Yadigarlarım

Nabizade Nazım
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
72
Basım Tarihi:
Kasım 2021
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 2017
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750755484
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Bir çırpıda okursunuz. Uzun süre düşünürsünüz. Nazbızade Nazım'ın bir ahbabın anlattığı hikayelerine ithafen yazdığı eseri. Üzerinde tartışmalar olduğu, içinde eşc*nselliğin bulunduğu iddia edilen meşhur eseri. Öncelikle ben dönem eserlerini çok severim ve Nabızade Nazım'ın da anlatım ve kalemini çok beğenirim. Bence çağının önünde giden bir yazardır. Bu eseri de çağının baya önünde olmuş. Yadigârlarım başlığı altında yaklaşık yirmi "günlük" sayfasını okuyoruz. Günlükleri yazarken yadigârlarım diye belirtiyor. Ve baş kahraman aşk belasına düşüyor. Günlüklerin her sayfasında yaşadığı aşkın büyüklüğünü , çektiği acının büyüklüğünü , aşkının karşılıksız kalışını , unutmak için verdiği çabaları anlatıyor. Kitap çok güzel ve romantik bir dille yazılmış. Her cümle duygu dolu, duygu yüklü. Anlatım çok şiirsel ve romantik. Ben bu tarz kitapları çok beğeniyorum. Diliyle insanı bağlıyor muazzam. İçeriği de güzel olunca tadından yenmiyor elbet! Yadigârların sahibi beyefendi sırasıyla H. , K. ve A. ile sevda bağı kuruyor. Bazısı tek taraflı, bazısı karşılıklı. Bazı günler kendi geçmişini anlatıyor, bazı günler sevdiği kişilerle olan konuşma ve görüşmelerini. Kitapta sevdiği kişilerin adını asla tam olarak telaffuz etmiyor. İlginç gelmişti bana. :) Ve çok daha ilginçi kitapta geçen H. ve K. adlı aşıklarının erkek yani kendi hemcinsi olduğu söylenir. Bu kitapta açıkca verilmiyor. Ama Bilge Karasu bunun bu şekilde olduğunu savunuyor. Burası da kitabı daha da ilginç bir konuma getiriyor. Bu imkansız aşklardan sonra yadigârların sahibi artık A. ile aşk yaşar ve evlenir... H.'yi çok sever onu unutamaz. Onu çok severken K.'ya aşık olur onu da sever... İki kişiyi aynı anda sever evet. :) Bir gönülde iki aşk efendim aynen aynen... H.'yi unutmak için şehir değiştiren yadigârların sahibi
YadigarlarımNabizade Nazım · Can Yayınları · 202196 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2022 84. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2022 12:18
Kitabın adı:Yadigârlarım Yazarın adı: Nabizade Nâzım Sayfa sayısı:72 Bu kitap yazarın okuduğum 2.nci kitap. Kitabımızda aşk var amaaaa.... H ve K olan aşk. H'ye olan aşkını söylüyor ters tepki alır. K'ya söyleyemez. Aslında üçününde kardeşlerinden başka kimsesi yoktur. Yazar orda burda şurda büyümüş. Kısaca sevgisiz büyümüş. Aşk üçgeninden sıkılan yazarımız şehir değiştirerek İzmir'e gider. Orda bir aile ile tanışır sever bu seferki başkadır. Çünkü karşılık alır. A'nın babası L izin verir evlenip Paris 'e giderler. Bizimki mutludur çünkü karşılıklıdır sevgisi. Bir süre sonra bizimki sıkılır yine ve geceleri yaşamaya başlar bazı geceler eve de gitmez. Neyse bir süre sonra A'dan ayrılıp İstanbul'a döner dönmesine de Istanbul aynı mıdır? H ve K aynı mıdır???
YadigarlarımNabizade Nazım · Can Yayınları · 202196 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 21. kitabı
Alışılmış listemin dışında yazarlarla tanışmak, farklı alemlere götürüyor beni.. Bu alemlerden bir tanesi de #nabizadenazım Modern edebiyatımız da ilk eşcinselliği görünür kıldırmış yazarlardan biridir.. Duygularını açık sözlülük ve utangaçlık arasında dengesel sunuluşu ve sonucunun hep tatlılığa bağlanması etkiledi beni.. Tuttuğu günlüğünün içine karmakarışık ama bi o kadar da yalın aşkları ile gelir geçer benliğini hayata bağlamaya çalışmış bence.. Keyifli okumalar diliyor ve altını çizdiğim bir kaç cümlesini sizlere sunuyorum. “ Sevgi görmekle, düşünmekle başlar. Birisini ama iradenin dışında aralıksız düşünmeye başladınız mı mutlaka biliniz ki onu seveceksiniz; eğer aşkım kahredici pençesinden kurtulmak isterseniz şu başlangıç halinde fikrinizi dünyadaki başka şeylerle işgale gayret ediniz yoksa sevginin esiri olup kalmak muhakkaktır.” “Feda mı? Ne kadar uzak! Can ki hayat yani varlık manasındadır, nasıl terk olunabilir? İnsan hayattan ne kadar bıksa yine ondan mahrumiyete bir türlü izin veremez. İnsanlık budur. İnsanı insan olarak tasvir etmek istersek böyle tasvir ederiz. Aşk ise tabiidir. Tabiat terk olunmayınca aşk terk olunamaz, o halde canan da terk edilemez. Mademizden aşk, can, canan terk olunmaz, sevmeli, hor görülmeli; fakat daima sevmeli. İşte aşkın özü! İşte aşk insana böyle aşağılanmayı öğretir!”
