Karabibik

6,2/10  (93 Oy) · 
429 okunma  · 
57 beğeni  · 
2.057 gösterim
ilk köy romanımızdır! Ertesi gün Karabibik yatağından sıçrayarak kalktığında güneş henüz doğmak üzereydi.Kalkar kalkmaz dolma gibi bir sigara tutuşturdu. Ocak sönmüş, koru bile geçmişti. Huri hâlâ horul horul uyumaktaydı. Karabibik kızını ayağıyla dürterek: "Hey! Huri! Zıpla görem... Gün çıkıyo be... Dihiy..." diye bağırdı. Huri gözlerini yan açarak bir şeyler homurdandı. Sağ yanından sol yanına dönerek babasına sırtını çevirdi. Karabibik'in bu tembel kızla uğraşacak zamanı yoktu. Eski püskü ceketini arkasına taktığı gibi kapıdan fırladı. Hava oldukça ayazdı. Dolunaya yakın bir ay, batı ufkuna doğru inmeye başlamıştı.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    115
  • ISBN:
    9786051001845
  • Yayınevi:
    Kitapzamanı
  • Kitabın Türü:
DUA 
 20 Tem 2017 · Kitabı okudu

Karabibik esasında kötü yazılmış bir kitap olarak algılansa da 127 sene önce yazıldığını dikkate alıp okuyanlar için güzel anlamlar ifade ediyor. Düşünün kalemi kağıdı geçtim okuma yazma bilenlerin bile az sayıda olduğu bir dönemde yazılıp günümüze kadar ulaşmış.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da çeviri kitabı olması. Sonuçta çevirmen yazarın duygularını tam olarak yansıtamamış ta olabilir. Bu nedenle insanlar bu basit uyduruk kitabın Türk klasiklerinde ne işi var diyebiliyor.

Roman daha doğrusu hikaye (bu konuda tartışmalar vardır) Türk edebiyatının köy ve köylü konusunu işlemesi bakımından İstanbul dışında taşrada geçen ilk örnek kitaptır.

Kitabın konusuna gelince belli bir konu yok. Bu sebeple akıcı bir kitap değil. Zengin bir köylünün öküzlerini tarlasında bedava kullanma uğruna evde kalmış kızını kocaya vermek isteyen bir baba ve ( Bu baba Karabibik oluyor. Ben ilkin isme aldanıp hayvan falan zannetmiştim.) evde kalmış kaba saba tembel ve çirkin bir kızın hayatından ufak bir kesit sunulmuş bizlere.

Kızının evde kalmış kaba saba tembel ve çirkin oluşunu tabi ki kitabın içindeki şahane betimlemelerden öğrenmiş oluyoruz. şiveli konuşmalar dışında güzeldi.

Merve Aslan 
15 Şub 15:56 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Yine edebiyatta ilk olma özelliği taşıyan bir kitap ve yine kitabın özetini geçmişte edebiyat dersinde okumuş olan bir ben.Çoğu kitabın arka kapağını bile spoiler yememek için okumayan biriyseniz haliyle karakterleri ve olay örgüsünü hayal meyal hatırladığınız bir kitabı okurken o istediğiniz tadı yakalayamıyorsunuz..
Nabizade Nazım'ın sanat için edebiyat kaygısı taşıyamayan aksine edebiyatı topluma maleden ve Türkiye'de ilk defa bir köy yaşantısını bir kitaba konu ederek edebiyatın ilk köy romanını akıcı ve yalın bir dille bize kazandırması çok değerli. Dilinden bahsetmişken karakterlerin konuşması şiveleriyle birlikte aktarıldığından bazı kelimeleri anlamak için yazarın kitabın başında hazırlamış olduğu mini sözlüğe biraz ihtiyaç duyuyorsunuz.. Sözlük olayına birçok edebiyatçı karşı çıkmış olsada türünün ilki olduğu düşünüldüğünde gayet normal.. Kitap sonrasında şüphesiz birçok yazara ilham kaynağı oluşu ve Türk edebiyatının kendi halkıyla içselleşmesine vesile olmasıyla da ayrı bir değere sahip.. Tavsiyemdir.

Gizem YALÇIN 
09 May 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Yazıldığı dönem ve ilk köy romanı olması hasebiyle edebi yönü ve üslubu yetersiz gelebilir fakat o dönemin köy hayatını ve insanlarının yaşayışını görmek adına okunabilecek bir eser.

Dilara Adar 
16 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Kendinizi direkt bir hayatın ve durumlar silsilesinin içerisinde buluyorsunuz. Çok iyi bir yapım olmayabilir fakat kitapla ilgili yapılan ağır eleştirilere karşı olduğumu belirteyim. Lütfen öncelikle kitabın yazıldığı dönemi edebi açıdan araştırın.

Peter Bornemann 
26 Ara 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

İlk köy romanı diyorlar bunun için. Köyden bahsettiği açık ama roman olduğu meçhul. Yazar besbelli ki natüralist romanları fazlaca okumuş ve ''ne var ki bunda, ben de yazarım'' demiş ve nitekim yazamamış. Anlayışla karşılamak gerekiyor. İlk denemeler.

