Önemi Yok

Agota Kristof
Çevirmen:
Feyza Zaim
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
Kasım 2023
İlk Yayın Tarihi:
2005
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Cést égal
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789750762253
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 179. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 14:40
Kitap 87 sayfa olmasına rağmen içerisinde 25 farklı hikaye barındırıyor. Hissettiklerimi tam anlatmak zor. Yazarın anlatım şekli alışılagelmişin dışında. Kısa, düz ve duygusuz cümlelerle, sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi geliyor ama aslında her cümlede içini kemiren bir kırılma var. Kitap, küçücük cümlelerle kocaman bir yalnızlık duygusu kuruyor. Küçücük detaylardan çıkardığı derinliklerle içimizi eziyor fark ettirmeden. “Önemi Yok” derken bile aslında ne kadar çok şeyin önemi olduğunu hatırlatıyor. Fazlasıyla gürültülü bir dünyada, sessizliğin sesi olmuş bu kitap. Rahatım kaçsın, iç huzurum bozulsun diyorsanız okumanızı tavsiye ederim :) Keyifli okumalar
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
Önemi var
7/10
·96 syf.··
2024 25. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2024 11:13
Bu ara öykü sularında geziyorum. Bu kitap öykünün bambaşka türü. İkişer üçer sayfalık mini minnacık hikayeler. Hani insan şey sanıyor, bir arazide su bulmak için yazar birer metrelik delikler açmış, denemiş de denemiş, birinde ikisinde ya bulmuş ya bulamamış. Ama yok, aslında hepsinde çok derine inmiş, ama bakıp görmeyi bilene. Değişik bir teknik. Bu kadar kısa öykü görmemiştim. Oturup uzun uzun düşünülmüş şeyler degil de bilinçaltından anlık dışarı fırlayıvermiş düşüncelerin hayattaki yaşanmışlıklara bürünüvermiş hali sanki. İyi bir gözlemci yazar, bunların hepsini kendi yaşamış olamayacağına göre, iç görüsü yüksek, insanlarda iyi sondaj yapabilen biri diye düşündüm. Bazı hikayeler sıkıcı, ama bazıları bunlardaki açığı kapatacak kadar derinlikli. Güçlü bir sembolizm barındıran upuzun bir şiir okuyorum gibi hissettim. Öyle ya, bu kadar kısacık öykülerde yazar kim bilir neler anlatmak istedi. Sanki önümden hızlıca geçip giden bir trendi de ben büyük bir dikkatle vagonların içini görmek istiyordum, ama başaramıyor çok az şey görebiliyordum. Agota Kristof ’un kaleminde bambaşka bir gizem var; en son bunda karar kıldım. Vaktim olsaydı şayet, bu kitaptaki beni derinden etkileyen bazı hikayeler üzerine uzun uzun yazılar yazmak isterdim; o kadar ki özlemlerimin, yitirdiğim duyguların resmi gibiydiler. Agota Kristof’dan okuduğum üçüncü kitaptı. Bu kitaba başlamadan evvel bir okur tavsiyesidir ki, Kristof okumaya Okumaz Yazmaz’dan başlamalı. Otobiyografik ögeler içerdiği için yazarın dünyasına bir giriş niteliğinde. Yazarın ruhunu tanımadan diğer eserlerinin evrenine girmek biraz zor gibi. Bu hikayeye bir şans vermenizi tavsiye ederim. Zaten çok kısa, hızlı ilerleyen bir kitap. İyi okumalar
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 13:42
Daha önce Agota Kristof okumuş olanlar için tanıdık bir ton taşıyor bu öykü derlemesi de. Çok az kelimeyle çok büyük duygular aktarılıyor; yalnızlık, yabancılık, göç ve hafıza gibi ağır temalarla yüzleşirken, kendinizi sessiz bir iç hesaplaşmada buluyorsunuz. Zaman belirtilmese de 2.Dünya Savaşı sonrası Avrupası hissediliyor. Mekân daha çok metaforik olsa da büyük şehrin yoksul semtleri ön planda. Özellikle bazı öyküleri okurda derin bir etki bırakırken, bazıları daha çok bir his ya da an gibi kalıyor ki belki de yazarın niyeti tam olarak da budur: her biri küçük bir iz, bir kesik bırakmak. Özellikle kitabın sonlarına doğru, hafıza ve geçmiş kavramlarının ağırlığı daha çok hissediliyor. Kimi okuyucuya fazla karanlık, fazla belirsiz gelebilir; bazı hikâyelerin “ne anlatmak istediği” üzerinden düşünmek gerekebiliyor. Benim için kısa metinlerle kurulan atmosferlerin yoğunluğu çok etkileyici. Ancak daha net olay örgüsü bekleyenler veya daha hafif öykülerden hoşlananlar belki beğenmeyebilir. Ama zihinde iz bırakacak, düşündürecek, duyguları uyandıracak metinler arayanlar için Önemi Yok kesinlikle okunmaya değer.
