Yeni Hayat

Orhan Pamuk
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
Şubat 2019
İlk Yayın Tarihi:
1997
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Yeni Hayat
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789750826481
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hayatını Bir Kitaba Teslim Edenlere Dair: Yeni Hayat
Puan vermedi·240 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 15:12
Yeni Hayat , bazı kitapların okunmadığını, insanın başına geldiğini hatırlatır. Bilmenin rahatlatmadığını; okumanın güvenli, masum bir eylem olmadığını söyler. Bir kez gerçekten okuduysan, eski hayatına dönemezsin. Ama “yeni hayat” da daha iyi bir hayat değildir; sadece başka bir hayattır ve mutlaka bir bedeli vardır. Bazı kitaplar insanı zenginleştirir, bazıları ise parçalar. Pamuk’un romanı tam olarak bu kırılma anını, okurun hayatla kurduğu bağın nasıl yerinden oynadığını gözler önüne serer. Bazı kitapların insanı başka bir hayata fırlattığına hep inanırız. Ama Pamuk, o aydınlanma anını romantikleştirmiyor, tam tersine hafif alayla yerle bir ediyor. Okurla göz göze gelip şunu söyler gibi: Hayatı değiştiren aslında kitap değil, tutunacak bir anlam arayan insandır. Orhan Pamuk'un derdi bir fikir anlatmak değil, fikrin insanın zihnini nasıl ele geçirdiğini göstermek. Bu yüzden açık tez kurarsa roman çöker. Çünkü tez varsa tartışma vardır; Pamuk ise bulanıklık, kararsızlık, fısıltı istiyor. Okura güvenmiyor, okuru işin içine sokuyor. Sana net bir düşman, net bir hakikat, net bir çözüm verirse rahat edersin; o ise rahat ettirmek istemiyor. Bu roman bir “anlama” romanı değil, bir .......... romanı. Bu konuşmalar aslında Türkiye’nin 70–80-90’lar zihniyetinin iç monoloğu. Ama Pamuk bunu tarihsel belge gibi yazarsa roman ölür. O yüzden karakterlerin ağzından, yarı paranoyak, yarı bilge, yarı korkak cümlelerle verir. Okur hangisinin doğru olduğunu ayırt edemez — çünkü o dönemde kimse ayırt edemiyordu; 80’leri bir düşünün! Yeni Hayat’ta esas mesele, bazı kitapların kutsal kitap gibi okunup algılanmasıdır. Okuru sarsan, hayatını yerinden oynatan metinlerin, sanıldığı gibi saf ve tekil bir kaynaktan değil; birçok metnin üst üste binmesiyle oluşan zihinsel bir kolajdan doğduğuna
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
10/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2018 70. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2018 13:09
Bir yazar bir kitapta nasıl her şeyi birden anlatabilir? Tek bir olay etrafında okura nasıl aynı anda üç kitap okumuş hissi verebilir? Peki bir kitabın birden fazla konuyu aynı cümlelerle ve aynı kitabın içerisinde işlemesi mümkün müdür? Bir kitabı okuyan ve seven birçok kişinin kitaptan çıkarımları nasıl farklı farklı olabilir? Böyle bir şey mümkün müdür? Eğer yazarı Orhan Pamuk ise, mümkündür. Öncelikle Orhan Pamuk'un yaşayan en büyük roman yazarımız olduğunu kabul etmeliyiz. Ona karşı saçma sapan önyargılar beslemek veya yazdıklarından ötürü kin tutmak anlamsızdır. Kaldı ki, böyle bir tutum Orhan Pamuk'a hiçbir şey kaybettirmez. Aksine Orhan Pamuk'tan mahrum kalan bizlere çok şey kaybettirir. Yeni Hayat isimli bu kitabı okurken ise, yine diğer Orhan Pamuk kitaplarında olduğu gibi, çok zorlandım. Zira Orhan Pamuk, kendisini okura kolayca teslim eden, yazdıklarını ve düşüncelerini açıkça okurun önüne seren bir yazar değildir. Her kitabında bir gizem, her kitabında hala anlaşılamamış bir takım olaylar vardır. Böyle gizemli bir yazar olmayı da çok sever. Birçok kitabıyla ilgili hala anlaşılamamış sırlar bulunmaktadır. Kendisini çok seven ve hemen hemen tüm kitaplarını okumayı kendilerine bir görev edinen okurların bile üzerinde anlaşamadığı bir takım yazınları vardır. Bu kitap da tam olarak öyle bir kitaptır. Anlaması zor ve kendisini okurun önüne kolayca bırakmayan bir kitaptır. Okurken müthiş bir tat aldığınızı hissedersiniz; ama zaman zaman "ben bu kitabı anlamıyorum" hissine de kapılırsınız. Anladığımı asla iddia etmediğim Yeni Hayat'ı gelin birlikte anlamaya çalışalım. Orhan Pamuk, Yeni Hayat isimli bu kitabını, biz "anlayamayan okurlara" kitabı anlamamızda yol gösterici olması için bir alıntı ile açmış. Aslında bu alıntı ile okurun eline bir anahtar vermiş ve
Edebiyat
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 109. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 15:43
Canan yok ise can gerekmez. Yeni Hayat. Kitapta, zamanlar arası geçişler yapılıyor. Çıkılan yolculuklar insanın içine yaptığı yolculuklar olarak karşımıza çıkıyor her durakta her inişte insan dönüp kendine, kendi içine tekrar bakıyor. Anlaşılması oldukça güç bir kitap ama okunmaya değer. Keyifli okumalar, kitapla kalın. Bir şey bekliyoruz, belki bir mucize, belki bir ışık, belki bir melek...
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
Yeni Hayat - Orhan Pamuk
8/10
·240 syf.··
2021 67. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 10:04
"Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti." Böyle başlıyor Orhan Pamuk eserine. Böyle başlayan bir kitaba başlamamak kimin elinde? En son Saramago'nun Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş eserinde bu kadar etkili bir başlangıç görmüştüm: Ertesi gün kimse ölmedi. Benim hayatımı değiştiren bir kitap var. O nedenle eserin beni daha çok içine çektiğini ifade edebilirim. Yeni hayat Orhan Pamuk'tan okuduğum üçüncü eser oldu, Benim Adım Kırmızı ve Kırmızı Saçlı Kadın'ı beğenerek okumuştum önceden. Açık konuşmak gerekirse eserin beni biraz zorlandığını ifade edebilirim. Normalde bir kitabın kafada oturmaya başlaması birkaç sayfadan sonra olurken inanın bu eseri oturtmam son sayfaları buldu. "Bir yolculuk vardı, hep vardı, her şey bir yolculuktu." Yeni bir hayat arayışı... Hiç öyle bir isteğiniz oldu mu? Ya da bu isteğe yön veren bir kişi? Aşkla yola çıkan bir arayışın romanı diyebilirim Yeni Hayat için. Yalnızca bir arayış mı yer alıyor eserde? Dönemin düşünce biçimi, Doğu Batı etkileşimine dair düşünceler, hayata dair sorgulamalar, vazgeçişler... "Bilmem neden, uzun upuzun, hiç bitmeyecek kadar uzun yolculuklar belirdi aklımda, hiç durmadan yağan efsanevi yağmurlar, hepsi birbirine açılan kayıp sokaklar, kederli ağaçlar, çamurlu ırmaklar, bahçeler, ülkeler." Spoiler vermekten korkmasam daha çok şey söyleyebilirdim eser adına. Özellikle eserin sonuna dair. Ya da Yeni Hayat arayışının son bulduğu ana dair. Okuma sürecimde esere dair alıntılar paylaştım. Sevdiğim bir tanesiyle incelememe son vereceğim: "Bir zamanlar bütün dokunuşların dokunuş, kokuların koku, seslerin ses olduğu gerçek bir dünya varmış." O dünyaya dönmek dileğiyle... Keyifle okuyun.
