Adı:
Karabibik
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
115
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051001845
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitapzamanı Yayınları
Baskılar:
Karabibik
Karabibik
Karabibik
ilk köy romanımızdır! Ertesi gün Karabibik yatağından sıçrayarak kalktığında güneş henüz doğmak üzereydi.Kalkar kalkmaz dolma gibi bir sigara tutuşturdu. Ocak sönmüş, koru bile geçmişti. Huri hâlâ horul horul uyumaktaydı. Karabibik kızını ayağıyla dürterek: "Hey! Huri! Zıpla görem... Gün çıkıyo be... Dihiy..." diye bağırdı. Huri gözlerini yan açarak bir şeyler homurdandı. Sağ yanından sol yanına dönerek babasına sırtını çevirdi. Karabibik'in bu tembel kızla uğraşacak zamanı yoktu. Eski püskü ceketini arkasına taktığı gibi kapıdan fırladı. Hava oldukça ayazdı. Dolunaya yakın bir ay, batı ufkuna doğru inmeye başlamıştı.
Karabibik esasında kötü yazılmış bir kitap olarak algılansa da 127 sene önce yazıldığını dikkate alıp okuyanlar için güzel anlamlar ifade ediyor. Düşünün kalemi kağıdı geçtim okuma yazma bilenlerin bile az sayıda olduğu bir dönemde yazılıp günümüze kadar ulaşmış.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da çeviri kitabı olması. Sonuçta çevirmen yazarın duygularını tam olarak yansıtamamış olabilir. Bu nedenle insanlar bu basit uyduruk kitabın Türk klasiklerinde ne işi var diyebiliyor.

Roman daha doğrusu hikaye (bu konuda tartışmalar vardır) Türk edebiyatının köy ve köylü konusunu işlemesi bakımından İstanbul dışında taşrada geçen ilk örnek kitaptır.

Kitabın konusuna gelince belli bir konu yok. Bu sebeple akıcı bir kitap değil. Zengin bir köylünün öküzlerini tarlasında bedava kullanma uğruna evde kalmış kızını kocaya vermek isteyen bir baba ve ( Bu baba Karabibik oluyor. Ben ilkin isme aldanıp hayvan falan zannetmiştim.) evde kalmış kaba saba tembel ve çirkin bir kızın hayatından ufak bir kesit sunulmuş bizlere.

