Çevirmen:
Siren İdemen
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2022 83. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2022 23:32
Annie Ernaux kendi bireysel hafızasına, sıkılıp mızmızlanmasın diye toplumsal hafızayı kardeş getiriyor. Oturup 1940’ların başında yapılmış ata yadigarı sandıklarında ne var ne yok döküyorlar ortaya. Sonrası bildiğimiz evcilik oyunu. İkinci Dünya Savaşı anne, Fransız toplumu çocuk, ve Ernaux uzatıyor savaşın elleriyle sahte mamayı Fransız toplumuna. Bak bebek, bu mama, ye de büyü. Bebeğin gaz sancıları, bebeğin kusmuğu, bebeğin boku püsürü, sürünmesi, emeklemesi, kalkıp koşması..2. Dünya Savaşı’nın kucağında sallanıp uyutulmaya çalışılan Fransa toplumunun hem ilk gülücükleri hem karabasanları.. Bu anne rolündeki cenabeti bilmeyenimiz yok. Bu cenabetten sebep yazılan ilk kitap da bu değil. Gelin görün ki, Ernaux başka türlü anlatıyor. Bu, şimdiki zamanı yutup, sürekli geçmiş zaman kipinde yazılmış bir kitap. Geçmişe takılıp kalmışlık değil anlatmak istediğim kuşkusuz, geçmişi çengeline takıp getirmek, getirip ayaklarımızın önüne indirmek gibi bir şey. Bu, birinci tekil şahsın yaşadıklarını, üçüncü tekil şahsın gözlerinden anlatan bir otobiyografi. Yazarın kendini ikiye bölmüş, bu bölünmeyi hem sezdirip hem de bize unutturarak yazmış olması mükemmel bir detay. Bu detay ki, ona bu kitaba tek bir biçimi yakıştırmamızın önüne geçiyor. Çıksa da biri bu roman dese, haklısın birader deriz, ama tarih kitabı da dese, yine haklısın deriz. Yok anlatı diye atlasa biri, biri belgesel diye itiraz etse, haklısın haklısın, sen de haklısın. Öyle bir zenginlik. Dedenizin gençlik hikayelerini anlatmaya başladığı bir belgesel düşünün. Siyah beyaz. Sonra yavaş yavaş ekran renkleniyor. Kitabın sonlarında artık HD kalitesinde, bizim çocukluğumuzdan görüntüler yağıyor. Bir tarihin içinde kendini, tanıklıklarını görmek de ne bileyim, acayip hissettiriyor. Biz de vardık hep buralarda, bu tarih
Edebiyat
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
7/10
·232 syf.··
2023 38. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2023 19:45
Kitapla ilgili incelememe geçmeden evvel kitaba dair kısaca bir şeyler yazmış olayım. Yaklaşık olarak 1 sene evvel elime geçen bir kitaptı ve 1 seneye yakın -benim için önemli olmasından dolayı- kitaplığımda değil de çekmecemde muhafaza etmiştim bu kitabı, okumak bu günlere kısmetmiş. İlk olarak bu kitabın Türkiye’de neden bu kadar beğenildiğini anlayamadığımı ifade etmeliyim. İstikrarlı bir şekilde geçmiş zaman eklerinin varlığı gerçekten sürekleyiciliği olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca şunu da eklemiş olayım: Kitap 1940’lardan başlayıp 2000’lere uzanan bir serüvenin yazıya dökülmüş hali. Ancak kitabın kapağında belirtildiği gibi bu kitabı “roman” olarak isimlendirmek pek de doğru değil. Annie Ernaux kendi gözlemlerini, anılarını ifade etmiş 220 sayfa boyunca. Belki anı olarak ya da yarı otobiyografik bir tür olarak kabul edilebilir ancak roman çok doğru bir terim değil içerik bakımından. Romanın içeriğine geçecek olursam dünya kadar defo buldum. Ernaux 70’li ve 80’li yıllarda 68 kuşağının yeniden canlanmasını isteyen biri olarak karşımıza çıkıyor kitapta ancak