Yürümek

Sevgi Soysal
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
186
Basım Tarihi:
1974
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·186 syf.·
2022 98. kitabı
Lina'ya Lina tesekkür ederim kitabı okumama sebep olduğu için Yazarla tanışma kitabım oldu, ama sivri dilli farklı düşünce tarzı ve kendiyle iç hesabının kelimelerle oynaması ve bıze yansıması.. Olan bir kıtap yazmak bir hesaplaşma, bir iç yolculuktur aynı zamanda. 1971 yılıdır. Ankara Basın Toplu Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davadır. Yazar ''Yürümek'' adlı bir roman yazmıştır. Roman TRT Roman Ödülü'nü kazanmıştır. Ancak romanın içeriği ahlakistan olarak bilinen ülkede infial yaratmıştır. Okuyanların ahlakı bozulmuş, olmayanlar olmuş gibi gösterilmiştir. Neyse ki adalet parmağı kesmek üzere harekete geçmiş sanık kıskıvrak yakalanarak başkan ve üyelerinin karşısına geçirilmiştir. Davada sanıktan sorulur: Başkan: Neden böyle müstehcen bir yazıyı kaleme aldın? Üstelik yetinmedin TRT Roman Ödülüne başvurdun? Yazarın : Efendim burada yazılanlar bir Türkiye gerceğidir der.. Yürümek, dönüp bakmamak arkaya. Arkada ne var? Yan yana asılı duran resimlerin korkutucu düşlerle yüklü can sıkıcı renklerinden başka. Susmak, tanımak, sevmek.." Kitaptan (s.152)
Edebiyat & Roman
YürümekSevgi Soysal · Bilgi Yayınevi · 19741,644 okunma
7/10
·186 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 19:40
Bugün Yürümek’i okurken şunu düşündüm: Bu kitap artık “cesur” olduğu için değil, hâlâ çok tanıdık olduğu için önemli. Elâ’nın yaşadığı sıkışmışlık, “Ben kimim?” sorusu, başkalarının beklentileriyle kendi isteği arasında kalma hâli… Bunlar 1970’lerde kalmış şeyler değil. Bugün de aynı sorularla yaşıyoruz, sadece dekor değişti. Kitapta asıl mesele cinsellikten çok, bedende ve hayatta var olma hâli. Utançla, arzuyla, sınırlarla yaşamak. Kadın ya da erkek olmanın kalıplarına sığamamak. Bugün daha çok konuşuyoruz belki ama o iç sıkıntısı pek değişmemiş. Diller değişmiş, duygular aynı kalmış gibi. Elâ ve Memet birlikteyken bile yalnızlar. Yan yana yürüyorlar ama ayrı ayrı. Bunu okurken bugünkü ilişkiler geldi aklıma: Çok temas var ama az yakınlık, çok konuşma var ama az anlaşılma. İnsan kalabalığın içinde bile tek başına hissedebiliyor. Kitap bunu sessizce ama çok net gösteriyor. Yürümek kimseye “doğru hayat budur” demiyor. Yol tarif etmiyor. Reçete vermiyor. Sadece şunu söylüyor gibi: Yürümek, bulmak değil; aramayı göze almak. Bugün herkes “kendinin en iyi versiyonu ol” diye bağırırken, bu kitap insanın dağınık, kararsız, eksik hâlini de meşru kılıyor. Aramanın, bulmak kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. O yüzden benim için Yürümek bugün şunu söylüyor: İnsan bir sonuç değil, bir süreçtir. Sabit değil, yürüyen bir şeydir. Ve belki de var olmanın en dürüst hâli, nereye gittiğini tam bilmeden yürümeye devam etmektir.
YürümekSevgi Soysal · Bilgi Yayınevi · 19741,644 okunma
Puan vermedi
Sevgi Soysal edebiyatımızın aykırı yazarlarından. Dönemine göre çok ileride bir bakış açısına sahip olduğunu göreceğiniz bu romanda çok farklı ortamlarda büyüyen iki genç insan anlatılır. Çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemleri, ailevi ilişkileri, arkadaşlıkları, cinselliği keşfedişleri ve Türk filmlerindeki gibi bir çarpışma ile yollarının kesilişi... Yazarı gibi aykırı olan kadın karakterin evliliğe bakışı günümüzdeki birçok kadından daha ileride. Kitapta bir kahramanın anlattığı eşeğe tecavüz anısı yüzünden kitap, müstehcen bulunup 1970'den 1974'e kadar yasaklanıyor. Elimdeki baskı mahkeme kararının da yer aldığı o yıllardaki baskısı. O yüzden çok yıpranmış her an elimde kalacak diye özenle tutup okumaya çalıştım. Yasaklanan konuya gelince Ortadoğu toplumlarında cinsel açlığın göstergesi olan bu anlatımdan çok bu sapıklığın yasaklanması ve cezalandırılması gerekiyor kanımca. Ama kime neyi anlatalım, aradan geçen yarım yüzyıl sonra bile 2 yaşında çocuğa, damacanaya hallenen bir toplumda yaşıyoruz. Kendi sapıklarimız yetmezmiş gibi Pakistan, Afganistan ve Suriye gibi birçok ülkenin sapıklarına da kapıyı ardına kadar açmışken daha kötüye gitmemiz kaçınılmaz görünüyor. Ortadoğu bataklığına direnenlere terörist muamelesi yapılan bir zamandan geçerken umarım herkes aklını başına devşirir. Bir Norveç, bir Finlandiya olamayacağız belki ama keşke en azından Türkiye kalabilsek. Sevgi Soysal'ın anlatımındaki betimlemeler harika. Konu geçişleri arasına birer hayvandan yola çıkarak karakterin içinde bulunduğu durumu tasvir etmeye çalışmış yazar. Anlatımdaki sadelik geriye dönüş ve iç konuşmalarla süslenmiş. İlişkilerin nasıl olması gerektiğini, küçük bir olaya bile farklı bakmanın kişileri nasıl savurduğunu, nasıl sorgulamalara yol açtığını bir de Sevgi Soysal'dan okuyun
YürümekSevgi Soysal · Bilgi Yayınevi · 19741,644 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2020 1. kitabı
·
316 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 01:51
yürümek isimli romanı şimdiye kadar okuduklarım içinde apayrı bir yer edindi. gerçekten muhteşem bir kalem. anlatım gücüne hayran kaldım. romandaki karakterlerin düşünceleri arasında, günlük yaşamın en basit olaylarının devam etmesi ve zıtlıkların eserde olanca doğallığıyla yer alması çok etkileyici. okurken sürekli, bu kadar erken veda etmeseymiş hayata daha neler yazarmış kim bilir diye düşündüm durdum.
YürümekSevgi Soysal · Bilgi Yayınevi · 19741,644 okunma
Puan vermedi·186 syf.·
Beğendi
·
2021 14. kitabı
Kitap iki kahramanın (Elâ, Mehmet) çocukluktan yetişkinliğe kadar olan dönemini anlatıyor. Bu anlatımı yaparken kitabı asıl değerli kılan, yazıldığı dönemin toplumsal yapısına, düşüncesine kitabında farklı bir anlatım tekniğiyle yer vermesidir. Dili biraz tam ağır da demeyelim de sanki devrik cümlelerin o büyülü anlatımından yararlanmış. Daha çok Elâ'nın içsel monologlariyla ilerleyen kitap kadının toplumdaki yerini de göstermiş oluyor bize. Hikayenin Elâ'dan Memet'e geçişinde orman, hayvan, çiçek, böcek betimlemeleriyle geçis yapılıyor bu benim çok hoşuma gitti. Bu geçiş tekniğiyle ilk kez bu kitapta tanıştım diyebilirim. Cinsel kimlik arayışında olan kahramanların çocukluk dönemlerinde yapma, ayıp, günah gibi normlarla dizginlenmeye çalışılması aslında bize hayatın ileriki dönemlerinde nasıl sorunlarla yüzleşilebileceğini de gösterir nitelikte. Çünkü çocukluğu yaralı geçen insanların sağlıklı birer birey olmasını beklemek çok zor. Nitekim Elâ yanlış bir evlilik kararı veriyor, Memet ise özgüvensizliğiyle mücadele ediyor. Kahramanların ergenlik döneminde hormonsal değişiklikleri ve ergeerin cinsel sohbetleri yüzünden kitap bir ara müstehcen yaftası yiyerek önce yasaklanip kaldırılmış sonra açılan davalarla bu yafta kaldırılmiş üstüne ödül verilmiş bir kitap. Halbuki şu sıralar müstehcen olan çocuk kitaplari daha fazla ki bunlar editöryal olarak nasıl onay alıp geçiyorsa(!) dikkatli okurlar tarafindan bulunup gerekli işlemlere tabi tutuluyor. Neyse konuyu dağıtmadan kitap oldukça akıcı, bazen sıksa da çok sıkılmaya varmadan kitabı bitirmiş oluyorsunuz zaten. Sağlıcakla kalın...
YürümekSevgi Soysal · Bilgi Yayınevi · 19741,644 okunma
10/10
·186 syf.··
Beğendi
·
2024 150. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 14:27
Yürümek, Sevgi Soysal'm yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. Elâ ve Memet’in hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında Sevgi Soysal toplumca çizilen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınır değerlerini bireyin gözünden sorgular. Bir Ege adasında bireyselliğin dar çemberinden çıkıp, insanca duyarlılıklarına sahip çıkan Ela, 12 Mart'ın ayak seslerinin duyulduğu Ankara sokaklarına yürüyüp gidecek Sevgi Soysal’ın iç sesi olarak da okunabilir... Müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan Yürümek,
Hayata Dair
YürümekSevgi Soysal · Bilgi Yayınevi · 19741,644 okunma
9/10
·152 syf.··
2021 65. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2021 16:57
1970 yılinda yayımlanmış Yürümek... 12 Mart darbesinin ardından Sevgi Soysal'ı susturmak isteği, romanın "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatılmasına neden olmuş... Yazarıyla birlikte kilit altına alınan kitap 1974 yılında beraat etmiş... Bu sözlerle giriş yapılmış esere, bu önsözle birlikte... İyi ki beraat etmiş eserle, yazarla birlikte fikirleri de... Sevgi Soysal'la tanışma serüvenim Tante Rosa'yla başladı. Kaleminin büyüsü, yazım tekniği, cesareti, zekâsı, savunduğu fikirleri herşeye rağmen yazıya dökebilmesi hayran olmamı sağladı, her okuduğum eseriyle daha da fazla bir şekilde. Tante Rosa'dan farklı olarak bu eserde Elâ ve Memet'in hayatına yer verilmiş. Aynı dönemde fakat farklı şehirlerde ve farklı ailelerde yetişen Elâ ve Memet... Çocukluktan başlayıp yetişkinliğe giden yolda; cinselliği keşifleri, isyanları, dönemin ve çevrenin baskıları, arkadaş ilişkileri, hataları, hayalleri ustalıkla sergilenmiş. Pasajlardaki doğa betimlemeleri esere farklı bir bakış açısı getirmiş. Sevgi Soysal eserlerinde sadece bir aşk hikâyesi kurgulamamış aslında. Dönemi, dönemin insanların hayatlarındaki etkilerini özellikle cinsiyet ayrımcılığını resmetmiş çarpıcı bir şekilde. Buna "müstehcenlik" denmiş, yasak getirilmiş, toplatılmış, engellenmiş... Yazdıkları yaşanmış ya da yaşanmak istenmiş ve yaşanacak yıllar boyunca... Bu usta kalemler yaşadıkları onca zorluğa rağmen mücadele etmişler ve daha sonra ödüllendirilmişler ironik bir şekilde. Kadın yazarlarımızı her fırsatta tanıtmaya çalışan Sevgili Samet Güzel'in gerçekleştirdiği "Sevgi Soysal okuma etkinliği" kapsamında bu eseri okudum, bu nazik davranışından ötürü teşekkürlerimi sunuyorum kendisine. Yürümek, dönüp bakmamak arkaya. Arkada ne var? Yan yana asılı duran resimlerin korkutucu düşlerle yüklü can
YürümekSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20121,644 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 10:58
Sevgi Soysal ve yürümek... 2 gün önce başladım ama elimden bırakamadım.Ve bitirdim. Sevgi Soysal'ın olduğum ilk kitabı. Ne kadar geç kalmışım meğer ,. kızdım kendime. Alışılagelmişin çok dışında . Bazen kendimi Sartre okuyor buldum bazen Camus bazen Yaşar Kemal.. Bazen şiir gibi geldi bazen ağır bir roman .. Hem akıcı hem ağır ... Kendine has muhteşem bir anlatım. Okurken aşırı keyif aldım. Kitabın ön sözünde kitap hakkında çok güzel bir degerlendirme var . Bunun üzerine inceleme yapmak istemedim. Keyifli okumalar 1970 yılında yayınlanmış. 12 Mart darbesinin ardından Sevgi Soysal 'i susturmak isteği, romanın "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatılmasina neden olmuş . Yazarıyla birlikte kilit altına alınan kitap 1974 yılında beraat etmiş... Yürümek ne anlatıyor? Roman alışılageldik bir tür de hikâye anlatmıyor ; Ela ve Mehmet'i çocukluklarından alıp yetişkinliğe taşısa, onların hayatlarının akışına sezdirse ve anlatı zamanı doğrusal bir çizgide gelişse de bütün bunları onların hayatlarının farklı zamanlarından seçilmiş karelerin halinde yansıtıyor Sevgi Soysal. Köylülerin çingenelerin sokaklarda pek görülmediği Ankara'nın henüz göç almadığı köylülerin bulvardan geçmelerinin yasak olduğu yıllardayız Ela bir ilkokul öğrencisi el yordamıyla tanımaya çalışıyor hayatı. Aynı anda tirebolu'da bir başka çocuk daha büyüyor Mehmet... Arada boşluklar bırakarak ilerliyor anlatı. ... Asıl mesele kadın ve erkek cinselliğinin önünü tıkayan zihniyetleri teşhir edişi ile önemlidir Yürümek... (Ön açıklamadan)... O kadar çok şey yazmak istiyorum ki ama kitabı okuyup sizin de o tadı almanızı istiyorum :⁠-⁠)
YürümekSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20121,644 okunma
Sevgi Soysal Okuyup, Onunla yürüyelim...