Kızının evde kalmış kaba saba tembel ve çirkin oluşunu tabi ki kitabın içindeki şahane betimlemelerden öğrenmiş oluyoruz. şiveli konuşmalar dışında güzeldi.
Yine edebiyatta ilk olma özelliği taşıyan bir kitap ve yine kitabın özetini geçmişte edebiyat dersinde okumuş olan bir ben.Çoğu kitabın arka kapağını bile spoiler yememek için okumayan biriyseniz haliyle karakterleri ve olay örgüsünü hayal meyal hatırladığınız bir kitabı okurken o istediğiniz tadı yakalayamıyorsunuz..
Nabizade Nazım'ın sanat için edebiyat kaygısı taşıyamayan aksine edebiyatı topluma maleden ve Türkiye'de ilk defa bir köy yaşantısını bir kitaba konu ederek edebiyatın ilk köy romanını akıcı ve yalın bir dille bize kazandırması çok değerli. Dilinden bahsetmişken karakterlerin konuşması şiveleriyle birlikte aktarıldığından bazı kelimeleri anlamak için yazarın kitabın başında hazırlamış olduğu mini sözlüğe biraz ihtiyaç duyuyorsunuz.. Sözlük olayına birçok edebiyatçı karşı çıkmış olsada türünün ilki olduğu düşünüldüğünde gayet normal.. Kitap sonrasında şüphesiz birçok yazara ilham kaynağı oluşu ve Türk edebiyatının kendi halkıyla içselleşmesine vesile olmasıyla da ayrı bir değere sahip.. Tavsiyemdir.
  • Şair Evlenmesi
    7.1/10 (176 Oy)108 beğeni758 okunma17 alıntı3.836 gösterim
  • Cezmi
    7.7/10 (141 Oy)107 beğeni619 okunma205 alıntı4.504 gösterim
  • Huzur
    8.4/10 (459 Oy)519 beğeni1.611 okunma841 alıntı20.389 gösterim
  • Cimri
    8.3/10 (365 Oy)306 beğeni1.324 okunma159 alıntı6.407 gösterim
  • Safahat
    9.0/10 (339 Oy)374 beğeni1.261 okunma477 alıntı7.817 gösterim
  • Ben Sana Mecburum
    8.6/10 (288 Oy)310 beğeni1.262 okunma331 alıntı7.624 gösterim
  • Hacı Murat
    7.8/10 (356 Oy)303 beğeni1.334 okunma125 alıntı8.655 gösterim
  • Kırmızı ve Siyah
    8.0/10 (329 Oy)298 beğeni1.296 okunma533 alıntı10.777 gösterim
  • Bize Göre
    7.3/10 (150 Oy)119 beğeni577 okunma205 alıntı4.517 gösterim
  • Sözde Kızlar
    8.0/10 (245 Oy)226 beğeni1.255 okunma168 alıntı6.274 gösterim
Yazıldığı dönem ve ilk köy romanı olması hasebiyle edebi yönü ve üslubu yetersiz gelebilir fakat o dönemin köy hayatını ve insanlarının yaşayışını görmek adına okunabilecek bir eser.
Kendinizi direkt bir hayatın ve durumlar silsilesinin içerisinde buluyorsunuz. Çok iyi bir yapım olmayabilir fakat kitapla ilgili yapılan ağır eleştirilere karşı olduğumu belirteyim. Lütfen öncelikle kitabın yazıldığı dönemi edebi açıdan araştırın.
Bir Türk klasiği daha biter.
Türk edebiyatında önemli bir yeri olan ilk Türkçe köy romanıdır karabibik. 1890 yılında Nabizade Nazım'ın kaleme aldığı eser Antalya'nın bir köyünde yaşayan karabibik adlı köylünün yaşam mücadelesini konu almıştır. Kitabın içinde iki ayrı hikaye bulunmaktadır. Biri dediğimiz üzere karabibik olup diğeri ise kara sevda dır. İlk hikayede köy yaşantısına değinen yazar ikinci hikayede aşkı, imkansızlığı ele almıştır.
68 sayfadan oluşan eser dil bakımından ağır olup sanki 300 sayfalık bir kitap okumuşum hissi uyandırdı. Anlamını bilmediğim, telaffuzu zor bir sürü kelime olunca haliyle okumakta bir hayli zor oldu. Eser birçok ilki de beraberinde getirmekte. İlk realist roman özelliğini de taşımakta. Bol kitaplı günler dilerim
İlk köy romanı olan bu eserde, betimlemelerle köy yaşamı ele alınmış. İlk başlarda biraz okuyup bırakmıştım. Sonra tekrar elime alıp bitirdim. Alışık olmadığım bir yazma biçimi ve kitapta yer alan şiveler olduğu için biraz sıkıldım doğrusu.
İlk köy romanı özelliğini taşıyan bu eserde çok derin betimlemelerle köy yaşamı, insanların duygu ve düşünceleri çok güzel anlatılmış. Bazı yerlerde güldüren bazı yerlerde de beklenmedik olaylarla insanın ilgisini çeken kitapta Antalya' nın bir köyündeki Karabibik'in kendisine ait bir çift öküz alma amacından yola çıkarak yaşadığı olaylar ve psikolojiler ele alınmış. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Yer yer sıkılmış olsam da -özellikle başlarında- bana yeni kelimeler katmış olan bir kitap. Çok derin betimlemelerle köy yaşamı, insanların duygu ve düşünceleri çok güzel anlatılmış. Bazı yerlerde güldüren, bazı yerlerde beklemediğim şeyler yaşatan olaylar oldu. Okunması tavsiyelerim ile..
İlk köy romanı diyorlar bunun için. Köyden bahsettiği açık ama roman olduğu meçhul. Yazar besbelli ki natüralist romanları fazlaca okumuş ve ''ne var ki bunda, ben de yazarım'' demiş ve nitekim yazamamış. Anlayışla karşılamak gerekiyor. İlk denemeler.

Yerel ağız kullanımını değerli buldum. Ondan da değerli bulduğum ise Huri karakteriydi. İsmiyle tamamen zıt karakterimiz keşke daha ön plana alınıp derinlemesine incelenebilseydi. 19.yy köyünde, babası eve geldiği halde istifini bozmayıp, uzun oturuşundan taviz vermeyen Huri'yi selamlıyorum.
Edebiyatımızdaki ilk köy romanı olarak ortaokul ve lise yıllarımızda sürekli adını duyduğumuz kitap. O kadar duymama rağmen yeni okuma fırsatı buldum.

Karabibik ismine aldanıp bir hayvandan bahsettiğini düşünmüştüm fakat Antalya'nın bir köyünde yaşayan Karabibik adındaki adamın hayatını konu alıyormuş.

Bendeki baskıda iki öykü yer alıyor. İlk öykü; Karabibik.
Küçük bir tarlaya sahip ve bir sürü borç içindeki bu adam, kızını evlendirip öküz satın alma derdine düşmüş. Kısa ve basit bir konusu var. Günümüz Türkçesine çevrilmiş bir baskı okuduğum halde diyaloglardaki şiveli konuşmaları anlamakta çok zorlandım.