İnceleme
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
Nefis bir öykü derlemesi..
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2024 54. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 09:29
Bir oturuşta biten, sürseydi daha keşke diye düşündüren minnacık bir öykü derlemesi. Öyküler kısa, cümleler kısa; yalnızlık uzun, sessizlik uzun, karanlık uzun ve gidilmek istenen yer hep uzakta. Her ne kadar arada sevgisizliğin açtığı boşluklara, işçi sınıfının zorlu yaşamına, yalnızlıktan kıvranışlara, bekleyişlere yer verse de, bu öykülerin çoğundaki ana izlek göç gibi geldi bana. Kristof’un ülkesini terk etmek zorunda kalmasının onda açtığı derin kuyularda, uzaktaki o ülkeye, uzaktaki o eve, o sokağa, o tren garına bakan birer pencere gibi çoğu. Gömülmek için oğlunu bekleyen babalar, babalarını bekleyen, beklerken büyüyen oğullar, sanki içinde yaşananlar da kopyalanabilirmiş gibi çocukluğunun evinin aynısını yaptıranlar; terk edip gidişler, dönemeyişler, bir gün mutlaka olacak olan o dönüşlerin bir kabus gibi yakasına yapışıp kaldığı insanlar salınıyor satırlarda. Belki bu yüzden, kitap boyunca uzaktaki evimizin bahçesindeki dut ağacını düşünüp durmam, ve yüreğimin üstüne oturan o taş, bu yüzden. Neydi o, “Bu hayatta mı olur artık, yoksa başka bir hayatta mı? Evime döneceğim.” Ağlat bari kadın! Yani işte, Kristof her zamanki gibi. Karanlıklarda durmuş, yine yaşadıklarına tırnaklarını geçirir gibi yazmış, tükürür gibi, dişlerini sıkar gibi, intikam alır gibi, okuyanın da huzuru kaçsın ister gibi yine. Öyle.
Edebiyat
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 122. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 00:00
‘Korkutacak, can yakacak tek şey var, o da hayat, onu da zaten tanıyorsun.’ . Öykülerin gizemi karşısında her daim büyülenenlerden oldum ben. Birkaç sayfada korkutabilen, huzursuz edebilen, ağlatan ya da sevgiye boğan o küçük gövdeli metinlerin büyüsüne kapılmak zor olmasa gerek. Her öykü değil elbette, bir görünüp bir kaybolan yıldızlar gibi seçebilmek gerek onları. Neyse ki Agota Kristof beni bu yıldızların arasına çekebildi. Özellikle terk ediş, aile, haksızlıklar ve beklentiler üzerine öykülerden oluşuyor Önemi Yok. Başlıyorsunuz ve hane hane gezip, bir hayli de duygusal yoğunlukla son sayfaya geliveriyorsunuz. Büyük bir iştahla okudum Önemi Yok’u. . Feyza Zaim çevirisi, Ata Uzuner kapak tasarımıyla ~
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
Puan vermedi
‘Önemi Yok’ her bir hikayenin son cümlesi olmaya çok uygun bir kitap adı seçimi olmamış mı? Yirmi beş hikayeden oluşan ‘Önemi Yok’ çarpıcı, soğuk , duygusuz ve acımasızca yazılmış. Öykülerin kimisi ‘Davet’ gibi çok eleştirel kimisi ise ‘Babam’ gibi çok üzücü. Savaştan bebeğiyle kaçmış bir kadın yazarın öykülerinde de savaştan mutlaka bir iz aramamak da elde değil. Bakınız ki ‘Unutmak istiyoruz, yaşamak istiyoruz.’ s76 Bir çırpıda okunan çok çok çarpıcı bir öykü kitabı.
1000Kitap
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
7/10
·96 syf.··
2025 26. kitabı
Agota Kristof’un “Önemi Yok” küçücük bir kitap olmasına rağmen içi dolu duygularla. Her öyküde sanki başka bir insanın kalbine kısa bir yolculuk yapıyorsun. Hepsi biraz hüzünlü ama o kadar sade ve duru anlatılmış ki, okurken kendini kaptırıyorsun. Bazı cümleler öyle içten geliyor ki, “evet, tam da böyle hissediyorum” diyorsun. “Önemi yok” sözü de aslında umursamaz değil, daha çok “artık kabullendim” gibi bir his bırakıyor. Yani kitap sessiz ama kalbinden dokunuyor insana. Hem hüzünlü hem de bir şekilde huzurlu bir yanı var. Okurken bazı yerlerde durup düşündüm, o kadar basit kelimelerle bu kadar şey anlatması inanılmaz.
