Yeni Hayat Orhan Pamuk’un yazdığı beşinci romanıdır. Kendisi de nasıl yazmaya başladığını Öteki Renkler kitabında “Yeni Hayat bir başka romanımın ortasındayken, hiç beklenmedik bir şekilde başladım. Sonraları Benim Adım Kırmızı olacak romanı yazıyordum.” şeklinde söylemiştir.
Roman “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” cümlesiyle başlar. Ancak biz Yeni Hayat’ ta uzun yıllar boyunca okuduğu kitabın kahramandaki etkisini görürüz. Ve hayatının değişmesini özetleyen bir alıntı da kitabın giriş kısmında yer alır aslında. “Aynı masalları dinlemelerine rağmen, ötekiler hiç böyle bir şey yaşamadılar.” ifadesi roman boyunca kahramanı daha iyi anlamamıza yardımcı olur.
Orhan Pamuk bu eserinde de birkaç romanında denk geldiğim üzere yazdığı metinleri disiplinlerarası düzlemde harmanlayarak başarılı bir şekilde aktarıyor. Bu romanında da edebiyatı, tasavvufu, felsefeyi ve birey psikolojisini kullandığı betimlemelerle ve kişilik tahlilleriyle özenle veriyor.
Yazarın bilimleri, fikirleri sentezleyerek yazdığını Yeni Hayat’tan önceki romanlarında gördüğümüz için burada kahramanın yaptığı yolculuğu tasavvufi açıdan da yorumlayabiliriz. Kendisi de Öteki Renkler adlı kitabında Yeni Hayat ile ilgili bölümde “Tasavvufla edebi bir kaynak olarak ilgileniyorum.” diyerek bu yorumu doğrular nitelikle konuşmuştur. Gelelim kahramanın tasavvufi nazariyesinde varoluş yolcuğuna. Bu var olma mücadelesi romanda okuduğu kitapla değişen hayatı, ardından gelişen olaylarla Canan’ı arayışı biçiminde teşekküllenir. Romandaki Canan aradığı, sevdiği kişidir fakat Tanzimat romanlarında da pek çok kez başvurulan isim sembolizasyonunun Canan’da kullanıldığı görülmektedir. Nasıl ki tasavvufta Allah için canan ve maşuk ifadeleri kullanılıyorsa burada da maşuk olan Canan’dır. Ve kahramanın başına gelen birçok olaya rağmen onu aramayı ve bulmayı vazgeçmeden çabalamaktadır. “Canan yok ise can gerekmez “sözleriyle de bu durumunu destekler.
Roman sonlara doğru geldikçe okuyucuda diğer romanlarında da olduğu gibi gerçek mi yoksa kurgu mu ikilemini de beraberinde getirdi. Nitekim yazar Öteki Renkler'de bu belirsizliği yalnızca maddi unsurların realitesiyle şu cümleleri kullanmıştır.
... aynı zamanda Yeni Hayat, Dante’nin bir kitabıdır ve o kitaptan da burada belli belirsiz rüzgarlar vardır. Yani, Yeni hayat hem 1950'lerde Türkiye de son derece yaygınlaşmış bir karameladır, hem de Dante'nin bir kitabıdır… s.150
Yeni HayatOrhan Pamuk