İkinci öykü ise; Sevda. Ben bu öyküyü daha çok sevdim. Aşkın anlamını arayan beş gencin buluşmaları ve ana karakter Fettah'ın aşık olmasını anlatıyor.

Aslında iki öykü de beni çok etkilemedi. Özellikle Karabibik konusu ve yazımı nedeniyle zor okunan bir öyküydü. Ama kitabın 128 sene önce yazıldığını düşünürsek yazarın hakkını yememeliyim. Tavsiye edebilirim, keyifli okumalar...
Kitapta dönemin ve bahsi geçen bölgenin köy hayatını, evlilik konusundaki çıkarcılığı, Osmanlı - Rum ilişkilerini gerçekçi anlatım yoluyla okura ulaştırmış. Kitapta köylüler arasındaki şive ve eski Türkçe akıcılığı zorlasa da okunabilir. Bunun yanı sıra kitabın sonunu yayın evinden mi kaynaklanıyor tam olarak bilemiyorum, anlamsız buldum, beğenmedim.
Kitap 3 öyküden oluşuyor:
1-Karabibik
2-Yadigarlarım
3-Hala Güzel

"Karabibik" öyküsünde Karabibik adlı çiftçinin bir anlık hayat kesiti konu edinilmiş. Köylünün yaşantısı ve hayata bakışı vurgulanmış. Karabibik adlı çitfçinin tarlasını sürmek için bir çift öküz alma mücadelesini konu edinmiş.

"Yadigarlarım" adlı öyküde melankolik bir ruh haline sahip bir insanın tuttuğu günlük konu ediniliyor. Sürekli yeni bir aşk arayışında olan karakterimizin yaşadığı ruhsal çalkantılar anlatılıyor. İstanbul, İzmir, Paris şehirlerine gitmesine rağmen karakterimiz kendi içindeki cehennemi gittiği here yere beraberinde götürüyor. Sürekli acı çeken bir karakter var karşımızda. Acaba ruhu huzura kavuşacak mıdır? Yoksa mutluluğu, düşüncelerini zehirden arındırarak mı bulacaktır? Acaba ilk başta içinde bulunduğu durumda da mutlu olmasının bir yolu var mıdır? Şahsen bu kitapta en çok bu öyküyü beğendim.

"Hala Güzel" adlı son öyküde ise Safder adlı karakteriminizin gerçek aşkı bulmasını konu edinmiş. Ama bu noktada, insanın her zaman mutluluğunun devam edeceğini söyleyebilir miyiz? Hayat bu durumda da insana acı dolu günler hazırlıyor olabilir mi? Gözden uzak olan gönülden de uzak olabilir mi?
Derler ki insan her gece rüyasında düşündüğünü görür. Hâlbuki ben her gece onu düşünerek kendimi kaybettim.
Eğer aşk senin sandığın gibi kuru bir hülyadan ibaret olsaydı biz varlığımızdan ne beklerdik?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karabibik
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
115
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051001845
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitapzamanı Yayınları
Baskılar:
Karabibik
Karabibik
Karabibik
ilk köy romanımızdır! Ertesi gün Karabibik yatağından sıçrayarak kalktığında güneş henüz doğmak üzereydi.Kalkar kalkmaz dolma gibi bir sigara tutuşturdu. Ocak sönmüş, koru bile geçmişti. Huri hâlâ horul horul uyumaktaydı. Karabibik kızını ayağıyla dürterek: "Hey! Huri! Zıpla görem... Gün çıkıyo be... Dihiy..." diye bağırdı. Huri gözlerini yan açarak bir şeyler homurdandı. Sağ yanından sol yanına dönerek babasına sırtını çevirdi. Karabibik'in bu tembel kızla uğraşacak zamanı yoktu. Eski püskü ceketini arkasına taktığı gibi kapıdan fırladı. Hava oldukça ayazdı. Dolunaya yakın bir ay, batı ufkuna doğru inmeye başlamıştı.

Kitabı okuyanlar 607 okur

  • Merve Çuhadar
  • Hüseyin Kara
  • Berfin Yıldırım
  • Sibel Doğan
  • Gül Koç
  • Turna
  • Fahrettin Öztürk
  • Mkzlky
  • Gülşah Yelekin
  • Seher Vurucu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%34.7
25-34 Yaş
%34.7
35-44 Yaş
%13.3
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.3
Erkek
%28.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.6 (6)
9
%3.8 (5)
8
%15.4 (20)
7
%23.8 (31)
6
%16.2 (21)
5
%13.1 (17)
4
%5.4 (7)
3
%5.4 (7)
2
%3.8 (5)
1
%2.3 (3)

Kitabın sıralamaları