Adı:
Dört Arketip
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424141
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Die Archetypen Und Das Kollektive Unbewusste
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Dört Arketip
Dört Arketip
Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung'u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle "simge" alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngelerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır.
(Arka Kapak)
143 syf.
·6/10
Kitaba inceleme yazmayı düşünmüyordum ama okumayı düşünenlere rehber olması açısından birkaç önemli noktaya dikkat çekmeden edemedim. Buyrunuz.

Dikkat çekilecek ilk nokta eserin, bir 'seçki' olması yani kitabın tamamının bir çevirisi olmamasıdır.

"Elimizdeki bu kitap, aslı 1976’da basılmış 463 sayfalık, özgün adı “Die Archetypen und das kollektive Unbewusstle” olan kitabın tam çevirisi değildir, henüz bir tam metin çevirisi de yapılmamıştır. Dört Arketip adlı kitap Amerika’da basılan İngilizce kitap gibi orijinal kitapta yer alan bazı makalelerden yapılan bir seçkidir, neyse ki çevirinin çevirisi değil, Almanca orijinalinden Türkçeye kazandırılmıştır." * (alıntıdır)

İsmin yanıltıcılığı da tam çeviri olmamasından kaynaklanıyor.
Kitabı okuyacak birinin en baştan Arketip kavramına hakim olması gerekir çünkü tek bir yerde basitleştirilmiş bir tanım yapma istisnası haricinde dört arketip uzun uzun anlatılmıyor.
Orada da şöyle diyor;
"Arketiplerin biçimi, daha önce başka yerde de açıkladığım gibi, bir kristalin eksen sistemiyle karşılaştırılabilir; kristalin eksen sistemi, ana sıvıdaki kristal oluşumunu bir anlamda önceden biçimlendirir ama kendisi maddi bir varlığa sahip değildir. Maddi varlık, ancak iyonların, sonra da moleküllerin özel bir biçimde kümeleşmesiyle ortaya çıkar. Arketipin kendisi boş, salt biçimsel bir unsurdur, kendi tasvirinin a priori bir olasılığından, facultas praeformandi'den (tasarlanan yeti) başka bir şey değildir. "
Oldukça açıklayıcı bir örnek olmuş.

İçerik ise 4 bölümden oluşuyor;
I Anne arketipinin psikolojik yönleri,
II Yeniden doğuş üzerine,
III Masallarda Ruhun Fenomenolojisi Üzerine,
IV Hilebaz Figürünün Psikolojisi Üzerine.

Kitapta başta Anne arketipi olmak üzere Arketiplere sezgisel kanıtlar sunulmaya çalışıyor, üçüncü bölümde eski mitler ve masallarda bunların izini arıyor ve bu sayede fikirlere bir temel çiziliyor. Bazılarını bizim de çocuklarımıza anlattığımız bir sürü masaldan örnek vererek bilinçdışının izlerini taşıyan sembolik dışavurumlar yorumlanıyor, analiz ediliyor.

Yeniden doğuş üzerine bölümünde, Yeniden doğuş miti üzerine fikirler öne sürülüyor ve bu bölümde bizim ülkemizde de çok bilinen Yediuyurlar mitinden de bahsediyor.
(Bu mite eşlik eden Kıtmir adında bir de köpek olması bunu ilk defa duyduğumdan beri ilgimi çeker, bunun anlamı acaba ne olabilir?)

Jung'un çoğu yerde yaptığı tespitler başarılı sayılabilir ama anlatım biçimini başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim, orijinal metni okumanın da bu kopuklukları tamamlayarak anlaşılırlığı artıracağını sanmıyorum. Bu yüzden de konuya oldukça ilgili okuyucu dahi zaman zaman kopmalar yaşayacaktır.
Pratik anlamda işe yarar pek bir fikir yok, fikirlerin sezgisel ve soyut açıklanması da bir süre sonra "Yahu hepsini anladık da bunlar nerede lazım olacak, bunların vardığı sonuç nedir!?" diyen bıkkın öğrenci etkisi yaratabilir.
Uzatmamak için psikiyatrinin temel kuramcılarından ve insan ruhu konusunda en yetkin isimlerden olan Jung'dan bahsetmeyeyim. Jung'un kuramı hakkında fazla bilgisi olmayanların, bilgi edinene dek ertelemesi gerektiğini düşünüyorum, yoksa okudum demekten öte bir faydası olmaz.
Herkese 'Analitik' okumalar diliyorum.
143 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Bu kitabı incelemek için yeterli teknik bilgim olmadığını itiraf etmeliyim önce. Bunu belirtmemdeki sebep çok fazla teknik bilgi içerdiği için değil, mantığımın ve algımın bugüne kadar kabul edebildiği düşüncelerin tamamını çürütmeye dayalı deneylerle ve deneyimlerle karşıma çıkmış olması. Kitabın kaynakça kısmı bile kalın bir kitap gibi, bu da nasıl üzerinde ince çalışılmış, ne denli emek verilmiş olduğununun en güzel kanıtı. İçinde arketipleri sıralarken mit örneklemeri ve tarihsel konulardaki veriler sıkça kullanılmış. Bilinç katmanları ve insanın onlar arasında yetenek geliştirerek dolaşabilecekleri konusunda algımın kabulü yazılanların çoğuyla aynı fakat değinilen ilk arketip dışında kalan üçü henüz aklımın idrak edebileceği arketipleri içermiyor. Öyle ki bunlar daha sezgisel kanıtlara dayandırıldığı için çoğu okurunda algısı dışında kalabileceğini düşünüyorum. Bilinçaltının ne denli önemli olduğunun ve insanın toplum içindeki yerini almaya çalışırken onun marifetlerini bir çok yerde istemsizde olsa kullanıldığını kanıtlarla ispatlıyor. Algımın dışında kalan arketiplerde bilim varlığı konusunda birçok noktada emin olmaya yakın olsada kesin bilgiler veremiyor. Bu da varsayıma dayalı olduğu hissini uyandırıyor bende. Doğuş, gelişim, değişim ve hayat algısı ile uyku hallerinde karşılaşılan rüya terimleri ana arketip başlıkları. Uyku düzeninde karşımıza çıkan tüm nesnelerin mitolojiye dayandırılıyor olması da belki bilimsel açıdan kesin ama benim için algısal anlamda biraz daha derinine inmem gereken bir konu. Eğer uyku hallerinde görülen tüm objeler mitolojik karşılıklara dayandırılıyorsa bu o dönemden bugüne dna larımızla taşınmış olması ihtimalini ortaya çıkarıyor. Deneylerle anlatılan bir kitaba fikirsel deneyimlerle yorum yapmak çok yapıcı olmasada, araştırmaya devam edeceğim konu hakkında görüşlerimi paylaşmamın daha doğru olacağını düşündüm. Psikoloji okumak ve araştırmak isteyen arkadaşlarımızın kesinlikle okuması gerektiğini son olarak belirtip, okuyacak arkadaşlara da iyi okumalar diliyorum.
143 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Öncelikle bu kitabı uzun bir süredir okumak istiyordum ve nihayet okudum. Kitabı almadan önce kafamda konusuyla ilgili bazı fikirler oluşmuştu ancak okuyunca beklentilerimle uyuşmayan bazı noktalar gördüm. Öncelikle biraz Jung'dan bahsedersek, Jung 1875 doğumlu psikiyatri alanında uzmanlaşmış ve önemli fikirleri olan çoğunlukla da parapsikoloji ve mitlere ilgi duyan ve sanırım bu sayede de kolektif bilinçdışı terimini literatüre kazandıran Freud'un eski kankası ve saygıdeğer bir abimiz. Öncelikle kitabı okurken okumanızı daha da kolaylaştıracak arketip kavramını açıklayalım. Arketip Jung'un düşüncelerimizdeki tipik zihinsel imgeler ya da hayali temsiller dediği ve her insanda bulunduğunu öne sürdüğü evrensel bir kavram. Örneğin herkesin kendine göre oluşturduğu bir anne simgesi gibi. Kitaba başlamadan önceki beklentilerim aslında bu kitabın Jung'un 4 temel arketipini açıkladığını sanmamdı. Jung kişiliğin oluşumunda önemli rolü olan 4 temel arketipten bahseder ve bunlar: Persona, Anima ve Animus, Gölge ve Self'tir. Kitap sandığım gibi bu 4 temel arketipi açıklamak yerine Jung'un yazdığı makalelerinin bir derlemesini oluşturuyor ve farklı arketiplere değiniyor. Ama kitap içerisinde özellikle Anima,Animus ve Gölge arketiplerine rastlamak mümkün. Peki nedir bu arketipler? Jung Anima ve Animus'u cinsiyet kimliğimizin içinde bulunan karşıt cinsimiz olarak açıklıyor yani erkek psişesinin(ruhunun) kadın yönü animayken, kadın psişesinin(ruhunun) erkek yönünün animus olduğunu söylüyor ve bu özelliklerimizin karşı cinsle iletişimimizde bir çerçeve oluşturduğu ve ideal karşı cins imajımızı belirlediği gibi işlevlerinden söz ediyor. Gölge arketipini ise psişemizin en karanlık ve derin yönü yani hayvani yönümüz olarak açıklıyor. Bu bilgileri bilerek okunduğunda kitaptan gerçekten güzel şeyler alınabileceğini düşünüyorum. Özellikle birçok masalın psikolojik tahlillerini yaptığı 3.bölüm çok dikkatli okunması gereken yerlerden. Jung'un fikirlerini ve düşüncelerini merak edenler için biraz soyut kavramlarla boğuşacağınız ancak verimli geçecek bir okuma süreci olacağını düşünüyorum. Herkese iyi okumalar...
151 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Çok güzel örneklerle ve geniş açıklamalarla konuyu anlatmaya çalışması kitaba ayrı bi değer katmış.
arketipler gerçekte insan kültürünü oluşturan yapıtaşlarıdır. İnsanlar uzun dönemler boyunca karşılaştığı benzer olayları bir süre sonra belli davranış kalıplarına oturtmuş ve bu kalıpları kuşaklar boyunca aktarmaya başlamıştır.
Burdan yola çıkarak geçmişten bugüne bütün kadim din ve kitapların neden bu kadar benzerlik gösterdiğini daha iyi idrak edebiliyoruz.
Tek eleştirim, dinlere yaklaşım ve bakış açısında.
Psikoloji ile ilginenlere bol bol tavsiye ettiğim bir kitap !
Anima ile animusa bolca yer veren analitik psikojiye değinen Jung bu kitabında sizlere okuması rahat bir eser sunmuş belirtmek istiyorum.
151 syf.
·3/10
Carl Gustav jung'ın okuduğum ikinci kitabı ilk okuduğum kişiliğin gelişimi kadar beni etkilemedi fakat aile ile ilgili arketipleri önemli ve okunmaya değer. Çocuğun anne ile ozdeslemesi, aile ile ilgili annenin çocuk için konumu ve çocukluktaki anne hakkında çocuğun ne düşündüğü ve bununla ilgili çocuğun kendi dünyası okunmalı diye düşünüyorum.

Kitabın diğer kısmına gelirsek eğer. Yazar mitolojiye fazla girmiş, çocuğun rüyasında gördüğü hayvanın kendi iç dünyasında neyi temsil ettiği ve bununla ilgili yazarın ruhsal çözümlemeleri anlaşılması güç doğrusu.

Eğer mitolojiye ilginiz yok ise ve efsane şeylerin ne anlama geldiği ile ilgili merakınız yoksa kitap elinizde sündükçe sünebilir . İnce bir kitap ama mitolojik kısımları okurken gözünüzde büyüyebilir bitirmek. Çünkü bu kısımları anlamak için gerçekten psikolojik açıdan kafa yormak gerekiyor.

Her psikoloji kitabı da çoğu zaman beklentiyi de vermiyor zaten...
143 syf.
·Puan vermedi
Carl GUSTAV JANG yaptığı çalışmalar ve kendi içsel yolcuguyla (kırmızı kitap)ulaştığı kollektif bilinç analizini Doğu mistisizmi, Hristiyan mitleri ile harmanlayıp bulduğu arketipler(anima, animus, gölge,persona,bilgin)gibi çeşitli alanlarda ve zamanlarda kullanılan tipoloji maskeleridır.
Jang'a göre evrensel bilinç içerisinde mevcut bilincimiz dışında kullandığımız ortak bir ata bilinç vardık ki bu bilgin ya da magna mater (büyük anne)arketipidir. Yine değişik koşullarda anima (kadın )animus (erkek)kullanılan arketipler vardır.Arketip ilk örnek anlamına gelir. Yani mevcut durumun en özel hali..
Hollywood filmlerinde sık sık kullanılan arketip gökten gelen kurtarıcı olarak karşımıza çıkar
Bunun dışında korkularımızı tetikleyen gölge arketipi vardır ki o da genel olarak ortaya çıkmasından korktuğumuz batıl ya da bizleri esir alan fobi ve bastırılmış bilinç altı yansımalardır.
İşte böyle ...
Yazılır da yazılır
Kimine göre böyle bir şey doğru değil kimine göre ise böyledir.
Ama sabit benlikler söz konusu olduğunda hiçte yabana atılır bir konu değil hani
143 syf.
·2 günde·2/10
Psikolojiye-Psikiyatriye ilgi duyan birisi olarak çok da tatmin edici bulamadığım kitap. Aynı yazarın "Kişiliğin Gelişimi" adlı kitabı benim gibi bu konularla içli dışlı olmayan ama bilgi edinme açısından okuyan kişi için çok faydalı ve doyurucuydu fakat bu kitapta çok spesifik mevzular söz konusu. Masaldaki cüce karakteri bilmem ne imgesine denk gelirmiş, uzun beyaz sakallı yaşlı amca şu demekmiş de... Olmadı qanqa. 1000kitap'taki alıntıları okumak yeterli.
Kadının aklı, sonsuz labirentlerin umarsız karanlığında kaybolan erkeğin yolunu aydınlatır.
Carl Gustav Jung
Sayfa 37 - Metis Yayınları 1. Baskı 2003
İnsanın gerçekte olduğu şey değil, başkalarının ve kendisinin olduğunu düşündüğü şey olduğu söylenebilir.
Böyle bir gizlem hikâyesini dinleyen kişi, arayış içindeki Musa'da
ve unutkan Yeşua'da kendini bulacak, öykü ona, yeniden doğuşun sağladığı ölümsüzlüğün nasıl gerçekleştiğini anlatacaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dört Arketip
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424141
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Die Archetypen Und Das Kollektive Unbewusste
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Dört Arketip
Dört Arketip
Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung'u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle "simge" alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngelerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 229 okur

  • Gamze
  • deniz
  • Norma
  • RUMEYSA TAĞ
  • Hakan Biricik
  • tugçe karabay
  • Yeliz Şanlı Gökdemir
  • rumeysa çakır
  • Elif Betül
  • Aslı Köksal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%47.5
35-44 Yaş
%27.5
45-54 Yaş
%2.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.7
Erkek
%54.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.3 (11)
9
%17.5 (10)
8
%21.1 (12)
7
%17.5 (10)
6
%8.8 (5)
5
%3.5 (2)
4
%1.8 (1)
3
%3.5 (2)
2
%1.8 (1)
1
%1.8 (1)