Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·208 syf.··
2023 9. kitabı
İlk Türk psikolojik roman denemesi olduğu için okuma gereği duydum.Yazarın anlatımı sade ve akıcı ama fazla basit geldi belki de ilk örneğini oluşturduğu için böyledir.okurken sanki entrika dolu, senaryosu basit ve klişe bir dizi izliyormuş hissiyatına kapıldım. Ayrıca kitapta nedense bir kadının kıskançlığı üzerinde durulmuş ve verilmek istenen mesajda daha çok bu konu üzerinde yapılmış.Ama bir erkeğin eşi varken başkasına aşık olabileceği ve başka biriyle ilişki yaşamasını sanki çok olağan bir şeymiş gibi anlatılmış. Ve adam işini, itibarını gözü sürekli dışarıda olduğu için kaybederken sanki bunu sadece kadının eşinden intikam almak için yaptığı oyunların sonucuymuş gibi gösterilmiş.yazar karakterleri üzerinde psikolojik tahlil yaparak anlatmış kitabı ama bunu bence yanlış yapmış.bir kadının duygularını eksik ve hatalı yansıtmış.keşke kadın kıskançlığı üzerinde kafa yormak yerine bir erkeğin neden sürekli başka kadınlara yönelme isteğine kafa yorsaymış. İlk psikolojik roman denemesi olduğu için okunabilir ama onun dışında pek beğenmedim.
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Tutku ve kıskançlığın yol açtığı felaketler serüveni...
Puan vermedi·208 syf.··
2026 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 12:51
Nabizade Nazım'ın " Zehra" adlı eseri, Türk edebiyatının ilk psikolojik roman denemesi ve ilk natüralist romanı olarak kabul edilir. Roman, aşırı kıskanç bir kadın olan Zehra'nın, kocası Suphi ile olan evliliğinin bu kıskançlık nedeniyle nasıl bir felakete sürüklendiğini anlatır. Zehra, Suphi'yi delicesine sevmekte ancak hastalıklı derecede kıskanmaktadır. Evdeki hizmetçi Sırrıcemal'e karşı duyduğu şüpheler, huzuru bozar. Suphi, Zehra'nın baskılarından bunalınca Sırrıcemal ile yakınlaşır ve Zehra'dan boşanır. Bunu hazmedemeyen Zehra, Suphi'den intikam almak için Rum asıllı Ürani adında bir kadını Suphi'yi baştan çıkarması için kiralar. Zehra'nın planı işler; Suphi, Ürani'ye aşık olur, işini ve servetini kaybeder. Bu süreçte Sırrıcemal intihar eder, Suphi ise bir cinayete karışarak hapse düşer. Olaylar ilerledikçe Zehra’nın kıskançlığı ve yaşadığı psikolojik çöküş onu iyice yıpratır. Suphi’nin başka bir kadına yönelmesi ve yaşanan acılar Zehra’yı hem ruhsal hem de fiziksel olarak çökertir. Sonunda hastalanır ve bu durumdan kurtulamayarak hayatını kaybeder....
