Adı:
Dört Arketip
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424141
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Die Archetypen Und Das Kollektive Unbewusste
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung'u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle "simge" alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngelerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır.
(Arka Kapak)
Bu kitabı incelemek için yeterli teknik bilgim olmadığını itiraf etmeliyim önce. Bunu belirtmemdeki sebep çok fazla teknik bilgi içerdiği için değil, mantığımın ve algımın bugüne kadar kabul edebildiği düşüncelerin tamamını çürütmeye dayalı deneylerle ve deneyimlerle karşıma çıkmış olması. Kitabın kaynakça kısmı bile kalın bir kitap gibi, bu da nasıl üzerinde ince çalışılmış, ne denli emek verilmiş olduğununun en güzel kanıtı. İçinde arketipleri sıralarken mit örneklemeri ve tarihsel konulardaki veriler sıkça kullanılmış. Bilinç katmanları ve insanın onlar arasında yetenek geliştirerek dolaşabilecekleri konusunda algımın kabulü yazılanların çoğuyla aynı fakat değinilen ilk arketip dışında kalan üçü henüz aklımın idrak edebileceği arketipleri içermiyor. Öyle ki bunlar daha sezgisel kanıtlara dayandırıldığı için çoğu okurunda algısı dışında kalabileceğini düşünüyorum. Bilinçaltının ne denli önemli olduğunun ve insanın toplum içindeki yerini almaya çalışırken onun marifetlerini bir çok yerde istemsizde olsa kullanıldığını kanıtlarla ispatlıyor. Algımın dışında kalan arketiplerde bilim varlığı konusunda birçok noktada emin olmaya yakın olsada kesin bilgiler veremiyor. Bu da varsayıma dayalı olduğu hissini uyandırıyor bende. Doğuş, gelişim, değişim ve hayat algısı ile uyku hallerinde karşılaşılan rüya terimleri ana arketip başlıkları. Uyku düzeninde karşımıza çıkan tüm nesnelerin mitolojiye dayandırılıyor olması da belki bilimsel açıdan kesin ama benim için algısal anlamda biraz daha derinine inmem gereken bir konu. Eğer uyku hallerinde görülen tüm objeler mitolojik karşılıklara dayandırılıyorsa bu o dönemden bugüne dna larımızla taşınmış olması ihtimalini ortaya çıkarıyor. Deneylerle anlatılan bir kitaba fikirsel deneyimlerle yorum yapmak çok yapıcı olmasada, araştırmaya devam edeceğim konu hakkında görüşlerimi paylaşmamın daha doğru olacağını düşündüm. Psikoloji okumak ve araştırmak isteyen arkadaşlarımızın kesinlikle okuması gerektiğini son olarak belirtip, okuyacak arkadaşlara da iyi okumalar diliyorum.
Carl GUSTAV JANG yaptığı çalışmalar ve kendi içsel yolcuguyla (kırmızı kitap)ulaştığı kollektif bilinç analizini Doğu mistisizmi, Hristiyan mitleri ile harmanlayıp bulduğu arketipler(anima, animus, gölge,persona,bilgin)gibi çeşitli alanlarda ve zamanlarda kullanılan tipoloji maskeleridır.
Jang'a göre evrensel bilinç içerisinde mevcut bilincimiz dışında kullandığımız ortak bir ata bilinç vardık ki bu bilgin ya da magna mater (büyük anne)arketipidir. Yine değişik koşullarda anima (kadın )animus (erkek)kullanılan arketipler vardır.Arketip ilk örnek anlamına gelir. Yani mevcut durumun en özel hali..
Hollywood filmlerinde sık sık kullanılan arketip gökten gelen kurtarıcı olarak karşımıza çıkar
Bunun dışında korkularımızı tetikleyen gölge arketipi vardır ki o da genel olarak ortaya çıkmasından korktuğumuz batıl ya da bizleri esir alan fobi ve bastırılmış bilinç altı yansımalardır.
İşte böyle ...
Yazılır da yazılır
Kimine göre böyle bir şey doğru değil kimine göre ise böyledir.
Ama sabit benlikler söz konusu olduğunda hiçte yabana atılır bir konu değil hani
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.158 Oy)8.459 beğeni27.111 okunma752 alıntı132.226 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.587 Oy)18.106 beğeni41.029 okunma2.616 alıntı172.512 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.174 Oy)3.685 beğeni12.209 okunma1.109 alıntı50.025 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.495 Oy)8.441 beğeni24.903 okunma2.239 alıntı107.462 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.725 Oy)6.030 beğeni15.870 okunma2.598 alıntı81.996 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.294 Oy)12.847 beğeni32.857 okunma3.100 alıntı137.968 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.171 Oy)3.235 beğeni9.869 okunma4.639 alıntı89.635 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.818 Oy)8.758 beğeni23.966 okunma1.600 alıntı111.171 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.078 Oy)7.640 beğeni21.456 okunma743 alıntı83.753 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.421 Oy)5.527 beğeni18.736 okunma766 alıntı95.835 gösterim
Carl Gustav jung'ın okuduğum ikinci kitabı ilk okuduğum kişiliğin gelişimi kadar beni etkilemedi fakat aile ile ilgili arketipleri önemli ve okunmaya değer. Çocuğun anne ile ozdeslemesi, aile ile ilgili annenin çocuk için konumu ve çocukluktaki anne hakkında çocuğun ne düşündüğü ve bununla ilgili çocuğun kendi dünyası okunmalı diye düşünüyorum.

Kitabın diğer kısmına gelirsek eğer. Yazar mitolojiye fazla girmiş, çocuğun rüyasında gördüğü hayvanın kendi iç dünyasında neyi temsil ettiği ve bununla ilgili yazarın ruhsal çözümlemeleri anlaşılması güç doğrusu.

Eğer mitolojiye ilginiz yok ise ve efsane şeylerin ne anlama geldiği ile ilgili merakınız yoksa kitap elinizde sündükçe sünebilir . İnce bir kitap ama mitolojik kısımları okurken gözünüzde büyüyebilir bitirmek. Çünkü bu kısımları anlamak için gerçekten psikolojik açıdan kafa yormak gerekiyor.

Her psikoloji kitabı da çoğu zaman beklentiyi de vermiyor zaten...
Psikolojiye-Psikiyatriye ilgi duyan birisi olarak çok da tatmin edici bulamadığım kitap. Aynı yazarın "Kişiliğin Gelişimi" adlı kitabı benim gibi bu konularla içli dışlı olmayan ama bilgi edinme açısından okuyan kişi için çok faydalı ve doyurucuydu fakat bu kitapta çok spesifik mevzular söz konusu. Masaldaki cüce karakteri bilmem ne imgesine denk gelirmiş, uzun beyaz sakallı yaşlı amca şu demekmiş de... Olmadı qanqa. 1000kitap'taki alıntıları okumak yeterli.
Orijinal adı Die Archetypen und das kollektive Unbewusste (Arketipler ve kolektif bilinçdışı) olan kitaptan birkaç yazıyı özensiz bir kurguyla sunmuş, öğreticiliği son derece sınırlı bir çalışma. Seçme yazıların Türk okurun zaafları göz önünde bulundurularak hazırlanmış olduğu kanaatine varmamak mümkün değil. Kitap başlığının vadettiği şey olan ARKETİPLERE dair içerikte çok yüzeysel bilgi bulmak hayal kırıklığı yaratabilir.
Kadının aklı, sonsuz labirentlerin umarsız karanlığında kaybolan erkeğin yolunu aydınlatır.
Carl Gustav Jung
Sayfa 37 - Metis Yayınları 1. Baskı 2003
Bilinçli niyetlerimiz, başlangıçta nedenlerini bilmediğimiz, az çok bilinçdışı müdahalelerle sürekli bozulur yada engellenir.
En küçük şeylerin en büyük etkilere sahip olduğu, yalnızca fizikte değil, psikoloji araştırmalarında da açığa çıkmıştır. Yaşamın kritik anlarında, bütün her şey sözümona ufacık gibi görünen bir şeye bağlı değil midir!
İnsan dışardan bakıldığında uygar bir insan gibidir ama kendi içinde bir ilkeldir. İnsanın bir yönü vardır ki, kökenini gerçekten ele vermeyi hiç istemez, bir başka yönü de, bütün bunları çoktan aştığına inanmasıdır.
"İnsanlık korku ve nefretle donanarak muazzam bir suç işlemeye hazırlanıyor. Öyle durumlar ortaya çıkabilir ki, örneğin HİDROJEN bombası kullanmak zorunda kalınabilir ve haklı bir özsavunma için, hafsalanın alamayacağı kadar korkunç bir eylem kaçınılmaz hale gelebilir."
Kişinin asıl zenginliği, içsel kaynaklarla beslenen bir çoğalmanın bilincine varmaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dört Arketip
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424141
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Die Archetypen Und Das Kollektive Unbewusste
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung'u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle "simge" alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngelerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 100 okur

  • Richard Wagner
  • Çöl Erguvanı
  • Yakzan
  • daral_1988
  • Ozan Akıncılar
  • Odessa
  • Sinan Kurt
  • Sembolika
  • Hasan Savaş
  • afra

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%47.5
35-44 Yaş
%27.5
45-54 Yaş
%2.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.7
Erkek
%54.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (4)
9
%17.9 (5)
8
%14.3 (4)
7
%25 (7)
6
%14.3 (4)
5
%3.6 (1)
4
%0
3
%7.1 (2)
2
%3.6 (1)
1
%0