Ernaux gerçek anlamda bir revizyonist. Kitapta AVM övgüsü var, Doğu Bloğu ülkelerine verip veriştirme var ki muhtemelen bu sayede Nobel kazandı, ve eleştirilerin bir çoğu temelsiz. “68 kuşağı yeniden dirilsin ama biz yine olayların dışında kalalım, hayatımıza devam edelim, hiç destek sunmayalım” düşüncesi hakim anladığım kadarıyla yazarda. Kitapta 20. yüzyıldaki birçok önemli olaya da değinilmiş: Falkland Adası, Irak’ın Kuveyt’i işgali, SSCB’nin dağılması, Bosna Katliamı. Ancak Fransa’nın Cezayir’i sömürge altında tutmak adına 250 binden fazla Cezayirli’yi öldürdüğü, 2 milyondan fazla insanı topraklarından ettiği ve 8 yıl süren Cezayir Bağımsızlık Savaşı 2-3 cümle ile ifade edilmiş. Bunun yanı sıra 90’larda
Edebiyat
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
10/10
·232 syf.··
2021 125. kitabı
Annie Ernaux Seneler’de 1940’tan 2000’li yıllara kadar olan dönemde Fransa’yı, Fransız toplumunu, toplumdaki fikirleri, kişileri, yaşayışları, inançları ve bunların değişimini, kendi yaşantısından yola çıkarak anlatıyor. Ernaux’nun kendi deyimiyle eser bir ‘gayrişahsi otobiyografi’ çünkü kolektif tarihin bireysel hafızanın perdesine yansımasını resmediyor (s.222). Seneler, muazzam bir roman. Öncelikle, 230 sayfada neredeyse koca bir yüzyılda Fransa’nın tarihine tanıklık ediyorsunuz, bunu da çok başarılı tespitler ve okuru edebiyata doyuran bir üslupla yapıyor yazar. Dönem geçişlerini aktarırken, aile masasında edilen sohbetler ve insanların tüketim alışkanlıklarındaki değişimler gibi hoş ve zekice ayrıntılar hayranlık uyandırıyor. Fransa’nın koca bir yüzyıllık tarihi dönem dönem film şeridi gibi gözlerinizin önünden akıp giderken, Ernaux, göçmenlik, kadın olmak, tüketim toplumuna dönüşmek, küreselleşme, Amerikanlaştırılan kültür gibi coğrafyadan bağımsız, evrensel sorunlarla ilgili muazzam gözlemlerini yine incelikli bir şekilde paylaşmayı ihmal etmiyor. Özellikle farklı dönemlerde kadın olmayı çok tarafsız ve gerçekçi bir şekilde tüm yönleriyle yansıtmış yazar, etkilenmemek mümkün değil. Bunlara ek olarak, duygu aktarımı konusunda da çok başarılı bir eser Seneler; duygusal anlamda beni gerçekten çok etkiledi. Çok farklı bir dönem ve coğrafyada yaşamış olmama rağmen, okurken Ernaux’nun gözünden hayata baktım, onun hislerini paylaştım. Kitabın ilk bölümü, deneysel bir tarzda kaleme alınmış, parça parça anlatılarla ilerliyor, ilk etapta tüm kitabın böyle olduğunu zannedip takip etmekte zorlanmaktan endişe ediyorsunuz. Ancak birkaç sayfalık bu ilk bölümden sonra kitap, kronolojik olarak ilerleyen bir romana dönüşüyor. Zor okunan bir kitap değil; ancak ülkeye özel bir
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2022 00:00
İlkokuldayken sınıfıma dair hatırladıklarım çok az. Sıralara üçerli oturduğumuzu, geniş pencerelerimizi, sınıf kapısının ise hep bir tarafının kırık olduğunu hatırlıyorum. Bir de tarih şeridini. Karanlık çağlardan yeni çağa önemli olayların gösterildiği o renkli panoyu. Onu incelemek hoşuma giderdi. Bir çağın nasıl bittiğini, bittiğine kimin karar verdiğini anlamazdım ama. Büyüdükçe her birimizin içinde böyle panoların olduğunu gördüm: Sorumluluk çağı, sınavlar çağı, parçalanma çağı gibi. Bu çağlara sadece kendimizin karar vermediğini de gördüm. Ülkeler yıkılıyordu, yakınlarımız ölüyordu tam da yeni nefesler doğarken. Birisini aramanın, ona ulaşabilmenin alacağı zaman giderek kısalırken, insanların ruhuna temas etmek o kadar da kolay olmuyordu. . Annie Ernaux kendinden bir başkası gibi bahsederken; onun tam da anlattıklarına tanık olduğunu biliyoruz. Uzaktan bakar gibi anlamıyoruz hem de. O yazdıklarını yaşıyor ve yaşadıklarını izlemenize müsaade ediyor. Yazmanın neler yapabileceğini biliyor. 