Görünmez Canavarlar

8,2/10  (54 Oy) · 
143 okunma  · 
41 beğeni  · 
1.242 gösterim
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, yanılsamanın hüküm sürdüğü şu dünyada bize iyi ve doğru olarak dayatılanı değil de, kötü olduğu söylenerek bizden uzak tutulanı tercih etmek ne derece mümkündür? Chuck Palahniuk, bize yine roman olarak ulaşan bu üçüncü "kimlik krizi"nde, aile ve toplumda varolan genel geçer davranış kalıplarının altında yatan gerçekliği evirip çeviriyor.

Genç ve güzel manken Shannon mutlu olmak için her şeye sahiptir: Parlak bir kariyer, kitlelerin ilgisi, yakışıklı bir sevgili ve yakın bir dost. Ancak geçirdiği bir "kaza" yüzünün yarısını yok ettiğinde, görünmez bir canavara dönüşür. Hastanede tanıştığı, ameliyatla kadın olmaya hazırlanan transeksüel Brandy Alexander, ona geleceğini yaratabilmek için geçmişini silmesi gerektiğini, gerçek keşiflerin hep kaostan çıktığını öğretir. Bu süreçte Shannon, Brandy Alexander'la ve kendisini aldatan sevgilisi Manus'la bir intikam yolculuğuna çıkacaktır. Kişisel ve toplumsal arızaların kol gezdiği, çağdaş bir çorak ülkede çıkılan bu yolculukla üçünün isimleri, kimlikleri ve geçmişleri her şehirde değişirken, okur da görüntüye, yüzeyselliğe odaklanmış bir dünyada aile, sevgili, arkadaş konumundaki insanlarla ilişkilerin sığlığına tanık olur.

Palahniuk cinsiyet değiştirme operasyonlarının büyük ölçüde kolaylaştığı ve yaygınlaştığı bir çağda, cinsiyetlerin bile görüntüden ibaret olduğunu vurguluyor. Bir yandan güzellik ve kimlik kavramlarına bakarken, tüketim toplumuna ve estetik operasyon kültürüne haşin saldırılar yöneltiyor. Üstelik bütün bunları okurunu adeta bir eğlence trenine bindirip baş karakterinin geçmişiyle bugünü arasında dolaştırarak ve şaşırtıcı bir finalle adamakıllı sarsarak yapıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789755394251
  • Orijinal Adı:
    Invisible Monsters
  • Çeviri:
    Funda Uncu
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Nar çiçeği rujlar, ışıldayan farlar, metalik ojeler, sürüldüğünde cildi porselen gibi yapan fondötenler.

Ben bir süs bebeğiyim.

Güzellik algısının, kişiliği körleştirdiği 21. yy'a hoşgeldiniz... Zamanınızın büyük bir bölümü çalışmakla, arta kalan bölümünüyse bu paralarla kendinizi parlatmakla geçireceksiniz demektir. Şimdiden başarılar.

Prada çanta, gucci saat, chanel parfüm.

Ben kaliteli bir oyuncağım.

Ah, tüm gün çocuğunun eline tablet verip sussun diye televizyon izleten aile. Çikolata, araba, makyaj malzemesi reklamlarıyla büyütülen nesil. Hepiniz birer müşterisiniz. Spor salonlarım, güzellik merkezlerim, alışveriş merkezlerim için hayatınızı hiç edeceksiniz. Daha güzel olabilmek için yarışacaksınız. Daha ufak bir buruna, dolgun dudaklara tapacaksınız. Sosyal düzenin gizli otoritesi, güzellik kavramı için çıldıracaksınız. Normal bir insan fizyolojisinin sahip olamayacağı ölçüler için birbirinizin üzerine basacak, sahip olmak için kuduracaksınız.

Kocaman memeler, devasa popolar, incecik beller, uzun bacaklar.

Ben bir seks sembolüyüm.

21. yy'da estetik olmak tercihten çok bir gereklilik. Çıkık olmayan elmacık kemikleriniz için üzülecek, avrupai bir görünüm elde edebilmek için saçlarınızı oryalden çıkarmayacaksınız. Güzelliği elde etmekle kalmayıp koruyacaksınız da. Altmış yaşınıza geldiğinizde yüz gerdirme, dudak dolgusu, yağ aldırma, göğüs dikleştirme gibi birçok işlemden geçmiş yeni vücudunuza merhaba deyin. Tüm ömrünüz bunlarla uğraşmakla geçti çünkü.

