Sarı Sıcak

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·235 syf.··
2025 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 08:30
Yaşar Kemal’in Sarı Sıcak’ı, Çukurova’nın kavurucu güneşini yalnızca bir arka plan olarak kullanmaz; sıcağı hikâyelerin içine, karakterlerin nefesine, toprağın dokusuna kadar işler. Bu kitapta sanki güneş bile bir karakter gibidir yıldıran, sınayan, insanın içindeki gücü ve zayıflığı aynı anda ortaya çıkaran bir güç. Hikâyelerin her birinde, Yaşar Kemal’in dünyası basit bir köy yaşamından çok daha fazlasıdır. İnsan, doğa ve kader birbiriyle bilek güreşine tutuşur; kimse bu güreşi tamamen kazanamaz. İnsanların ekmek peşindeki telaşı, yoksulluğun yumuşak ama sürekli baskısı ve “bu toprakta bir gün ben de tutunabilir miyim?” sorusu her satırda sessiz bir şekilde dolaşır. Karakterler çoğu zaman suskundur ama içlerinde fırtınalar eser. Birinin bir kelime söylemesine bile gerek yoktur; sıcağın altında eğilen bedenleri, yorulmuş yüzleri ve hayal kırıklığını saklamaya çalışan bakışları zaten her şeyi anlatır. Yaşar Kemal’in gücü burada gizlidir: O, narin bir insan acısını en sert doğa sahnesiyle yan yana koyar ama hiçbirini diğerine ezdirmez. Kitap boyunca hissedilen “doğanın adaleti” duygusu çok derindir. İnsanların kurduğu düzen çoğu zaman eşit değildir ama doğa herkesi aynı güneşin altına koyar. Sanki Çukurova, karakterlerin gizli sırlarını bile bilir ve zamanı geldiğinde ortaya çıkarır. Sarı Sıcak, yalnızca fakirlik, mücadele ve köy hayatını anlatmaz; aynı zamanda insanın kendi içinde taşıdığı direnci, öfkeyi, inadı ve umudu görünmez bir ilmek gibi birbirine dolayan bir kitaptır. Yaşar Kemal, her hikâyeyi bir tür “iç hesaplaşma alanı” haline getirir. Bazen yenilenler bile aslında başka bir yerden güçlenir. Sonunda kitap okuyucusuna şunu hissettirir: Bu sıcakta yaşam zordur ama insanlar yine de toprağa tutunur, kavrulur, büyür, kırılır ve yeniden kurulur. Çünkü insan,
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Sarı Sıcak - Y. KEMAL /Memleketimden insan manzaraları!
9/10
·235 syf.··
2024 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 23:57
Kimi hikayeler vardır, damarlarındaki kanın çekildiğini hissedersin okurken. Sen artık onu okumuyor, yaşıyorsundur. O gerçekliğin bir parçası, bir kahramanı, üstelik acıdan, zorluktan payına düşeni fazlasıyla almış bir kahramanı olarak. Özdeşleşmek bu olsa gerek! Ahmet Kutsi Tecer'in bir şiiri, bestelenmiş halini hepimiz biliriz: "Orada bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de tozmasak da..." İşte Çukurova da öyle oldu bizim için, Yaşar Kemal sayesinde gitmesek de adım adım biliyoruz artık her yerini, yalnızca fiziken de değil, portakal çiçeklerinin kokusuna, sineklerin getirdiği sıtmasına kadar. İddia ediyorum, bir coğrafyayı onun kadar iyi anlatabilen dünya üzerinde başka bir yazar daha yoktur. O coğrafyanın insanını, düşünce yapısını, çektikleri zorlukları, kaderini... Eğer Nobel almadıysa kimliğinden ötürüdür kuşkusuz! Zira yalnızca anlatmak değil öyle bir dille anlatmak ki sayfaların elinin altından nasıl kayıp gittiğini anlamıyorsun... Yalnızca romanları için değil, hikâyeleri için de geçerli bu. Her biri bir roman olacak derinlikte ama hacim olarak oldukça az hikâyeleri için... "Haberin var mı ne haldesin? Hiç kendinden haberin var mı?" (s. 22) Anadolu insanı... Canım Anadolu insanı... Yaşama telaşına kapılıp giden, ne çocuk yaşta çocukluğunu yaşayabilen ne gençliğinden bir şey anlayabilen ne de yaşlandığında rahat edebilen Anadolu insanı... Açlıkla imtihan olan, hastalıkla sınanan birbirinden başka tutunacak dalı olmamasına rağmen yine en çok birbiriyle savaşan Anadolu insanı... Hayata tutunma çabası onlarınki... Hayatta kalma mücadelesi. Küçük dünyalarında, küçük umutlarla, büyük bir direnişle... "Ko­caman şehrin ortasında yalnız, yapayalnızım. Sarılacak bir da­lım da yok! içerimde dayanılmaz bir keder, bir hınç..." (s. 44) O kadar sade ve içtendi
Hikaye-Öykü
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