1940lardan 2000li yıllara uzanan süreyi ‘sanki bir şey eksik değilmişçesine’ anlatıyor Ernaux. Hem bireysel hayatına dair noktaları hem de toplumsal olayları harmanlayıp. Çünkü göbek bağımız sadece doğduğumuz aileye değil; doğduğumuz zamana ve topraklara da görünmez bir yakınlıkla bağlı. . Seneler’e daha önce başlayıp devam etmemiştim, birkaç gün önce elime aldığımda ise bitirmeden başından kalkamadım. Çok sevdim, sevmekle birlikte içimde kocaman bir delik açtı Seneler: yazma iştahı. Belki bir günlük belki an’ı kaleme dökmek. Ama bir yerden başlamak. Yaşsız, sınırsız ve korkusuzca. . Siren İdemen’in güzelim çevirisi, Utku Lomlu kapak tasarımıyla ~
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
***2022NobelEdebiyatÖdüllüYazar***
10/10
·232 syf.··
2021 313. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2021 00:41
~~~AnnieErnauxKülliyatı~~~ Fransız yazar Annie Ernaux işçi sınıfına ait 1ailede doğup düzgün, sağlam  1sosyal çevrede büyüdü, edebiyat öğrenimi görerek uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Yazarin genel uslubu kişisel deneyimle toplumsal tarihi 1leştiren unsurları 1araya getirerek, sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinselllik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarmak olup ki kitapta tüm bu konular işlenmiştir, arka planda toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasî, tarihi olaylara yer verip; "toplumsal bellek" üzerinden tüm yaşananları belge niteliğinde sunarak, yaşananları ispat eder gibiydi. Yazar yazdıklarının gerçekliğinden olsa gerek başta Renaudot Ödülü olmak üzere 1çok ödülle taçlandırılmıştır. Hâlâ Cergy’de yaşamaktadır. Kitabın konusu yukarida bahsettiğim genel çerçevede yazdığı konular üzerinde şekillenip, toplumsal durumda İstediklerimizin, düşündüklerimizin bile toplum şekillendirmesi üzerinde olmasını okadar güzel aktarmış ki özellikle bu kısım beni çok etkiledi ne olduğunun farkında olmadan doğru diye toplumsal baskılar üzerinden yaptiklarimizi en güzel anlatan kitaplardan 1i bence, düşüncede bile savunduğumuz durumun etkide kalarak yönlenmemizin en güzel ifadesi gibiydi kitap. Anlattığı konularda yakın geçmişin ve hâli hazirda pek çok durumun güncelliğini koruduğu bu kitap reklam çevresinin de hayatımızdaki rolünü gayet iyi 1şekilde yansıtarak günümüz sorunlarına ve yaşanan olaylara da parmak basmıştır. Konuları anlatırken edebiyat bağlantılarını da çok sevdim ki listeme 1kaç kitap daha eklemiş olabilirim :-))))) özellikle bu kısımları daha da çok sevmiş olabilirim zira okuduğum kitaplardaki bağlantılar konulara bakış açısı yönünden daha iyi oluyor gibi severek okudum,
Külliyat Okumalarım
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
Nobel Ödüllü bir yazar yapıtı ama !!
3/10
·232 syf.··
2024 26. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 23:06
Doğum günü hediyesi olarak geldiği icin okumak için kendimi resmen zorladım. Belki de uygun zamanda okumadım bilemiyroum ancak bir daha zaman ayıracağımı zannetmiyorum. Kitabı okuduğum zamanda telefonuma aldığım notları aynen buraya yazıyorum. “Hayret içerisindeyim. Nasıl olur da 1940’ta Fransa’da doğan bir kadın benimle hadi benimle değilse bile 80’li yılların yahut 90’lı yılların başında doğan bir kadınla aynı hisleri, aynı korkuları, aynı hevesleri yaşar. Nasıl olur da bu 40-50 yıl geriden gelmişlik yapışıp kalabilir üstümüzde? Çok ama çok yoğun bir kitap. Okurken bu yoğunluğun içerisinde kayboluyorum. Hangi terimi, hangi olayı, neyi, kimi araştırayım derken kitaptan kopuyorum. O kadar bilmediğim kavram konu var ki... Şimdi fark ettim de, bu kitap bir Fransız tarafından değil de bir Türk tarafından yazılsaydı, çarçabuk bitirir ve başucuma koyardım kitabı. Ama bu haliyle, yeteri kadar anlayamıyor ve hissedemiyorum yaşananlara ne kadar evrensel de desem…”çok üzgünüm ki bu yapıt bu ülkedekiler için biraz zor muydu acaba ?
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
Zamanda yolculuk yapmaya ne dersiniz?
Puan vermedi·232 syf.··
2024 38. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 01:05
Yazarın kendi hayatı üzerinden kurgulanmış eseri okumak, bir kız çocuğunu büyütüp yaşlandığında ölümüne hazırlamak ile eşdeğerdi. Taşrada doğup aldığı eğitim sayesinde yeni çevresini belirleyen bir küçük kızın kültür çatışması yaşadığını görüyoruz. Tohumunun atıldığı yer ile tasarladığı hayat arasında bocalarken çıktığı kabuğu da hor gören bir yanı var. Eser, çekilmiş fotoğraflar ve onların tarihleri üzerinden ilerliyor. Nepalm, İkiz Kuleler (13 Eylül), şarbon tehlikesi, Amerika'nın Irak'a girmesi, terör faaliyetleri, mülteci sorunları gibi siyasal olguların yanında kadınların kürtaj hakkını elde etmesi, doğum kontrol haplarının kullanıma girmesi gibi feminist gerçekliğe de yer verilmiş. Yazarın Doğu toplumlarını ilkel ve tehlikeli bulan bir yanı var. Bu sebeple özellikle Arap halklarına üstten ve tiksinerek yaklaştığı söylenebilir. Otobiyografik eserden yola çıkarak sağ görüşe oy vermediği, solcuları desteklediğini de defalarca belirtmiştir. Edebiyat öğretmeni olduğu için önemli Fransız yazar ve şairlerine eserde yer vermiştir. Özellikle Sartre'ye hayran olduğunu anlıyoruz. Kurgunun içine sızdırılan tarihi, siyasi, sosyal olaylarla gerçekten yoğun bir kitap okuduğumu söyleyebilirim. Benlik kavramını oluşturmuş, toplumsal baskılardan korkmamış özgür ve güçlü bir kadın. Tavsiye ediyorum fakat çok akıcı olmadığını söylemeliyim.
Edebiyat
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
•Annie Ernaux Seneler kitabında, çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000'li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik. • Annie , En mahrem anılarına, hayatındaki önemli dönemeçlere kendi kuşağının hikâyesini de dahil edip tarihin kaydını tutan ve bunu yaparken klasikleşmiş otobiyografi yazınının dışına çıkan Ernaux, anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa kaçınıp bireysel tarihiyle kolektif tarihi bir araya getiriyor. Sınıf çatışması, kadın çalışmaları gibi konulara da yer vererek toplumsal bir bellek yazını oluşturuyor. • Büyük toplumsal olaylar yaşanırken , bireylerin hayatıni nasıl, ne kadar etkiliyor tümünü öyle incelikli anlatmış ki yazar. Hayatımızdaki rolünü gayet iyi şekilde yansıtarak günümüz sorunlarına ve yaşanan olaylara da parmak basmıştır. Olayları ele alma biçimi, kurgusu, kullandığı dil her şeyi ile muhteşem. • Herkese keyifli okumalar diliyorum ..!
Roman
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
5/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2024 08:30
Tüm kitaplarını okumuş olmama rağmen nedense bu kitapta oturmamış bir şeyler vardı. Akıcılığı, sürükleyiciliği bir türlü tutturamadım. Diğer okurların incelemelerini okuduğum zaman şaşırdım üstelik. Bazen bu sitede sanki çoğunluğun beğendiği kitapları beğenmiş olmak için bu incelemelerin yazılmış olduğu hissiyatı beni ele geçiriyor ve düşündürüyor. Kendi tarzında iyi olabilir bilmiyorum fakat konudan konuya atlayışı asla beni kendine bağlayamadı. Şu an kitap tanıtımını yapmaya kalksam kafam bomboş o kadar beni içine çekmedi.
Edebiyat
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 00:30
Bazı kitaplar insanı duygularıyla yüzleştirir.Seneler tam da öyle bir kitap.Kendine, geçmişine, değişen “sen”e dönüp bakmanın romanı gibi.Okudukça hem zamanın hem duyguların içinden geçiyorsun. Annie Ernaux, kendi yaşamını anlatırken aslında hepimizi anlatıyor.Zamanın akışını, belleğin değişimini öyle sade ama derin bir dille yazıyor ki, insan kendi geçmişine dönmeden edemiyor.Bazı cümlelerde kendi çocukluğunu, bazı anlarda unutmak istediklerini buluyorsun. Belki de bu yüzden Seneler’i okurken insan kendi fotoğraflarına, eski eşyalarına, unutmaya çalıştığı anılarına dönüyor.Bir kadının kendi hayatını anlatırken bu kadar sade, bu kadar dürüst ve bu kadar evrensel olabilmesi çok etkileyici.Ernaux, sessizce ama büyük bir güçle hatırlamanın cesaretini öğretiyor.
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma

Yazar Hakkında

Annie ErnauxYazar · 15 kitap
Annie Ernaux doğum adıyla Annie Duchesne (d. 1 Eylül 1940), Fransız yazar ve edebiyat profesörü. Çoğunlukla otobiyografik özellikler taşıyan eserlere imza attı. Ernaux, "kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden" dolayı 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Lillebonne’da, işçi sınıfı bir ailede doğdu. Çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi. Mazbut bir sosyal çevrede büyüdü, edebiyat öğrenimi gördü ve uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yaptı. Kişisel deneyimle toplumsal tarihi birleştiren unsurları daha ilk romanı "Armoires vides"le (Boş Dolaplar) ortaya koydu. Sınıf atlama, evlilik, kadın özgürlüğü, cinsellik, kürtaj, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi meseleleri kendi deneyimleri üzerinden aktarırken, arka planda daima toplumsal yaşam ve onu oluşturan kültürel, siyasî, tarihî olaylara yer vererek, "toplumsal bellek" yazını olarak nitelenebilecek eserlere imza attı Başta Renaudot Ödülü olmak üzere birçok ödüle değer görüldü. Hâlâ Cergy’de yaşamaktadır. Ernaux edebiyat kariyerine 1974 yılında otobiyografik bir roman olan Les Armoires vides (Boş Dolaplar) ile başladı. 1984'te, babasıyla ilişkisine ve Fransa'da küçük bir kasabadaki deneyimlerine ve sonraki taşınma sürecine odaklanan otobiyografik çalışmalarından biri sayılan La Place (Bir Adamın Yeri) romanı ile Renaudot Ödülü'nü kazandı. 6 Ekim 2022'de, 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nü "kişisel hafızanın köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını ortaya çıkarmadaki cesareti ve klinik keskinliği nedeniyle" alacağı açıklandı. Ernaux, edebiyat ödülünü alan 16. Fransız yazar ve ilk Fransız kadındır. Türkçede yayımlanan eserleri - Seneler, Roman, Can Yayınları, 2021 - Babamın Yeri, Roman, Can Yayınları, 2022 - Boş Dolaplar, Roman, Can Yayınları, 2022 - Yalın Tutku, Roman, Can Yayınları, 2022