Okumak tek başına yapılan bir eylem gibi görünür ama mesele orada bitmez...
YouTube’da metinleri, düşünceleri çoğaltıyorum.
Katıl, itiraz et, ekle — okumak ve düşünmek konuşkan bir şeye dönüşmeli...
Ne zamandır bir ileti serisi yapmak istiyordum efenim.
“Duygulara Tercüman” serisi😅
İroniden anlamayan nesle aşina değilim, baştan anlaşalım…
İlk duygulara tercüman oluşumuz:
Kırmış, dökmüş, özür dilememiş…
Hatta özür dilemeyi kendine yedirememiş insanların, aradan biraz zaman geçince “köprünün altından çok sular aktı” diyerek hiçbir şey olmamış gibi davranmasına hiç alışamadım…😏
Ben o köprünün altından su akmasın diye istinat duvarı ören biriyim. Mimarlığımıza laf yok😎 O duyguları baraj misali biriktirir, sonra bütün köyü sular altında bırakırım…
İş işten geçince de köprü bulamazsınız.Köprü inşa etmek öyle kolay iş değildir efenim…Mimarisini bilahare anlatırız…