Alıntı
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
8/10
·208 syf.··
2025 60. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 21:45
Zehra – Nabizade Nazım Üzerine Duygusal Bir Değerlendirme Bu kitabı okurken sanki sadece bir kadının değil, içindeki birçok kadının susturulmuş sesine kulak verdim. Nabizade Nazım’ın Zehra adlı romanı, bir aşk hikayesinden çok daha fazlası. İç içe geçmiş duyguların, bastırılmış arzuların, kıskançlıkla örülmüş bir trajedinin romanı. Ve en çok da, insanın kendi içine yönelip “Ben olsaydım ne yapardım?” diye sorduğu bir yüzleşme metni gibi. Zehra’nın kıskançlığı ilk başta abartılı gibi geliyor insana. Ama sonra bir durup düşünüyorsun: Bu kız neden böyle? Sevgi mi eksik, güven mi, yoksa baştan beri hiç kendisi olmasına izin verilmemiş mi? Toplumun kadına biçtiği dar kalıplar içinde küçücük yaşta evlendirilen, duygularını açıkça ifade edemeyen, kendi varlığını hep bir “diğer kadın” tehdidiyle korumaya çalışan bir genç kadının çırpınışlarını okuyoruz aslında. Zehra, belki de sevemediği kadar sevilmeyi bekleyen, bunu göremeyince içindeki her boşluğu kıskançlıkla dolduran bir karakter. Roman boyunca en çok içimi acıtan şey, kimsenin Zehra’yı gerçekten anlamaya çalışmamasıydı. Babası bile. Hemen herkes kendi çıkarına göre davranıyor, sevgi hep koşullu sunuluyor. Zehra’nın iç dünyası, zamanla kararan bir gökyüzü gibi; umutlar ufalanıyor, duyguların yerini korku, öfke ve kontrol alma çabası alıyor. Ve en sarsıcı olan şu: Bu hikâye 1800’lerin sonlarında geçiyor ama hâlâ biz kadınlar bir başkasının gözünde nasıl göründüğümüze göre yaşıyoruz çoğu zaman. Hâlâ sevilmeye değer bulunmak için “makul” olmamız gerekiyor. Kıskanmak bile kadının ayıbı sayılıyor ama kimse o kıskançlığın altındaki yaraları görmüyor. Yazar, toplumsal baskıları, aile yapısını, kadının içsel yalnızlığını ve duygusal kırılmalarını çok sade ama etkili bir dille işlemiş. Kısa ama yoğun bir roman. Okurken
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
6/10
·208 syf.·
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Nabizade Nazımın betimleme tarzı kitap boyunca akıcıydı herhangi bir yerde sıkmadı lakin kadınları kendi gözünde sanırım koyduğu yer kitapta inanılmaz gözüme çarptı. Belki okuduğum ilk kitabı olduğu için yargıladım kendisini, belki de böyle görmüyordur ama kitabı okurken inanılmaz sinir oldum ve sinirlerim her bir sayfada daha yoruldu. Zehra asla haketmedi yaşanılanları ama kitapta sanki suçlu oymuş ve ondan kaynaklı kocasının gözü kaymış gibi lanse edildi. Bahsedildiği gibi bencil de değildi sadece sevgiyi tatmamıştı ve onu da kocasının yanında tattı. Elbette kıskançlığı vardı ama bana absürt gelen bir kıskançlığı olduğunu hatırlamıyorum. Tabi ki yanlışı ol adı demek değil bu lakin psikolojisiyle empati yapıldığında anlayabiliyorum. Kim başkasının kocasından çocuk yapmasını ister ki hem de kendi evinde çalışan biriyken. Herkeste hata vardı özellikle Suphi'de, annesi , Zehra'nın babası dahil herkeste hata buldum büyüklü küçüklü en masumları Zehra'yı haketmediler.
1000Kitap
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 21. kitabı
Dr. Gülderen ÖZTÜRKER ÖZDEMİR 'in "Kıskançlığın Romanı “Zehra” da Yapı" adlı makalesinden alıntıyla " Zehra; realist-natüralist öğeler taşıyan bir yapıt olmasına, deney ortamı arz etmesine karşın daha başlangıcında kıskanç kadınların mutlu olamayacağı, iyi bir kardeş olmayan kadının iyi bir eş de olamayacağı gibi kaderci yaklaşımlarda bulunması, anlatıcının tanık durumundan çıkması, Boğaziçi tasviri yaparken çevreyi, insanın sosyal çevresini göstermek için değil de sanat kaygısı taşıyarak anlatması, dönemin sosyal şartları düşünüldüğünde bir kız babasının kızı yabancı bir erkeğe anlatması, yabancı erkeğin evde hoş olmayan bir vaziyette baba tarafından yakalandığı halde gülümseme ile karşılanması gibi yönleri ile yansıtmaya çalıştığı düşünceden uzaklaşmış, teknik açıdan zayıf kalmış bir eserdir. Bunun yanında eserde dönemin gerçeklerini de bulmak mümkündür tabi. İstanbul’dan kesitler vermesi, yazarın sokağı, tulumbacıları tasviri, o dönemde nikahlıların birbiri ile görüşmesi göreneğe uymadığından iki aşığın birbirlerine fotoğraf verip düğüne kadar görüşmemeleri ile eser; realist-naturalist öğeleri romanımıza sokması bakımından büyük önem arz eder.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Son pişmanlık neye yarar?