Alıntı
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 17:16
“Önemi yok” bu cümleyi canımız çok yandığında duygularımızı boşluğa fırlatmak için kullanırız. Kelimeler nahif kırılganlıkları ile bizleri teselli eder. Kitapçıda bu kitabı gördüğümde bu cümleyi kullanan yazar acaba benimle aynı şeyleri mi hissetti diye düşündüm ona doğru yöneldim ve boşlukla, kaybolmuşlukla,hayatın acı gerçeklerinin soğukluğu ile karşılaştım. Kitap yirmi beş kısa öyküden oluşuyor ve siz bu kitabı okurken gri bir şehrin kaldırımlarında yürürken yirmi beş farklı hayatı kısa anlarına tanık oluyorsunuz. Okuduğunuz bu hayatlar ölümü, evsizliği, büyümeyi, çocuk olmayı, yabancılaşmayı tüm gerçekliğiyle ve dayanılmaz acısıyla ortaya koyuyor. Kitabi okumadan önce yazarıyla ilgili araştırma yapmanız onu daha iyi anlamanızı sağlayacaktır . Keyifli okumalar diyeceğim ama keyif almaktan daha çok canınız yanacak.
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
8/10
·96 syf.··
2025 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 21:35
Önemi yok, Agota’nın yazdığı öykülerini toplayan bir kitap. Tek sayfa öykü de var içerisinde, daha derinleştirilmiş, uzun öyküleri de. Farklı temalar işlemiş her birinde. Ancak benim dikkatimi çeken -belki de Okumaz Yazmaz biyografi kitabından sonra okuduğum için olabilir- öyküleri hayat hikayesiyle birebir uyuşuyor. Sanki yazar, yaşadığı ve tanık olduğu durumları bu kez günlük gibi değilde öyküleştirerek okuyucusuna sunmuş. Hatta kısa öykülerini, yeni dil öğrenen birinin karaladığı eskizlere benzettim. (Malum kendisi de Fransızcayı sonradan öğrendi.) Benzetmelerimden kaynaklı olacak ki öykülerini çok beğendim. Sanki yazarın hayatı hakkında söylenmeyenlerden daha fazlasını satır aralarında keşfettim. Hepsi derin öyküler olmadığı için 8 puan verdim. Ancak yazarı tanımak adına müthiş bir kitap olduğunu söylemeliyim.
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
6/10
·96 syf.··
2025 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 00:00
Ágota Kristóf’un Önemi Yok adlı kitabını okudum. Kitap, 25 farklı kısa öyküden oluşuyor ve her biri kendi içinde ayrı bir dünyayı anlatıyor. Yazar, bilincinde ve hayal gücünde ne varsa en iyi şekilde okuyucuya aktarmış. Bazı öykülerde hayatın içinden tanıdık temalarla karşılaşıyoruz: ölüm, evlilik, çocukluk gibi… Ancak bazı öyküler bana göre mantıktan uzak, hatta gerçeklikten kopuk bir yapıya sahip. Bu durum belki de yazarın bilinçli bir tercihi olabilir. Kitap genel olarak kısa ve hızlı bir tempoya sahip, bu da çabucak okunmasını sağlıyor. Ancak her öyküde yazarın farklı bir hikâye anlatma becerisiyle karşılaşıyorsunuz. Kimi öyküler düşündürüyor, kimi öykülerse yalnızca bir anı yansıtır gibi gelip geçiyor. Bu kitaptaki öykülerin tamamı hayatın bir köşesinden bir parça sunarken, bazen okuyucuyu hayal gücünün sınırlarını zorlamaya itiyor. Özellikle bu çeşitliliğiyle okuması ilginç bir deneyim sunduğunu söyleyebilirim.
Edebiyat
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma

Yazar Hakkında

Agota KristofYazar · 5 kitap
Agota Kristof 1935’te Macaristan’da doğmuş Macar bir yazardır. 1956’da komünizm karşıtı Macarların rejimi devirmek için çıkardığı ayaklanma, Sovyet ordusu tarafından bastırılınca, siyaseten faal olan kocası ve dört aylık çocuklarıyla Macaristan’dan kaçıp İsviçre’ye yerleşti. Bir yandan fabrikada çalışan, bir yandan da Fransızca öğrenen Kristof 1970'li yıllarda tiyatro oyunları yazdı. 1986 yılında yayımlanan, üçlemesinin ilk ki­tabı Büyük Defter ile büyük başarı kazandı. Üçlemenin ikinci kitabı Kanıt 1988’de, son kitabı Üçüncü Yalan ise 1991 yılında yayımlandı. Kristof bir süredir yaşadığı İsviçre’de 27 Temmuz 2011 tarihinde öldü. Diğer Kitapları: Hier (1995), L'analphabéte (2004), C'est égal (2005), Où es-tu Mathias ? (2006)