.

Yazıldığı dönem itibari ile cesaret gerektiren bir kitap olmasından dolayı Sevgi Soysal'a olan hayranlığım daha da çok arttı. Edebi anlamda ise beklentimi olabildiğince karşıladı kitap.

Ne yazık ki 12 Mart döneminden dolayı değeri anlaşılamayan,kaybolan yazarlarımızdan Sevgi Soysal.. Sitede de okunma sayısı oldukça düşük,bu eksikliği gidermek amacıyla Sevgi Soysal okumaları yapan sevgili Şerife Karakaya'nın yapmış olduğu Tante Rosa(#35449353) ve Tutkulu Perçem (#36690703)incelemelerini de paylaşmak istiyorum. Sevgi Soysal'a ve kitaplarına hak ettiği değerlerin verilmesi umuduyla..

Sevgi Soysal okuyup, Sevgi dolu günler geçirmeniz dileğiyle...
Keyifli okumalar..
Kitabın tek beğenmediğim yanı kitabın başında genişçe incelemesinin yer alması. Herşey derinlemesine incelenmiş. Okuyucuya fazla diyecek birşey kalmıyor.

Ela ve Memet'in raslantı sonucu aşkını anlatıyor kısaca. Aynı zaman fakat ayrı mekanlarda geçiyor olaylar ta ki raslantı sonucu karşılaşana kadar.

Ela ve Memet, kadın ve erkek cinselliğinin toplumdaki yanlış anlaşılmasının kurbanı. Sorgulayan kişiler, yıkılan hayatlar, ayrılıklar yeni bir dönemi yansıtan tasvirler çokca yer alıyor kitapta - Tezer Özlü kitaplarındaki gibi.

Biçim olarak; anlatım birbirinden farklı ve kopuk gibi duran doğa anlatımları ile desteklenmiş. Her olay geçişinde bir doğa anlatımı var. Zekice düşünülmüş bu anlatımlar okumaya ayrı bir zevk veriyor.

Keyifli okumalar
Yürümek, dönüp bakmamak arkaya. Arkada ne var? Yan yana asılı duran resimlerin korkutucu düşlerle yüklü can sıkıcı renklerinden başka.
Susmak, tanımak,sevmek...