6/10
·235 syf.··
2022 93. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 13:14
Yaşar Kemal çoğu eserinde yokluğun pençesinde kıvranan hayatları hikaye ediyor. Kısa hikayelerden oluşan bu eserde beni halden hale soktu. Yokluk, açlık, sefalet, perişanlık, ezilmişlik.. Bu hali anlatmaya bu kelime kalıpları dışından tabir bulmakta imkansız. Fakir ama gururlu; Çalışkan ama bir türlü önünü göremeyen.. Sarı sıcak kavurucu güneş altında Çukurovada pişmeye mahkum bu canlar. Üstüne üstlük hayatlarını daha da zorlaştıran yetkili insanlar, ağalar var.. Birbirlerinin yarasına basmalarıda cabası. Bilmem ki bu insanoğlu niye birbirine böyle eder. Babasız kimsesiz İbrahim'in çocukların alay malzemesi olmasına mı yanayım (babasıyla olan dünyasının hayali..), Şahan Ahmedin bunca zorlukla edindiği tarlanın haince elinden alınışına mı yanayım, İsmail'in doğan çocuğuna süt anne bulamamasına, gözünün önünde erimesine mi? İnsan insana kendi acılarının baskısıyla şifa olamayabilir; birbirinin kurdu da olmayabilirlerdi! Ve yine insanın dilinin ayarsızlığıyla verebileceği tahribatların ruhda yarattığı yangınları göstermede güçlü bir eser oldu benim için. Artık bir tutun şu dilinizi eşek arıları sokasıcalar. Sakinim..
Edebiyat
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Sarı Sıcak
9/10
·242 syf.·
2018 44. kitabı
Toz, ter, emek, acı, çaresizlik, Çukurova ve Sarı Sıcak Toplam 22 öykü, 22 sorun, 22 hüzün 22 sıtma, 22 ezilmişlik ve garibanlık. Yaşar Kemal' in ünlü "Bebek" öyküsünün olduğu kitap. Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor adlı kitapta sıkça geçen öykü. Bu öykü için şunları demişti: "1948’de “Bebek” hikayesini yazmaya başladım. Yolda, bir gün, iki gün yürüyerek hikayeyi düşünüyor, sonra gelip düşündüklerimi kağıda geçiriyordum. Çoğu düşündüğüm parçaları da ezberliyordum. “Bebek”, uzun bir hikayedir ve Fransızcada çıkan ilk yazımdır. Güzin Dino çevirmişti onu. O zamanın saygın bir dergisinde çıkmıştı. O yıl, ben çalışırken, haftada iki üç gün de boş kalıyor, bu günlerde de durmadan yazıyordum. Çamlık bir tepenin üstüne çadırımı kurmuştum. Bir manav arkadaşımdan da bir masayla bir sandalye edinmiştim. Arzuhalcilikte kullandığım daktiloyu, kitaplarımı da, çadırın içine diktiğim, köylülerin at suladığı bir taş teknenin içine koymuştum. Yağmurlarda bu taş tekne benim kitaplarımı ve yazdıklarımı koruyordu. Birinci yazdığım “Bebek” hikayesini beğenmedim. İkinciyi, üçüncüyü hiç beğenmedim. Sanırım dokuz kez “Bebek” yazdım. Hepsi de başka başka hikayelerdi. Yazık ki, sonuncu yazdığım “Bebek” elimde. O zamanlar öteki sekiz hikayeyi yırttım. Şimdiki aklım olsaydı, hepsini saklar, bugünlerde de hepsini birden büyük bir kitap olaraktan yayımlardım." Ayrıca bu öykü aleyhinde suç delili olarak sunulmuştu. "Bebek” hikayesini yazdığımda okuryazarlığı olmayan köylü kadınlara okumuştum onu. Hikayeyi anlamış ve çok sevmişlerdi. “Bebek”, ben Ağır Cezada yargılanırken mahkemede de, suç delili olarak okunmuştu. Hem de dört beş celse. Dinleyicilerin de, baş yargıcın da hoşuna gitmişti. Sanıyorum ki, benim beraatime, bu hikayenin yargıç üstündeki etkisi de sebep
Edebiyat
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Sarı Sıcak
Puan vermedi·235 syf.··
2025 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 16:31
Yaşar Kemal’in yazma kabiliyeti o kadar güzel ki, Bir gün tarlada çalışan ırgat ertesi gün ağanın kızı olarak hikayelerin içine girebiliyorsun. Adana’ya gitmediğim halde görmüş gibiyim. Sarı sıcak kitabı küçük küçük hikayelerden oluşup uçurdu yine beni:)) Sarı Sıcak Yaşar Kemal
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Puan vermedi·235 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2024 22:20