Edebiyat
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
8/10
·240 syf.··
2024 56. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2024 20:38
Yıllar yıllar önce okuduğumdan aklımda kalan ile bugün okuduğumda aklımda yer edenler farklı şeyler değil… o zaman da nasıl bir kitap yazmış. Orhan Pamuk , bir kitap okuyunca insanın hayatı nasıl değişir diye düşüne düşüne okumuştum kitabı. Güdül kasabası bayiler toplantısına kadar Allahım dedim gazete haberlerini art arda dizmiş neler okuyorum dedim :) markalar (saat markaları) mistik ( ) masum aynı zamanda katil karakter ve aşık olunan kadın “Canan” ile birlikte efsane bir “Murakami” kitabı okur gibi oldum kuyu kedi ve caz olsaydı tam olurdu diye bana katılanlar olacaktır. Lirizmin doruklarında dolaşırken hayatın eteklerine dolaşan büyülü halleri görmezden gelemeyeceğiniz bir eser Zor olsa da keyifle okudum Mutlu hafta sonları…
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
6/10
·240 syf.··
2025 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 02:17
Bir üniversite öğrencisi bir kitap okur ve hayatı değişir. Sonunda ölür. Sadece kitabın ortasında kitap kendine beni çekti. Ama onun dışında gerçekten ilerlemiyor. Dili ağır mı desem kopukluk mu var desem bilemedim. Bir şeyler eksik ama.
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
Bir Orhan Pamuk Klasiği
8/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2022 21:13
Başta Orhan Pamuk okumaya korkmuştum ama bir kere okuyunca insan kendini durduramıyor. Okuduğum her eser bambaşka şeyler kattı bana. Daha okunacak çok kitabı, keşfedilecek hayatları var. Yeni Hayat ise başta okumakta zorlansam da ufkumu genişlettiğini bilmelisiniz. Her paragraf sonunda konu daha nasıl devam ettirilir diye düşündürten ve her paragraf başında şaşkınlığa uğratan bir eser. Benim için öyle oldu. Kitap boyunca aradığı ışığı bulmak için yola çıkan ve gitmediği şehir kalmayan baş karakterimiz, onu bulamayacağını kabullendiği zaman ve hevesle eve dönme arzusuna kapıldığında görmesi ise kitabın bam teli oldu. Kitabın her cümlesinden etkilensem de beni derinden etkileyen son cümle oldu. "...Oysa hen evime dönmek istiyor, yeni bir hayata geçmeyi, ölmeyi hiç mi hiç istemiyordum."
Edebiyat
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2023 14:39
Orhan Pamuk & Yeni Hayat . Herkese merhaba arkadaşlar Tavsiye edeceğim kitaplarda bugün Yeni hayat var Konusu, dili bakımından beni kitap içine aldı aynı kitaptaki karakter Osman gibi kitaba büyülendim Orhan Pamuk, 1952 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Orta gelirli ve kalabalık bir ailede yetişti. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü mezunudur. 1974 yılında roman yazmaya karar verdi.ilk romanı, Karanlık ve Işık ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü aldı. Bu roman 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları ismiyle yayımlandı. Klasik yazımla edebiyat hayatına başlayan Orhan Pamuk, Postmodern tarzıyla yazım hayatına devam etti. 2006 yılında Nobel Edebiyat ödülünü alan ilk Türk yazarı oldu. Orhan Pamuk'un tuhaf, şiirsel ve başdöndürücü bu romanı 1994 yılında yayımlandığında, tıpkı anlattığı sihirli kitap gibi esrarlı havasıyla kült roman olmuş, bir anda yüz binlerce okura ulaşmış, kırkı aşkın dile çevrilmişti. "Yeni Hayat insana Walter Benjamin'in, 'Bütün büyük edebiyat eserleri bir biçimi ya sona erdirir ya da bir yenisini başlatır, yani özel vakalardır' sözünü hatırlatıyor. Yeni Hayat özel bir vaka." -The Guardian- KONU Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.’ cümlesiyle başlıyor kitap, iddialı başlıyor. Başkahramanımız bir kitap okuyor ve bu kitabın içindeki hayatın izini sürdüğü, sıklıkla yolculuklarda olduğumuz bir kitap. 22 yaşındaki Osman isimli bir mühendislik öğrencisinin, okuduğu kitaptan etkilenerek kitaptaki hayatı araması, kitabın vaat ettiği yeni hayatın peşinden koşması, evini, annesini, okulunu, şehrini geride bırakmasını anlatan bir arayış, yolculuktur. Hatta Osman, kitabın etkisi ile "Canan" isimli bir kıza aşık oluyor. Böylece Osman, Canan'ın da yönlendirmeleriyle üniversite öğrenciliğinden uzaklaşıyor, İstanbul'dan