1000Kitap
YadigarlarımNabizade Nazım · Can Yayınları · 202196 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2022 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 03:00
Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'in ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'nın yazarıdır. Kitapta yazılan eski Türkçe olsun kibar konuşmalar aşkla ilgili sözler gayet güzeldi ortalarına doğru kitabı oldukça sevdim ama sonlarına doğruda tam tersi kitaptan koptum diyebilirim. *Karşılıklı karşılıksız olan aşkları kaleme almış yazar bunu diz üstü edebiyatı gibi değilde biraz daha modern tarzda yazmış H, K ve A adlı kişilerle konuşmalarını yaşadıklarını onlara olan aşkını anlatmış kitabın sonunda Fatih Altuğ'un yazdıkları ise beni tam bir ters köşe yaptı.
YadigarlarımNabizade Nazım · Can Yayınları · 202196 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2022 10. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2022 13:30
Kitaplıkta görüp göz atayım derken bırakmadan bitirmişim. Güzeldi okurken keyif aldım elimden gelse tüm kitabı alıntı olarak paylaşırdım sanırım. Feda mı? Ne kadar uzak! Can ki hayat yani varlık anlamındadır, nasıl terk olunabilir? İnsan hayattan ne kadar bıksa yine de ondan yoksun kalmayı bir türlü kabul edemez. İnsanlık budur. İnsanı insan olarak anlatmak istersek böyle betinlemeliyiz. Aşk ise doğaldır. Doğallık terk edilmeyince aşk terk edilemez; o halde sevgili de terk edilemez. Mademki aşk, can, sevgili terk olunamaz; sevmeli, hakarete uğramalı fakat daima sevmeli... İşte aşkın özeti! İşte aşk, insana alçalmayı böyle öğretir!.. Nabizade Nazım Yadigarlarım
YadigarlarımNabizade Nazım · Mutena Yayınları · 201796 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Nabizade NazımYazar · 12 kitap
Nabizâde Nâzım (d. 1862 (?) - ö. 6 Ağustos 1893) Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır. Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'in ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'nın yazarıdır. Nabizâde Nâzım 1862 yılında İstanbul'da, Nişantaşı'nda dünyaya geldi. Tam adı Ahmet Nazım idi. Babası Nabi Efendi'yi ve annesini genç yaşta kaybetti. Ninesi tarafından büyütüldü. 'Yadigarlarım' adlı yapıtında anlattığı anılarından öğrenildiğine göre mutsuz bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Tophane Mahalle Mektebi'nde tamamladıktan sonra önce Fevziye Rüştiyesi'nde sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi'nde öğrenim gördü. Okulun İdadi (lise) bölümünü de bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Askeri Mühendis Okulu)'da yaptı. 1884'te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu. Öğrenimine Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Genel Kurmay Okulu)'da devam etti. İlk yazısını henüz öğrenci olduğu 1880 yılında Vakit Gazetesi’nde A.Nazım imzasıyla yayımlandı. Bu yazı, “Esaret” başlıklı bir denemedir. Öğrencilik ve askerlik yaşamının devam ettiği 1880-1890 yıllarını aynı zamanda çok verimli bir yazım adamı olarak geçirdi. Çok başarılı bir öğrenci olan Nabizade Nazım, 1886'da Erkan-ı Harbiye (genelkurmay) yüzbaşısı olarak mezun olduktan sonra kendi okulunda askeri öğretmenlik yaptı; yüksek cebir, istihkam ve topoğrafya dersleri verdi. Keşif ve araştırma yapmak üzere iki yıl Suriye'de görev yaptı. 1890'da İstanbul'a döndü. O yıl, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olan Karabibik adlı eserini yayımladı. 1891'de çıkmaya başlayan ve o günlerde bir bilim dergisi niteliği taşıyan Servet-i Fünun Dergisinin ilk yazarlarından birisi oldu. İstanbul'a dönüşünden bir süre sonra sevdiği kızla evlendi ancak mutlu bir evlilik yaşamı olmadı. Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı. Haydarpaşa Hastanesi'nde iki yıl kadar tedavi gördü ama iyileşemedi; 6 Ağustos 1893'te öldü ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlıkta toprağa verildi. Edebî hayatı Nabizade Nazım, daha çok romantizm etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir'at-i Aem , Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır. Şiirlerinde ölüm, tabiat, tanrı gibi temleri işledi. Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez. Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir. 1890 yılında yayımlanan 'Karabibik' adlı uzun hikâye denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin 'hakikiyyun' dediği realist bir eserdir. 'Zehra' (1896) romanı ise bir psikolojik roman denemesidir. Bu romanda Şehzadebaşı tiyatrolarının tulumbacı kahvelerini, kadın kavgalarını gerçekçi bir görüşle aktarmıştır. Eser, bir psikolojik roman kabul edilmez ama Türk edebiyatında psikoloji öğelerinin kullanıldığı ilk roman kabul edilir.