Hayatın küçük bir huyu vardır: İnandığımız değerler üzerinden sınanırız.
"Ben dürüst bir insanım" ya da "Ben haksızlık karşısında dayanamam" gibi cümleler tespit değil iddiadır. Ve iddialar, bedel ödenmediği sürece karakter özelliği sayılmaz.
Uzakta bir haksızlık gördüklerinde sesleri yükselir: “Böyle şey olur mu?”
Ama aynı haksızlık işlerine yaradığında dilleri değişir: “Gerçekçi bakmak lazım.”
Simone Weil, ayrımı sertçe çizer:
İyiliği sevmekle iyi olmak aynı şey değildir.