Ben de herkes gibi günlük sevinçlerin, heyecanların akışına kapılıp gidemez miyim? Neden olaylar, benim üzerimde silinmez izler bırakıyor? Kaderime lanet ediyorum.
Karısını uyandırmadan sessizce kalkmış, perdeyi aralamıştı;
şehrin üstüne çirkinlik yığınları çökmüştü. İçinde herkesin
küçük bir payı olan çirkinlikler. Mimarıyla, mühendisiyle,
ressamıyla, yazarıyla bütün aydınların, rahatsız olmadan bir
köşesinde yer almaya çalıştığı, bir köşesine tutunmak için
uğraştığı çirkinlikler. Her çeşit aydınıyla, yarı aydınıyla,
okumuşuyla, kendini yetiştirmişiyle, korkağıyla, gerçek
mücadelecisiyle, bu çirkin taş, beton, mozaik ve hepsinin
üstünde sarı badanalı çatı katlarına tutunmaya çalışan şekilsiz kalabalık.