Yerel ağız kullanımını değerli buldum. Ondan da değerli bulduğum ise Huri karakteriydi. İsmiyle tamamen zıt karakterimiz keşke daha ön plana alınıp derinlemesine incelenebilseydi. 19.yy köyünde, babası eve geldiği halde istifini bozmayıp, uzun oturuşundan taviz vermeyen Huri'yi selamlıyorum.

Sevgi Ergün 
13 Tem 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

İlk köy romanı özelliğini taşıyan bu eserde çok derin betimlemelerle köy yaşamı, insanların duygu ve düşünceleri çok güzel anlatılmış. Bazı yerlerde güldüren bazı yerlerde de beklenmedik olaylarla insanın ilgisini çeken kitapta Antalya' nın bir köyündeki Karabibik'in kendisine ait bir çift öküz alma amacından yola çıkarak yaşadığı olaylar ve psikolojiler ele alınmış. Herkesin okumasını tavsiye ederim.

Alev 
05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Yer yer sıkılmış olsam da -özellikle başlarında- bana yeni kelimeler katmış olan bir kitap. Çok derin betimlemelerle köy yaşamı, insanların duygu ve düşünceleri çok güzel anlatılmış. Bazı yerlerde güldüren, bazı yerlerde beklemediğim şeyler yaşatan olaylar oldu. Okunması tavsiyelerim ile..

Melih Karaman 
01 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 5/10 puan

Kitapta dönemin ve bahsi geçen bölgenin köy hayatını, evlilik konusundaki çıkarcılığı, Osmanlı - Rum ilişkilerini gerçekçi anlatım yoluyla okura ulaştırmış. Kitapta köylüler arasındaki şive ve eski Türkçe akıcılığı zorlasa da okunabilir. Bunun yanı sıra kitabın sonunu yayın evinden mi kaynaklanıyor tam olarak bilemiyorum, anlamsız buldum, beğenmedim.

Güllü koç 
22 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Okurken çocukluğum köyüm aklıma geldi de ne duygulandım. Hele o köy terimleri daha da tuhaf hissettirdi.(harman, tırmık ...) Sonra kendimi yine bu beton yuvalarında buldum .

Galadriel 
14 Oca 00:31 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Antalya yöresinde bir köyde geçen sade bir kitap. Dili konusunda memleket avantajına sahip olduğumdan sıkıntı çekmedim, fakat akıcılık konusunda biraz sıkıcı buldum.

3 /

Kitaptan 14 Alıntı

Bünyamin Müftüoğlu 
26 Kas 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

... benim gerek övgülere, gerek çekiştirmelere karşılık söyleyeceğim söz şu olacaktır: İnsanım!

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 76 - Kent Yayıncılık)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 76 - Kent Yayıncılık)
Bünyamin Müftüoğlu 
26 Kas 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Ah insanlar ah! Ona erişmişken yetinmeyip, yüze göz dikerler. Ellerine yüz geçince bine doğru can atarlar.

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 94 - Kent Yayıncılık)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 94 - Kent Yayıncılık)
Bünyamin Müftüoğlu 
26 Kas 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Aşk cennete ait mutluluk imiş... Cehennem azabı imiş... Hayat kaynağı imiş... Ölümün kanadı imiş...

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 43 - Kent Yayıncılık)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 43 - Kent Yayıncılık)

Okuyucuya
Benim fikrimce her tarafta halkımızın dilini incelemek, toplamak ve birleştirmek gerekir. Bu suretle dilimiz ıslah olur.

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 36 - Armoni Yayınları)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 36 - Armoni Yayınları)

Eğer aşk senin sandığın gibi kuru bir hülyadan ibaret olsaydı biz varlığımızdan ne beklerdik?

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 48)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 48)

Şimdiye kadar gördüğü, okuduğu şeyler de "aşkın saflığı"na inanmış ve öyle olduğuna kendini inandırtmıştı.

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 46)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 46)
Alev 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

... aşk ve sevda kumaştan farklı değildi. Bir kumaş ne kadar zarif, ne kadar ağır, ne kadar sağlam olursa olsun, mutlaka onun bir tersinin var olacağını ve zaman geçtikçe örselenip eskiyeceğini bilirdi.

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 40)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 40)
Mavi Kelebek 
 27 Oca 17:20 · Kitabı okudu

Sevda bir kuru hülyadan ibarettir.
Besim bardaktaki nar şurubunu yudum yudum içip bitirdikten sonra dedi ki:

- O kadar yüce ki yeryüzüne tenezzül etmiyor.

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 68 - undefined)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 68 - undefined)
Mehmet Sinan Gündüz 
09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

''Barba Yani'de böyle güzel ve ucuz mal var mı? Ne gezer...O hep halkı soymaya bakar...
Hey gidi insafsızlar hey !...

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 82 - Bilge Kültür Sanat)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 82 - Bilge Kültür Sanat)
ercanscgn 
28 Eyl 2017 · Kitabı okudu

İnsan hayattan ne kadar bıksa yine de ondan yoksun kalmayı bir türlü kabul edemez.

Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 61 - Ren)Karabibik, Nabizade Nazım (Sayfa 61 - Ren)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber