1000Kitap Logosu
Resim
Cüneyt Arkın

Cüneyt Arkın

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
59 Kişi
132
Okunma
44
Beğeni
6,6bin
Gösterim
Tam adı
Fahrettin Cüreklibatır
Unvan
Türk oyuncu, yazar
Doğum
Karaçay, Odunpazarı, Eskişehir, 7 Eylül 1937
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 28 Haziran 2022
Yaşamı
Cüneyt Arkın, asıl adı Fahrettin Cüreklibatır, (d. 8 Eylül 1937; Karaçay, Odunpazarı, Eskişehir), Türk oyuncu. Sinemada canlandırdığı Malkoçoğlu karakteri kendisine lakap olarak atfedilmiştir. Yaşamı Eskişehir'in merkezine bağlı Karaçay köyünde doğdu. Babası Kurtuluş Savaşı'na katılmış Hacı Yakup'tur. Aslen Nogaydır. Lise öğrenimini Eskişehir Atatürk Lisesi'nde gördü, 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. Memleketi Eskişehir'de, yedek subay olarak askerliğini yaparken, Göksel Arsoy'un başrol oynadığı Şafak Bekçileri (1963) filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ'in dikkatini çekti. Askerliğini bitirdikten sonra Adana ve civarında doktorluk yaptı. 1963 yılında Artist dergisinin yarışmasında birinci oldu. Bir süre iş arayan Cüneyt Arkın, 1963'te Halit Refiğ'in teklifiyle sinema oyunculuğuna başladı ve iki yıl içinde en az otuz film çevirdi. Gurbet Kuşları filminin finalindeki kavga sahnesi, Arkın'ın kariyerinde bir kırılma noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra yine Halit Refiğ'in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi. Bu dönemde İstanbul'a gelen Medrano Sirki'nde altı ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak, Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Kısa sürede avantür filmlerin en aranan oyuncusu haline geldi. Romantik jön filmlerle başladığı sinema yaşantısını hareketli filmlerle sürdürse de hemen her karakter role de can verdi. Kariyeri boyunca westernden komediye, macera filmlerinden toplumsal filmlere değişik türlerde filmler çekti. Özellikle Maden (1978) ve Vatandaş Rıza (1979) filmleri, Cüneyt Arkın'ın kariyerinde özel bir yer kaplar. 12 Mart dönemi sırasında, 4. Altın Koza Film Festivali'nde (1972) jürinin ilk oylamasında Yılmaz Güney'i Baba filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu seçilmesine rağmen daha sonra siyasi baskılarla Yılmaz Güney'in yerine, ilk oylamada Yaralı Kurt filmindeki performansıyla ikinci olan Cüneyt Arkın'ı en iyi erkek oyuncu seçti. Bu karara tepki gösteren Arkın ödülü reddetti. Cüneyt Arkın sinemasına ayrı bir renk getiren, yönetmenliğini Çetin İnanç'ın yaptığı 1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam zamanla bir kült film haline geldi. 1980'li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam ve İki Başlı Dev gibi aksiyon filmlerinden sonra, 1990'lı yıllarda da polisiye dizilere yöneldi. At binmede ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir. Oyunculuğun yanı sıra televizyon izlenceleri sunmuş ve kısa bir süre gazetelerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı da yapmıştır. Cüneyt Arkın, 2009 yılında omurgasındaki sinir sıkışmasından dolayı yaklaşık üç ay hastanede tedavi gördü. Kalbinin durması sebebiyle İstanbul Beşiktaş’ta özel bir hastaneye kaldırılan alınan Cüneyt Arkın 28 Haziran 2022 tarihinde yaşamını yitirdi. Özel yaşamı Cüneyt Arkın ilk evliliğini 1964 yılında kendisi gibi doktor olan Güler Mocan ile yaptı. 1966 yılında kızları Filiz doğdu. 1968 yılında boşandıktan bir yıl sonra Betül (Işıl) Cüreklibatır ile evlenen Cüneyt Arkın'ın,bu evlilikten de Kaan ve Murat adlarında iki çocuğu vardır. Kızı bir şirkette genel müdürlük yapan Arkın'ın oğullarından Murat da dizilerde oyunculuk yapmaktadır. Bir dönem alkolizm tedavisi görmüş olan Arkın, alkol, uyuşturucu ve gençliğin sorunları konulu sayısız konferans vermiş, bunlarla ilgili teşekkür beratları ve onur ödülleri almıştır. Politikaya ilgisi 2002 Genel Seçimlerinde Anavatan Partisi'nden Eskişehir milletvekili adayı olması için Mesut Yılmaz tarafından teklif götürüldü. Sonraki yıllarda ise İşçi Partisi adına düzenlenen ve bir grup bilim adamı, aydın ve sanatçının katıldığı "İşçi Partisi Hükümeti'nde Göreve Hazırız" kampanyasına katılarak, yeniden siyaset sahnesinde adı duyuldu. Ödülleri - 1963 yılında Artist mecmuasının artist yarışmasında 1.'lik ödülü. - 1969 Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, İnsanlar Yaşadıkça - 1972 Adana Altın Koza Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu ödülü, Yaralı Kurt filmine - 1976 Antalya Altın Portakal Film Festivali - En iyi Erkek Oyuncu ödülü, Mağlup Edilemeyenler filmi ile - 1999 Antalya Altın Portakal Film Festivali - Yaşam boyu Onur Ödülü - 2013 Engelsiz Yaşam Vakfı)- Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü - 2013 18. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri - Yaşam Boyu Onur Ödülü - 2021 Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
152 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Şu kitabı aldıktan 2 gün sonra gidecek deseler inanır mıydım... Ne kadar seversem seveyim birini laf olsun diye kitabını almam. Ama bu fotoğrafı gören gözlerim yüreğimi kandırdı. Baktım doğum günü de Eylül'de. Anca okurum demiştim... Elime geçmeden vefat etti Cüneyt ARKIN. Benim için çok kötü bir anı oldu. Arkadaşlarıma kitabı aldığımı söylediğimde eğlendiler benimle. Yani sevdiğimi bildikleri için takıldılar o halime. O sabah bana Cüneyt Arkın ölmüş dediklerinde de beni kandırdıklarını düşündüm. Sonra baktım Ablam da yazmış. Bir kaç da başın sağ olsun mesajı var. İçimde böyle bir buz eridi sanki. Gerçekten. İnanmak istememeyi yaşadım. Ben fanatik değilim. Onun fanı hiç değildim. Ben sadece onu çok çok severdim. Öyle mavi mavi bakmasını. Dövüşürken alnına birden düşen saçlarını. Oturur tarif ederdim mesela. Böyle bir şey var mı derdim. İnsan güzelliği değil bu. Severdim. Çok ama çok. Bana güldüler arkadaşlar yine. Çok üzüldüm. Gözümden yaş gelmiş. Ne olmuş? Şimdi de üzülüyorum. Hasta değil yürekliyim. İyi, güzel ne olsa sevilir. Tanımış olmam şart değil. Ben onun insanlığından hiç bir zaman utanmadım. Bu yüzden bana ayrıca güzel geldi belki. Bakıyorum şimdi eli kalem de tutmuş. Yazmış kendince. Ben çok beğendim severek okudum ve bir kez daha gurur duydum onunla. Bu bir mirastır bence. Klâsikleri devler yazacak tabii ama böyle benim kahramanım milletimdir diyen adamlar da yazmalı kendince, dili döndüğünce. Yazmalı ki hatırlansın, unuttukça açıp açıp baksın birileri. Öyle acı kaybımız demekle olmuyor. Nihayetinde bir insan olduğunu unutmadan yaşamış, yaşadıklarını, hissettiklerini aktarmış. Bu bir anı kitabı. Bazen gülümseten, çoğu zaman düşündüren sözlerine kalpten teşekkür ederim. İyi ki geçtin dünyamızdan Cüneyt ARKIN. Malkoçoğlu. Kara Murat. Rahat uyu Battal Gazi.
Okuyacaklarıma Ekle
152 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Fahrettin Cüreklibatur namı değer Cüneyt Arkın
Çocukken ve hala hayranı oldugum aktördür kendisi. Küçükken filmlerini izler ne zaman abimle kavga etsem babama karate kursuna yazdırması için yalvarır ve onun gibi olmak istediğimi söylerdim. Kitabını okumak,onun dilinden hayatının bazı anlarına yolculuk etmek büyük keyif verdi. Ona karsı büyük bir sevgi ve saygı beslediğimin nedenini kesfettim.O; ailesine hayırlı bir evlat,iyi bir kardeş, fedakar bir baba,bugün bile hala büyük bir aşk ve sadakatla eşine bağlı bir koca ve vatanına,milletine bağlı bir insandır. Bu kadar büyük şana,şöhrete rağmen nereden ve nasıl geldiğini unutmayan bir adam Cüneyt Arkın. Kemal Sunal ile dostluğunu ve onunla olan anılarını okurken büyük keyif aldım.Vatandaş Rıza'nın ailesinin gercekten kendi karısı ve oğlu oldugunu eminim bir çoğumuz bilmiyorduk. Türkan Şoray,Emel Sayın ve daha bir çok kişiyle olan anısını okurken sizler de en az benim kadar keyif alacaksınız. Bazı anılara tebessüm ederken bazı anılar da bizi düşünmeye sevk edecek. Kısa ve öz ama keyifli bir kitaptı... Şimdiden okuyan ve okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim...
Okuyacaklarıma Ekle
152 syf.
Merhaba arkadaşlar kısa bir süre önce Türk sinemasının en değerli ustasını, koca nesillerin onun filmi ile büyüdüğü, karakteri, kişiliği, sanat ruhu olsun hepimizin sevdiği Cüneyt Arkın yani nâmı değer Kara Murat'ımızı kaybettik. İçim o kadar buruk ki gerçekten ölümsüz biri olduğuna inandığım adamdı Neyse duygusallaşmak istemiyorum yine. Evet kitabımıza gelelim Arkın tamamen kendi yaşantısından anılar paylaşmış hiç aklınıza gelmeyecek kişiler durumlar o kadar sevdim ki kitabı atı Hasret'inden bahsetmesi, oğlu Kaan, eşi Betül hanım ve büyük oğlu Murat, torununu ilk kucağına alma heyecanına kadar yeri geldi bir iki damla yaş akıttım, yeri geldi güldüm. Meğer ne güzel zamanlarmış o zamanlar. Bu ülkenin hala sana ihtiyacı vardı bir Cüneyt Arkın geldi ve fırtına gibi savurdu geçti. Yeşil gözlerin gibi yattığın yerde sana cennet olur inşallah Kalbimizdesin asla unutmayacağız ve unutturmayacağız. HOŞÇA KAL KARA MURAT
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.