Sarı Sıcak,Yaşar Kemal’in 22 hikayeden oluşan bir eseridir.Adını da kitabın içindeki ilk hikayeden almaktadır.Bu öykülerde çoğunlukla Çukurova’nın sıcaklarında hayat mücadelesi veren ve toz,ter içinde kalmış insanları anlatır bizlere Yaşar Kemal. Yaşar Kemal’in öykülerinde beni en çok çeken şey, karakterlerin sahiciliği.Genel olarak Anadolu insanının yoksulluğunu,ezilmişliğini ve sefaletini aktarıyor bizlere.Olayları hiç dolandırmadan,süslemeden yalın bir dille anlatmış ve ben öyküleri okurken resmen yaşadım.Her zamanki gibi büyük bir keyifle okudum. Sizlere de kesinlikle tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Kitap İncelemesi-Sarı Sıcak
Puan vermedi·235 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 02:24
Yaşar Kemal’in “Yalnızlık” şiirini kendi sesinden dinlediğim anda, bu yazarın bütün kitaplarını okumalıyım hissi uyandı bende. Zira kulağımda çınlıyordu bu dünyanın ıssızlığı… İlk olarak Sarı Sıcak’la başladım Yaşar Kemal serüvenine. Ve kitabı okumadan evvel yazarın hayatını araştırdım ve birkaç belgesel ve röportajını izledim. Kitabı ve yazarı anlamamda çok yardımcı oldu. Kitap birbirinden bağımsız 22 hikayeden oluşuyor. Teknik anlamda kitaba bir bakış attığımızda aslında hikayelerin tamamı küçücük bir roman. Hikayeler uzun bir zaman dilimini değil de, bir kısım olayların ortaya çıkışındam hemen sonra, kısacık bir zaman dilimindeki gerilimi, gerilimin sebeplerini yansıtıp bırakıyor. Hikayelerin neredeyse tamamı sonuçsuz. Yazar okuru bir olay örgüsünün içine çekiyor, kısacık bir zaman diliminde geçmişte olanları ve olanların ardından kalan yıkıntıları anlatıyor ve bitiriyor. Öncesini ve sonrasını okurun anlama ve kavrama yetisine bırakıyor. Kitabın içeriğine bakacak olursak eğer… Böylesine ressam edasıyla ve resim yaparcasına kitap yazan başkaca bir yazarla karşılaşmadım şimdilik. Zira başka eserlerde olay örgüsünün içinde psikolojik tahliller, betimlemeler, yargılamalar, davranış şeklinin ve tercihlerin sebepleri, çeşitli psişik durumlar üzerine yazarın hayatı ve insanı algılamasına göre yorumlamalar yapılır. Oysa bu eserde durum çok farklı. Yazar hikayelerinde Anadolu ve özellikle Çukurova’da yaşayan birçok insanı davet etmiş eserlerine. Yazar bir karakter yaratmamış aslında, olanı resmetmiş adeta. Ve genzini yakan bir gerçeklik kokusu var sayfalarda. Yaşar Kemal insana bakmamış sadece. Onun içini gören bir dürbün var gözlerinde. Kelimeleri de öyle… İnsanın en karanlık yerini gösteren kelimeler var kitapta. Kitap, yargılamadan, sorgulamadan, derin ve ince
Edebiyat
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Sarı Sıcak
10/10
·235 syf.··
2023 197. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2023 23:44
Anadolu halkının yoklukla,açlıkla,sıcakla ,geçim derdiyle,cehaletle zorlaşan yaşamı toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla sunuluyor.Yaşar Kemal’in tüm dünyaya kendini ispat etmiş olduğu güçlü kalemi ,olaylara doğal,realist bir pencere açmakla kalmıyor toplumu bir ayna gibi okura yansıtıyor .Köy yaşamının zorlukları ve köy halkının bu zorluklar karşısında hangi yollara sapabildiğini görüyoruz. Yirmi iki hikayeden oluşan bu kitabı okurken betimlemelerin büyüsüne kapılıp kendinizi sıcak bir günde hissetmeniz işten bile değil. :)
Edebiyat
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Puan vermedi·235 syf.··
2023 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2023 16:41
22 öyküden oluşan Çukurova' nın rezilliğini,sıcağını,meşhur sineğini ,kadın olmanın zorluğunu anlatan kısacık ama dokunaklı hikayeler. Okuyacaklara şimdiden Keyfli okumalar ...
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
Puan vermedi·235 syf.··
2022 3. kitabı
Yaşar Kemal’in birbirinden güzel öykülerinden oluşan kitabı. Bilhassa “Beyaz Pantolon, Kalemler,Pis Hikaye” öyküleri çok güzeldir. Yaşar Kemal zaten bütün eserlerinde genel olarak Anadolu insanının yoksulluğunu,ezilmişliğini,sefaletini anlatır. Adeta Çukurova yöresinde gezintiye çıkmış hisseder insan.Lafı dolandırmadan, süsleyip püslemeden tertemiz bir şekilde anlatır. Her hikayeden ayrı etkilenirsiniz. Ve herkesin söylediği gibi gerçekten kitabı yaşarsınız.Empatinizi olağanüstü hızda arttırır. Okumanız tavsiye edilir.
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.