10/10
·152 syf.·
2018 81. kitabı
Geriye bakmadan,kimseye aldırış etmeden,hayatın bütün zorluklarına ve engellerine direnerek, kararlı ve emin adımlarla ileriye yürümek, yeniden başlamak için yürümek, sevgiyle yürümek... Yürümek, yürümek,yürümek... "Yürümek, dönüp bakmamak arkaya. Arkada ne var? Yan yana asılı duran resimlerin korkutucu düşlerle yüklü can sıkıcı renklerinden başka. Susmak, tanımak, sevmek.."(s.152) Sevgi Soysal'ın 1970 yılında yazmış olduğu Yürümek, Türk edebiyatı için o döneme kadar benzeri olmayan özgün bir kitap niteliğinde.Cinsel kimlik karmaşası ve cinsellik kavramını gözü pek bir şekilde işlemesi ,cinsiyet ve sınıf ayrımı,geleneksel toplum düzeni eleştirisi, ataerkil bir toplumdan farklı olarak kadını bir birey olarak merkeze koyması.. Sevgi Soysal Yürümek kitabı ile, 1970 “TRT Roman Ödülleri Yarışması”nda Fakir Baykurt, Tarık Buğra, Abbas Sayar ve Oğuz Atay ile birlikte "Başarı Ödülü”nü kazanıyor. Ödülle başlayan kitabın macerası ne yazık ki bir "müstehcenlik"(Ne alakaysa!) şikayetinden dolayı kötü bir dönem geçiriyor olay yargıya intikal ediyor. Sevgi Soysal belirli bir dönem tutuklu kalıyor ve kitap toplatılarak yasaklanıyor yaklaşık 4 yıl süren bu dönem sonucunda 1974 yılında TBMM tarafından oluşturulan komite kitabı inceliyor ve bilirkişi raporu ile dava düşüyor. Kitabın İletişim yayınları baskısında ilk sayfalarında dava ve bilirkişi raporunu görmek de mümkün. Hayata bakış açıları aynı olan,toplumun değer sistemlerini yargılayan, geleneksel düzene karşı olan, neredeyse birbirlerine ruh ikizi kadar benziyor diyebileceğimiz Ela ve Mehmet karakterleri üzerine kurgulanmış yürümek. Ela ve Mehmet Cumhuriyet Ankarası'nın farklı yerlerinde yaşayan iki insan. İçe kapanık, iletişim kuramayan, bilincinin farkına varamayan Mehmet, çocukluktan itibaren hep yasaklarla
Edebiyat
YürümekSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20121,644 okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 385. kitabı
Yürümek, işin erbabı pek çok eleştirmen tarafından Sevgi Soysal'ın yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. Yani bir olgunluk eseri olarak görülür. Peki, gerçekten öyle midir? Kesinlikle! Ela ve Memet'in hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında Sevgi Soysal, toplumca belirlenen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınıf değerlerini bireyin gözünden sorgular. Bir Ege adasında bireyselliğin dar çemberinden çıkıp, insanca duyarlılıklarına sahip çıkan Ela, 12 Mart'ın ayak seslerinin duyulduğu Ankara sokaklarına yürüyüp gidecek Sevgi Soysal'ın iç sesi olarak da okunabilir. Çok Keyif verici, dönemine ışık tutan güzel bir Soysal eseri. Not: Ne hikmetse müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan Yürümek, 1970 TRT Roman Başarı Ödülü'nü kazanmıştır. Ama en azından içinde TRT'nin geçtiği bir ödül alabilmiş sonradan da olsa. Şu anda Sevgi Soysal isminin geçebilme ihtimali bir köpek balığı saldırısıyla ölme ihtimalinden bile az. Eh, bir insanın ineklerden dolayı ölme ihtimalinin bile daha fazla olduğu göz önüne alınırsa!
YürümekSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20121,644 okunma

Yazar Hakkında

Sevgi SoysalYazar · 13 kitap
Sevgi Soysal (d. 30 Eylül 1936, İstanbul - ö. 22 Kasım 1976, İstanbul) Türk yazar. Aslen Selanik'li mimar-bürokrat bir babayla Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak büyüyen Sevgi Yenen, 1952'de Ankara Kız Lisesi'ni bitirdi. Bir süre Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Arkeoloji okudu. 1956 yılında şair ve çevirmen Özdemir Nutku ile evlendi, birlikte Almanya'ya gittiler. Göttingen Üniversitesi'nde arkeoloji ve tiyatro dersleri izledi. 1958'de Türkiye'ye döndü ve Korkut adını verdikleri bir oğlu oldu. 1960 ile 1961 tarihlerinde Ankara'da Alman Kültür Merkezi ve İrtibat Bürosu'nda ve Ankara Radyosu'nda çalıştı. Bu dönemde, toplum karşısında bireyin tedirginliğini öne çıkaran ''yeni gerçeklik'' akımından izler taşıyan öykü ve yazıları Dost, Yelken,Ataç, Yeditepe ve Değişim dergilerinde yayımlandı.  1961'de Ankara Meydan Sahnesi'nde Haldun Dormen'in yönettiği Zafer Madalyası adlı oyunda tek kadın rolünü oynadı. İlk öykü kitabı Tutkulu Perçem, 1962 yılında yayımlandı. Zafer Madalyası oyununda tanıştığı Başar Sabuncu ile 1965'te evlendi. Aynı yıl TRT'de program uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1965-1969 yılları arasında Papirüs ve Yeni Dergi'de öyküleri yayımlandı. Bu arada tezini vererek arkeoloji diplomasını aldı. Teyzesi Rosel'in kişiliğinden yola çıkarak, birbirine bağlı öykülerden oluşan Tante Rosa'yı yazdı. Kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği ilk romanı Yürümek'le TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü'nü kazandı. 12 Mart dönemi, Sevgi Soysal'ın hayatı ve yazarlığı üzerinde derin izler bırakan bir dönem oldu. Yürümek, müstehcenlik gerekçesiyle toplatıldı ve Sevgi Soysal, kısa bir tutukluluk ardından TRT'den ayrılmak zorunda kaldı. Anayasa profesörü Mümtaz Soysal'la, Soysal'ın komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklu kaldığı Mamak Cezaevi'nde evlendi. Siyasal nedenlerle tekrar tutuklandı ve sekiz ay Yıldırım Bölge'de, iki buçuk ay da sürgüne gönderildiği Adana'da kaldı. Cezaevinde yazdığı Yenişehir'de Bir Öğle Vakti adlı romanıyla 1974 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazandı. Kızları Defne Aralık 1973'te, Funda ise Mart 1975'te doğdu. Adana'da sürgünde bulunan bir kadının başından geçen olaylar etrafında 12 Mart'ı eleştirdiği romanı Şafak, 1975'te yayımlandı. Bu dönemde Anka Haber Ajansı ve Sosyalist Kültür Derneği'nin kuruluşunda rol aldı. Politika gazetesinde tefrika edilen cezaevi anıları Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu başlığıyla kitaplaştırıldı (1976). Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 1975 sonbaharında bir göğsü alındı. Hastalık izlenimlerini ve 12 Mart sonrası değişimi anlatan öykülerini topladığı Barış Adlı Çocuk, 1976'da yayımlandı. Eylül 1976'da bir ameliyat daha geçirdi ve tedavi için eşiyle birlikte Londra'ya gitti. Üzerinde çalıştığı son romanı Hoşgeldin Ölüm'ü tamamlayamadan 22 Kasım 1976'da İstanbul'da 40 yaşında öldü. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılar, Bakmak (1977) adlı kitapta toplandı.