Puan vermedi·208 syf.·
2019 18. kitabı
‘’ Seni bir serçenin göz yaşı kadar seviyorum diyeceksin bir serçenin göz yaşı kadar mı bilmessin serçeler ağlayınca ölüyo ‘’ 27.07.2015 tarihli bir not düşülmüş ve tarafımdan 2 tl ye bit pazarından alınmış bir kitap. Bu notun sahibinin ismi de yazıyor, her ne kadar kime hitaben yazdığı belirtilmemiş olsa da. İnsan bir kitaba niye bir not yazar demek yerine, acaba niye yukarıdaki notu yazar ki? Acaba kitabın konusunu biliyordu da umutsuz bir aşk mıydı yaşananlar? Ya da kıskançlık hezeyanları mı ? Bilemedim ve kafamda da herhangi bir kendimce senaryo oluşturamadım. Ama bit pazarında gezinirken sağolsun https://1000kitap.com/resulbulama ın , #47049275 paylaşımı sayesinde aklımın bir yerlerinde kalmış işte hemen satın aldım. Evet hem de 2 tl ye. Satan da genç bir çocuk, ‘’ abla çöplerden topluyoruz çoğunu ‘’ diye anlatmaya başladığında kitaplar niye çöpe atılır ki üzüntüsü yaşarken yaklaşık on adet daha çöplerden satış tezgahına terfi eden kitaplar , şimdi benim kitaplığımda onlar huzurla okunmayı bekliyorlar ben de merakla. Kitabı çok büyük bir hevesle okumaya başladım. Eeee https://1000kitap.com/resulbulama beyin listesi tabii ki hevesimin en önemli vesilesi. Kendisine ayrıca teşekkür ediyorum, bilgilendirici, eğitici ve yönlendirici paylaşımları adına. Kitabı okumaya başlamadan hakkında bilgi edinmek amacıyla internet sitelerinden biraz da araştırdım. Yazarının , Zehra adlı romanını sağlığında yayımlatma imkanı bulamadığını , ölümünden sonra 1894 yılında Servet-i Fünun dergisinde bölüm bölüm yayınlandığını daha sonra 1896 yılında eski yazı ile kitap halinde , harf inkılabından sonra yeni harflerle de basılarak günümüze kadar birçok yayıncı tarafından birçok kez yayınlanmış olduğunu, Zehra 'nın yazarın ilk romanı olan ve
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2023 12:44
Merhaba sevgili okurlar. Nabizade Nazım'ın roman alanında yazmış olduğu tek kitap olan Zehra adlı eseri inceleyeceğim. (SPOİLER!) Bilindiği üzere Türk edebiyatının ‘ilk psikolojik roman’ derlemesidir. Karakterlerin düşüncelerine çok yoğunlaşmış Yazar. Ana temalarıysa aşk, kıskançlık, aldatma, intikam, entrika. Özetle Suphi çok sevdiği Zehra ile evlenir. Zehra'nın dayanılmaz bir özelliği vardır; kıskançlık. Yeni evlenmiş bu kız çok huysuz ve kıskançtır. Bu kıskançlığı yüzünden hayatını mahvediyor. Zehra, Suphi tarafından evin cariyesi olan Sırrıcemal ile aldatılıyor. Daha sonra boşanıyorlar. Zehra'yı bu intikam hırsı ayakta tutuyor. Derken Suphi, Sırrıcemal’i de yabancı bir kadınla aldatıyor. Sırrıcemal buna dayanamayıp intihar ediyor. Zehra yavaş yavaş intikamını almakta. Zehra, para karşılığında bir kadınını Suphi’nin yanına yerleştiriyor; Ürani. Bu kadın Suphi’nin bütün malını, servetini harcıyor ve sonra onu def ediyor. Suphi beş parasız ve evsiz kalmıştır. Daha sonra bir tulumbacı olarak işe başlıyor. Mesleğe ait terimler, bilgilendirici bir şekilde kitapta bahsediliyor. Çok sevdiği Ürani’yi bıçaklayarak öldürüyor. Bu cinayet sonucunda Trablusgarp’a sürülüyor. Romanın sonunda Suphi dışında herkes ölüyor. Bir Türk klasiği, kesinlikle okunabilir. Kitabı dili sürükleyici. Akıcı, sıkılmadan okunabiliyor. Zaten günümüz ile de bağlantılı. İstanbul ve semtleri doyasıya anlatılmış. Okurken İstanbul turu yapıyorsunuz. :) Dönemin eğlence anlayışı olan tiyatrolardan da bahsedilmiş. Çoğu dönem romanlarına da konu olan ‘Batılılaşma’ ya burada da yer verilmiş. Romanı okurken sanki bir entrika dizisi izliyor gibi hissedebilirsiniz. Bu dönem kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. :)
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Zehra: Psikolojimi Bozan Bir Klasik
Puan vermedi·208 syf.··
2026 32. kitabı
Nabizade Nazım’ın Zehra kitabını bitirdim ve açıkçası dönemine göre oldukça etkileyici buldum. Türk edebiyatının ilk psikolojik roman denemelerinden biri olması kitabı daha da ilginç hâle getiriyor. Kitap, kıskançlık duygusunun insanı nasıl değiştirebildiğini Zehra karakteri üzerinden anlatıyor. Zehra’nın yaşadığı duygular, öfkesi ve takıntıları bazen insanın sinirlerini gerçekten altüst ediyor. Özellikle bazı bölümlerde karaktere kızmamak elde değil. Bence kitabın en güçlü yanı psikolojik yönü. Karakterlerin iç dünyasını okumak güzeldi. Dili çok ağır olmamasına rağmen dönem atmosferini hissettiriyor ve kitap genel olarak akıcı ilerliyor. Ben severek okudum. Psikolojik tarafı güçlü, insanı sinirlendiren ama merak ettirerek okutmayı başaran bir eserdi. Özellikle klasiklere şans vermek isteyenler için okunabilecek kitaplardan biri.
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Ah Zehra Ah
Puan vermedi·208 syf.··
2022 1. kitabı
Kitabı okumaya başladığımda Zehra'ya en çok kızanlardan biri de bendim :D Zehra, edebiyatımızda ilk psikolojik roman denemesidir. Zehraya kızmamın nedeni kıskançlığı yüzünden başına açtıkları diyebiliriz. Eşi Suphi'yi hem çok seviyo hemde bi o kadar kıskanıyor. Hemde öyle bir kıskançlık ki Suphi'yi baştan çıkarması için Üryani adında kız bile ayarlıyo. Kim yapar ki böyle bir şeyi? Yani kısaca roman, karısının kıskançlığından bunalan ve mutluluğu başka kadınlarda arayan bir koca hakkındadır. “Zehra” kıskançlıkları yüzünden kötü olaylara neden olur. Burdan da anlamalıyız ki fazla kıskançlık her zaman için zarar dostlarım.. Kitap eğlenceli ve olayların gidişatı gayet güzel. Tavsiye ettiğim kitaplar arasındadır. Rahatlıkla okuyabilirsiniz..
