Şafak Bütün Eserleri 4

7,0/10  (2 Oy) · 
15 okunma  · 
3 beğeni  · 
513 gösterim
Sevgi Soysal, hayatında yol açtığı derin sarsıntılara rağmen sadece bir seyircisi olduğunu söylediği 12 Mart’ta sanık sandalyesine oturtulmuş bir tanıktı. Şafak, bu tanıklığın, gerçekçi olduğu kadar şiirsel bir hikâyesidir. Baskınlara, sorgu ve işkenceye karşı insanın sesini duyurduğu için bir kuşağa Sevgi Soysal’ı sevdiren bu roman, hem bir döneme tanıklık eden hem de bireysel tepkileri tüm karmaşıklığıyla yansıtan bir edebiyat başyapıtı olarak hâlâ güncelliğini korumaktadır.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    229
  • ISBN:
    9789750501364
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
04 Nis 20:37 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · Puan vermedi

Sevgi Soysal yine gülümsüyor bize. 40 yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı en güzel yapıtlardan biri de "Şafak". Tante Rosa kitabıyla tanıyıp, mizahına hayran olduğum, muzip kadının o kadar da rahat bir yaşamı olmadı halbuki. 12 Mart dönemi denilince akla gelen en etkili isimlerden biri Soysal. Şafak romanı ise, kendisinin Adana'ya sürgün edildiği yılların bir yansıması aynı zamanda. Tam manasıyla bir eylem insanı olmayan Oya, komünizmi övmek suçundan Adana'ya sürgüne gönderilir. Peşinde devamlı iki sivil polis, her gün karakola gidip imza vermek zorundadır. Bir akşam avukat tanıdığı Hüseyin'in davetiyle Maraşlı işçi ailesinin evine yemeğe gider Oya. Hapisten yeni çıkmış solcu öğretmen Mustafa, Ali ve ailesi, Hüseyin, Oya yemek yerken, evi aniden polis basar. Örgüt toplantısı diyerekten, hepsi karakola götürülür. Kitap iç hesaplaşmalar, çözümlemeler ve geçmişi hatırlama şeklinde ilerler. Baskın, Sorgu ve Şafak bölümlerinden oluşan kitapta, Soysal'ın değindiği o kadar mevzu vardır ki aslında. İşkence, işkencede çözülme, işkenceci psikolojisi, nesnelerin onu eline alan kişilerin elinde nasıl iğrenç bir şeye dönüşebildiği, kadın-erkek ilişkileri, küçük burjuva ahlakı ve aydınlarının eleştirisi...
Oya sorguya alındığında örneğin, polis onu o kadar erkeğin arasında o saatte ne yaptığını irdeleyerek çözmeye çalışıyor. İçki içip içmediğini, evli olup olmadığını vs. sorup duruyor. Ortada örgüt veya toplantısı sorgulanmıyor. Bir kadını en iyi nasıl rencide edilebileceğinin ve Oya'nın ona izahat verme çabalarının, onu haklı çıkarmaktan başka bir işe yaramadığı görülüyor. Üstümüze sinmiş, her an savunmaya geçmeye hazır bir ahlak anlayışıyla... Çoğu kadına daha küçük bir kızken öğretilen kavramlarla savunmaya geçiyor. Sonra kızıyor kendine, iç konuşmalar sürüyor. Ne ait olduğu sınıfa ait, ne de diğerine. Asıl yoran bu Oya'yı da Mustafa'yı da. Çelişkileri ortaya çıkarmak tamam, ama net bir tavır koyulamıyor ortaya. Hepimizin durumu işte.
Komiser Zekai'nin kendi amiriyle, Abdullah'ın da amiri Zekai Bey'le olan konuşmaları... Yasalara sığınarak yasayı ve insan onurunu çiğnemek, buna da "emir böyle" diyerek , bireysel sorumluğu üzerinden atmak. Ama devran her döndüğünde kabak yine en alttakinin, kafayı kuma gömmeyi seçenin başına patlar.

"Kurbanlarla beslenen bir sürekliliktir zulüm. Edebiyat yapıyorum yine. İçine edebiyat karışınca bayağı dertler şıklık kazanır sanıyorum."

İyi okumalar 1K.

Kitaptan 12 Alıntı

sezen 
04 Nis 20:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

"Kurbanlarla beslenen bir sürekliliktir zulüm. Edebiyat yapıyorum yine. İçine edebiyat karışınca bayağı dertler şıklık kazanır sanıyorum."

Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 203 - İletişim Yayınları)Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 203 - İletişim Yayınları)
sezen 
04 Nis 20:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Çoğu aydının en saçma alışkanlığıyla, mantıksızlığa mantık aramaya çabasından bir de. Şu ana dek buraya getirilişine bir anlam vermeye çalıştı durdu. "Hiçbir şey yapmadan" sözünün anlamsızlığını seziyor Mustafa. Sanki, böyle dönemlerde önemli olan suçun niteliğiymiş gibi. Demek bizler de, giderek suçluluğumuza inandırılmışız. Bir şeyler yapmak suç, yapmamak suçsuzlukmuş gibi. Kavgayı ne zaman suçluluk, bir şeyler yapmamayı ne zaman suçsuzluk ve alın aklığı sanır olduk?

Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 125 - İletişim Yayınları)Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 125 - İletişim Yayınları)
sezen 
04 Nis 20:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Korkuyor Güllü'den. Değil Güllü'ye yardımcı olmak, onu anlamaya, onun yakınlığını taşımaya bile yetmiyor gücü. Güllü'yü değiştirmek, Güllü'yü yeniden yaratmak...Bir insanı değiştirmek tek bir insan işi değildir. Bu bir düzen, bir çevre, bir coğrafya konusudur, diye cevaplıyor kendisini. Yine de güçsüzlük sığınılamayacak kadar kötü bir şey.

Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 116 - İletişim Yayınları)Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 116 - İletişim Yayınları)
sezen 
04 Nis 19:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Kuşkular ve suçluluk duyguları. İşte benim gibilerin sevimsiz özeti. İki arada kalmış küçük burjuva!

Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 91 - İletişim Yayınları)Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 91 - İletişim Yayınları)
sezen 
04 Nis 19:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Ama o üç herif, copu zorla makatıma sokmaya kalktıklarında, doğa da, cinsellik de korkunç şeyler olarak göründüler gözüme. Cinsellik insanın en bayağı yanıymış gibi. Cinsellik olmasa, beni döverler evet, elektrik verirler, tırnaklarımı sökerler... her ne ise... ölesiye acı çektirirler, acıdan delirtebilirler.... Ama bunlar atlatılabilir, bunlardan sonra, şimdi duyduğum tiksinti duyulmaz asla. Böyle utanılmaz. Üç erkek, erkek demek belki yanlış, birlikte birbirlerinden güç alarak bastırdılar copu. Delice bir acıydı ama tiksinti, utanç daha fazlaydı.Kadın ve erkek ayrımı bana oynanan oyunların en kötüsüydü.

Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 95 - İletişim Yayınları)Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 95 - İletişim Yayınları)
Gülsüm Yalçın 
14 Oca 16:13 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kuşku, insan kafasını en aydınlık olması gerektiği anda karıştırır.

Şafak, Sevgi SoysalŞafak, Sevgi Soysal
sezen 
04 Nis 19:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

"Şahlanmak ve direnmek! Bunlar sadece güzel sözcükler değildir." derdi Ahmet. "Sınıfsal tavırlardır. Ancak sınıfsal görevinin bilincinde olan kişi şahlanabilir ve gerçek anlamda direnebilir, karşı durabilir. Bu sınıfsal bir kavgadır."

Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 67 - İletişim Yayınları)Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 67 - İletişim Yayınları)
sezen 
04 Nis 19:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Cop bir silah değil aslında. Adi, bayağı bir araç. Kötü bir araç. Şıklıkla, şövalyelikle, kahramanlıkla bağdaşacak, hiçbir yönü olmayacak bir şey. Kurşunla vurulmak soylu, güzel olabilir, ama copla dövülmek? Bir eylemci için de aşağılatıcı bir yanı olmalı bunun.
Gözlerinin önünde bayağı tiksindirici biçimler alıyor cop. Kötü, hasta beyinlerin bu aracı, olabilecek en iğrenç erkeklik organına dönüştürdüklerini anımsıyor. Doğayı bile en çirkine dönüştürebilen kafalar!Onların erkeklik organı. Olabilecek en çirkin, en adi biçimde. Cop.

Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 94 - İletişim Yayınları)Şafak, Sevgi Soysal (Sayfa 94 - İletişim Yayınları)
2 /