Nemlendiriciler, tonikler, kirpik gürleştiriciler, saç serumları.

Bana güzelliğimi geri ver.

Peki ya sıfır beden, uzun, güzel bir mankenken, güzelliğin afyonuna kendinizi bu denli kaptırmış ve dikkat çekmek için herhangi bir çaba harcamaya gerek duymuyorken, bir anda yüzünüzde iğrenç, çirkin bir görüntü belirirse? Çeneniz bir daha takılmayacak üzere çıkarsa... Bütün hayatınızı peçe takarak geçirebileceğiniz korkunç bir yüze sahip olursanız? Ne yaparsınız? Evet, karakterimizin başına gelenler bunlar... Güzellik fetişinin en çok sükse yaptığı bir meslekten, bir canavarlığa uzanan yol... Elinde olan tek iyi şeyi kaybettikten sonra kendini bulabilmen gerek. En iyi fikirler acil durumlarda, kaliteli edebiyat zor koşullarda çıkar. Kendini iyi bir şekilde geliştirebilmen de ancak sana sağlanan imtiyazlar ortadan kalktığında tamamen mümkün olur. O yüzden "Yapma denileni yap." diyor Brandy Alexander. Hikayemize tamamen estetikle varolan bir transseksüel olarak dahil oluyor.

Kitapta kimlik çatışması, lgbti, dayatılan güzellik algısına yer yer laf sokmalar, eleştiriler mevcut. Kurgusu ise tek kelimeyle ha-ri-ka. Polisiye romanlar kadar sürükleyici. Üslubuna bayıldım... Kitabın arkasını markasını okumadan direkt başlayın, ilk 150 sayfasını kitabın konusu diye yazmışlar çünkü...

Şu alıntıyla bitiriyorum...

"Sev beni, sev beni, sev beni, sev beni, sev beni, sev beni, sev beni, kim istersen o olurum. Kullan beni. Değiştir beni. Koca memeli, kabarık saçlı ve incecik olurum. Kopart beni. Bana ne istiyorsan yap, yeter ki sev beni"

Mehmet Sinan Çankırı 
27 Mar 2015 · Kitabı okudu · 12 günde · 9/10 puan

Hikayesi bakımından "Dövüş Kulübü" ve "Gösteri Peygamberi"nin gerisinde kalsa da, inanılmaz kurgusu ve şaşırtıcı finali sayesinde Palahniuk'un bu kitabı da, bitirmemle birlikte bende derin bir iz bıraktı.

Özellikle yineliyorum, aşmış bir kurgusu var kitabın. Adeta bir Tarantino filmi izlermişcesine çeviriyorsunuz sayfaları. Zamanlar arasında gidip gelme olayını herhangi bir kitapta bu denli yoğun bir şekilde yaşadığımı hatırlamıyorum. Kesik kesik parçalar, finalde mükemmel bir şekilde birleşiyor ve arka arkaya patlayan twist'lerle neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz.

Eleştireceğim noktalara gelecek olursak; yazar karakterlerin kıyafet ve aksesuarları ile ilgili betimleme yaparken o kadar abartıya kaçmış ki, bu bölümlerde bir roman değil de moda dergisi okuyorum hissine kapıldım ve bu da kitabı okurken zaman zaman konsantrasyonumun bozulmasına sebep oldu.

Onun haricinde -belki önemsiz bir detay ama- yazarın okuduğum diğer iki romanında hikayenin arasına ustalıkla yedirdiği, benim de okurken büyük zevk aldığım, günlük hayatta uygulandığında işe yarayan faydalı bilgiler bu kitapta yok maalesef. Örneğin, ufak cam kırıklarının bir dilim ekmekle kolaylıkla temizlendiğini "Gösteri Peygamberi"nden öğrendiğim gibi...

Sonuç olarak, anlatım tarzını zaten çok beğendiğim Chuck Palahniuk'un yine beklentilerimi boşa çıkarmayan bir romanı oldu "Görünmez Canavarlar". Yeraltı edebiyatını seven herkesin beğenisini kazanacak türden başarılı bir eser.