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
3/10
·240 syf.·
2021 123. kitabı
Bitince çok şükür bitti dediğim, okurken yorulduğum kadar yazarının yazarken yorulmadığını düşündüğüm, Rus klasiği tarzında yazmaya özenip gereksiz yere birçok yerde uzatılan bir kitaptı benim için. Okumasam da olurdu. :(
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 172. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 10:24
İlk bakışta bir yolculuk ve aşk hikâyesi gibi görünse de özünde insanın kendini ve hayatın anlamını arayışını anlatan derin bir eser. Ne hayal ne gerçek anlayabilmek için sabırla ve sakin okumak gerek. Lezzeti farklı ama yorucu bir kitaptı benim için...
1000Kitap
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma

Yazar Hakkında

Orhan PamukYazar · 33 kitap
Ferit Orhan Pamuk (d. 7 Haziran 1952, İstanbul), Türk yazar. Birçok başka edebiyat ödülünün yanı sıra 2006 yılında Nobel Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç yaşta alan iki kişiden biri olmuştur. Kitapları altmış dile çevrildi, yüzü aşkın ülkede yayımlandı ve 11 milyon baskı yaptı. 2006 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilen Pamuk, Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Türk'tür. Yaşam öyküsü Orhan Pamuk yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan "Karanlık ve Işık" ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü Mehmet Eroğlu ile paylaştı. Bu romanı ancak 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları adıyla yayımlandı. 1983 yılında bu kitapla Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görüldü. Pamuk'un daha sonra yazdığı kitaplar da çok sayıda ödül kazandı. İkinci romanı olan Sessiz Ev 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Bu romanın Fransızca tercümesi de 1991 yılında Prix de la Découverte Européenne ödülüne hak kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı Beyaz Kale ile 1990 yılında ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülünü kazandı ve yurtdışında tanınmaya başlandı. Orhan Pamuk, 2002 yılında yayımlanan Kar kitabını, Türkiye'nin etnik ve politik meseleleri üzerine kurulu bir politik roman olarak tanımlamaktadır. Kar romanı Amerika'da 2004 yılında "yılın en iyi 10 kitabından biri" olarak gösterilmiştir. Yıllar geçtikçe Orhan Pamuk'un Türkiye dışındaki ünü artmaya devam etti. 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı. Romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı Öteki Renkler (1999) ve Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır. Orhan Pamuk ABD'de yayımlanan Time dergisinin 8 Mayıs 2006 tarihli sayısının "Time 100: Dünyamızı Biçimlendiren Kişiler" başlıklı kapak yazısında tanıtılan 100 kişiden biri oldu. 2007 Mayıs'ında yapılan 60. Cannes Film Festivali'nde jüri üyeliği yapmıştır. Nobel Ödülü Orhan Pamuk 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tarihe geçmiştir. Akademi'nin 12 Ekim 2006 günü saat 14:00 civarında yayımladığı, “ 2006 Nobel Edebiyat Ödülü 'Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan' Orhan Pamuk'a verilmiştir. ” şeklindeki basın bildirisiyle Nobel Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk'a verildiği resmen