Sevgi Soysal'ın bu kitabı,bilindik roman geleneğinden farklı bir tarzda yazılmıştı bence. Cümlelerde bir etrafla hesaplaşma bir iç yolculuk vardı.
Gerçekliği tüm çıplaklığı ile ortaya çıkarmaya çalışırken,bambaşka bir gerçeklik ortaya çıkarmış yazar.
Sevgi Soysal bence,anın duygu betimlemesini çok iyi yapıyor. Karakterlerin hislerini çok farklı yansıtıyor.
Kitabı beğendim, özellikle Ankara sokakları kokan bu hikaye oldukça değişik bir iz bıraktı ben de.
Evet Sevgi Soysal'ın kalemini seviyorum. Seviyorum çünkü çok farklı bir tecrübe yaratıyor ben de okuduğum kitapları...
Özellikle TanteRosa kitabı...
1970 yılında yazılan roman, TRT Roman Başarı Ödülünü alırken aradan geçen yıllar, değişim çarkını döndürür ve roman, başarı ödülünden sonra müstehcenlik gerekçesiyle toplatılır. Bu toplatılmada olduğu kadar, yazarın satırlarında da 12 martın ayak sesleri var; fakat bu sesler romanın tamamını kaplayacak kadar yüksek değil. Gündelik yaşamın insanı hapseden renksizliğinin, hep aynı ahlak bekçiliğinin, kalıplara gark edilmiş cinselliğin, hayata dokunmadan çok bildiğini sanmaların sesleri duyuluyor satırlardan. Özellikle baş karakterlerden Ela'nın güvenli, aynı sularda; kendini, hayatı sorgulayışları, ona öğretilenleri sorgulayışları ve içindeki eksikliğin bir başkasıyla tamamlanamayacağını anladığında Yürümesi, başkaldırarak Yürümesi muhteşem. Okuyun efendim, geç kalmayın bu romana. Tez zamanda tanışın Sevgi Soysal'ın renksiz olmayı kabul etmeyen karakterleriyle.
Uzun bir süredir Sevgi Soysal'ı merak edip de yeni okuyabildim. İlk kez okudum ama bende diğer kitaplarını da alıp okuma isteği yarattı.Beklentimin biraz altında tabii bunun sebebi benim Sevgi Soysal'ı hep çok merak etmemden kaynaklı olabilir. Sığ bakınca basit gibi görünen ama aslında derin düşünceler barındıran bir kitap olmuş. Farklı bir tarzı var benim hoşuma gitti, kalemi kuvvetli yani. Yer yer sıkıldığım oldu ama bir yerden yakalayıp "bu daha güzel, daha farklı anlatılamazdı" dedirttiği için sevdim ve diğer kitaplarını merak ediyorum yazarın.
Çocukluk ne garip şey. Gelip geçiyor sanıyorsun, geri dönülmez bir zaman diyorsun ama o dönemde yaşadığın bir olay bütün ömrünü derinden etkiliyor. İçindeki en gizli yaraların, yüzleşemediğin tüm korkuların, kişiliğindeki eksik parçaların hep o günlerin acımasız birer mirası. Bazen anlıyorsun bu durumu fakat görmek birşeyi etkilemiyor, değiştiremiyorsun. Aklın sana 'sence' doğru olan yolu gösteriyor ama hislerin seni hep yarı yolda bırakıyor.
Neyse.
Bu kitapta bu durumun enfes bir örneği!
Sevgi Soysal'ın kadın erkek ilişkilerine yaklaşımı zamanının çok ötesinde, kitapta geçen bir çok duyguya ve fikre imzamı atabilirim. Keşke daha çok yaşasaydı, daha çok üretseydi, biz de zevkle okumaya devam etseydik kendisini.
Ela ve Memet.. birbirlerinden ayrı hayatlar yaşarken birgün yolları kesişiyor. Toplumumuzda kadına çizilmiş rolün bunalımını görüyoruz Ela'da. Öyle güzel anlatmış ki Sevgi Soysal kadını, erkek-kadin ilişkisini ve çocukluktan beri aslında erkek ve kadının nasıl farklı yetiştirildiğini. Sol gelenekten gelen bir bakis acisiyla degerlendirmis.Toplumumuzu irdelerken can alici noktalara cok naif bir sekilde değinmiş. Sevgi Soysal'in bu anlatimini cok seviyorum.Ela ve Memet'in hayatlarını ayrı ayrı anlatırken yaptığı geçişler arasında ki betimlemeler çok güzel hatta çok farklı. Düşünerek ve keyif alarak okuyabileceğiniz bir kitap. Hayatın seyircisi olmak yada yaşayanı olmak. Düşündürüyor insanı..
Bana göre; Hayatın belirli dönemlerinde okunan belirli yazarlar o hayatı gerçekten etkiler. Ben hayatımın Sevgi Soysal okuma dönemindeyim.. Oldukça hoş bir şekilde tanıştığım bu yazar her kadının okuması gereken, kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri güç veren bir yazar. Anlatılan hikayeden ziyade arada verilen Mesajlar benim için oldukça kıymetli oldu. Tavsiyelerimle..
Şuan bitirmiş değilim ama roman çok klasik geliyor. Yine yurdum ana dolu insanının yetişkinlik, cinsellik ve birey olma yolunda bilgisizliğinden toplumda yaşayan gençlerin üzerinde hissetmiş olduğu anne baba baskısına değinmiş.
Bana kalırsa en çok vurgu yapmak istediği şeyin gençlerdeki içgüdüsel dürtülerin insan hayatına nasıl sirayet edeceğine dair bir roman olmuş. Tavsiye ederim kesinlikle ilk defa okuyorum Sevgi Soysal'ı anlatım şekli anlatırken başka canlılarla uyarlaması gayet hoş ve güzel akıcı diyebilirim.
Başkaldıran ayak uydurmaya çalışmamalı asla. Ayak uydurmaya çalıştığı an ötekilerle arasında açılmış uçuruma, kendi açtığı uçuruma düşüverir.
Sevgi Soysal
Sayfa 127 - İletişim Yayınları
Ama, ya her yalanın gizlediği doğru? Ya her yalanın dönüşebileceği doğru? Her yalanın belki de doğru olabileceğini bilmenin korkusu?
Sevgi Soysal
Sayfa 45 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yürümek
Alt başlık:
Bütün Eserleri 2
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501005
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Yürümek, Sevgi Soysal’ın yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. Elâ ve Memet’in hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında Sevgi Soysal, toplumca çizilen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınıf değerlerini bireyin gözünden sorgular. Bir Ege adasında bireyselliğin dar çemberinden çıkıp, insanca duyarlılıklarına sahip çıkan Elâ, 12 Mart’ın ayak seslerinin duyulduğu Ankara sokaklarına yürüyüp gidecek Sevgi Soysal’ın iç sesi olarak da okunabilir...
Müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan Yürümek, 1970 TRT Roman Başarı Ödülü’nü kazanmıştır.

Kitabı okuyanlar 103 okur

  • Sultan Cura
  • Silbus
  • Sinan
  • Füsun Tufan
  • Betül Yılmaz
  • kyane
  • ESMA UYAR
  • Neslihan Akgün
  • YÜKSEL ŞENDİL
  • Büşra Tangal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%22.5
35-44 Yaş
%37.5
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74
Erkek
%26

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (7)
9
%16.7 (6)
8
%44.4 (16)
7
%16.7 (6)
6
%2.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0