Bir de kitabı okuyacak olanlara önemli bir notum olacak; başlamadan evvel sakın ola kitabın arkasını okumayın, zira fena halde "spoiler" içeriyor. Konuyu hiç bilmeden okumak kitaptan alacağınız zevki artıracaktır.

HA:TFELT 
13 Ağu 12:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bugüne dek okuduğum diğer Chuck Palahniuk kitapları gibi eşsizdi. Yine diğer Chuck Palahniuk kitapları gibi sondan başlıyor ve dağınık bir şekilde genişliyordu, olayların dağınıklığı en başta rahatsız edici bir halde olsa da, Palahniuk'un tarzı bu olduğundan ilk sayfalardan sonra alıştım. Büyük şoklar yaşadığım yerler vardı ve kitabın sonunda yazarın yaktığı ışıkla her şey aydınlandı. Hayattan tiksinilen günler için birebir.

Sümeyra 
28 May 15:49 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

İlk okuduğum yeraltı edebiyatı kitabı oldu Görünmez Canavarlar. Beklediğimden de değişikti ama beğendim. Karakterlerin hayatta sadece iyi olmaya çalışmayıp, kendileri için en kötüsü bile olmaya korkmadığı hatta isteyerek bu yola girmeleri benim ilgimi artırdı. Büyük ihtimalle bu kitaptan sonra Chuck Palahniuk un diğer kitaplarını da okurum.

e-zeki 
18 Nis 13:34 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitap çok ama çok enteresan bir kurguya sahip. Gösteri Peygamberi'nin tersi bir kurgu diyebiliriz. Absürd bir yapıyla ilerliyor fakat çok akıcı. Kesinlikle sıkılmadan okuyacağınız bir kitap. Fazlasıyla müstehcen sayılabilecek detaylarla dolu.

Behrat Bülbül 
 26 Şub 20:32 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı okuyacaksanız direkt başlayın, arkasını hiç okumayın... Zira epey 'spoiler' içeriyor. Ha, muhakkak da okuyun. "Bize değersiz olduğu öğretilmiş olanda değeri keşfet" diyor kitabın bir yerinde... Okumaya değer.

Kitaptan 77 Alıntı

Nisa 
19 Mar 01:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bir şeyden ne kadar çok kaçarsan o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. Bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin.

Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 180)Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 180)

"İnsanlara hafta sonu tatilinde ne yaptıklarını sormamızın tek bedeni, kendi hafta sonu tatilimizi anlatma isteğimiz."

Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 71)Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 71)

"Sadece olmuş bitmiş boktan şeylerden söz edip duruyorsun.Hayatını geçmişe ya da şimdiye bağlayarak yaşayamazsın."

Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 48)Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 48)

Kendi sorunlarınızı paylaşmadığınız zaman, başkalarınınkini dinlemeye dayanamazsınız.

Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 214)Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 214)
Nisa 
18 Mar 22:43 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kimden nefret edeceğimizi bilemediğimiz zaman kendimizden nefret ediyoruz.

Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 85)Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 85)

"Madem tanrı bizi kontrol edemiyor."diyor."O halde tek yaptığı bizi izlemek ve sıkılınca da kanalı değiştirmek."

Görünmez Canavarlar, Chuck PalahniukGörünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk

Öylesine kısılıp kalmışız ki, hayal ettiğimiz her kaçış yolu, bu tuzağın başka bir parçası. İstediğimiz her şeyi, istemeye eğitildiğimiz için istiyoruz.

Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 210)Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 210)

Bebeklik hayatınıza; sadece bebe maması yediğiniz günlere dönelim. Sehpanın üzerine doğru sendelersiniz. Ayakta durmaya ve o sosis gibi bacaklarla badi badi yürümeye çalışırsınız veya düşersiniz. Sonra sehpaya ulaşıp kocaman ve yumuşak bebek kafanızı sehpanın sivri köşesine çarparsınız

Düşersiniz ve ah, ah canınız yanar. Ama yine de annenizle babanız yanınıza koşana dek ortada trajik bir durum yoktur.
Ah seni gidi cesur zavallıcık.
İşte o zaman ağlamaya başlarsınız.

Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 79)Görünmez Canavarlar, Chuck Palahniuk (Sayfa 79)