açıklandı. Pamuk 7 Aralık 2006'da, İsveç Akademisi'nde Babamın Bavulu başlığı altında hazırladığı Nobel konuşmasını Türkçe yaptı, Türkçe bilmeyen izleyiciler ellerindeki çeviri metinden konuşmayı takip etti, birçok televizyon kanalı konuşmasını canlı yayınladı. Orhan Pamuk ödülünü 10 Aralık 2006 günü Stockholm Konser Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde İsveç kralı XVI. Carl Gustaf'ın elinden aldı. Romancılığı Orhan Pamuk'un romancılığı postmodern roman kategorisinde değerlendirilmektedir. Eleştirmen Yıldız Ecevit Orhan Pamuk'u Okumak adlı kitabında onun avangard romancılığını değerlendirmektedir. Özellikle Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı'dan yola çıkarak bize kendisini ve olayların gelişimini anlatır. Aynı şekilde edebiyat tarihçisi Jale Parla da Don Kişot'tan Günümüze Roman adlı kapsamlı yapıtında, Benim Adım Kırmızı'dan hareketle Orhan Pamuk'un eserlerini karşılaştırmalı edebiyat bağlamında irdeler. Parla'ya göre Pamuk, Türk romanının aldığı önemli dönemeçlerin sahibi olan bir yazardır. Doğu-batı sorunsalıyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardan birisidir Pamuk, bu sorunsalı kültürel ve felsefi içerimleriyle edebiyatına taşımış, özellikle Kara Kitap'ta bu tema bağlamında önemli, çok katmanlı bir edebi metin örneği sergilemiştir. Eleştiriler Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülünü kazanması değişik tepkilerle karşılaştı. Ödülün Pamuk'a Türkiye tarihi ile ilgili demeçleri dolayısıyla verildiği iddiasında bulunuldu. Orhan Pamuk Nobel ödülünü almadan on ay önce 19 Aralık 2005 Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan Erol Manisalı'nın "Orhan Pamuk Nobel'i Garantiledi" başlıklı yazısı Pamuk'un ödülü almasının ardından popülerleşti ve Orhan Pamuk'un Nobeli hakkındaki olumsuz eleştiriler bu yönde gelişti. TRT'de Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu "Sınırlar Arasında" adlı belgeselin Pamuk'un Nobel ödülünü almasından bir gün sonra yayımlanan bölümünde Pamuk, Nobel ödülleri ve İsveç ile ilgili olumsuz eleştiriler yer aldı. Demirtaş Ceyhun hazırladığı imza metninde Orhan Pamuk'un kitaplarını "Amerikan patentli postmodern romanlar olarak" adlandırmış ve "Nobel ödülünün Pamuk'a verilmiş bir ücret" olduğunu söylemiştir. Basında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Orhan Pamuk'u kutlamadığına dikkat çekildi. Ödüle yabancı basından olumsuz eleştiriler de gelmiş, ödülün siyasi sebeplerden dolayı verildiği belirtilmiştir. Orhan Pamuk'un eserlerinde Atatürk hakkında kullandığı üslup ve yazıları da kimi eleştirilere uğradı. Bir kısım edebiyatçı Orhan Pamuk'un eserlerindeki bazı bölümlerin diğer yazarlara ait başka eserlerden fazlasıyla esinlendiğini savunmakta, özellikle bazı romanlarındaki belli kısımların diğer kitaplardan neredeyse tamamen alıntı olduğunu öne sürmektedir. Hürriyet Gazetesi yazarı Murat Bardakçı 26 Mayıs 2002 tarihinde belgeleri ile yazarı sahtecilik ve intihal ile suçlamıştır. Murat Bardakçı'ya göre Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanı, hikâyesi ve anlatım şekli ile Amerikalı yazar Norman Mailer'in Ancient Evenings adlı romanının bir kopyasıdır. Ayrıca suçlamalara göre Orhan Pamuk'un Beyaz Kale adlı romanı Mehmet Fuat Carım'ın Kanuni Devrinde İstanbul isimli eserinden birebir pasajlar içermektedir. Orhan Pamuk günümüze dek bu konuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Orhan Pamuk'un Sri Lanka'da düzenlenecek olan Edebiyat Festivaline katılması Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (Reporters sans frontières) tarafından eleştirildi. Örgüt Orhan Pamuk'u ve festivale katılmak isteyen diğer edebiyatçıları Sri Lanka'daki baskıları meşru hale getirmekle suçladı. Orhan Pamuk davası Yazar Orhan Pamuk, Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajda, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" açıklamasında bulununca hakkında TCK'nın 301. maddesinden ‘Türklüğe hakaret’ davası açıldı. 