1000Kitap
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
6/10
·208 syf.··
2016 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2016 10:10
İlkleri okumayı seviyorum.bu kitapta türk edebiyatının ilk psikolojik romanidir. Kitap bana göre cok akıcı değildi yazar aynı olayı uzattikca uzattı zehrayla suphinin evliligiyle başlayıp zehranin kıskançlıkları suphinin aç gozlulugu diyecegim cnku karakter bende o izlenimi bıraktı bu sebeplerle ilişki bitti ve Suphi evin hizmetkarı sirricemalla yeni bir evliliğe yol aldı. Ne yazık ki bu seruvende kısa sürdü. Zehranin intikamiyla karakterlerin tüm hayatı ellerinden gitti beklendik bi sondu olması gereken bumuydu tartışılır ama roman konu itibariyle hakkını vermiş .
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma

Yazar Hakkında

Nabizade NazımYazar · 12 kitap
Nabizâde Nâzım (d. 1862 (?) - ö. 6 Ağustos 1893) Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır. Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'in ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'nın yazarıdır. Nabizâde Nâzım 1862 yılında İstanbul'da, Nişantaşı'nda dünyaya geldi. Tam adı Ahmet Nazım idi. Babası Nabi Efendi'yi ve annesini genç yaşta kaybetti. Ninesi tarafından büyütüldü. 'Yadigarlarım' adlı yapıtında anlattığı anılarından öğrenildiğine göre mutsuz bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Tophane Mahalle Mektebi'nde tamamladıktan sonra önce Fevziye Rüştiyesi'nde sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi'nde öğrenim gördü. Okulun İdadi (lise) bölümünü de bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Askeri Mühendis Okulu)'da yaptı. 1884'te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu. Öğrenimine Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Genel Kurmay Okulu)'da devam etti. İlk yazısını henüz öğrenci olduğu 1880 yılında Vakit Gazetesi’nde A.Nazım imzasıyla yayımlandı. Bu yazı, “Esaret” başlıklı bir denemedir. Öğrencilik ve askerlik yaşamının devam ettiği 1880-1890 yıllarını aynı zamanda çok verimli bir yazım adamı olarak geçirdi. Çok başarılı bir öğrenci olan Nabizade Nazım, 1886'da Erkan-ı Harbiye (genelkurmay) yüzbaşısı olarak mezun olduktan sonra kendi okulunda askeri öğretmenlik yaptı; yüksek cebir, istihkam ve topoğrafya dersleri verdi. Keşif ve araştırma yapmak üzere iki yıl Suriye'de görev yaptı. 1890'da İstanbul'a döndü. O yıl, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olan Karabibik adlı eserini yayımladı. 1891'de çıkmaya başlayan ve o günlerde bir bilim dergisi niteliği taşıyan Servet-i Fünun Dergisinin ilk yazarlarından birisi oldu. İstanbul'a dönüşünden bir süre sonra sevdiği kızla evlendi ancak mutlu bir evlilik yaşamı olmadı. Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı. Haydarpaşa Hastanesi'nde iki yıl kadar tedavi gördü ama iyileşemedi; 6 Ağustos 1893'te öldü ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlıkta toprağa verildi. Edebî hayatı Nabizade Nazım, daha çok romantizm etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir'at-i Aem , Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır. Şiirlerinde ölüm, tabiat, tanrı gibi temleri işledi. Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez. Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir. 1890 yılında yayımlanan 'Karabibik' adlı uzun hikâye denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin 'hakikiyyun' dediği realist bir eserdir. 'Zehra' (1896) romanı ise bir psikolojik roman denemesidir. Bu romanda Şehzadebaşı tiyatrolarının tulumbacı kahvelerini, kadın kavgalarını gerçekçi bir görüşle aktarmıştır. Eser, bir psikolojik roman kabul edilmez ama Türk edebiyatında psikoloji öğelerinin kullanıldığı ilk roman kabul edilir.