16 Aralık 2005'de ilk duruşması yapılan Pamuk davası Adalet Bakanlığı'ndan beklenen yazı gelmediği için 7 Şubat 2006 tarihine ertelendi. Şişli Asliye Ceza Mahkemesi, bu tür davalar için Adalet Bakanlığı'nın yazılı izninin gerektiğini belirterek izin verilip verilmediğinin sorulması için bakanlığa yazı yazılmasına karar verdi ve duruşmayı da 7 Şubat'a erteledi. Duruşmanın ertelenmesi kararına AB yetkililerinden tepkiler geldi. Dava günü Şişli Adliyesi önündeki Pamuk ve yabancı yetkililere yönelik protesto gösterileri, Türkiye ve dünya basınında önemli yer tuttu. AB - Türkiye Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk, "hükümet, parlamentoya değişiklik yasası getirebilir. Yapılacak şey budur. Türkiye'nin imajına büyük bir zarar vermiştir. Avrupa'da kötü bir imaj doğmuştur. Ünlü bir yazar hakkında dava açarsanız, dışarıda milliyetçiler bu yazarı dövmek için arabasına saldırırsa, burada ciddi bir sorun vardır" dedi. AP Türkiye Raportörü Camiel Eurlings de, hükümetin yazar Orhan Pamuk davasını düşürmesi gerektiğini belirterek, hükümet reform taahhüdüne sadık kalmalı şeklinde konuştu. Türkiye ile AB arasında ciddi gerilime neden olan Orhan Pamuk’un hakkındaki dava 22 Ocak 2006 tarihinde düştü. Adalet Bakanlığı, Şişli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda, Yeni Ceza Yasası gereği izin yetkisi olmadığını hatırlatarak, Pamuk'un yargılanması için Adalet Bakanlığı’nın izin verdiğine ilişkin belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Ödülleri 1979 Milliyet Roman Yarışması Ödülü Karanlık ve Işık (iki yazar arasında paylaşıldı) 1983 Orhan Kemal Roman Ödülü Cevdet Bey ve Oğulları 1984 Madaralı Roman Ödülü Sessiz Ev 1990 Independent Yabancı Roman Ödülü (Birleşik Krallık) Beyaz Kale 1991 Prix de la Découverte Européene (Fransa) Sessiz Ev (Fransızca çevirisi nedeniyle) 1991 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo Gizli Yüz 1995 Prix France Culture (Fransa) Kara Kitap 2002 Prix du Meilleur Livre Etranger (Fransa) Benim Adım Kırmızı 2002 Premio Grinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 Premio rinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 International Impac-Dublin Literary Award (İrlanda) 2005 Prix Médicis Etranger (Fransa) Kar 2005 Alman Yayıncılar Birliği'nin Barış Ödülü (Almanya) 2005 Richarda Huch Ödülü (Almanya) 2006 Le Prix Méditerranée étranger Ödülü (Fransa) Kar 2006 Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç) 2006 Washington University'nin Seçkin Hümanist Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri)[24] 2006 Commandeur de l'ordre des arts et des lettres (Fransa) 2008 Ovid Ödülü (Romanya) 2010 Norman Mailer Yaşam Boyu Başarı Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri) 2012 Sonning Ödülü Fahri Doktoraları 2006 Tiflis Üniversitesi 2007 Berlin Serbest Üniversitesi 2007 Boğaziçi Üniversitesi 2007 Georgetown Üniversitesi 2007 Tilburg Üniversitesi 2007 Madrid Üniversitesi 2008 Floransa Üniversitesi 2008 Beyrut Amerikan Üniversitesi 2009 Rouen Üniversitesi 2010 Tiran Üniversitesi 2010 Yale Üniversitesi 2011 Sofya Üniversitesi Onur üyelikleri 2005 American Academy of Arts and Letters Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri) 2008 Social Sciences of Chinese Academy Onur Üyesi (Çin) 2008 American Academy of Arts and Sciences Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri)